kariyer sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
kariyer sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

11 Şubat 2024 Pazar

Başarılı Bir İş Hayatı İçin 5 İpucu

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Günümüzde iş hayatımızı başarılı kılmak için klasik olan "çok çalışmak lazım" sözünün haricinde farklı stratejileri işimize entegre edebilmemiz gerekiyor. Başarılı olmuş kişileri de takip ettiğimizde ortak noktalardan söz edebiliyoruz iş yaşamlarının kalitesini artıran, onları başarılı kılan. İşte size günlük hayatınızın yanı sıra iş hayatınızın kalitesini artıracak ve size başarıyı getirebilecek 5 küçük ipucu:

 

1. İş Zekanız Üzerinde Çalışın

Kariyerinizin adımlarını hayal etmek ve üzerinde düşünmek birçok başarılı girişimcinin, yöneticinin, liderin ortak özelliğidir. Günde 40 dakikanızı bu düşünceler üzerine harcarsanız, bunun geri dönüşünün verdiğiniz 40 dakikaların toplamından çok daha büyük bir sinerji ve başarı olacağını asla unutmayın.

2. Arkadaş Çevrenizi Genişletin

Çevrenizi genişletmeniz, başarıyı da beraberinde getiren en önemli adımlardan biridir. Tohumlar ekmek (Kariyer.net CEO'su Yusuf Azoz'un bir konuşmasından) sizi her zaman başarıya bir adım daha yaklaştırır. Doğru tohumları doğru zamanda ekmek ve suyunu eksik bırakmamak ise tabi ki başarının en büyük anahtarıdır. Ayrıca unutmayın ki çevrenizi genişlettikçe, fırsatlarnızı da aynı oranda genişletirsiniz.

3. Öğrenmeyi Asla Bırakmayın

Öğrenmek asla bitmeyen bir süreçtir, bunun farkına varmak gerekir. Öğrenmeyi bıraktığınızda, başarının da sizden uzaklaştığını bilmelisiniz. Her gün öğreneceğiniz yeni bilgiler sayesinde, ticari zekanızı geliştirme fırsatı yakalar, kariyerinizin odak noktasını geliştirecek yenilikler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

4. Etrafınızı Başarılı Örneklerle Doldurun

Sektörünüzdeki ve kariyer yolunuzdaki başarılı insanlarla kontak kurmanız, sizi hem çevrenizi genişletme açısından geliştirecek hem de onlardan öğrenecekleriniz sayesinde kendi yaşamınızı geliştirebilecek konuma gelebileceksiniz. Onların yaşadıklarından alacağınız ilhamlarla kendi başarınıza yön verebileceksiniz.

5. Hedef Belirleyin ve Sık Sık Durumunuzu Güncelleyin

Hedef belirlemek gerçekten çok önemli bir adımıdır başarının. “Gideceği limanı bilmeyen yelkenliye hiçbir rüzgar fayda etmez..!” sözünün de gayet net bir şekilde açıkladığı gibi hedeflerinizi belirlemek, esecek rüzgarı kendi lehinize çevirecek en önemli adımdır. Tabi ki başarı sadece hedefi belirlediğinizde de gelmeyecektir. Durumunuzu, hedefinizin önündeki engelleri ya da fırsatları sık sık güncellemelisiniz. Bu sizin hedefinizdeki değişiklilere zamanında müdahele etme fırsatını da sunacaktır.




14 Ekim 2020 Çarşamba

Koronavirüs Günlerinde Evden Para Kazanabileceğiniz İş Fikirleri



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Günümüzde ek gelir elde etme yolları oldukça kolaylaştı. Özellikle internette yaşanan gelişmeler sonrasında gelir elde yolları çeşitlendi. İşte Koronavirüs günlerinde evde çalışarak para kazanabileceğiniz iş fikirleri..



Evde ek iş yapmak için günümüzde takip edebileceğiniz birçok farklı yöntem bulunmakta. Özellikle son yıllarda; home office, freelance vb. kavramlar iş hayatının yavaş yavaş evlerden yürütülmesini sağlamıştı. Birçok farklı sektörden firma kendi bünyesinde evlere ek iş sunarak yeni bir istihdam alanı yaratmışlardı.

2020 ile birlikte gündemimize giren Covid-19 kodlu Koronavirüs salgınının da etkisiyle günümüzde ek gelir elde etme yolları ve evden çalışma yöntemi oldukça yaygınlaştı. Özellikle internet ile dijital teknolojilerde yaşanan gelişmeler sonrasında gelir elde yolları çeşitlendi. İnternet ve sosyal medyanın yaygın olarak kullanılmaya başlanmasının arından evde yapılabilecek ek işler arttı ve bu işlerin niteliği de değişti.

Bu bağlamda, koronavirüs günlerinde evden çalışmak için birçok iş alanını tercih edebilirsiniz. İnternet üzerinden kendi başınıza para kazanabileceğiniz gibi firmalarla ortaklaşa çalışarak para kazanmanız da mümkün. Günümüzde birçok firma internet üzerinden ilan yayımlayarak freelance (serbest) zamanlı olarak evden çalışma fırsatı sunuyor ve bu fırsatlar daha da yaygınlaşacak gibi..

İşte Evde İnternet Üzerinden Para Kazanma Yöntemleri;

Evde iş ilanları genellikle internet üzerinden sıklıkla yayımlanıyor. İnternetin günümüzde yaygın olarak kullanılmasıyla birlikte yeni iş sahaları gelişmiş ve daha kolay bir şekilde kişilerin evden, oturduğu yerden para kazanması sağlanmış durumda. İnternet üzerinden evde para kazanmak için;

  • Makale yazarlığı
  • Freelance grafik tasarım
  • Online anket doldurmak
  • Çevirmenlik
  • Yazılım

vb..birçok iş alanını tercih edebilirsiniz. İnternet üzerinden kendi başınıza para kazanabileceğiniz gibi firmalarla ortaklaşa çalışarak para kazanmanız da pekala mümkün. Günümüzde birçok firma internet üzerinden ilan yayımlayarak freelance (serbest) zamanlı olarak evden çalışma fırsatı sunuyor.

- Evden Satış ve Pazarlama İle Para Kazanma

Kurumsal firmalar da dahil olmak üzere birçok firma tarafından ürünlerin satış sahasının genişlemesi ve daha ucuza reklam faaliyetlerinin arttırılması adına evlerden telefonla satış yapılması imkanını sunuyor. Genellikle bu gibi işlerde yapılan satışa göre komisyon ile çalışılmaktadır. Firmalarla çeşitli kariyer siteleri üzerinden iletişime geçerek veya açık iş ilanlarına başvuru yaparak evde satış ve reklam temsilcisi olarak çalışabilir ve ek gelir sağlayabilirsiniz.

Evde reklam ve satış işi yaparak aylık olarak 1200 – 2.500 TL arasında bir ek gelir elde etmeniz mümkün. Elbette bu kazançlar firmalara ve sizin satış performansınıza göre değişiklik gösterecektir.

- Evde Paketleme ve Üretim İle Para Kazanma

İmalat sektöründe hizmet veren birçok firma özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde yoğun talebi karşılamak adına ürün paketlemesi ve üretimi için iş vermektedir. Evde nikâh şekeri paketleyerek veya basit örgü vb. işler yaparak ek gelir sağlayabilirsiniz. Evde yapılabilecek ek işler arasında paketleme en çok tercih edilenlerden birisi aslında. Aylık olarak bu yöntem sayesinde 600 – 1300 TL arasında bir kazanç sağlamak mümkün.

- Anket Doldurarak Para Kazanma Yöntemi

Oturduğunuz yerden bilgisayar başında anket doldurarak gelir sağlamanız da mümkün. Lakin, bu yöntem şuan için oldukça düşük ücretlerle yapılıyor. Ancak yurtdışında evde yapılan ek işler arasında ilk sırada anket doldurmak gelmektedir. Anket başına yabancı platformlar üzerinden 1 $ – 2 $ kazanmanız mümkün. Türkiye'de henüz bu sistem yaygın olarak kullanılmadığını da belirtelim.

- Sanal Öğretmenlik Yaparak Evden Para Kazanma

Sanal öğretmenlik ile para kazanmak son yıllarda artış gösteren eğitim uygulamaları ile mümkün hale geldi. Skype, zoom, udemy gibi uygulamalar üzerinden birçok farklı öğrenciye uygun ücretler karşılığında ders verebilirsiniz. Özellikle yabancı dil seviyeniz iyi derecedeyse internet üzerinden çeşitli uygulamalarla çalışarak evden oldukça iyi bir para kazanmanız da mümkün. Evde yapılabilecek ek işler arasında özel ders vermekte mümkündür. İster teknolojinin imkanlarından yararlanarak ders verebilir isterseniz de evden özel ders vererek ek gelir sağlayabilirsiniz.

