öğrenci sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
öğrenci sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

18 Ocak 2019 Cuma

Eğitimde Sosyal Medya Kullanımı

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ




Günümüzde teknolojini kullanımı oldukça yaygın hale geldi ve neredeyse teknoloji olmadan insanoğlu hayatını devam ettiremez oldu. 

Teknoloji geliştikçe aletlerin işlevleri çoğaldı, aynı oranda ise boyutları küçüldü. Öyle ki günümüz teknolojilerini artık cebimizde taşır olduk.


Kim derdi ki bundan 20 yıl önce cep telefonları sadece konuşma aracı olmaktan çıkıp, birer cep bilgisayarına dönüşecek? 

Bu cep bilgisayarları dünyada olup biten her türlü bilgiye hızlı ulaşabilecek, her türlü kişi ile anlık bağlantı kurabilecek ve her bilgiyi en doğru şekilde sentezleyip bunu başkaları ile paylaşabilecek? 

Teknolojinin ulaştığı nokta, bugün taşınabilir teknolojilerle her gün daha da gelişiyor.


Bugün hemen hemen herkesin cebinde bir akıllı telefon bulunmakta. Eskiden aileler çocuklarına telefon almak istemezken, günümüzde her çocuğun, her öğrencinin elinde bu aletlerden var.


Bu kadar yaygın hale gelmişken neden eğitimde bundan faydalanmayalım?


Yapılan araştırmalar gösteriyor ki bir öğrenci, günlük ortalama 150 sms gönderip alıyor. Aynı şekilde saatte ortalama 16 kez telefonuna bakıyor, bu da her 4 dakikada bir, telefonunun ekranını açtığını, sosyal medya ve gelen mesajlarını kontrol ettiğini doğruluyor.


Aynı şekilde bir başka araştırma, Google üzerinden yapılan 100 milyar aramanın %50’den fazlasının mobil telefonlardan yapıldığını doğruluyor. 

Bu denli teknolojinin kullanıldığı, hayatımızın bir parçası olduğu bir dünyada neden bunu eğitime entegre edemiyoruz?


Sms ve sosyal medya kullanımı öğrencilerin öğrenmesine yardımcı olabilir mi? Montreal üniversitesinde yapılan araştırmalar bunu doğruluyor. 

Sosyal medya ve sms kullanımı, öğrencilerin ödevleri konusunda daha organize olmalarını, onlara bu ödevleri yapmalarında, gelişim göstermelerinde önemli rol oynadığını gösteriyor. 

Aynı şekilde öğrencilerin velileri ile irtibat kurmak, onlara brifing vermek ve öğrenci-veli-öğretmen üçgeninde sağlam bağlar kurmak için de ideal bir yol olduğu unutulmaması gereken bir gerçek.


Amaç, öğrencinin günlük attığı yada aldığı günlük 150 mesajdan rahatsız olması yada zaman kaybına uğraması değil, daha çok sosyal medya ve sms kullanımı sunan uygulamaların keşfi, kullanımı, bilgiye doğru ve hızlı şekilde ulaşması ve araştırma-merak duygusunun daha da geliştirilmesidir. 

Dünya çapında 1 milyon’a yakın öğrencinin kullandığı REMIND gibi uygulamalar her gün daha da yaygınlaşıyor. Bu uygulama gibi şu an popüler olan birçok uygulama sunmak da mümkün ( Whats app, Twitter vb.)


Aşağıda, öğrenciler ve veliler için sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları kullanmalarının birkaç avantajını bulabilirsiniz:

  • Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı, öğrenciye ev ödevleri konusunda yardımcı olabilir.

  • Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı, sınavlar öncesi hangi konulara daha fazla yoğunlaşması, hangi konularda daha zayıf olduğunu bildirmek için önemli rol oynayabilir.

  • Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı, öğrencilerin proje ve ödevlerinin hazırlık aşamalarında yardım alabilmeleri için bir ışık olabilir.

  • Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı, öğrencinin yazım hataları ve dilbilgisi kurallarına uygun yazım kurallarını daha iyi benimsemesi için bir fırsat olabilir.

  • Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı, öğrencinin öğretmeni ile konuşamadığı konuları, daha kolay şekilde paylaşabilmesini sağlayabilir.

  • Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı, velilerin çocukları konusunda öğrenim süreçleri hakkında anlık bildirim almalarını sağlayabilir.

  • Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı, velilere öğrencilerin ev ödevlerini bildirmek için iyi bir yol olabilir.

  • Sosyal medya ve/veya mesajlaşma uygulamaları kullanımı, velilere çocuklarının devamsızlıkları konusunda haber vermek için kullanılabilir.


İnternet, günümüzde bilgi teknolojilerinin devam eden gelişim sürecinde varılan son aşamadır. İnsanlar internet ağını kendi bilgi araştırmaları için kullanmalarının yanı sıra, iletişim kurmak, internet dünyasında gezinmek vb. gibi farklı amaçlar için de kullanabilmektedirler. Günümüzde bilgi iletişim teknolojilerinin herkes için ulaşılabilir olması nedeniyle internet teknolojik bir demokrasi sunmaktadır. Ayrıca süreklilik arz eden bir ilerleme ve bilgi saydamlığı, internet kullanıcıları için küresel bir anlam ifade etmektedir. Sosyal medya geleneksel medyanın aksine sıfır maliyetle kullanılır, erişim imkânları daha kolaydır, kullanım bakımından basitlik arz eder ve üzerinde değişimi kolay olduğunda sabitlik söz konusu değildir. Sosyal medyanın hızlı geri bildirimi kullanıcı açısından önemlidir.

Öte yandan sosyal medyanın birtakım dezavantajları da bulunmaktadır. Bunlardan biri çok hızlı yayılması sonucu takibinin ve kontrolünün zorlaşmasıdır. Sosyal ağlar, sosyal medyanın ilgi çekmesinde büyük bir öneme sahiptir. Günümüzde birçok sosyal ağ sitesi ortaya çıkmış ve insanların iletişimini, etkileşimini, işbirliğini etkilemiştir. Farklı kullanım, farklı içeriklere sahip olan ağlar, insanların saatlerce sanal ortamda kalmasını sağlayan etkileyici öğelerdir. Çevrim içi sosyal ağlara katılan kullanıcılar gerçek kimlikleri ile sosyal ağlar üzerinde yer almaktadır. Sosyal ağlar birbiriyle ilgili ya da değişik bilgileri içinde bulunduran değişik etkilerin söz konusu olduğu bir grubu ifade etmektedir. Sosyal ağ, bilginin ağa üye kişiler arasında paylaşılmasını ve üyeler arasında yayılmasını sağlamaktadır.

Çevrimiçi sosyal ağ, sosyal teknolojiler sayesinde bir grup insan tarafından kullanılan etkinlikler bütünü şeklinde tanımlanmaktadır. Sosyal ağlar genel olarak aşağıdakileri içerir: Sosyal siteler (MySpace, Facebook, Twitter…), fotoğraf paylaşım siteleri, video paylaşım, profesyonel ağ siteleri, bloglar, wikiler, içerik etiketleme vb. Genellikle, sosyal ağ sitelerindeki üyeler, biyografi leri, fotoğrafl arı ve bazı diğer kişisel bilgilerinin yer aldığı alanlarla, kişisel profi l sayfasına sahiptirler. Sosyal yazılımlarda Anahtar kelimeler “sosyal içerik” tir. Sosyal içerik olan resimler, ses dosyaları, web adresleri, video klipler, sunular, etkinlik duyuruları veya diğer medya türleri örnek verilebilir. Bu gibi sosyal nesneler, sosyal ağların sunduğu olanaklar doğrultusunda kullanılabilir, paylaşılabilir veya yeni teknolojilerin gelişimi ile birlikte, sosyal ağ ortamları kişisel ifadeler, içerik üretimi vb. iletişim için yeni hizmetler sağlamaktadır.

Bu gibi uygulamalar sayesinde insanlar arasındaki küresel bağlantıda yeni bir dönem başlamıştır. Bu sosyal ağların kullanımları ve dijital okuryazarlık sayesinde düşünceler ve yenilikler, dünya üzerinde eskiden olmadığı kadar hızlı bir biçimde yayılmaktadır. Sosyal ağ teknolojilerinin birçok özelliği ve olanaklarının olması öğretmenlerin eğitim-öğretim süreçlerini aktif, yaratıcı, işbirlikli öğrenme ile desteklemelerine, öğrenci-öğrenci, öğrenci-içerik ve öğretmen-öğrenci etkileşimini artırmada, öğrencilerin araştırma sorgulama ve problem çözme becerilerini kullanmaları ve geliştirmeleri konusunda destek olmaktadır. Bu denli yaygınlaşan sosyal ağlar, eğitim- öğretim sürecinde farklı amaçlarla etkili bir şekilde kullanılmaktadır.

