Günümüzde teknolojini kullanımı oldukça yaygın hale geldi ve
neredeyse teknoloji olmadan insanoğlu hayatını devam ettiremez oldu. Teknoloji
geliştikçe aletlerin işlevleri çoğaldı, aynı oranda ise boyutları küçüldü. Öyle
ki günümüz teknolojilerini artık cebimizde taşır olduk.
Kim derdi ki bundan 20 yıl önce cep telefonları sadece
konuşma aracı olmaktan çıkıp, birer cep bilgisayarına dönüşecek? Bu cep
bilgisayarları dünyada olup biten her türlü bilgiye hızlı ulaşabilecek, her
türlü kişi ile anlık bağlantı kurabilecek ve her bilgiyi en doğru şekilde
sentezleyip bunu başkaları ile paylaşabilecek? Teknolojinin ulaştığı nokta,
bugün taşınabilir teknolojilerle her gün daha da gelişiyor.
Bugün hemen hemen herkesin cebinde bir akıllı telefon
bulunmakta. Eskiden aileler çocuklarına telefon almak istemezken, günümüzde her
çocuğun, her öğrencinin elinde bu aletlerden var.
Bu kadar yaygın hale gelmişken neden eğitimde bundan
faydalanmayalım?
Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bir öğrenci, günlük
ortalama 150 sms gönderip alıyor. Aynı şekilde saatte ortalama 16 kez
telefonuna bakıyor, bu da her 4 dakikada bir, telefonunun ekranını açtığını,
sosyal medya ve gelen mesajlarını kontrol ettiğini doğruluyor.
Aynı şekilde bir başka araştırma, Google üzerinden yapılan
100 milyar aramanın %50’den fazlasının mobil telefonlardan yapıldığını
doğruluyor. Bu denli teknolojinin kullanıldığı, hayatımızın bir parçası olduğu
bir dünyada neden bunu eğitime entegre edemiyoruz?
Sms ve sosyal medya kullanımı öğrencilerin öğrenmesine
yardımcı olabilir mi? Montreal üniversitesinde yapılan araştırmalar bunu
doğruluyor. Sosyal medya ve sms kullanımı, öğrencilerin ödevleri konusunda daha
organize olmalarını, onlara bu ödevleri yapmalarında, gelişim göstermelerinde
önemli rol oynadığını gösteriyor. Aynı şekilde öğrencilerin velileri ile
irtibat kurmak, onlara brifing vermek ve öğrenci-veli-öğretmen üçgeninde sağlam
bağlar kurmak için de ideal bir yol olduğu unutulmaması gereken bir gerçek.
Amaç, öğrencinin günlük attığı yada aldığı günlük 150
mesajdan rahatsız olması yada zaman kaybına uğraması değil, daha çok sosyal
medya ve sms kullanımı sunan uygulamaların keşfi, kullanımı, bilgiye doğru ve
hızlı şekilde ulaşması ve araştırma-merak duygusunun daha da geliştirilmesidir. Dünya çapında 1 milyon’a yakın öğrencinin kullandığı REMIND gibi uygulamalar
her gün daha da yaygınlaşıyor. Bu uygulama gibi şu an popüler olan birçok
uygulama sunmak da mümkün ( Whats app, Twitter vb.)
Aşağıda, öğrenciler ve veliler için sosyal medya ve
mesajlaşma uygulamaları kullanmalarının birkaç avantajını bulabilirsiniz:
Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı,
öğrenciye ev ödevleri konusunda yardımcı olabilir.
Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı,
sınavlar öncesi hangi konulara daha fazla yoğunlaşması, hangi konularda daha
zayıf olduğunu bildirmek için önemli rol oynayabilir.
Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı,
öğrencilerin proje ve ödevlerinin hazırlık aşamalarında yardım alabilmeleri
için bir ışık olabilir.
Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı,
öğrencinin yazım hataları ve dilbilgisi kurallarına uygun yazım kurallarını
daha iyi benimsemesi için bir fırsat olabilir.
Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı,
öğrencinin öğretmeni ile konuşamadığı konuları, daha kolay şekilde
paylaşabilmesini sağlayabilir.
Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı,
velilerin çocukları konusunda öğrenim süreçleri hakkında anlık bildirim
almalarını sağlayabilir.
Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı,
velilere öğrencilerin ev ödevlerini bildirmek için iyi bir yol olabilir.
Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı,
velilere çocuklarının devamsızlıkları konusunda haber vermek için
kullanılabilir.
İnternet, günümüzde bilgi teknolojilerinin devam eden
gelişim sürecinde varılan son aşamadır. İnsanlar internet ağını kendi bilgi
araştırmaları için kullanmalarının yanı sıra, iletişim kurmak, internet
dünyasında gezinmek vb. gibi farklı amaçlar için de kullanabilmektedirler.
Günümüzde bilgi iletişim teknolojilerinin herkes için ulaşılabilir olması
nedeniyle internet teknolojik bir demokrasi sunmaktadır. Ayrıca süreklilik arz
eden bir ilerleme ve bilgi saydamlığı, internet kullanıcıları için küresel bir
anlam ifade etmektedir. Sosyal medya geleneksel medyanın aksine sıfır maliyetle
kullanılır, erişim imkânları daha kolaydır, kullanım bakımından basitlik arz
eder ve üzerinde değişimi kolay olduğunda sabitlik söz konusu değildir. Sosyal
medyanın hızlı geri bildirimi kullanıcı açısından önemlidir.
Öte yandan sosyal medyanın birtakım dezavantajları da
bulunmaktadır. Bunlardan biri çok hızlı yayılması sonucu takibinin ve
kontrolünün zorlaşmasıdır. Sosyal ağlar, sosyal medyanın ilgi çekmesinde büyük
bir öneme sahiptir. Günümüzde birçok sosyal ağ sitesi ortaya çıkmış ve
insanların iletişimini, etkileşimini, işbirliğini etkilemiştir. Farklı
kullanım, farklı içeriklere sahip olan ağlar, insanların saatlerce sanal
ortamda kalmasını sağlayan etkileyici öğelerdir. Çevrim içi sosyal ağlara
katılan kullanıcılar gerçek kimlikleri ile sosyal ağlar üzerinde yer
almaktadır. Sosyal ağlar birbiriyle ilgili ya da değişik bilgileri içinde
bulunduran değişik etkilerin söz konusu olduğu bir grubu ifade etmektedir.
Sosyal ağ, bilginin ağa üye kişiler arasında paylaşılmasını ve üyeler arasında
yayılmasını sağlamaktadır.
Çevrimiçi sosyal ağ, sosyal teknolojiler sayesinde bir grup
insan tarafından kullanılan etkinlikler bütünü şeklinde tanımlanmaktadır.