- Youtuber'lık Yaparak Para Kazanma

Son dönemde Türkiye’de de birçok kişi tarafından yapılan ve ciddi kazançlar elde edilen bir iş fikri Youtuber'lık. Sadece evde basit yemek videoları hazırlayarak bile Youtube’den aylık 3-4 bin lira bile gelir elde eden ev hanımları var. Bu işe başlamak için bir kamera ve biraz eğlenceli video hazırlayabilmek yeterli. Tabi popüler bir alan olduğu için rakip sayınızın oldukça fazla olduğunu unutmayın.

- Ev Yemekleri Yaparak Para Kazanma

Ev yemekleri Türkiye’nin her yerinde para kazandırabilecek bir evde ek iş fikri. Ev yemekleri yapıp para kazanmak istiyorsanız ilk etapta leziz yemekler çıkartabilmeniz gerekiyor. İnternette leziz yemek tariflerini bulabileceğiniz harika videolar bulabilirsiniz. Bu yemekleri çıkartarak ilk etapta yakındaki evlere ve işyerlerine satış yaptığınızı duyurmanız yeterli. İnsanları memnun etmeyi başarırsanız eğer iş hacminiz gittikçe büyüyecektir. Ayrıca restoranlara da ev yemekleri yaptığınızı mutlaka bildirin. Bu restoranlar sizinle iş birliğine gitmek için can atmıyor olabilir ancak mutlaka iş alacağınız yerler olacaktır. Zira birçok restoran bu konuda evlere ek iş de vermektedir.

- Makale Yazarak Para Kazanma

Türkiye’de makale yazarak para kazanabileceğiniz onlarca platform bulunuyor. Bu platformlarda çeşitli şirketler, kurumlar, gazeteler ve dergiler için sık sık makale siparişleri alınıyor. Bu siparişler editör olarak alınan kişiler tarafından makaleye dökülüyor. Fiyatları genellikle değişmekle birlikte her 200 kelime için 2-3 TL para kazanabiliyorsunuz. Eğer evde bilgisayarınız varsa ve klavye kullanımınızın iyi olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bu iş fikrini değerlendirin.

- Çevirmenlik Yaparak Para Kazanma

İngilizce biliyorsanız evde çalışarak para kazanabileceğiniz en iyi iş fikridir. Çevirmen işi almak için internet üzerinden hizmet veren ve alan şirketlere ulaşabilirsiniz. Çevirmenlik, giderek gelişen ve bölgesel ticaret merkezi olan bir ülke haline gelmemiz sebebiyle çok yüksek potansiyel taşımaktadır. Unutmayın, yabancı diliniz iyi ise hiçbir çeviri yazılımı sizin yerinize geçemez.

- Freelance Grafikerlik / Web Tasarım İşi Yaparak Para Kazanma

Her geçen gün büyüyen internet ve bilişim sektöründe en çok aranılan meslekler grafikerlik ve web tasarım işleri olarak öne çıkıyor. Haliyle web tasarım işlerinden anlayan kişiler bilişim siteleri üzerinden yayımlanan ek iş fikirlerini hayata geçirerek büyük oranda para kazanma fırsatına sahipler. Bu konuda mesleki deneyiminiz ve bilginiz yoksa belediyeler tarafından açılan kurslarda ücretsiz grafikerlik kursu ya da online eğitim platrfomlarından ücretli / ücretsiz web tasarım eğitimleri alarak kendinizi geliştirebilirsiniz.

- Sanal Asistanlık Yaparak Para Kazanma

Sanal asistan (VA), uzaktaki bir yerden diğer işletmelere destek hizmetleri sağlayan kişi demektir. 1990'larda ortaya çıkan bu terim, yüksek hızda internet, belge paylaşımı ve diğer ilerlemeler gibi teknolojideki gelişmeler nedeniyle sanal olarak çalışabilme yeteneği olan kişiler için bir çalışma modeli olmayı başardı. Sanal asistanlar, özellikle yardıma ihtiyaç duyan, ancak çalışanlarına yer açmak istemeyen girişimciler ve çevrimiçi işletmeler tarafından talep edilmektedir. Konuşmanızın düzgün, iletişlim becerilerinizi iyi olduğunu düşünüyorsanız sizde sanal asistanlık yaparak evinizden para kazanabilirsiniz. Bu alanda adayların bulunduğu platformlara göz atarak işe başlayabilir, uygun niteliklere sahipseniz siz de bir profil oluşturarak yeni işvereninizi bekleyebilirsiniz.

Peki, tüm bu kazançlarınızı bekleyebilir misiniz?

"Belgelenebilir Ek Gelir" nedir? Ne işe yarar?

Yukarıda saydığımız şekillerle kira, ticaret veya yarı zamanlı bir iş yaparak ek gelir elde edebilmeniz mümkün. Ek geliriniz kredi başvurularında değerlendirmeye alınabilir ve daha fazla aylık kredi ödemesi yapabileceğiniz banka tarafından analiz edilir. Aylık net gelirinizi bankaya bildirirken net maaş + belgelenebilir gelir formülünü uygulamalısınız.

Normal işiniz dışında ek gelirinizi belgelenebilir gelir olarak gösterebilmeniz için önemli bir ölçüt bulunmakta. Bunun için gelirinizin düzenli olması gerekmekte. Tek seferde ayda 500 TL kazanıp diğer ay kazanamıyorsanız veya çok az bir gelir elde ediyorsanız bunun belgelenebilir gelir olarak sunamazsınız. Zira sadece sürekli ve düzenli bir gelir kredi kullanırken size fayda sağlayabilir.

Rehber makalemizi yaşadığımız bu koronavirüs günlerinde evden para kazanmak isteyen okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.




13 Temmuz 2020 Pazartesi

Kişisel SWOT Analizi Neden ve Nasıl Yapılmalıdır?

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Yeteneklerinizi tam anlamıyla kullanmanız, hayatta başarılı olmanız açısından çok önemlidir. Benzer şekilde, zayıf noktalarınızı bilmeniz, hayatınızda yaşadığınız problemleri en aza indirecektir. Zayıf noktalarınızla nasıl başa çıkabileceğinizi bilirseniz, bunların iş hayatınızda problem yaratmamasını sağlayabilirsiniz.

Peki, şirketlerin yaptığı gibi, siz de kişisel olarak güçlü ve zayıf noktalarınızı nasıl tespit edebilirsiniz? Bu noktaların yarattığı fırsatları ve tehlikeleri nasıl analiz edebilirsiniz? İşte bu noktada, SWOT Analizi çok işlevsel ve sıklıkla kullanılan bir tekniktir.

Bu yazımızda SWOT analizi nedir, kişisel olarak nasıl uygulanır vb. konularda detaylı bilgi verip, bir örnek ile konuyu kariyeriniz açısından faydalı olması için canlandırıyor olacağız

SWOT Analizi’ni bu kadar etkili ve faydalı yapan, normalde farkına varamayacağınız fırsatları gözler önüne sererek zayıf noktalarınızı anlamanıza yardımcı olması ve size zarar verebilecek tehlikeleri önceden düşünüp önlem almanızı sağlamasıdır.

Kendinize SWOT Analizi çerçevesinde bakarak, çevrenizdekilerle aranızdaki farkı gösterebilir ve kariyerinizde bir adım öne çıkmanızı sağlayabilecek uzmanlık alanlarınızı ve yeteneklerinizi daha fazla geliştirme fırsatı bulabilirsiniz.

SWOT Analizi Nasıl Uygulanır?

Kişisel bir SWOT Analizi yapmanız için size yön gösterebilecek soruları bir araya getirdik. Sizin yapmanız gereken tek şey aşağıdaki sorulara içtenlikle cevaplar aramanız.

Güçlü Yönleriniz:

  • Sizi diğerlerinden ayıran avantajlarınız nelerdir? (yetenekleriniz, sertifikalarınız, eğitim hayatınız, çevreniz vb.)
  • Diğerlerinden hangi alanda daha iyisinizdir?
  • Ne tür kaynaklara kişisel olarak erişiminiz bulunmaktadır?
  • Çevrenizin (yöneticiniz, iş arkadaşlarınız vb.) güçlü olduğunuzu düşündüğü noktalar nelerdir?
  • Hangi başarılarınızla en çok gurur duyarsınız?
  • Sizi başkalarından ayıran değerleriniz nelerdir?
  • Başka hiç kimsenin içinde bulunmadığı bir gruba dahil misiniz? Dahilseniz, bu gruptaki söz sahibi insanlarla ne seviyede bağlantınız bulunmaktadır?
 
Bu soruları kendi bakış açınız ve çevrenizin bakış açıları çerçevesinde cevap veriniz ve mütevazi ya da utangaç olmayınız; mümkün olduğu kadar objektif olunuz.

Eğer bu noktada bir zorluk yaşarsanız, kişisel özelliklerinizin bir listesini yapmayı deneyiniz. Bunlardan bazıları güçlü yönleriniz olacaktır!