Bu araştırmada amaç, Eğitim fakültesinde okumakta olan öğretmen adayı öğrencilerin bilgi iletişim teknolojilerinden sosyal ağları kullanım alışkanlıklarını ve ne amaçla nasıl kullandıklarını belirlemek, bu doğrultuda bir takım değerlendirme sonuçlarını ortaya koymaktır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması modeli kullanılmıştır. Bu amaca ulaşmak için veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formunun hazırlanmasında kolay anlaşılır olma, çok boyutlu sorular sormaktan kaçınma, açık uçlu sorular sorma, yönlendirmekten kaçınma, alternatif sorular ve sondalar hazırlama, farklı türden sorular yazma ve soruları mantıklı bir biçimde düzenleme ilkeleri dikkate alınmıştır. Elde edilen bulgular ışığında sonuçlar yorumlanacaktır.

BU YAZIYI PAYLAŞ

Whatsapp ile paylaş

22 Eylül 2018 Cumartesi

KYK Burs Yurtlar ve Kredileri Hakkında Bilmen Gereken Her Şey

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


KYK Burs ve Kredileri Hakkında Bilmen Gereken Her Şey


Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK), yurtiçinde ve yurtdışında yüksek öğrenim gören öğrencilere burs ya da öğrenim kredisi veren bir devlet kurumu. 2004-2005 öğretim yılından itibaren Başbakanlık bursu dahil, bazı kamu kurumları tarafından verilecek burslar da KYK tarafından ödeniyor.
Öğrenciler burs ve öğrenim kredisi başvurularını KYK’nın web sitesinden, elektronik ortamda yapıyorlar. Başvuru sonuçlarını da aynı şekilde kurumun web sitesinden takip edebiliyorlar. 2015 yılı için burs başvurularının Ekim ayında başlaması bekleniyor. KYK burs ve kredi miktarı ise 2015 yılında, aylık 330 TL olarak belirlendi.

KYK Bursu

KYS Bursu, yurtiçinde ve yurtdışında yükseköğrenim gören başarılı ve ihtiyaç sahibi öğrencilere öğrenim süresi boyunca karşılıksız olarak verilen paradır. Kurumun verdiği burs başarıya endeksli olduğu için öğrencilerin her yıl Ekim ayı sonuna kadar bir üst sınıfa başarılı olarak geçtiklerini kurum tarafından hazırlanan Öğrenci Başarı Tanıtım Belgesi ile belgelemek zorundalar.
Başarı durumunu Ekim ayı sonuna kadar bildirmeyen veya bildiren ancak başarısız olan öğrencilerin bursu, borçlandırma karşılığı öğrenim kredisine dönüştürülür. Öğrenci tekrar başarılı olsa da öğrenim kredisine dönüştürülen burs, yeniden bursa dönüştürülmüyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde öğrenim gören öğrencilerin başarı durumlarını KYK ilgili öğretim kurumlarına sorarak işlem yaptığı için sadece başarısız olan öğrencilere bilgi veriliyor. Bu sebeple, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde okuyup burs alan öğrenciler hiçbir işlem yapmaları gerekmiyor.

KYK Öğrenim Kredisi

Öğrenim Kredisi, yükseköğrenim gören öğrencileri maddi yönden desteklemek, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak amacıyla normal öğrenim süresince verilen ve zorunlu hizmet yükümlülüğü bulunmayan borç paradır. Öğrenim kredisi borcu; öğrenciye normal öğrenim süresince verilen miktarlara Türkiye İstatistik Kurumu Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksindeki artışlar uygulanarak hesaplanır ve miktarın ilave edilmesi ile tespit ediliyor. 
Kendisine burs ya da kredi çıkan öğrenciler ödemelerini alabilmek için www.turkiye.gov.tr internet adresi üzerinden burs ya da kredi taahhüt senedi düzenletmeleri gerekiyor. Aksi durumda öğrenci ödeme alamıyor ve başvuru iptal edilmiş oluyor.
Örgün öğretim (birinci ve ikinci öğretim) gören tüm yükseköğrenim öğrencileri burs ve kredi almak için başvuruda bulunabilirler. Öğrenciler yalnızca burstan ya da yalnızca öğrenim kredisinden faydalanabiliyorlar. Öğrencinin durumunda meydana gelen bir değişiklikte ise bu değişikliği izleyen ödeme döneminde öğrenim kredisi bursa dönüştürülebiliyor.
İlk defa KYK bursu ya da öğrenim kredisi alan öğrenciler müracaat ettikleri öğretim yılının Ocak ayından itibaren Ziraat Bankası şubesi aracılığıyla ödeme almaya başlarlar.