Sosyal ağlar genel olarak aşağıdakileri içerir: Sosyal siteler (MySpace,
Facebook, Twitter…), fotoğraf paylaşım siteleri, video paylaşım, profesyonel ağ
siteleri, bloglar, wikiler, içerik etiketleme vb. Genellikle, sosyal ağ
sitelerindeki üyeler, biyografi leri, fotoğrafl arı ve bazı diğer kişisel
bilgilerinin yer aldığı alanlarla, kişisel profi l sayfasına sahiptirler.
Sosyal yazılımlarda Anahtar kelimeler “sosyal içerik” tir. Sosyal içerik olan
resimler, ses dosyaları, web adresleri, video klipler, sunular, etkinlik
duyuruları veya diğer medya türleri örnek verilebilir. Bu gibi sosyal nesneler,
sosyal ağların sunduğu olanaklar doğrultusunda kullanılabilir, paylaşılabilir
veya yeni teknolojilerin gelişimi ile birlikte, sosyal ağ ortamları kişisel
ifadeler, içerik üretimi vb. iletişim için yeni hizmetler sağlamaktadır.
Bu gibi uygulamalar sayesinde insanlar arasındaki küresel
bağlantıda yeni bir dönem başlamıştır. Bu sosyal ağların kullanımları ve
dijital okuryazarlık sayesinde düşünceler ve yenilikler, dünya üzerinde eskiden
olmadığı kadar hızlı bir biçimde yayılmaktadır. Sosyal ağ teknolojilerinin
birçok özelliği ve olanaklarının olması öğretmenlerin eğitim-öğretim
süreçlerini aktif, yaratıcı, işbirlikli öğrenme ile desteklemelerine, öğrenci-öğrenci,
öğrenci-içerik ve öğretmen-öğrenci etkileşimini artırmada, öğrencilerin
araştırma sorgulama ve problem çözme becerilerini kullanmaları ve
geliştirmeleri konusunda destek olmaktadır. Bu denli yaygınlaşan sosyal ağlar,
eğitim- öğretim sürecinde farklı amaçlarla etkili bir şekilde kullanılmaktadır.
Bu araştırmada amaç, Eğitim fakültesinde okumakta olan
öğretmen adayı öğrencilerin bilgi iletişim teknolojilerinden sosyal ağları
kullanım alışkanlıklarını ve ne amaçla nasıl kullandıklarını belirlemek, bu doğrultuda
bir takım değerlendirme sonuçlarını ortaya koymaktır. Bu araştırmada nitel
araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Bu amaca
ulaşmak için veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan
görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunun hazırlanmasında kolay anlaşılır
olma, çok boyutlu sorular sormaktan kaçınma, açık uçlu sorular sorma,
yönlendirmekten kaçınma, alternatif sorular ve sondalar hazırlama, farklı
türden sorular yazma ve soruları mantıklı bir biçimde düzenleme ilkeleri
dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgular ışığında sonuçlar yorumlanacaktır.
Pazar payı büyük markalar veya pazara nüfus etmeye çalışan yeni markalar sosyal medyanın gücünü arkalarına almak istiyorlar. Buraya kadar doğru. Peki, bütün markalar bu gücü doğru kullanabiliyor mu? Evet, markalar için sosyal medya büyük bir güç ve bu gücün doğru kullanıldığından emin olmak gerekir. Pirelli’nin reklam filminde kullandığı slogan ile konunun önemini hatırlatmak istiyorum.
Bu yazıyı kaleme alma sebebim, içerik yönetimi konusunda
freelance destek verdiğim markalardan birinin oldukça sağlam adımlarla
ilerlemesine rağmen sosyal medyada aynı başarıyı gösteremiyor olmasıdır. Destek
verdiğim bu markanın davranışlarından yola çıkarak aynı hataya düşen başka
markalar da keşfettim. Gördüm ki bu ölümcül bir hata! İyi bir iş yapmak
isterken, marka itibarına zarar vermek veya maddi kaynaklarımızı işe yaramaz
bir çalışmayla israf etmek doğru olmasa gerek. Şimdi bu hatalar üzerinden giderek,
asıl olması gerekeni belirtelim.
Peki, sosyal medyayı yanlış kullanan markaların hataları
nelerdi?
1- Herhangi bir
içerik planlaması yapmamak
Arkadaşlar, planlamanın önemini bu yazı altında tartışmamız
gereksiz olur diye düşünüyorum. Elbette, planlama olmadan başarı yalnızca
tesadüf olur. Şansa inananlardan değilseniz, sosyal medya içerik planlaması
yapmadan iyi bir iş çıkarabileceğinize de inanmamalısınız.
İyi bir içerik planlaması için gerekli tüm öğeleri bir araya
getirmeye çalışın. Ben söyleyeyim mi? Çok basit:
Bir adet excel tablosu,
Bir adet içerik yazarı (markanızın yazılı iletişim ve içerik
yayın kanallarını yöneten, haliyle pazarlama becerisi olan bir yazardan söz
ediyorum),
Bir adet görsel tasarımcı (Görsellerin sosyal medya
etkileşimi için ne kadar önemli olduğunu biliyor olmalısınız).
İçerik yöneticiniz haftalık veya aylık sosyal medya içerik
planlamasını excel üzerinde yapar. Excel tablosunda hangi gün, hangi
kompozisyonun paylaşılacağını açıklar. Çeşitli kurgular yapar ve bu kurgularda
kullanılacak metinleri belirtir. Görsel tasarımcınız ise bu tabloya bakar ve
istenilen görsellerin hazırlanmasını sağlar. Ardından içerik yöneticiniz veya
sosyal medya hesaplarınızla ilgilenen kişi bu kompozisyonların, tablodaki
tarihlere uygun şekilde paylaşılmasını sağlar.
Sosyal medya içerik planlamasında periyodik tekrar eden
içerik türleri (kategoriler) oluşturmak etkilidir. Örneğin haftada 7 paylaşım
yapılıyorsa bu paylaşımların ne türden paylaşımlar olacağı da planlamanın bir
parçasıdır.
Örnek:
Haftada en az bir kez blog yazılarımıza çağıran paylaşım,
Haftada x kez hedef kitlemizin ilgilenebileceği sosyal
sorumluluk mesajı,
Haftada y kez ilginç bilgiler,
Haftada z kez abc konulu paylaşım…
Bu kategoriler tamamen örnek olması içindir. İlla bu tür
paylaşımlar yapın demiyorum ancak ne tür paylaşımların yapılacağı hakkında
sınırları belirlenmiş kurallar oluşturun demek istiyorum. Bu sınırlar, vakti
zamanı geldiğinde parlak bir fikir ile yeniden esnetilebilir.