İPUCU:
Güçlü özelliklerinizi, çevrenizdeki insanları düşünerek analiz ediniz. Mesela, iyi bir matematikçiyseniz ve çevrenizdeki insanlar da matematikte iyilerse; bu yeteneğinizi, şu noktada, güçlü özelliklerinizden saymayınız. Çünkü, iyi bir matematikçi olmanız, şu an bulunduğunuz pozisyonda zaten sahip olmanız gereken bir yetenektir.

Zayıf Yönleriniz:

  • Kendinize güvenemediğiniz için yapmaktan çekindiğiniz işler nelerdir?
  • Çevrenizdekiler sizi hangi konularda zayıf bulmaktadır?
  • Eğitim hayatınız ve becerilerinizle ilgili kendinize tamamen güvenebildiğinizi söyleyebilir misiniz? Güvenemiyorsanız, buna neler sebep olmaktadır?
  • Çalışma yönteminizde negatif olduğunu düşündüğünüz noktalar nelerdir? (Örneğin, sıklıkla geç kalır mısınız, çabuk öfkelenir misiniz veya stresle başa çıkamaz mısınız?)
  • Alanınızda sizi geriye çeken kişisel özellikleriniz var mıdır? (Örneğin, bir toplantıyı idare etmek zorundaysanız, topluluk içinde konuşma korkusu bir dezavantaj teşkil edecektir.)
 
Yine aynı şekilde, bu sorulara cevap verirken, kendi bakış açınızı ve çevrenizin bakış açısını düşününüz. Çevreniz, sizin kendinizde görmediğiniz zayıf noktalarınızı görüyor mu? İş arkadaşlarınız sürekli bir şekilde, bazı önemli konularda önünüze geçebiliyor mu? Gerçekçi olunuz – tatsız gerçeklerle en çabuk şekilde yüzleşmeniz en iyi yoldur.

Fırsat Alanlarınız:

  • Hangi teknolojik yenilikler size yardımcı olabilir? Veya diğer insanlardan internet yoluyla faydalanabilme şansınız var mıdır?
  • Sektörünüz gelişme gösteren bir sektör mü? Öyleyse, bu pazar içerisinde nasıl avantaj sağlayabilirsiniz?
  • Size yardım edebilecek ve önerilerde bulunabilecek önemli bağlantılarınız var mı?
  • Şirketinizde hangi eğilimleri (yönetimsel vb.) gözlemlemektesiniz ve bunlardan siz nasıl fayda sağlayabilirsiniz?
  • Müşterilerinizin şirketinizle ilgili bir şikayeti var mı? Varsa, bir çözüm üreterek kendinize fırsat yaratabilme şansınız var mı?
  • Şirketinizde veya sektörünüzde, kimsenin dolduramadığı bir ihtiyaç var mı?
  • İş arkadaşlarınızın gözden kaçırdığı veya başarısız olduğu önemli bir nokta var mı? Varsa, siz bu konulardan kişisel gelişiminiz için artı bir değer sağlayabilir misiniz?
 
Faydalı olabilecek olası “Fırsat Alanları”:
  • Çevrenizi genişletebileceğiniz organizasyonlar, eğitimler, konferanslar,
  • Yeni bir rol ya da proje, topluluk içerisinde konuşma yapmak veya uluslararası ilişkiler.
  • Mevcut projelerin bir kısmını üstlenerek tecrübe kazanabilirsiniz.
  • Şirket büyümeleri ve satınalmalar. Bu süreçte size fayda sağlayabilecek bir özelliğe sahip misiniz?
 
Ayrıca, önemli olarak, güçlü özelliklerinize bakınız ve bu özelliklerinizin size bir fırsat sağlayıp sağlamadığını anlamaya çalışınız. Aynı şekilde, zayıf noktalarınıza bakınız ve bu zayıf noktalarınızın nasıl tehlikelere yol açabileceğini tespit etmeye çalışınız.

Tehditler/Tehlikeler:

  • Şu an meşgul olduğunuz işinizde karşınıza çıkan engeller nelerdir?
  • Sizinle projeler ve sorumluluklar açısından rekabet eden iş arkadaşlarınız var mı?
  • İşiniz veya yaptığınız işlere gösterilen talep, bir değişme halinde mi?
  • Değişen teknoloji, sizin pozisyonunuza/işinize bir tehdit teşkil ediyor mu?
  • Sahip olduğunuz zayıf özellikleriniz bir tehdit oluşturuyor mu?
 
Bu analizi gerçekleştirmek, çoğu zaman, neler yapmanız gerektiği anlamanızı ve problemlere bu açıdan bakmanızı sağlaması açısından önem teşkil etmektedir.

Kişisel SWOT Örneği:

Kişisel bir SWOT Analizi’nin nasıl olduğunu anlayabilmek için; bir Reklam Yöneticisi olan Serpil’in aşağıda yer alan SWOT Analizi’ni inceleyebilirsiniz.

Güçlü Yönler:

  • Yaratıcıyım. Çoğu zaman, markalarına getirdiğim yeni bakış açılarıyla müşterileri etkiliyorum.
  • Müşterilerim ve takımımla iyi iletişim kurabiliyorum.
  • Doğru pazarlama bakışını bulma sürecinde, önemli ve kilit soruları sorabiliyorum.
  • Kendimi tamamen müşterinin markasının başarılı olmasına adıyorum.
 

Zayıf Noktalar:

  • Bir işi hızlı bir şekilde bitirme ve yapılacaklar listemden silme konusunda gelişime ihtiyaç duyuyorum. Bu durum bazen işlerimin kalitesini kötü yönde etkileyebiliyor.
  • Bu ihtiyaç, bitirilmesi gereken çok işim olduğu zaman, bende stres yaratıyor
  • Müşterilere fikirlerimi sunarken endişe yaşıyorum ve topluluk içinde konuşma korkusuna yol açan bu endişe, fikirlerimi güzel bir şekilde ifade etmemi engelliyor.
 

Fırsatlar:

  • En büyük rakiplerimizden bir tanesinin, küçük müşterilerine iyi muamele etmediğiyle ilgili söylentiler gündeme geldi.
  • Önümüzdeki ay, önemli bir pazarlama konferansına katılacağım. Önemli bir çevre edinmek ve sunduğu eğitim seminerlerini dinlemek açısından, bu konferans benim için önemli bir fırsat.
  • Sanat yönetmenimiz yakında doğum iznine ayrılıyor. Onun görevlerinin bir kısmını geçici olarak devralmak, benim kariyer gelişimim açısından önemli bir fırsat.
 

Tehditler:

  • İş arkadaşlarımdan bir tanesi - Erdal, topluluk içinde konuşma konusunda benden daha güçlü özelliklere sahip ve sanat yönetmenliği pozisyonu için benimle rekabet halinde.
  • Personel eksikliğinden dolayı, çok fazla iş yüküm oluştu ve bu benim yaratıcılığımı kötü yönde etkiliyor.
  • Son ekonomik gelişmeler pazarlama sektöründe gelişmelerin yavaşlamasına sebep oldu. Birçok firma, personel sayısını azalttı ve bizim firmamız da böyle bir kısıntı planlamakta.
 
Bu analizi gerçekleştirmenin sonucunda, Serpil, Sanat Yöneticisi’nin doğum iznine ayrılmasıyla ilgili, iş arkadaşı Erdal’a nasıl davranması gerektiği konusunda önemli bir adım attı. Erdal’a, işin sorumluluklarını ikisinin paylaşmasını, birlikte çalışmalarını ve ikisinin kendi güçlü taraflarını kullanmalarını teklif etti ve bu teklif Erdal’ın çok hoşuna gitti. Erdal’ın sunumu kuvvetliydi fakat Serpil’in yaratıcı fikirlerinden de çok etkileniyordu ve bu konuda onu daha iyi buluyordu.

Bir takım halinde çalışarak, daha küçük müşterilerinin aldıkları hizmetten daha memnun kalmalarını sağlama şansları vardı. Bu da rakip firmalar hakkında çıkan söylentileri, kendileri için bir fırsata dönüştürmelerine sebep olabilirdi.

Sonuç olarak...

SWOT Analizi güçlü ve zayıf noktalarınızı, aynı zamanda da karşı karşıya olduğunuz fırsatları ve tehlikeleri anlamak ve analiz etmek için önemli bir araçtır. Çünkü güçlü özelliklerinize odaklanmanıza, zayıf noktalarınızı en aza indirmenize ve çevrenizdeki fırsatlardan mümkün olduğu kadar fazla yararlanmanıza yardımcı olur. Bu açıdan, şirketlerin kararlar alırken kullandığı bu analiz yönetimini, kendi kariyer ve kişisel gelişiminiz için kullanmanızı önemle tavsiye ederiz.

Mutlu ve başarılı çalışmalar!