Öncelikli Öğrenciler


KYK’dan öncelikli olarak burs ya da öğrenim kredisi alma hakkı bulunan öğrenciler; şehit ve gazi çocukları, özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kaybı oranı %40 ve üzerinde engelli olduğu tespit edilen öğrenciler, anne ve babası vefat etmiş olanlar, lise ve dengi öğrenimlerini Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına bağlı Yetiştirme Yurtlarında barınarak tamamlayanlar, lise ve dengi öğrenimlerini Darüşşafaka Lisesinde tamamlayanlar, “Milli Sporcu Belgesi” almış amatör sporcular ve ÖSYM sınavında ham puan bazında ilk yüze giren öğrencilerdir. Öncelikli öğrencilerin ‘öncelik’ belgelerini ilgili kurum ve kuruluşlardan temin etmeleri ve başvuru tarihleri süresince başvurularını bu belgelerle tamamlamaları gerekir. Açık öğretim ve uzaktan eğitim öğrencilerine, burs ya da öğrenim kredi verilmiyor; fakat öncelikli öğrenciler Kurumun hizmetlerinden yararlanmaktadır.


Öğrenim Kredisi ve Burs Kesilme Nedenleri


Öğretim kurumundan ayrılma, çıkarılma veya geçici olarak uzaklaştırılma, Vazgeçme, izin alma, kayıt dondurma, Sağlık sebebiyle öğretim kurumuna devam etmeme, Öğretim kurumunun kapatılması, Kurum yurtlarından süresiz çıkarma cezası alınması, Asgari ücret düzeyinde devamlı gelirle çalışma, Kesin hükümle mahkum olmadır. Bursun kesilme nedenleri ise yukarıdakilere ek olarak öğrencinin başarısız olma durumunu da kapsamaktadır.
Burs ve Öğrenim Kredisinden Yararlanabilecek Öğrenciler Önlisans ve lisans öğrencileri, dikey geçiş ile öğrenimine ara vermeden kayıt yaptıran öğrenciler, yüksek lisans ve doktora öğrencileri, vakıf ve devlet üniversitesi öğrencileri, öncelikli öğrenciler, ikinci öğretimde okuyan öğrenciler, üniversite kontenjanından bildirilen öğrenciler ve Milli olmuş amatör sporcu olan öğrenciler.

Burstan Yararlanamayacak Öğrenciler

Kurumdan burs ya da öğrenim kredisi alan öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşlarından burs almakta olan öğrenciler, daha önce KYK bursu veya öğrenim kredisi almış olan öğrenciler, normal öğretim yılını tamamlayan öğrenciler, yabancı uyruklu öğrenciler, polis akademisi ile askeri okul öğrencileri; yetim maaşı ve nafaka alanlar dışında , en az asgari ücret düzeyinde aylık veya ücretle sürekli bir işte çalışan veya gelire sahip olan öğrenciler, gerçeğe aykırı beyanda bulunan öğrenciler ve Burs Yönetmeliği hükümlerine göre burs almaya yeterli bulunmayan öğrenciler.

Öğretim Kredisinden Yararlanamayacak Öğrenciler

Yukarıdaki listeye (Burstan Yararlanamayacak Öğrenciler) ek olarak sağlık sebebi dışında önlisans mezunlarından ara vermek suretiyle intibak programına başlayan öğrenciler, önlisanstan lisans öğrenimine geçmek için intibak eğitimi yapan öğrenciler (intibak programı süresince), kredi isteğinde bulunduğu tarihte kayıtlı olduğu öğretim kurumunda bir öğretim yılından fazla başarısız olan öğrenciler, kurum yurtlarından süresiz çıkarılma cezası alması, kesin hükümle mahkum olması.

Detaylı bilgi için KYK’nın web sitesini ziyaret edebilirsin.