2- #Hashtag
bombardımanına tutmak
Blog yazılarında hedeflediği anahtar kelimeyi tekrar
etmekten yazının anlam ve bütünlüğünü bozan yüzlerce yazar gördüm. Tam buna
gözüm alışmıştı ki o da nesi? Benzer bir çılgınlık sosyal medyada türedi.
Yaptığı paylaşımın herkes tarafından görülmesini isteyen markalar sosyal medya
için anahtar kelime görevi gören hashtagleri tüm bonkörlüğüyle kullanmaya
başladı. Ortaya ise “ben bir reklamım” diye bağıran sosyal medya paylaşımları
çıktı.
Bunu yapmayın. Bir paylaşımda 10 tane hashtag kullanmak tüm
kompozisyonu tek hata ile hiç etmek demektir. Benim önerim, mesajın sonuna
gelecek şekilde maksimum 3 adet hashtag kullanılmasıdır. Daha iyi bir öneri
isterseniz, 1 adet hashtag bile bazen fazladır demek istiyorum.
Örnek: Yastık satan bir markanız varsa, sosyal medyada şu
güzel mesajın ardına o hashtagleri dizmeyin.
3- Sosyal medyada
görsel ile mesajı birleştirememek
Markalar için sosyal medya paylaşım görsellerinin usta
ellerde hazırlanması gerektiğini söylemiştim. Söylemediğim önemli bir ayrıntı
daha var. Onu da şimdi söylüyorum:
Vermek istediğiniz mesajın özünü –en kısa cümlelerle–
görselin üzerine yerleştirin. Yani görselleri birer haber manşeti gibi
kullanın. Paylaşımın alt bağlantı kısmında ya da üst bilgi kısmında olması
gereken başlığı görsel üzerine yazın.
Örnek: Bilgisayar satıcısıysanız, paylaşım için
hazırladığınız bilgisayar görseline tam ortadan renkli bir şerit çekin. Şeridin
üzerine ise “neden bu kadar sessiz çalıştığını biliyor musunuz?” gibi bir mesaj
atın. Bu tamamen temsili bir örnektir. Resmi tam ortadan bölmek zorunda
değilsiniz. Dikkat etmeniz gerekenler şunlar:
Görsel üzerindeki yazılı mesaj rahatlıkla okunabiliyor
olmalı. Arkaplan renginden veya yanlış boyutlandırmadan kaynaklanan okunma
zorlukları olmamalı.
Görsel üzerindeki metnin 7 kelimeyi geçmemesi, okunma ve
tıklanma oranını artırır. Derdinizi ne kadar az kelime ile anlatırsanız o kadar
fazla tıklanma alacaktır. Bu da deneyimle sabit bir önerimdir.
4- İlgi çekmek için
marka imajını zedelemek
Buraya kadar bahsettiğim konulara önem vermezseniz zaten
marka imajınız olumsuz etkilenecektir. Bu durumda sosyal medya kadar büyük bir
gücü, sizi yıpratan güce dönüştürmüş olabilirsiniz. Önceki 3 maddenin doğru
uygulanması konusunda anlaştığımızı düşünerek 4. ve çok önemli diğer maddeyi
açıklıyorum:
Markalar için sosyal medya paylaşımının başarısını ifade
eden tek kriter çok tıklanması (etkileşim) değildir. Evet, bu öncelikli
beklentilerimizden biridir ancak tek başına değerlendirilmemesi gerekir. Sırf
birileri tıklasın diye insanların sosyal medyada en çok görmek istediği komik
paylaşımları kullanmak isteyebilirsiniz. O halde tehlikeli sulardasınız
demektir. Mizah kesinlikle işe yarar fakat ince bir mizahçınız yoksa markanızın
ciddiyetini bozabilirsiniz. Bence her işi uzmanına bırakmakta fayda var.
İnsanlara, koltuktan düşürücü kahkahalar attırmak, ticari
amacı olan bir işletmenin değil; komedi sayfalarının işi olsa gerek. Eğer mizah
konusunda çok emin değilseniz, tebessüm ettirecek paylaşımlar kurgulamaktan
daha fazlasını düşünmeyin. Zorlamayın. Kaş yaparken marka itibarınızı
zedelemeyin.
5- Sadece tanıtım
odaklı olmak
Markalar için sosyal medya, düşük maliyetli ve yüksek
dönüşümlü reklam kanallarından biridir. Maliyetlerin düşük olması orayı sonuna
kadar sömürmemiz gerektiğini göstermez. Sayfanızı takip eden insanları
bıktıracak türden reklam içerikli paylaşımlar yapmayın. Elbette, markamız için
sosyal medyayı yine bir pazarlama kanalı olarak kullandığımızı biliyorum. Tam
da bu yüzden uyarıyorum:
Markanızın hitap ettiği kitle bellidir. Örneğin, kadınlara
yönelik bir ürün satıyorsanız, kadınların sevebileceği çeşitli paylaşımlar
yapın. Birinci maddede bu konudan bahsetmiştim. Kadın haklarını savunan sosyal
medya paylaşımı yapmak ürün satışlarınızı anlık olarak etkilemeyebilir ancak
markanız ile tüketiciler arasında duygusal bir bağ oluşmasını destekler. Hele
de görselin bir köşesine, rahatsız etmeyecek boyutta marka logosu koyarsanız
alın size marka bilinirliği (göz aşinalığı) çalışması
Sermaye Gerektirmeyen Evden Yapılabilecek İş Fikirleri
Eğer iş kurmak istiyorsanız sermayenizin olmaması sizi engelleyen faktörlerden birisi olabilir. Sermayeniz olmadığı için kendi işinizi kuramıyorsanız, sizlere çok güzel bir haberimiz var! Sermayeniz olmadan da kendi işinizi kurabilirsiniz!
Kendi işimi kurmak istiyorum, ancak sermayem yok diyorsanız tam doğru yere geldiniz. Sizin için sermaye gerektirmeyen ve evden yapılabilecek iş fikirlerini tek bir başlık altında topladık!
1 – Online Ders Vererek Para Kazanın
Eğer ilgi çekici bir konuda yeteri kadar bilgiliyseniz, kendinize güveniyorsanız veya yeteneğiniz olduğunu düşünüyorsanız, bu bilgilerinizi başkalarına öğreterek para kazanabilirsiniz!
İnternet kullanımının artması ve dijital iletişim araçlarının önem kazanmasıyla birlikte bilgiye erişim oldukça kolaylaştı. Özellikle pandemi döneminde online dersler almak herkes için normalleşti.
Eğitim deneyimi olan, veya insanlara bir şeyler öğretmeyi seven bir birey olarak evde iş fikirleri arıyorsanız, kesinlikle online ders vermeyi düşünmelisiniz!