3 Temmuz 2020 Cuma

Yeni bir çalışan profili: Değişken kuşak

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



İş hayatında kuşaklarla ilgili bir değerlendirme her zaman yapılır. X, Y ve Z kuşakları derken, şimdi yeni bir kuşakla karşı karşıyayız. Dijitalleşmeyle birlikte kendini gösteren, herhangi bir kariyer planı olmayan kişilerden oluşan, işe alım süreçlerinde ekstra özen isteyen bu yeni kuşağa dair detaylar sayfamızda;




X, Y, Z kuşağı dedik alfabenin sonuna mı geldik? Özellikle iş dünyasında popüler olan Generation Flux/GenFlux adında kuşaktan hep söz ediliyor. Türkçeye çevirmeye çalıştığımızda Flux; akış, değişip durma anlamına geliyor. Biz de bu kuşağı değişken kuşak, esnek kuşak gibi çeviriler olarak tanımlayabiliriz, ama en uygunu “Değişken kuşak” gibi.

Generation Flux kuşağı için gerçek anlamda bir kariyer planı yok diyebiliriz. Kişide birden çok beceri ve özellik olması da biraz bunu getiriyor. Bu kuşak, diğer kuşaklar gibi belli bir yaş aralığında da değil. 35 yaşında bir mühendis, 18 yaşında bir genç ve 55 yaşında bir doktor çok rahat bu kuşağı temsil ediyor olabilir. Bu kuşakta var olan şey, belirsizlik diyebiliriz.

Flux generation twitter’daki trend topic listesi gibi. Her an her şey olabilir ve çok hızlı değişebilir. İşte bu değişken pazar durumu Flux kuşağını besliyor ve büyütüyor.

Değişken bu kuşak, çok sayıda iş değiştirebiliyor ve çok sayıda sıfırdan başlangıç yapabiliyor. Genç yaşta işe girmeye çalışıyor. Okulu bitirmeyi beklemiyor. 

Okul bir süre sonra diploma zorunluluğundan başka bir şeye dönüşmüyor. Kişi kendi işini geliştirebiliyor. Mesela fizik okuyor, ama grafik tasarım öğreniyor. Sonra çok iyi bir reklam ajansında art direktör oluveriyor. Fizikle aslında hiç ilgilenmiyor.

Y kuşağından ziyade flux kuşağı, sosyal medya ve interneti oldukça fazla kullanıyor. Sosyal medya dünyasında çok sayıda değişken kuşak üyesine rastlayabiliriz. En basitinden bunun için insanların twitter profillerine bakmanız yeterli. Dün ruh hali kötüyken, bugün muhteşem olabiliyorlar. 

Bu kişilerin çoğunluğu multi-task yani çoklu görev, çoklu iş yapabiliyorlar. En iyi yanları kendilerini geliştirme eğiliminde olmaları. Değişen iş dünyasını çok iyi izliyorlar ve değişime göre güçlü yanlarını değiştirebiliyorlar.

İşletme mezunu ve MBA yapmış olabilirsiniz. Bir bankada işe başlayıp, sonrasında işten ayrılıyor olabilirsiniz. Bir gün can sıkıntısından youtube’da makyaj kanalı açarsınız, videolar çekersiniz ve youtube’da bir anda çok izlenmeye başlarsınız, ünlü olursunuz. 

Bir bakmışsınız, youtube’un en önemli influencer’larından biri olmaya aday olmuşsunuz. Hatırı sayılır firmalar, reklam için sizin peşinizde olur.

Aslında bu kuşağın kariyer öyküleri en çok insan kaynaklarını şaşırtacak. Bazı İK’cılar bu kuşağın özgeçmişini tutarsızlık olarak görüp diskalifiye ederken, bazı İK’cılar değişken kuşağın özgeçmişini çok sayıda yetenek ve yetkinlik olarak görecek. Bu fırsatları adayların beceri ve yetkinliklerine göre yerleştirecek ve uygulayacak. 

Bu adaylar, mesleklerin değil becerilerin konuşulduğu geleceğe doğru emin adımlarla ilerleyecekler.
Aslında günümüzde normal olması gereken de bu galiba. Bazı öğrenciler, mesleğini kendi seçemiyor ya da sadece diploma için herhangi bir üniversitede bir bölüm okuyor. 

Gerçekten sevdiği bölümü okuyabilenler ise şanslı kitleyi oluşturuyor. Günümüzde bir sınav sonrası kazanılmış bir bölümden mezun olup, o bölümle alakasız bir meslekte çalışmaktan daha tuhaf bir şey yok herhalde.

Önemli olan ise şu; insanların neyi yaptığına değil, neyi iyi yapacağına bakmalıyız. Bilginin, iletişimin bu kadar hızlı aktığı bir yerde, uzun vadeli bir kariyer planı yapmak bazen mümkün olmayabiliyor.

Bu kuşakla birlikte verilen iş ilanlarının içeriği de değişmek zorunda kalabilir. Bu değişim o kadar güçlü ki komedyenler, tiyatrocular, oyuncular, sanatçılar, felsefeciler, öğretmenler de bunun bir parçası. Unutmayalım ki dijital bir çağ yaşıyoruz ve bu çağda güçlü olan değil, uyum sağlayan hayatta kalacak.


Uzaktan çalışan ekipleri motive etmenin 4 yolu



Uzaktan çalışmaya beklenmedik, hızlı bir geçiş yaptık. Birkaç ay öncesine kadar yan yana çalışan ekipler artık ayrı çalışıyor. Bu sadece çalışanlar için değil, aynı zamanda liderler için de zorlu bir süreç. Ekipleri yönetmenin temel ilkeleri geçerliliğini korusa da birbirinden uzak çalışan ekip üyelerini motive etmek ayrı bir özen istiyor.

Uzaktan çalışan ekibinizi motive etmek için şu 4 yöntemi uygulayabilirsiniz:

Çalışanlarınızla bağ kurun

Öncelikle çalışanlarınızın ellerinden gelenin en iyisini yapabilmeleri için kendilerini şirketinize bağlı hissetmeleri gerekiyor. Bu bağlılık duygusu sadece ekip üyeleri için değil, aynı zamanda yönetici veya müdür seviyesindeki kişiler için de geçerli. 

Yöneticiler, tüm ekibe destek olup onlara rehberlik ederse, örnek bir yol da göstermiş olur. Ekipler uzaktan çalışırken onlarla bağlantı kurmanın en iyi yolu yüz yüze iletişime öncelik vermek. Bu noktada, telefon görüşmeleri yerine video konferanslar yapabilir, ekip üyelerinize özel mesaj göndermek yerine her birinin grup sohbetlerine katılmasını teşvik edebilirsiniz.

Takım performansını ödüllendirin

Ödüller, genel olarak çalışanlar için büyük motivasyon kaynağıdır. Bu nedenle işinize biraz heyecan katmak için ödül sisteminden yararlanın. Ekibin bir bütün olarak ödülü kazanması için teşvikler sunun. 

Bu, tüm ekip üyelerine çalışabilecekleri ortak bir hedef vereceğinden ekip ruhunu da sağlamlaştıracaktır. Elbette bireysel ödüller de sunabilirsiniz; ancak takım ödüllerinin daha iyi motivasyon sunacağını da bilmelisiniz.

Mikro yönetim yapmayın

Çalışanları en fazla rahatsız eden şeylerden biri de mikro yönetimdir. Bu nedenle ekiplerinize, kendilerine verilen görev ve projeleri gerçekleştirmeleri için güvendiğinizi gösterin. 

Elbette takibi bırakın demiyoruz, ancak işin istenildiği gibi yapılıp yapılmadığına odaklanın. İstenen zamanda, beklentiye uygun tamamlanan işleriniz için ekstra denetim yapmanıza gerek yok. Özerkliği teşvik edin ve ekiplerinizi aktif olarak izleyin.

Teknolojiden yararlanın

Birbirinden uzakta çalışan ekiplerin kolayca iş birliği yapmalarına, dosya paylaşmalarına ve sohbet etmelerine olanak tanıyan platformlara ihtiyaçları vardır. 

Bu platformları, iletişim kurmak ve iş birliği içinde çalışmak için nasıl kullanmaları gerektiğine ilişkin net yönergeler belirleyebilirsiniz. Çalışanlar kendi bireysel çalışma tercihlerine sahip olduklarından, nasıl çalıştıkları ve iş birliği yaptıkları ekipler arasında bir tartışma kaynağı olabilir. 

Yönergeler yöneticiler tarafından belirlenirse, bu gibi tartışmalar da olmayacaktır.