KYK Yurtları Hakkında Bilmen Gereken Her Şey


Kredi ve Yurtlar kurumu 81 il, 152 ilçe ve 2 yurtdışında olmak üzere 500'den fazla yurtta, hizmet veriyor.
KYK yurtlarından maddi yetersizlik içinde bulunan öğrenciler; şehit ve gazi çocukları, anne ve babası vefat etmiş öğrenciler ve devletin koruması altındaki öğrenciler ücretsiz olarak faydalanabiliyor. 2015 yılında belirlenen fiyatlar doğrultusunda, aylık yatak ücretleri 130 TL; standardı yüksek, özel nitelikli yurtlarda ise 140 ile 228 TL arasında değişiyor.
KYK yurtlarına başvurusu, burs ve kredi başvurularında olduğu gibi KYK’nın web sitesi üzerinden başvuru tarihleri arasında elektronik başvuru formunun doldurulması ile yapılıyor. Başvuruda bulunan öğrencilerin beyanlarının doğruluğu, KYK tarafından kamu kurum ve kuruluşları nezdinde araştırılıyor.
Başvuru Koşulları
  1. Örgün eğitim (birinci ve ikinci öğretim) veren bir yükseköğretim kurumuna kayıtlı bulunmak,
  2. Şehir içi nakil araçlarından yardımsız faydalanamayan görme engelli, felçli, bir kolu veya iki kolu veya bacağı olmayan, skolyoz hastaları olan öğrenciler hariç; öğrencinin ailesinin yurdun bulunduğu şehrin belediye sınırları dışında ikamet etmesi.
  3. Taksirli suçlar hariç, sabıka kaydı bulunmamak,
  4. Kurum veya diğer resmi kuruluşların yurtlarından “ Süresiz çıkarma cezası” almamış olmak,
  5. Yabancı Uyruklu öğrenciler için emniyet makamlarından alacakları oturma izin belgesi ile pasaportunun tasdikli fotokopisini vermek,
  6. Tatil dönemlerinde geçici olarak en fazla 120 gün çalışan veya ücretli staj yapanlar dışında, en az asgari ücret düzeyinde ücretle sürekli bir işte çalışmaması veya sürekli geliri olmaması,
  7. Toplu yerlerde yaşamaya engel olacak seviyede akıl ve ruh hastalığı veya bulaşıcı hastalığı olmaması.

Kayıt için Gerekli Belgeler

Yurtlara kabulü açıklanan öğrencilerin kesin kayıt yaptırma aşamasında hazırlaması gereken belgeler;

  1. Varsa öncelik belgesi,
  2. 4 adet son altı ay içinde çekilmiş vesikalık fotoğraf,
  3. %40 ve üzeri engelli ebeveyni olanların tam teşekküllü hastaneden alınacak rapor,
  4. Kayıt, kimlik, yurt ücreti ve depozito ücreti makbuz/ dekontu,
  5. 18 yaşından küçükler için Kurum internet sayfasından temin edilen ve doldurulan Aile İzin Onay Belgesi,
  6. Aynı öğretim döneminde yükseköğrenime başlayan kardeşe ait öğrenci belgesi, kayıt tarihinden itibaren bir ay içinde teslim edilmelidir,
  7. Verilen süre içinde ilgili yurt müdürlüklerine kayıt yaptırmayan öğrenciler, haklarını kaybederler.

Yurt başvuruları ÖSYS tarafından yerleştirme sonuçları açıldıktan sonra KYK’nın web sitesinden yapılıyor. Ek kontenjanla bir yükseköğretim programına yerleşen öğrenciler ek kontenjan yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından, özel yetenek sınavı ile bir yükseköğretim kurumlarına giren öğrenciler, lisansüstü öğrencileri, yatay ve dikey geçiş yapan öğrenciler ve kurum yurtlarında kalıp okulu uzatan artık yıl öğrencileri başvurularını KYK Genel Müdürlüğü tarafından belirlenecek süre içerisinde yapıyorlar.