Peki nasıl online ders vererek nasıl para kazanabilirim?
Online ders vererek nasıl para kazanabilirim? Sorusunu kendinize soruyorsanız, bu sorunun cevabı çok basit! Aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz.
Öncelikle eğitim vereceğiniz konuya karar verin.
Sonra, bu konuyla ilgili kısa bilgiler veren sosyal medya içerikleri yaratın.
Bu içerikleri Facebook, YouTube, TikTok, Instagram gibi platformlardan paylaşın.
Takipçi kitlesi geliştirdikten sonra paralı online kurslar vermeye başlayabilirsiniz.
Udemy gibi platformlara derslerinizi yükleyerek daha fazla müşteriye ulaşabilirsiniz.
2 – CV ve Niyet Mektubu Yazarak Para Kazanın
Eğer kaleminize güveniyorsanız sizin için çok güzel iş fikirlerimiz var!
Bunlardan birincisi CV ve niyet mektubu yazarak para kazanmak.
İyi bir CV nasıl hazırlanıyor biliyorsanız, niyet mektubu yazmak konusunda deneyimliyseniz başka insanlar için de bu belgeleri yazma hizmeti verebilirsiniz.
Özellikle bu belgeleri İngilizce olarak hazırlayabiliyorsanız çok daha şanslısınız! Böylece yurt dışına iş yaparak Fiverr veUpwork gibi platformlar sayesinde dövizle para kazanabilirsiniz.
Tabii ki ülkemizde de CV ve niyet mektubu konusunda danışmanlık verebilecek insanlar için talep oldukça yüksek. Bu işleri Türkçe olarak yapmak istiyorsanız, Armut ve Bionluk gibi platformları kullanabilirsiniz.
3 – İnternetten Çeviri Yaparak Döviz Kazanın
Birden fazla dilde yetkin misiniz? İkisi arasında etkili bir bilgi akışı sağlayabileceğinizi düşünüyor musunuz? Peki yazma yeteneğinize güveniyor musunuz?
Eğer bu sorulara cevabınız olumluysa o zaman size en uygun iş fikirlerinden birisine denk geldiniz!
Dil bilgilerinizi online çeviri hizmetleri sağlamak için kullanarak para kazanabilir, önce freelance olarak başlayıp, sonra büyüyerek kendi işinizi bile kurabilirsiniz.
Üstelik çeviri yaparak döviz kazanma şansınız bile var!
Proz.comveTranslators Cafe gibi internet siteleri sayesinde Türkçe çeviriye ihtiyacı olan şirketler ile iletişime geçebilir, başka bir dil ve Türkçe arasında çeviri hizmetleri sunabilirsiniz. Bu sayede çeviri yaparak para kazanabilirsiniz.
4 – Sanal Asistanlık Yaparak Gelir Elde Edin
Eğer insan ilişkilerinize ve organizasyon yeteneğinize güveniyorsanız sizin için çok güzel bir iş fikrimiz var!
Diğer online işletmelere, temel olarak internetten gelir kazanan girişimcilere ve uzmanlara sanal asistanlık yaparak para kazanabilir, hatta yabancı dilinize güveniyorsanız dövizle bile gelir sağlayabilirsiniz.
Sanal asistanlar işletmelerin ve müşterilerinin idari işlerini uzaktan çalışarak yerine getirir. Bu işler takvim organize etmek, telefon aramaları gerçekleştirmek, seyahat planlarını ayarlamak ve e-posta hesaplarını yönetmek olabilir.
Eğer yurt dışı şirketler için sanal asistanlık yapmak istiyorsanız, Fiverr ve Upwork gibi siteleri kullanabilirsiniz.
Bizim ülkemizde ise yine Bionluk ve benzeri platformlardan yararlanarak müşteri bulabilirsiniz.
5 – Moda Danışmanlığı Yaparak Para Kazanın
Biraz daha yaratıcı evde iş fikirleri arıyorsanız, moda danışmanlığı yapmak tam size göre bir seçenek olabilir!
Eğer moda anlayışınızı seviyorsanız, kendinizi durmadan arkadaşlarınıza moda ve stil tavsiyeleri verirken buluyorsanız ve görsel uyum konusunda yeteneklerinize güveniyorsanız, moda danışmanlığı yaparak para kazanabilirsiniz!
Giyimlerine önem vermek isteyen, ancak modayı takip etmeye vakti olmayan bir çok insan, moda danışmanlarının hizmetlerinden yararlanmayı tercih ediyor.
Üstelik bu işi online olarak yapmak da mümkün!
Gelişen teknoloji sayesinde önerdiğiniz kıyafet ve takıları müşterilerinize internet üzerinden gönderebilir, online görüşmelerle tavsiye verebilirsiniz.
6 – E-Kitap Yazın ve Gelir Elde Edin
Kalemine güvenenlere verebileceğimiz iş fikirleri gerçekten bol! Bunlardan birisi de e-kitap yazıp internet üzerinden yayınlamak.
Eğer aklınızda kitap yazmak için bir fikir varsa bunu gerçeğe dökebilir ve birçok online hizmet sayesinde hemen yayınlamaya başlayabilirsiniz.
Wattpadüzerinden hikayelerinizi önce bedavaya yayınlayarak okuyucu kitlenizi genişletebilirsiniz.
Kitabınızın başarılı olması durumunda ise Wattpad tarafından bunun bir e-kitap’a dönüştürülmesini talep edebilir ve para kazanmaya başlayabilirsiniz.
7 – Grafik Tasarım Çalışmaları ile Para Kazanın
Yaratıcı insanlar için iş fikirleri seçeneklerimizden birisi ise grafik tasarım!
İnternet üzerindeki neredeyse her işletmenin grafik tasarım hizmetlerine ihtiyacı var.
Logo tasarlamaktan, internet sayfalarında bulunacak görsellere, sosyal medya tasarımlarından, broşürlere kadar bir çok işin grafik tasarımcıların elinden geçmesi gerekiyor.
Eğer siz de grafik tasarım yeteneğinize güveniyorsanız bir grafik tasarım işi kurabilir, veya freelance olarak tasarımcılık yapabilirsiniz.
Yine Fiverr, Upwork ve Behance gibi platformları bularak yurt dışından müşteri bulabilir, döviz ile para kazanabilirsiniz.
8 – Podcast Yayınlayarak Para Kazanın
Eğer size online para kazandıracak iş fikirleri arıyorsanız, başka bir seçeneğiniz de podcast yayınlayarak para kazanmak.
Aklınızda güzel bir podcast fikri, konuşmak istediğiniz ilginç bir konu varsa, veya sadece arkadaşlarınızla yaptığınız muhabbetin kalitesine güveniyorsanız Spotify gibi bir çok farklı platformdan podcast yayınlayabilirsiniz.