Uzaktan çalışma sürecinde hangi mobil uygulamalardan yararlanabileceğinizi merak ediyorsanız 

Çalışanlar için en iyi verimlilik uygulamaları başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Kaynak: Forbes

Pandemi sonrası öne çıkan liderlik özellikleri


Pandemi sonrasında oluşacak yeni iş düzeninde, önceki döneme göre daha farklı liderlik özelliklerinin gerekli olacağına dair bir uzlaşı söz konusu. Çalışan Bağlılığı Uzmanı Bertay Fişekçi, “Yeni normalde” liderlerin hangi özellikleri taşıması gerektiğini yazımızda anlattı.
Oldukça sözü edilen fakat çok da “yerleşmemiş” bazı liderlik özelliklerinin, pandemi sonrası çalışan bağlılığını sağlayabilmek için bir ön koşul olarak ortaya çıkması bekleniyor. Peki bu özellikler neler? Gelin, bu beklenen yeni liderlik özelliklerinden bazılarını maddeler halinde inceleyelim.

Çalışanına güvenen lider

Çalışanlarla karşılıklı güven ilişkisi kurabilen liderler etkinliklerini de arttırabiliyor. Bu güven ilişkisini kurabilmek içinse, öncelikle çalışanların verilecek görevi en iyi şekilde yapacağı düşüncesini çalışana hissettirmek gerekiyor. Pandemi sonrasında çalışanların belli bir bölümünün evlerinden çalışmaya devam etmesi veya hibrit bir düzene geçilmesi tasarlanıyor. Yani “eskinin” her şeye karışan ve çalışanın ofisteki masasında oturduğu dakikaları takip eden liderlerin dönemi kapanıyor. Bu bağlamda “iş sonuçları” üzerinden çalışanın performansının değerlendirilmesi, çalışanın iş ve özel hayat sınırlarına saygı gösterilmesi ve çalışana belli bir özgürlük alanı tanınması yeni liderin özellikleri arasında olacak.
Bu davranışın hemen devamında çalışanların “bir sorunu” ifade edebilme özgürlüğüne sahip olması geliyor. İş sonuçları üzerinden takip ve diyalog kurulabilir; ancak çalışanlar, sorumluluğundaki konulardan birinde bir sorun olduğunu rahatça ve zamanında ifade edemiyorsa, sıkıntı büyüyerek devam edecek demektir. Bu noktada çalışanlar, yetişkin sorumluluğu göstermeli, üzerine aldıkları sorumluluğun gereğini yerine getirmeli, getiremiyorlarsa da zamanında bunu ifade etmeli ve takımın ya da liderin desteğini isteyebilmelidir. Eğer fikirler, görüşler özgürce tartışılarak şirket ve ekip için en doğru yol bulunursa, başarıya da ulaşılabilir. İşte, bu kültürü yaratacak bir kişi, yeni dönem lideridir.

Çalışanından tavsiye ve fikir alan lider

“Her şeyi ben bilirim” diyen liderlerin dönemi hızla kapanıyor. Uzak noktalarda çalışan, birbiriyle kısıtlı iletişimi olan farklı takımların ve çalışanların her birinin “yönlendirilmesi” artık bir lider için imkansız hale geldi. Bu noktada çalışanları dinleyen, uzmanlıklarına saygı gösteren, otoriter bir yaklaşım yerine ortak karar alınması yaklaşımını benimseyen liderler öne çıkacak.
Bunu destekleyen başka bir davranış da “şeffaf” liderliktir. Lider, bilgi paylaşımını sürekli ve dürüstçe yaparsa, çalışanlar kendilerini daha önemli hissediyorlar ve başarı da böyle geliyor. Lider kendi hayatındaki zorluklardan, kendi müdürüyle ilişkisinden ekibine bahsederse, ekibi onun amaçlarına ulaşması için desteğini arttırıyor. Bilgi ve duygu paylaşımı, liderin ekibine “Aynı gemideyiz” mesajını ve duygusunu yansıtmada en önemli parametrelerden biri. Bilgi saklayan, bilgiyi çalışanları için değil çalışanlarına “karşı” kullanmayı adet edinen liderlerin dönemi kapanıyor.

Çalışanının başarısını öne çıkaran lider

Yeni lider, bireysel olarak başarılı olmuş çalışanını öne çıkarmak için fırsat kollayan, bunu açıkça ve geniş yüreklilikle yapan kişidir. Liderliğin bilinen tanımında “Lider yetiştirmek” önemli bir madde olarak anılır ve üzerinde durulur. Yeni dönemde çalışanları “bireysel” olarak tanıyan, onların kişilik özelliklerini bilen, nasıl motive olduklarını kavramış, “bireyselleştirilmiş” liderlik davranışı gösteren liderler öne çıkacak.
Bir lider, küçük zaferlerin takımları büyük başarılara götüreceğini bilir ve ekip içinde bireylerin yarattıkları başarıları yüksek sesle ve tüm ekibe ilham olacak şekilde paylaşır. Başarılarının fark edildiğini bilen çalışanlarsa hem işlerine hem de şirketlerine daha çok aidiyet duyar.
Bu konuyla ilgili söylenebilecek daha pek çok şey var. Bir sonraki yazımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz.


31 Ocak 2020 Cuma

Daha hızlı iş bulmak için ne yapmak gerekiyor?

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Tamer Ashraf

İş başvurularından geri dönüş alamamak hemen herkes için moral bozucu. Peki, bir an önce iş bulmak isteyenlerin ne yapması gerekiyor? 
CV ve Kariyer Danışmanı Agency Balance, iş arayanların daha hızlı iş bulabilmesi için yapması gerekenleri anlatıyor.

İşsizken iş aramak maddi ya da manevi oldukça zor ve yıpratıcı bir süreç… 
İlanlara başvuruyorsun ama hiçbir şekilde geri dönüş alamıyorsun. Gittikçe moralin bozuluyor, umutların azalıyor… 
Bir de yetmezmiş gibi çevrendeki kişilerin soruları ve “Hayırlısı”, “Olsun” gibi yorumları daha da bunaltıyor. Ancak bu bir süreç, öncelikle kulaklarını olumsuzluklara kapat ve söylenenleri duymazdan gel. Umutsuzluğa kapılma! Kendin dâhil kimsenin seni dibe çekmesine izin verme!
Peki, iş aramaya başlarken ilk önce ne yapmalısın?
  • Güçlü yanlarını, bilgi/becerilerini, yapabileceklerini ve başarılarını keşfet
  • Kısa-orta ve uzun vadeli hedeflerini belirle ve bunları yedekle
  • Özgeçmişini hedeflerine göre yapılandır ve yedekle
  • Gelişimine odaklan, becerilerini güçlendir ve kendine yatırım yap
  • B planını hazırla
  • Mülakatlara hazırlan
  • İş başvurularına odaklan
Peki, yukarıdaki maddelerin dışında iş ararken başka neler yapabilirsin?

Network’ünü kuvvetlendir

Öncelikle iş bulmak için sana fikir verecek, yol gösterecek, referans olacak tüm iş ve sosyal çevrenin listesini çıkar. Hedefine göre iş bulmanı destek olacak, yön gösterecek kişilerle iletişime geç. Bunu dikkate alarak network’ünü genişlet ve İK uzmanları ya da hedefine uygun kişilerle bağlantı kur. Bağlantı kurarken neden bağlantı kurmak istediğini belirtmeyi unutma.

Kapı kapı dolaşmaktan çekinme

Çalışmak istediğin sektörde ve/veya pozisyonda olan kişilerle iletişime geç. Örneğin, bu kişileri kahve içmeye veya bir öğle yemeğine davet edebilirsin. Cesaretli ve ikna edici olmaya ve niyetini net bir şekilde ifade etmeye gayret et. Bu kişilerle iletişim kurmadan önce ise kendini nasıl daha iyi ifade edeceğini düşün; sorularına hazırlan. Sorularının sektöre, o işin inceliklerine, avantajlarına, sahip olunması gereken bilgi ve becerilere yönelik olmalı. 

Karşındaki kişiye “İş arıyorum” hissini değil, “Çok güçlü özelliklerim ve niteliklerim var, bu işe ve size uygunum” hissini verecek şekilde konuş ve profesyonel olduğunu hissettir.
Bu görüşmeden sonra belki de yeni bir fırsat doğabilir; seni çalıştığı firmanın İK profesyoneliyle tanıştırabilir veya bir açık pozisyon olduğunda sana haber verebilir…
Bunun dışında daha önce birlikte çalıştığın iş arkadaşlarınla ve yöneticilerinle görüşebilirsin. Böylelikle hem kendini hatırlatır hem de iş arayışınla ilgili onlardan fikir ya da öneri alabilirsin.

Girişken ol

Bir iş başvurusu yaptığında, o işte çalışan İK uzmanlarına veya o şirketten birine ulaşmaya çalış. Şirkette çalışan bir tanıdığın veya tanıdığının bir tanıdığı olabilir. 

İK birimine veya ilgili birimin yöneticisine elden CV göndermek işi hızlandırabilir veya görünür olmanı sağlayabilir. (Bu şekilde vereceğin özgeçmişini mutlaka o şirkete özel olarak hazırlamalısın!) Eğer İK biriminden birini tanımıyorsan, İK’daki yetkililere ulaşmak için şirketi telefonla arayabilir ve İK biriminin e-postasını öğrenerek CV’ni maille gönderebilirsin. E-mail gönderirken de mailinde, “Ben bu işi yaparım ve size uygunum” mesajını profesyonel dilde hissettirmen çok önemli.