Diğer Önemli Noktalar

KYK’ya bağlı yurtlarda kalan öğrenciler öğrenim gördükleri programın normal süresi boyunca yurtlardan faydalanabiliyorlar.
Aynı il veya ilçe sınırları içinde yatay ya da dikey geçiş yaptıklarında, yeni öğrenim sürelerince yurtlardan faydalanmaya devam edebiliyorlar. Eğer dikey ya da yatay geçiş ile il veya ilçe değiştiriyorlarsa tekrar yurt başvurusunda bulunmaları gerekiyor.
Ara sınıflarda yurtlardan faydalanmaya başlayan öğrenciler, okula kayıt tarihi esas alınarak normal öğrenim süresince yurtlardan faydalanabiliyorlar.
Çift anadal veya yandal programlarından birinde eğitim almaya başlayan öğrenciler normal öğrenim süresinin ardından bir öğretim yılı daha yurtlarda kalma hakkı kazanıyorlar.
Yurtlara kayıt işlemi öğretim yılı içinde hangi tarihte yapılırsa yapılsın bir yıl doldurduğu varsayılıyor.
Normal öğrenim süresi içerisinde öğrenimlerini bitirememiş yurt öğrencilerinden, ihtiyaç sahibi oldukları ve öğrenimi süresince yurttaki iyi hali tespit edilenlere, bir öğretim yılı daha yurtlarda barınma imkânı sağlanıyor.
Aftan yararlanarak yeniden öğrenime başlayan öğrenciler başvuruda bulundukları tarihte bulundukları sınıf esas alınarak normal öğrenim süresince yurtlardan faydalanabiliyorlar.
Öğrenci değişim programları kapsamında geçici olarak yurt içinde farklı şehirde eğitim görecek yurt öğrencileri, boş yer olması durumunda öncelikli olarak öğrenim göreceği şehirdeki yurtlara yerleştiriliyorlar. Dönüşlerinde ise esas öğrenim gördükleri şehirdeki yurtlarda boş yer olması durumunda, yine öncelikli olarak yurda yerleştiriliyorlar.
Yurt öğrencisi olmayan değişim programı öğrencileri ise ara sınıf gibi başvuruyorlar. Öğrenci değişim programları kapsamında geçici olarak yurt dışında öğrenim gören öğrenciler, dönüşlerinde yurtlarda boş yer olması durumunda yine öncelikli olarak yurda yerleştiriliyorlar.

Beslenme

KYK yurtlarında öğrenciler için lokanta-kantin, kafeterya gibi küçük işletmeler bulunuyor. Bu işletmelerde yemeğin fiyatı piyasa fiyatları ortalamasının en az %35 altında oluyor.
Detaylı bilgi edinmek için KYK’nın web sitesini ziyaret edebilirsin.



11 Mart 2018 Pazar

2018 Üniversite Tercihleri Nasıl Yapılır (ÖSYM)