Konu para kazanmaya gelince ise benimseyebileceğiniz farklı taktikler bulunuyor. Örnek vermek gerekirse:
Patreon ve benzeri platformlar aracılığıyla kitlenizden destek alabilirsiniz.
Popüler bir podcast üretmeniz halinde sponsor alabilirsiniz.
Doğal reklamları içeriğinize entegre edebilirsiniz.
Evden para kazanmak istiyorsanız e-ticaret yapmak kesinlikle düşünmeniz gereken bir seçenek!
Biz de bunun için e-ticaret yapmak ile alakalı evde iş fikirlerini bu başlık altında topladık. Hemen okumaya başlayarak neler yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz.
1 – İnternetten El Yapımı Ürünler Satın
E-Ticaretin bu kadar önem kazandığı bir dünyada, iş fikirleri listemizde internetten ürün satmakla ilgili bir konu olmazsa olmaz!
Eğer herhangi bir el beceriniz, yeteneğiniz veya bir ürünü üretmekle ilgili deneyiminiz varsa, tam aradığınız iş fikrini bulmuş olabilirsiniz.
Konu üretebileceğiniz ürünler olunca da seçenekleriniz bir hayli fazla. İşte bazı fikirler:
Doğal taş, ip, deniz kabuğu gibi malzemelerden el yapımı takılar üretin.
Markasız, düz giyim ürünlerini toptancılardan alıp, kendi tasarımlarınızı ekleyin.
El yeteneğinizle dekorasyon ürünleri tasarlayın.
El yapımı çikolata üretin!
Siparişe özel çiçek buketleri hazırlayın.
Bunlar satabileceğiniz el yapımı ürünlerden sadece bazıları. Konu el yapımı ürünler olunca tek limit sizin yaratıcılığınız!
Ne satacağınıza karar verdikten sonra ise ikas ile hemen e-ticaret sitenizi oluşturabilirsiniz ve ürünlerinizi kolaylıkla yükleyerek hemen internetten satış yapmaya başlayabilirsiniz. Eğer e-ticarete yeni başlıyorsanız merak etmeyin, müşteri destek ekibimiz yolculuğunuzun her adımında yanınızda olacak!
El yapımı ürünleri pazar yerlerinde satmak istiyorsanız mutlaka Etsy’de Satış Yapmak adlı içeriğimize göz atın!
2 – Mikro İhracat Yaparak Döviz Kazanın
Eğer e-ticaret ile alakalı iş fikirleri arıyorsanız, sizin için çok güzel bir haberimiz var!
Özellikle dövizle para kazanmak istiyorsanız, mikro ihracat tam aradığınız iş modeli olabilir!
Mikro ihracat, 300kg ve 15 bin Euro limitini aşmayan ürün ve hizmetlerin ETGBkapsamında yurt dışına satılmasına verilen isimdir.
Eğer aklınızda yurt dışına satabileceğiniz bir ürün veya hizmet varsa, mikro ihracata başlamanız aslında düşündüğünüzden çok daha kolay!
E-Ticaret siteniz hazır olduktan sonra, Etsy ve diğer yabancı pazar yeri entegrasyonlarımız sayesinde ürünlerinizi yurt dışına satmaya başlayabilir, Navlungo entegrasyonumuz ile kargolarınızı rahatlıkla yollayabilir ve satış yaptıktan bir hafta sonra döviz cinsinden ödemenizi alabilirsiniz.
Hızlı bir şekilde başlanabilecek evde iş fikirleri arasında dropshipping yaparak e-ticarete atılmak var!
Özellikle e-ticaretin ürün bulmak, stoklamak gibi kısımlarıyla değil de pazarlama ve satış kısımları ilginizi çekiyorsa dropshipping tam aradığınız iş fikri olabilir!
Dropshipping, diğer adıyla stoksuz e-ticaret, ürünün satıcı tarafından hiç stoklanmadığı, direk olarak tedarikçiden alıcıya kargolandığı ürün modelidir.
Kısacası, satıcı müşterilere ürün pazarlar ve müşteri ürünü satın alınca bu siparişi tedarikçiye bildirir. Tedarikçi de ürünü direkt olarak müşteriye kargolar.
Böylece satıcı, yani perakendeci, ürün envanteri, lojistik ve kargolama işleriyle uğraşmadan satış yapmış olur. Tedarikçi ise ürünlerini kendisi pazarlamaya ve satmaya ihtiyaç duymadan pazara sürmüş olur.
Eğer evde iş fikirleri arıyorsanız Türkiye’nin en büyük pazar yerlerinden birisi olan Trendyol’da satış yapmak tam aradığınız seçenecek olabilir!
Her ne kadar komisyon oranları biraz yüksek olsa da, Trendyol’da satış yapmaya başlayarak e-ticarete ilk adımlarınızı atabilirsiniz.
Özellikle hazır satabileceğiniz ürünler varsa Trendyol sizin için çok iyi bir seçenek olabilir.
Daha fazla bilgi almak istiyorsanız Trendyol’da Satış Yapmak ile ilgili içeriğimize göz atmayı unutmayın!
5 – Print-On-Demand ile Tasarımlarınızı Satın
Tasarım yeteneklerinizi e-ticaret ile birleştirip, dropshippingin rahatlığını da deneyimlemek istiyorsanız, print-on-demand tam aradığınız evde iş fikirleri arasında olabilir!
Print-on-demand, yani istek üzerine baskı, dijital tasarımların sipariş üzerine tedarikçi tarafından ürünlere basılıp kargolandığı e-ticaret türüdür.
Kısacası print-on-demand şu şekilde işler:
Satıcı veya tasarımcı, yaptığı dijital tasarımı tedarikçiye iletir.
Tasarımın hangi ürünler üzerinde, ne şekilde duracağını belirler.
Bazı tedarikçiler ürünün pazarlama ve satışını kendisi yapar, diğerleri ise bunu satıcıya bırakır.
Bir alıcı, üzerinde bu tasarım olan bir ürün istediğinde, tedarikçi tasarımı ürüne basar ve alıcıya kargolar.
Tasarımcı/satıcıya bir komisyon tutarı ödenir. Veya tedarikçi kendi hizmet bedelini keser ve gerisi perakendeciye kalır.
E-ticaretyaparak para kazanmak istiyorsanız, satabileceğiniz ürün çeşitlerinden birisi dayanıklı gıda ürünleridir.