Özgeçmişini İK uzmanına ulaştır

Özgeçmişinizi İK’ya gönderdin. Özgeçmişinin İK uzmanına ulaşıp ulaşmadığını öğrenmek için de şirketi telefonla arayabilir ve hatta telefonda özgeçmişinin o şirket için uygun olup olmadığını sorabilirsin. Ancak bunu yaparken olumsuz bir cevap duymaya hazırlıklı olmanda fayda var. 

Eğer olumsuz bir cevap duyarsan da bu cevabı asla kişiselleştirme ve kötü hissetme. Aksine ‘Nasıl daha iyi olurum?’ sorusu üzerine odaklan.

Sosyal medyayı etkin kullan

Sosyal medya artık çalışanların işten çıkışına bile sebep oluyorsa neden işe alınmasına vesile olmasın? Hedefinde kurumsal firmalar varsa paylaşımlarına dikkat etmelisin. Unutma ki paylaşımların seni temsil eder, bireysel markan hakkında fikir ver. Bunun dışında ayrıca diğer sosyal medya platformlarından da seni bir işe yönlendirecek, iş bulmanı sağlayacak kişiler çıkabilir. 

Gözün açık olsun. Bu kişilerle iletişime geç ve onların dikkatini çekecek paylaşımlar yapmaya çalış. Bir bakmışsın iş teklifi almışsın, belli mi olur?

Hedefine uygun STK’larda çalış

Çalışmak istediğin alana ve hedeflerine uygun olan sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışabilirsin. STK’lar birden fazla profesyonelle tanışabileceğin, iletişim kurabileceğin ve kendini gösterebileceğin yerler arasında yer alır. Burada kritik nokta, “Ne de olsa gönüllüyüm” diyerek beş toplantıdan sonra toplantılara katılmaktan vazgeçme ve başladığın işin sonunu getirmeye dikkat et. İyi bir izlenim bırakmaya, doğru kişilere ulaşmaya özen göstermen çok önemli.

Bunun dışında, kendine güven ve pozitif düşünce ile iletişim kurmaya özen göster. Kimin nereden karşına çıkacağı belli olmaz… İş arama sürecine odaklan, hatta işin bu olsun. Süreci zamana bırak, işe başlayacağınız zaman için sabırla bekle ve asla yılma. 

Tek bir pozisyonda ısrarcı olmak yerine yedek planların için de iş arama sürecini devam ettir. Hadi ne duruyorsun? Şu an itibariyle kendini yenile ve yenilenmiş düşüncelerle iş aramaya başla!


İşsizlik süreci nasıl verimli geçer?


Çalışmayalı uzun zaman mı oldu? Peki günlerin nasıl geçiyor? Birbiri ardına aynı geçen günleri bir kenara bırakma vakti geldi de çattı bile!




İşsizlik sürecinin finansal etkileri olduğu kadar psikolojik etkileri de var. Bu konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Uğur Hatıloğlu’na göre “İşsizlik hayatta başa gelebilecek en kötü durumlardan biri gibi algılanıyor ve bu algı ruhsal dengeyi bozarak psikolojik bir çöküntüye yol açıyor. Stresle mücadele edebilme eşiği ise kişiden kişiye değişebiliyor. Bu eşik azaldıkça kişinin depresyona girme oranı da artıyor.”

Peki, işsizlik döneminden en az hasarla çıkmak nasıl mümkün olabilir? Bu noktada finansal eksikleri gidermek çoğu zaman elinde olmayabilir; ancak bütçen oranında psikolojine iyi gelecek bazı etkinliklerde bulunabilirsin. Uzmanların tavsiyelerine de kulak vererek ufak ama etkili birkaç maddeyi biz senin için bir araya getirdik. 

Sen de önerilerimizi bulunduğun şartlara adapte ederek işe başlayabilirsin; çünkü artık kendin için bir şeyler yapmanın tam sırası! Unutma ki motivasyonsuz bir şekilde yol alman mümkün değil.

“O hâlde ne yapmalıyım?” dersen;

Sosyal ol

Güne erken uyanmak iyi bir başlangıç olabilir. Bu seni günlük akıştan koparmayacak önemli bir nokta. Sosyalleşebileceğin ortamlardan ise asla uzak durmamalısın. 

İnsanlarla bir araya gelmek, sana her anlamda iyi gelecektir. Hem arkadaşlarınla birlikte olmak hem de yeni insanlar tanımak için görüşme tekliflerini değerlendirmelisin. Bi’ de unutmamak gerekiyor ki fırsatın kapını ne zaman çalacağı belli olmaz. O yüzden hayatın içinde olmakta fayda var.

Sektörünle ilgili gelişmeleri takip et

İşsiz olduğun sürede de sektörünle ilgili gelişmeleri takip etmeyi asla bırakma! Bilgilerini sürekli güncel tutman, gerek mülakat sürecinde gerekse işe başladığında seni kendine iyi hissettirecek ve adaptasyon sürecini hızlandıracaktır.

Eğer sektör değiştirmeye karar verdiysen bu süreç biraz daha yoğun geçebilir. Öğrenmen gereken çok fazla şey olacağından motivasyonunu yüksek tutman önemli. Hedefe ulaşmana az kaldığını düşünerek kendi kendine telkinde bulunmak iyi bir fikir olabilir.

Eğitimler almak için güzel bir zaman

Mesleğinle ilgili gerekli eğitimleri aldığını düşünüp kenara çekilmek olmaz, çünkü günümüz iş dünyasında bilgi sürekli güncellenen bir ürün. Bu hıza adapte olabilmek için sektörünle ilgili eğitimleri araştırmanda fayda var.

Mesleğinle ilgili seni öne çıkaracak eğitimlere yönelmek bu noktada çok doğru bir karar olacak. Uzun vadede master ya da doktora programlarına katılabilir, kısa vadede seminer ve panel gibi etkinliklere dahil olabilirsin. Kişisel gelişimin dışında mesleki olarak da sana katkı sağlayacak eğitimlere olabildiğince zaman ayırmalısın. 

İş görüşmelerinde konu mutlaka işsizlik sürecini nasıl geçirdiğine gelecektir. Bu konuyla ilgili bir soruyla karşılaştığında seni diğer adaylardan öne çıkaracak bir cevap vermek için şimdiden hazırlıklara başlamanı öneriyoruz.

Ruhunu beslemeyi asla ihmal etme

İlgi duyduğun bir ya da birkaç alanda ruhunu beslemeyi asla ihmal etme. Ter atarak rahatladığın bi’ koşu grubu ya da özgürce dans ettiğin bi’ dans kulübü… Kendine uygun bulduğun şeyi belirle ve iyi hisset!

Kararsız kaldığında meslek seçimini kolaylaştıracak 6 adım


Binlerce seçeneğin arasından kendine uygun bir kariyeri nasıl seçeceksin? Eğer çok da fazla fikre sahip değilsen, sancılı bir süreç seni bekliyor. Ama elbette bu şekilde olmak zorunda değil. Eğer bazı noktalar üzerinde yeterince düşünürsen, iyi bir karar verme şansını artırabilirsin.




Doğru kariyeri seçmeden önce kendini tanıman ve anlaman şart. Kişisel değerlerin, ilgi alanların ve yeteneklerin, bazı meslekleri sana uygun hale getirirken, diğerlerini seçmemen gerektiğini gösterir.

Bunun için işe kariyer testleri yaparak başlayabilirsin. Bu öz değerlendirme araçları sayesinde kendin hakkında bilgi topladığın gibi, bir uygun meslekler listesi de hazırlaman mümkün olur. Yine bu süreçte kariyer koçu ya da yaşam koçu gibi kişilerden de destek alabilirsin.

Peki başka neler yapabilirsin? İşte işe alım uzmanlarından öneriler:

Keşfedilecek meslekleri belirle

Muhtemelen elinde bir meslekler listesi vardır. Öncelikle kariyer testlerinden edindiğin bilgilerle kendi istediğin meslekleri içeren listeyi birleştir.

Her iki listede de yer alan ortak meslekleri çıkar ve ayrı bir sayfaya kopyala. Bu listeye “keşfedilecekler” listesi diyebilirsin. Hem beceri olarak hem de istek olarak sana hitap eden bu meslekler önemli seçenekler olabilir.

Ardından bu listelerde en çok ilgini çeken, kendine yakın hissettiğin meslekleri bul. Bunun yanı sıra listeye girmiş ama çok da bilgi sahip olmadığın meslekleri çıkar. Bunlar hakkında da bilgi sahibi olmaya çalış. Bu tür bir çalışma ufkunu fazlasıyla açacaktır.