Konu e-ticaret iş fikirleri olunca birçok insan genellikle internetten gıda ürünleri satabileceklerini düşünmüyor. Özellikle kendi elleriyle, evde üretebilecekleri gıda ürünleri ile para kazanma fikri, insanlara çok fazla mümkün gelmiyor. Ancak evde yemek yapıp satmak sizin için oldukça kârlı bir ek gelir kapısı olabilir.
Peki evden hangi gıda ürünlerini satabilirsiniz? İşte bazıları:
İnternetten Para Kazanmak İçin Sosyal Medya İş Fikirleri
Eğer evden yapılabilecek iş fikirleri arıyorsanız, sosyal medya üzerinden para kazanmak mutlaka aklınızda bulundurmanız gereken bir seçenek. Biz de bu başlık altında sosyal medya üzerinden farklı para kazanma yöntemlerinden bahsedeceğiz.
1 – Sosyal Ticaret Yapın
Sosyal ticaret, direkt olarak sosyal medya platformlarından satış yapmaya verilen isimdir. Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında mağaza açarak ürünlerinizi satabilir, böylelikle sosyal medya üzerinden para kazanmaya başlayabilirsiniz. Özellikle geniş bir takipçi kitleniz varsa satış yapmanız daha da kolay olacaktır.
Sosyal ticaret sayesinde:
Müşterileriniz sosyal medya platformlarını terk etmeden alışveriş yapabilir.
Ürünlerinizi kolaylıkla satabilirsiniz.
Birçok farklı e-ticaret modelini sosyal medya üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.
Ürünlerinizi içerikler ile birleştirip pazarlayabilirsiniz.
2 – Sosyal Medya Hesapları Büyütün ve Satın
Sosyal medya hesaplarını büyütüp satmak, size gerçekten iyi para kazandıran bir iş fikri olabilir. Özellikle niş konularda içerik üreten ve aktif bir takipçi kitlesi olan hesaplar takipçi sayılarına bağlı olarak olarak 500TL-10000TL arası fiyatlara satılabilir.
Eğer sosyal medya hesap yönetimi yeteneklerinize güveniyorsanız, farklı konularda değişik kitlelere hitap eden hesaplar açıp, büyütüp, internet üzerinden satabilirsiniz. Boş vaktinizde tek bir hesap üzerine yoğunlaşarak ek gelir elde edebileceğiniz gibi, aynı anda birçok farklı hesap büyüterek bu girişiminizi tam zamanlı bir işe de çevirebilirsiniz.
3 – Takipçi Kitlenizi Genişletin ve Influencer Olun
Eğer sosyal medya konusundaki yetenekleriniz üst seviyedeyse, içerik üretimini seviyorsanız ve kişisel bir marka yaratabileceğinize inanıyorsanız influencer olmayı deneyebilirsiniz!
Merak etmeyin, sosyal medya da influencer olmak, geleneksel yollardan ünlü olmak kadar zor ve şans gerektiren bir iş değil. Kendinize iyi araştırılmış bir hedef kitle bulup, bu kitleye özel içerik üretmeniz durumunda yavaş yavaş takipçi sayınızı büyütmeye başlayabilirsiniz.
Sosyal medya takipçi sayınız arttığında ise para kazanmak için kullanabileceğiniz birçok yöntem bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse:
Sponsorlu içerik üreterek para kazanabilirsiniz.
Kendi ürünlerinizi üretip takipçilerinize satabilirsiniz.
Markalarla uzun süreli ortaklıklar kurabilirsiniz.
Patreon gibi hizmetler kullanarak takipçilerinizden bağış toplayabilirsiniz.
Sosyal medya üzerinden para kazanmak istiyorsanız ancak bireysel olarak kendinizi ön plana koymak, veya hesap satmak istemiyorsanız, işletmelere ve markalara sosyal medya danışmanlığı vermek aradığınız evde iş fikirleri arasında olabilir!
Burada ise seçebileceğiniz birden fazla yol var:
Kendi sosyal medya ajansınızı kurabilirsiniz.
Freelance olarak şirketlere danışmanlık yapabilirsiniz.
Sosyal medyada ünlü olmak isteyen insanlara koçluk yapabilirsiniz.
Uzaktan Çalışmak İsteyenler İçin İş Fikirleri
Eğer kendi işinizi kurmak yerine, başka bir işletmeye uzaktan hizmet vererek para kazanmak istiyorsanız aşağıda sıralayacağımız iş fikirleri ilginizi çekebilir! Bu iş fikirlerini freelance olarak yapabileceğiniz gibi, uluslararası firmalarla uzaktan çalışarak sözleşmeli veya kadrolu olarak da yapabilirsiniz.
1 – Uzaktan Müşteri Hizmetleri
Eğer müşteri hizmetleri veya teknik destek konularında deneyiminiz varsa uzaktan çalışan bir müşteri hizmetleri temsilcisi olabilirsiniz! Artık birçok şirket, uzaktan çalışabilecek müşteri hizmetleri görevlileri arıyor. Özellikle yabancı diliniz varsa, uluslararası bir şirkete, oturduğunuz yerden müşteri hizmeti vererek dövizle para kazanabilirsiniz. Son dönemlerde özellikle Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça gibi dilleri ana dili seviyesinde bilenler için bu alanda birçok imkan bulunuyor.
2 – Uzaktan Satış Temsilcisi
Müşteri hizmetleri iş fikrinde olduğu gibi, uzaktan telefonda satış temsilciliği yapabilecek insanlar için de birçok iş imkanı var. Ve yine istenilen bir yabancı dili konuşabiliyorsanız, uluslararası şirketler için satış temsilciliği yapma şansınız da bulunuyor.
Tabii ki büyük şirketlerle bu konuda çalışmaya başlamadan önce satış temsilciliği konusunda deneyiminiz olması şartı aranabilir. Bu sebeple hiç deneyiminiz yoksa, bu konuda online staj şansı veren işletmelerden başlamayı düşünebilirsiniz.
3 – SEO Uzmanı
Dijital pazarlama konusunda en çok ilgi çeken konulardan birisi de SEO. Özellikle Google ve Facebook reklamlarındaki rekabetin artması sebebiyle birçok işletme kendilerine doğal trafik getirecek SEO alanına yönelmek istiyor. Bu konuda ise gerçekten bilgili olan insan sayısı bir hayli az. Kısacası SEO alanında bilginiz varsa, veya kendinizi geliştirebileceğinize inanıyorsanız, şirketlere freelance olarak SEO hizmetleri vermek aradığınız iş fikirleri arasında olabilir. Kendinizi yeterince geliştirdiğinizde kendi ajansınızı bile kurabilir, böylece işletme sahibi olabilirsiniz.
4 – Google ve Facebook Reklamları Yöneticisi
Google ve Facebook reklamları konusunda bilgiliyseniz, rahatlıkla hedef kitleyi yakalar, bütün kampanyaları optimize eder ve en iyi sonuçları veririm diyorsanız, performans pazarlama reklamlarını yöneterek internetten para kazanabilirsiniz!
Her ne kadar son zamanlarda SEO daha fazla dikkat çekmeye başlayan bir dijital pazarlama yöntemi olsa da, hala performans pazarlama reklamlarına olan ilgi oldukça büyük. Bu sebeple bu konudaki yeteneklerinizi freelance olarak pazarlayarak para kazanabilirsiniz. Hatta yabancı diliniz varsa, yurt dışındaki firmalarla uzaktan çalışmanız da mümkün!
İçeriklerini geniş kitlelere duyurmak isteyen herkes gibi siz de sosyal medyanın gücünü kullanmak istiyorsunuz. Sosyal medyada dönüşüm almak için periyodik paylaşımlar yapıyorsunuz. Buna rağmen sosyal medyada dönüşüm sağlama konusunda güçlük mü çekiyorsunuz? Yoksa durum daha mı vahim? Öyleyse: Facebook paylaşımlarınıza kimse tıklamıyor. Twitter’da kimse retweet yapmıyor, instagramda like’lanmıyorsunuz. Tüm bunlar yaşanırken başkalarının yaptığı sosyal medya paylaşımlarının çılgınlar gibi etkileşim alması “acaba nerede hata yapıyorum?” demenize sebep oluyor. Aslında hata yapmıyorsunuz. Sadece küçük bir eksiğiniz var. Birazdan paylaşacağım yöntemleri uygulamaya başladığınız anda sosyal medya paylaşımlarınızın tıklandığını, paylaşıldığını ve beğenildiğini göreceksiniz. Birazdan anlatacağım teknikler, bizzat tarafımdan denenmiş, ölçümlenmiş ve işe yaradığı tespit edilmiştir.
İNTERNET KULLANICILARININ DAVRANIŞLARINI DOĞRU ANALİZ EDİN
İnternet kullanıcılarının sosyal medyadaki davranışları ile arama motorlarındaki davranışları aynı değildir! Aradaki farkı siz de biliyor olmalısınız ancak paylaşım yaparken bu farkı göz ardı ettiğinizi düşünüyorum. Öyleyse hatırlatıyorum: İnsanlar arama motorlarını, bir bilgiye veya adrese ulaşmak için kullanırlar. Dolayısıyla ilk aksiyon çağrısı kendi zihinlerinde oluşur. Örnek “Kurumsal firmaların facebook paylaşımları nasıl olmalıdır?” sorusuna cevap arayan bir kişi en basitinden google’da arama kutucuğuna “kurumsal firmalar için sosyal medya kullanım teknikleri” tarzında bir arama terimi girer. Gördüğünüz gibi, kişi burada kendi kendine aksiyon almıştır. Sosyal medyada ise durum çok farklıdır. İnsanlar facebook veya twitter’ı açtığında (veya diğer mecralar) önce günün menüsüne bakarlar. Menü mü? Evet, zaman tüneli dediğimiz ana ekranda bağlantılı olduğunuz kişi veya sayfaların paylaşımlarını görürsünüz. Popüler hashtag’ler veya sponsorlu iletilerle karşılaşırsınız. Google gibi temiz bir sayfa ile karşılaşmazsınız. Peki, sosyal medya platformlarında alt alta dizilmiş yüzlerce iletiden hangilerine tıklarsınız? Tabi ki ilginizi çeken ve sizi aksiyona teşvik eden paylaşımlara. Bu durumda, kendiliğinizden aksiyon almak üzere değil; aksiyona davet edilmeniz üzerine tıklama yapmış olursunuz. İşte sosyal medya için başlık oluşturma tekniği ile arama motoru için başlık oluşturma tekniği arasındaki temel farklılık buradan gelir. İnsanlar arama motorlarını bizzat kendi ihtiyacına yönelik kullanırken, sosyal medyayı menüden ne seçeceğini düşünmek üzere kullanır. Peki, insanların gözleri sosyal medyada neyi arıyor, insanlar ne tür paylaşımlara daha çok tıklıyor? İşte cevabı:
SOSYAL MEDYADA İNSANLARIN İLGİSİNİ ÇEKEN PAYLAŞIMLARIN ÖZELLİKLERİ
Sosyal medyada en çok tıklanan içerikler genellikle şu yapılardadır:
eğlenceli,
espirili,
komik,
sıradışı,
haber değeri olan,
şaşırtıcı,
duygusal
ve aksiyon çağrısı olan paylaşımlar sosyal medyada dönüşüm sağlamaktadır. Bunu çoğumuz biliyoruz zaten. Şimdi şu soruya cevap arıyor olabilirsiniz: “İyi ama benim ürün veya markam bu kategorilere uygun değil. İnsanların tıklamasını istediğim bağlantıda bu tür konular da yok. Bu durumda benim sosyal medya paylaşımlarımda dönüşüm veya etkileşim olmayacak mı?” Eğer böyle düşünüyorsanız cevap vereyim: Tabi ki de dönüşüm olacak ve etkileşim alacaksınız. Paylaşımlarınız ne üzerine olursa olsun, onları dikkat çekici hale getirebilirsiniz. Bunu sağlamak, sadece kurgulayacağınız basit bir kompozisyona bakar. Şimdi o kompozisyonun özelliklerine geçelim. Özellikle tane tane anlatıyorum çünkü bu oldukça basit ama dikkatlice uygulanması gereken bir yöntem! KURAL 1: Doğru Görsel Kullanımı Diyelim ki ürün satışı yaptığınız bir web sayfası için facebook paylaşımı yapmak istiyorsunuz. Ürünün listelendiği web sitenizde, kullanılan görsel doğrudan ürüne ait beyaz oda fotoğrafı olabilir. Genellikle de öyle olur. Ürün sayfanızın URL adresini kopyalayıp facebook sayfanıza yapıştırdığınızda ise sayfadaki görsel otomatik olarak paylaşımın yanında veya üstünde belirir. İşte bu paylaşımı hiç değiştirmeden, bu şekilde onaylarsanız dönüşüm getirmeyecek olması muhtemeldir. Birkaç kişi dışında kimse tıklamayacak, paylaşımınızla ilgilenmeyecektir. Yapmanız gereken ise, sosyal medya paylaşımınız için belirlediğiniz kompozisyona uygun görsel kullanmaktır. Örneğin, camı kırılmayan bir cep telefonu satıyorsunuz. Bugün yapacağınız sosyal medya paylaşımında cep telefonunun işlemcisi, kamerası ve benzeri özelliklerinden ziyade camının sağlamlığı üzerine bir kompozisyon oluşturmak istiyorsunuz. Bu durumda, telefonun vitrindeki resmini paylaşmanın bir anlamı yoktur. Yanında bir çekiç ile aynı sehpa üzerinde duran telefon görseli paylaşmanız ise oldukça yerinde bir seçimdir. Bu sadece küçük bir örnek. Bu tür kurguları kafanızda çoğaltabilirsiniz. Anlaşabildiğimizi düşünüyorum 😉 DURUN BİR SANİYE! Sadece güzel bir görsel bulmak da yetmez. Şimdi o görselin üzerine yazacağımız metni düşünmemiz gerekiyor. İşte bitirici kısmı burası! Hemen açıklıyorum:
SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI İÇİN İLGİ ÇEKİCİ MANŞET ATMAK
Haber siteleri bu işi sinir bozucu bir şekilde yapar ve ne yazık ki işe yarar. Merak etmeyin, ben size haber siteleri gibi alakasız ve gereksiz manşetler atmanızı önermeyeceğim. Sadece konuyu biraz daha merak uyandırıcı hale getirmenizi sağlayacağım. Camı kırılmayan cep telefonu için yapacağımız paylaşım örneği üzerinden devam edelim. Görselin üzerine yazacağınız metin ne olurdu?