Kısa bir liste oluştur

Bu noktada, listeni daha da daraltmaya başla. Şu ana kadar yaptığın araştırmalardan öğrendiklerinden yola çıkarak, daha fazla ilgilenmek istemediğin mesleklerin üstünü çizmeye başla. “Kısa listende” iki ile beş arası mesleğin kalması idealdir.
Sana hitap etmeyen meslekleri çıkar. Eğitim veya diğer şartları yerine getirmekte zorlandığın ya da bazı temel becerilerden yoksun olduğun meslekleri de çıkarabilirsin. Bu şekilde listen kolaylıkla kısalmış olacak.

Bilgilendirici görüşmeler yap

Listende sadece birkaç meslek kaldığında, daha derinlemesine araştırma yapmaya başla. İlgilendiğin mesleklerde çalışan insanlarla tanış. 

Bu kişiler kısa listendeki meslekler hakkında ilk elden bilgi sağlayabilir. Bu kişileri bulmak için, LinkedIn ağından faydalanabilirsin.

Seçimini yap

Tüm araştırmaları yaptıktan sonra, muhtemelen seçimini yapmaya hazırsın. Topladığın tüm bilgilere dayanarak sana en fazla tatmini sağlayacağını düşündüğün mesleği seç. 

Hayatının herhangi bir noktasında seçiminle ilgili fikrini değiştirmenin normal olduğunu unutma. Birçok insan kariyerini bir kaç kez değiştirir.

Hedeflerini tanımla

Karar verdiğinde uzun ve kısa vade hedeflerini belirlemelisin. Bunu yapmak, sonunda seçtiğin alanda çalışmanı sağlayacaktır. Uzun vadeli hedefleri gerçekleştirmek genellikle üç ila beş yıl sürer, ancak kısa süreli bir hedefi genellikle altı ay üç yıl arası bir süreçte gerçekleştirebilirsin.

Seçmek istediğin meslek hakkındaki eğitim ve öğretim bilgileri rehberin olabilir. Tüm detaylara sahip değilsen, daha fazla araştırma yap. İhtiyacın olan tüm bilgilere sahip olduğunda, hedeflerini belirleyebilirsin. 

Uzun vadeli bir hedef, o işin eğitimini tamamlamak, kısa vadeli hedefin ise stajyerlik, sertifika programları ya da kısa süreli workshop’lar olabilir.

Bir kariyer planı yap

Hedeflerine ulaşmak için atman gereken tüm adımları içeren yazılı bir belge, bir kariyer eylem planı hazırla. Bunu, seni A noktasından B noktasına, sonra da C ve D’ye götürecek bir yol haritası olarak düşün. Tüm kısa ve uzun vadeli hedeflerini ve her birine ulaşmak için atman gereken adımları yaz. Bu plana, hedeflerine ulaşmanı sağlayacak tüm engelleri ve çözüm yollarını da dahil etmeyi unutma.

Bu şekilde meslek seçimi sürecini çok daha kolay hale getirmen mümkün. Hazırsan şimdi listeni yapmaya başla!

16 Kasım 2019 Cumartesi

Yöneticilere özel mülakat tavsiyeleri

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Kariyerinin henüz başında olanlar için bugüne kadar pek çok kez mülakat önerilerinde bulunduk. Bugün ise yöneticilere özel mülakat tavsiyelerimiz var…



Beklenilen kariyer fırsatını yakalamak için artık her mülakat itinalı bir çalışma istiyor. Yönetici seviyesinde çalışanlar için durum biraz daha kritik, çünkü yönetici pozisyonu mülakatları çift yönlü ilerliyor. Hem kendini çok iyi anlatacaksın hem de karşındaki işvereni çok iyi tanıyacak ve anlayacaksınız. Yönetici Kariyer Koçu Filiz Gündoğdu Demirbağ, yönetici seviyesinde çalışanlara özel mülakat önerileriyle bugün Kariyer Rehberi’nde…

Şirketler yöneticilerden kararlı olmalarını, kararlarına ve becerilerine güvenmelerini beklerler. Yani yönetim pozisyonlarına kendine güveni tam olan adayları getirmeyi düşünürler. Yönetim kademesi arttıkça, paralel olarak kendine güvenin de artması beklenir.

Çoğu zaman iş hayatına ve günlük uğraşlara gömülüp, kendi kariyerimizle ilgili düşünmeyi “Ben nereye gidiyorum, ne istiyorum” diye kendimize sormayı unutuyoruz. Bazı anlarda düşünsek bile bir karara varamadan ya bir telefon çalıyor ya da bir kriz patlıyor…

Nereye gittiğini bilmeyen kişi rüzgar nereye götürürse oraya gider. Rüzgar bizden yanaysa sorun yok, ama rüzgar genelde farklı yönlerden eser.

Yönetici kişinin kariyer beklentisi net değilse genelde şu olur:

İK uzmanı: Kariyer beklentiniz nedir? Ne tür pozisyonlar ilginizi çekiyor?

Yönetici: Deneyimlerime uygun bir fırsat/Şimdiki pozisyonumdan daha iyi bir fırsat…

İnanın bu cevaplar aslında hiçbir şey ifade etmiyor. Özellikle kıdemli yöneticilerin iş deneyimleri fazla olduğu için birçok deneyim iç içedir. Farklı kariyer seçenekleri vardır. Bu cevaplar “Seçimi ben yapmayayım da siz benim için yapın” demekle aynı şey oluyor.

Diyelim ki şapkayı önünüze koyup düşündünüz, bir iş değişikliği yapmaya karar verdiniz ve yeni bir başlangıç için mülakattasınız. Ne yapacaksınız?

Öncelikle diğer adaylar arasından sıyrılacak bir iletişim stratejisi benimsemeliniz. Mülakat görüşmeleri dışında tüm süreci yürütürken de buna dikkat etmeniz önemli. Hangi deneyiminin hangi becerinin bilinmesi kritikse ona odaklanmalısınız, çünkü bu karşı taraftaki etkiyi oldukça arttıracaktır.
Önerilen pozisyon kariyerinize ne getirecek ve en önemlisi ne götürme riski var? Bunları detaylıca hesaplamalı ve ona göre karar almalısınız. İşe başlanılacak şirketin ve sektörün içinde bulunduğu durumu görüşme öncesinde detaylı bir şekilde incelemeniz gerekiyor. Zaten yönetici seviyesinde çalışacak kişilerden de mülakat anında bu konulara hakim olması bekleniyor. Bunu unutmayın.
Diğer pek çok mülakatta olduğu gibi yönetici pozisyonu mülakatlarında da adayın da sorular sorması gerekiyor. Sadece işe alım uzmanının konuştuğu bir mülakat verimli olmadığı gibi adayın da aleyhine bir durum teşkil edecektir. Bu nedenle ilgili konularda gerekli bilgileri edinin ve mülakatta tecrübenizi, bilginizi konuşturun.
Bugüne kadar edindiğiniz pek çok iş ve mülakat deneyimi yeni bir başlangıç yaparken sizin en büyük yol göstericiniz olacaktır. Ancak bu yola çıkmadan yapılabilecek en önemli şey; ne istediğinizden ve istemediğinizden emin olarak yeni bir maceraya atılmanız.

İş görüşmesinde sorman gereken 9 etkileyici soru


Bir iş görüşmesine gittiğinde net olarak kaç rakibin olduğunu bilmesen de birçok rakibin olduğunu ve onlar arasından sıyrılman gerektiğini biliyorsun. Kariyer Rehberi’nde bugün,  bu rakipler arasında seni ön plana çıkaracak 9 etkileyici mülakat sorusu var.

Pozisyonla ilgili sorular

Çalışanlarınızın başarısını nasıl ölçüyorsunuz?
Bu soru, işle ilgili bilmen gerekenlerin temeline iner. Yöneticinin performansından memnun olması için ne yapman gerektiğini anlamanı sağlar. İş tanımlarında çoğu zaman onlarca görev yazar, ama iş yerindeki başarı genel olarak birkaç madde üzerinde yoğunlaşır. Bu nedenle başarının hangi noktalar baz alınarak ölçüldüğünü öğrenmek farklı nüanslar yakalamanı sağlayabilir.

Bu pozisyondaki kişiyi hangi zorluklar bekliyor?

Pozisyonun karşılaşabileceği zorluklara dair böyle bir soru sorman, iş tanımından asla alamayacağın bilgileri sana sunabilir. Aynı zamanda, geçmişte benzer zorluklara nasıl yaklaştığını anlatman için bir fırsat yaratabilir.

İşteki rutin bir gün veya haftayı tanımlayabilir misiniz?

Görüştüğün pozisyonun seni en çok heyecanlandıran kısmı belki de yıl içinde sadece birkaç kez karşına çıkacak. İşte, günlük rutinleri anlamak üzere soracağın bir soruyla bu konuya da bir  açıklık kazandırabilirsin.

İpucu: Bazı işe alım uzmanları bu soruya “Her gün farklı” diyerek cevap verebilir. Böyle bir durumda mevcutta çalışan kişinin günlük iş planı hakkında bir soru sorabilirsin.