Kırılmaya karşı dayanıklı ekrana sahip xphone
Henüz ekranını kırabilen olmadı!
Yukarıdaki 2 manşet arasından hangisi dikkat çekici? Unutmayın siz facebookta gezinirken amacınız bir cep telefonu bulmak ve incelemek değildi. Bu durumda 1. manşetle ilgilenme olasılığınız düşüktür. Öte yandan 2.manşet cep telefonu arayışı olmayan insanların da dikkatini çekebilecek niteliktedir. “Allah Allah! Nasıl bir ekranmış bu, kimse kıramıyor?” Bu manşetleri uzun süre düşünmedim. Makaleyi yazarken anlık olarak aklıma geldi. Benim oluşturduğum 2 numaralı manşet, daha çok bir blog sayfasına yakışır nitelikte olabilir ama sizler bu örneği kendi ürün ve sitenize göre geliştirip kullanabilirsiniz. UNUTMAYIN: Manşet metnini aşağıdaki örnek paylaşımda olduğu gibi görselin üzerine yazacaksınız. Yani sosyal medya paylaşımını yapmadan önce küçük bir görsel düzenleme aracına ihtiyacınız olacak. Bu bazen Paint bile olabilir. Bu bloğu ziyaret eden hiçbir ziyaretçiyi doyurmadan göndermem 🙂 Bu yüzden aşağıdaki canlı örneği de paylaşarak bu teknikleri somut bir şekilde sunmak istiyorum.
ETKİLEŞİMİ YÜKSEK ÖRNEK SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI (Facebook)
Aşağıdaki facebook paylaşımına tıklayanlar, bir tür satış tekniğini anlattığım blog yazımı ziyaret etmiş oluyor.
Aşağıdaki facebook paylaşımına tıklayanlar da aynı sayfaya gidiyor. Aralarındaki fark ise kompozisyon biçimi. Aşağıdaki paylaşım, ilgili blog postun URL adresini doğrudan facebook sayfasına yapıştırmam sonucu otomatik gelen ön izlemedir. Eğer sizde sayfalarınızın URL adresini kopyalayıp, facebook duvarınıza yapıştırdıktan sonra direk YAYINLA butonuna basıyorsanız aşağıdaki gibi vasat paylaşımlar elde ediyor olmak sizi şaşırtmamalı. Bu örnekle de görmüş olduğunuz gibi aynı konuyu iki farklı şekilde sunmak mümkün. Birinci yöntemde gözü dönmüş bir satıcı görseli ve vurucu mesaj var. Bu insanların dikkatini çeker. İkinci yöntemde ise yazı içerisinden otomatik gelen bir görsel ve yanlış yere konumlanmış alt başlık var. İnsanlar bununla pek ilgilenmeyecektir.
SOSYAL MEDYADAN DÖNÜŞÜM ALMANIZI SAĞLAYACAK İLAVE BİLGİLER
Yukarıdaki teknikleri uygularken kullandığınız görselin üzerine yerleştireceğiniz mesajın 7 kelimeden uzun olmamasına önem gösterin. 7 kelimeden uzun mesajların okunma oranı düşüktür. Ne kadar az kelime ile dikkat çekebilirseniz o kadar avantajlı olursunuz.
Kullandığınız görsellerin üzerine text yazarken, arka plan ile yakın renklerde yazmayın. Metin ile görsel birbirine karışmasın ve gözü yormadan kolayca okunabilsin.
Kullanacağınız görsellerin boyutlarını paylaşım yapacağınız sosyal medya sayfasına göre şekillendirin. Aksi halde görsel üzerine yazdığınız metinler ekranın dışına taşabilir veya benzeri bozukluklar olabilir. Aşağıda 2017 yılı için sosyal medya görsel boyutlarının (ölçülerin) ne olması gerektiğini açıkladım.
SOSYAL MEDYA GÖRSEL BOYUTLARI
FACEBOOK
Facebook profil fotoğrafı ölçüleri: 180 x 180 px (veya katları)
Facebook kişisel profiliniz için kapak fotoğrafı ölçüleri: 851 x 315 px
Facebook sayfalarınız için kapak fotoğrafı ölçüleri: 820 x 312 px
Yönlendirme bağlantısı içeren paylaşım görseli ölçüleri: 1200 x 628 px
Yönlendirme bağlantısı içermeyen paylaşım görseli ölçüleri: 1200 x 630 px
TWITTER Twitter profil fotoğrafı ölçüleri: 400 x 400 px (veya katları) Twitter kapak fotoğrafı ölçüleri: 1500 x 500 px Twitter paylaşılan görsel ölçüleri: 1024 x 512 px
INSTAGRAM
Instagram profil fotoğrafı ölçüleri: 110 x 110 px (veya katları)
Instagram paylaşılan görsel ölçüleri: 1080 x 1080 px (Kare) 1080 x 1350 px (Dikey) 1080 x 566 px (Yatay)
GOOGLE+
Google Plus profil fotoğrafı ölçüleri: 250 x 250 px (veya katları)
Google Plus kapak fotoğrafı ölçüleri: 1080 x 608 px
Google Plus paylaşılan görsel ölçüleri: 800 x (esnek yükseklik)
LINKEDIN LinkedIn profil fotoğrafı ölçüleri: 400 x 400 px LinkedIn sayfa profili fotoğrafı için ölçüler: 300 x 300 px LinkedIn kapak fotoğrafı ölçüleri: 100 x 425 px LinkedIn sayfa için kapak fotoğrafı ölçüleri: 1536 x 768 px