Konumdaki başarıyla ilgili sorular

Bu pozisyona alınacak kişiden ilk 6 ay içinde beklentiniz nelerdir?
Bu soruya verilecek cevap, ne tür bir tempoda çalışman gerektiği ve şirketteki organizasyonun hızı hakkında fikir sahibi olmanı sağlayacak. Ayrıca şirketin gelecekteki projeleri konusunda da bu soru sayesinde ipucu alabilirsin.

Bu işte iyi olan bir kişiyi diğerlerinden farklı kılan sizce nedir?

Bir mülakatta sorulabilecek en güçlü soru bu olabilir. İşe alım yöneticileri, ortalama bir iş yapacak birisini bulma ümidiyle adaylarla görüşmüyor, işinde üstün olacak birini bulmayı hedefliyor. Bu soruyu sorduğunda ise aynı şeye önem verdiğinizi gösterebilirsin.

Şirketle ilgili sorular

Şirket kültürünüz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Görüşme yaptığın şirket içinde güçlü bir hiyerarşi ya da daha rahat bir çalışma şekli olabilir. Bunu öğrenmenin doğru yolu, net olarak kültürle ilgili bir soru sormak. Böylece sana uyan ve uymayan noktaları tespit ederek daha bilinçli bir başlangıç yapabilirsin.

Bu şirkette çalışmakla ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

İşverenlerin bu soruya vereceği cevapla çok şey öğrenebilirsin. Gerçekten işlerinden zevk alan insanlar, bunu bir şekilde söz veya mimiklerinden belli eder. Bu soruyu sorarken, net bir cevap alamama ihtimaline de hazırlıklı olman gerektiğini söylemeliyiz.

Gerçekten önemsediğin soruyu sor

Bazen insanlar, bir mülakatta soru sorma sırasını yalnızca İk uzmanını etkilemeye çalışmak için kullanır. Sadece işi kapmaya odaklanmak yerine, işin senin için uygun olup olmadığını ölçmene yarayacak sorular sormayı önemsemelisin.

Gelecek planlarıyla ilgili sorular

Gelecek planlarınızda neler var?
Bu oldukça temel ama aynı zamanda etkili sorulardan da biri. Gelecekte yapılması planlanan projeler ve hedefler konusunda hemfikir olup olmadığını anladıktan sonra işe başlamak senin için en iyisi.

Bu pozisyonla neden ilgileniyorsunuz?


İş görüşmelerinde bazı sorular var ki sorulmadan mülakatlar tamamlanmıyor. İK uzmanlarının doğru adaya karar vermek için sorduğu en önemli sorulardan birini daha bugün senin için cevaplıyoruz…

İş görüşmelerinde en sık sorulan sorulara verilecek cevapları senin için açıklamaya devam ediyoruz. Daha önce “Önceki işinizden neden ayrıldınız?” sorusuna verilecek cevabı detaylı olarak açıklamıştık. Bugün ise “Neden bu pozisyonla ilgileniyorsunuz?” sorusuna cevap arayacağız.

Görev tanımını anladığından emin ol

İş görüşmesi yaptığın pozisyonla ilgili olarak öncelikle görev tanımı konusunda net bir fikir sahibi olmalısın. En doğru soruları ancak bu şekilde sorabilirsin. Pozisyona dair kriterlere hakim olduktan sonra sorularını rahatlıkla sorabilirsin.

Heyecanını hissettir

İşle neden ilgilendiğin soruluyorsa, gerçekten işe karşı ilgi duyman önemli. Unutma ki bütün işverenler pozisyona ve şirkete bir şeyler katabilme hevesi taşıyan kişileri işe almayı ister. Bu nedenle görüştüğün iş, seni gerçekten heyecanlandırıyorsa, bunu karşı tarafa da hissettirmelisin.

Şirketle mi işle mi ilgilisin?

Seni işle ilgili heyecanlandıran şey çalışacağın şirketse, cevabına daha çok çalışman gerekiyor. Tabii bundan daha önemlisi de senin için asıl önemli olanın “iş” olması gerektiği; çünkü günlük işlerinin çoğu, şirketin değil bulunduğun rolün sorumluluklarını yerine getirmekle ilgili olacak.

Cevabını kariyer yörüngene bağla

Çalışacağın pozisyona katacaklarından bahsettikten sonra, pozisyonun kariyerine ne gibi artılar kazandırabileceğine değinebilirsin. Bu seni planlı ve kararlı bir aday olarak gösterecektir.

Buraya dikkat!


İşin, kariyer planına nasıl uyduğunu açıklarken, başka bir hedefe ulaşmak için basamak gibi kullanmaya çalıştığın izlenimi yaratabilirsin. Bu noktada seçeceğin cümlelerde dikkatli olman gerek.

 İşle gerçekten ilgilenmiyorsan ne olacak?

Bazen sadece maddi nedenlerden dolayı o görüşmede bulunuyor olabilirsin. Böyle bir durumdayken “Pozisyonla neden ilgileniyorsunuz?” sorusuna cevap vermek zor. Ancak işi kaçırmak istemiyorsan ve işe karşı bir şekilde ilgin ve yeteneğin varsa  bunu göstermek zorundasın. Gerçekten işle ilgili ilgini çeken hiçbir şey bulamıyorsan, başka bir yere başvurmak senin için daha iyi olabilir.

Önceki işinizden neden ayrıldınız?


Bir iş görüşmesinde sorulması garanti olan sorulardan biri de son iş yerinden neden ayrıldığınla ilgili olacaktır. Böyle bir soruyu cevaplarken dürüst mü olmalı yoksa stratejik mi davranmalı? Bu kritik sorunun cevabı bugünkü yazımızda…

“Neden yeni bir iş arıyorsunuz ya da neden son işinizden ayrıldınız?” Bu tarz soruların mülakatlarda sorulma ihtimali oldukça yüksek. Sorulan soru ne olursa olsun, cevabını verirken aklında bulundurman gereken birkaç şey var.

Profesyonel ol

İşini bırakmana neden olan kişisel sebeplerden bahsetmen aleyhine olabilir. İş yerinin uzaklığı, patron  ya da yönetici faktörü, iş arkadaşlarıyla ilgili sorunlardan bahsetmek olmaz. Bunlar elbette ki kişisel olarak geçerli nedenler; ancak işe alım uzmanlarının çok da duymak isteyeceği şeyler değil. Bu nedenle kişisel rahatsızlıklarından bahsetmek yerine işin/projelerin vb. konulardaki aksayan yönlerden bahsedebilirsin.

Genel cevaplardan kaçın

Genel cevaplar, aday hakkında kesin bir şey söylemediği için işe alım yöneticisinin de ilgisini çekmemektedir. “Daha fazla gelişim fırsatı arıyorum” veya “Yeni bir heyecan istiyorum” gibi hazır bir cevap vermek yerine, neden bunları istediğini açıkla.

 Olumsuz konuşma

Önceki işin, işverenin, yöneticin ya da iş arkadaşların hakkında olumsuz konuşma. Bu kişilerden biri işten ayrılmanın nedeni olabilir; ama yine de neden olarak onları göstermemelisin. Cevabın eleştirel değil yapıcı olmalı. Olumsuz bir cevap seni de olumsuz bir kişi olarak gösterir. Şikayet olarak yorumlanabilecek herhangi bir şey söylemekten kaçınmalısın.

Yalan söyleme

Bazen kendi kontrolün dışında işten ayrılabilirsin. Şirketinin küçülmesine veya pozisyonunun kaldırmasına bağlı olarak işini kaybettiysen, bunu söyleyebilirsin. Kovulduysan veya performans sorunları nedeniyle ayrıldıysan, bu deneyimin sana öğrettiklerinden bahset. Özellikle olumsuz bir durumla ilgili dürüst olman, lehine olacaktır.

Kısa ve öz bir cevap ver

Cevabını kısa ve öz tut. Net bir resim çizecek kadar ayrıntılı bilgi ver, ancak fazla açıklama yapma. Çok fazla ayrıntıya girmek, faydadan çok zarar getirebilir.

Negatifleri pozitifleştir
Şu anki mesleğinin bir yönünü beğenmiyor olabilirsin. Neyi sevip sevmediğin hakkında düşün. Bu cevabın sınırlarını çizmek için şöyle bir cevap verebilirsin:

Şu anki görevimde X yapıyorum, ama güçlü yanlarımın/tutkularımın/ilgi alanlarımın Y ve Z ile daha uyumlu olduğunu anladım.

İlgini abartma

Görüştüğün pozisyon hayalindeki iş olabilir. Şartlar da tam istediğin gibi olduğunda bu işi kaçırmamak isteyebilirsin;ancak mevcut işinden ayrılmanın tek sebebi olarak buna odaklanmamalısın. Yeni bir işe başlama konusundaki coşkundan bahsetmen önemli olsa da aşırıya kaçmamalısın.