LYS Sonuçları açıklandıktan sonra puanı herhangi bir bölümü tercih etmek için yeterli olan adaylar; ÖSYM’nin belirlediği tarihler arasında Üniversite Tercihlerini yapacaklar. Peki Üniversite Tercihleri nasıl yapılır? Tercih yapılırken nelere dikkat edilmeli?
2018 Üniversite Tercihleri https://ais.osym.gov.tr adresinden yapılacaktır. İzlemeniz gereken diğer yönergeler aşağıdaki gibi olacaktır.
Tavsiye:
2018 Üniversite Tercihleri Nasıl Yapılır?
1-) https://ais.osym.gov.tr adresine giriş yapınız.
2-) 2018 ÖSYS Tercih seçeneğine tıklayın.
3-) Tercih Yap seçeneğine tıklayın.
4-) Aday İşlemleri Sistemine T.C. Kimlik numaranız ve şifreniz ile giriş yapın.
5-) 2018 ÖSYS YERLEŞTİRME ADAY BAŞVURU KAYIT BİLGİLERİ ekranına gelecekseniz. Aşağı doğru sayfayı kaydırmanız halinde “TERCİH BİLGİLERİ” seçeneğini göreceksiniz.
5-a.) Eğer “Başvuru Bilgileri Getirilemedi” hatası ile karşılaşırsanız korkmayın. Sol tarafta bulunan “İşlemler” kısmının altında bulunan “Başvuru Sürecindekiler” seçeneğinden “2018 – ÖSYS Tercih” seçeneğine tıklarsanız 5. adıma gelmiş olursunuz.
6-) Tercih Bilgileri kısmında “…” (üç nokta) simgesine tıklarsanız Tercih Seçme Penceresini Aç seçeneği ile tercih yapılabilecek bütün bölümler gelecektir.
7-) Karşınıza gelen “Tercih Seçme Ekranı” ile tercih etmek istediğiniz bölümü “ARAMA” kısmına yazıp “ARA” seçeneğine tıklayın.
Karşınıza arattığınız bölüm gelecek. Sağ tarafta bulunan “SEÇ” seçeneğine tıklayın. Bölüm seçme işlemi gerçekleşmiş olacaktır.
9-) Bölüm sıralamasını rastgele yapabilirsiniz. Ösym tercih değiştirme işlemini yapmak için bölümlerin sol tarafında bulunan “Aşağı – Yukarı Ok Simgeleri”ne tıklamanız yeterli. Ösym tercih değiştirme işlemini birde istediğiniz bölümün en sol tarafında bulunan dört nokta simgesine tıklayıp sürüklemeniz yeterli olacaktır.
10-) Gel gelelim Ösym tercih silme işlemine. Ösym tercih silme işlemi ise yanlışlıkla seçmiş olduğumuz bölümün “KOD” kısmında bulunan “Program Kodunu” silmeniz yeterlidir. ÖSYM Tercih Silme işlemini bu şekilde basitçe halledebilirsiniz.
11-) Aynı bölümü tercih edemiyorsunuz. Sistem olarak zaten kabul etmiyor. Heyecan yapıp ya da aceleye getirip iki kere aynı bölümü tercih etme gibi bir imkanınız yoktur.
12-) Tercih ettiğiniz bölümlerle ilgili “Özel Koşul ve Şartlar” Bk. olarak gösterilmekte. Tercih ettiğiniz bölümlerde Özel koşul varsa üzerine tıklayarak açıklamayı görebilirsiniz.
13-) ÖSYM sistemsel olarak Özel koşul ve şartlarını taşımadığınız bölümleri tercih etmenize izin vermemekte
Üniversite tercihlerinde dikkat edilmesi gerekenler
Üniversite tercih dönemine girilmesiyle birlikte, tercihlerde dikkat edilmesi gereken hususlar da uzmanlar tarafından paylaşılıyor. LYS sonuçları ardından 18 Temmuz'da alınmaya başlanacak ÖSYS tercihleri hakkındaki uzman açıklamalarını haberimizden görebilirsiniz.
Üniversite tercihlerinde dikkat edilmesi gerekenler neler? ÖSYM tarafından 18 Temmuz'da alınmaya başlanacak üniversite tercihleri hakkındaki dikkat edilmesi gereken konuları sayfamızda sizlerle paylaşıyoruz.
Dün açıklanan sonuçlar ile tamamlanan Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) maratonu ile ilgili öğrencilere tercih uyarısında bulunan Yaşam Koçu Pınar Yetkin, “İstenmeyen üniversite, bölüm ya da iş, istenmeyen yaşamlara sonucunda ise mutsuz insanlara sebep olmaktadır” dedi.Yetkin, öğrencilerin üniversiteye girebilmeleri için bütün dönem boyunca çalışıp emek harcadıkları LYS sonuçları dün açıklandığını hatırlatarak, sonuçlara göre sevinç ve hüznün yaşandığını belirtti. Maratonda son aşama olan tercih dönemine girildiğini da anımsatan Yetkin, üniversite adaylarının tercih işlemlerini 18-26 Temmuz tarihleri aralığında yapmaları gerektiğini dile getirdi.
Sonuçlara göre istenilen puan gibi hiç beklenilmeyen puanlar ile de karşılaşılmış olabileceğini kaydeden Yetkin, “Öğrencilerin LYS sonuçları istediği gibi sonuçlanan öğrenciler olduğu gibi istemedikleri gibi sonuçlarla da karşılaşanlarda olmuştur. İstediği gibi sonuçları alan öğrencilerimizi öncelikle tebrik ediyorum.
Tercih sürecine girildiğinde gidilecek üniversite ya da bölüm hakkında net şekilde detaylı bilgi edinerek ve sonrasında iş yaşamlarında onların karşılaşabileceği olayları kendi yetenekleri doğrultusunda değerlendirerek seçmelerini öneriyorum. Başarılı çalışmalar ortaya koyabilecekleri kendi donanımlarına katkı sağlayacağını düşündüğü bölüm tercihi yapmaları tüm yaşamlarını etkileyecek bir karar olduğu için dikkatli ve özenli şekilde davranıp araştırmalı ve bu alanda çalışan uzmanlardan destek almalıdırlar” diye konuştu.“Hayallere ulaşamamanın verdiği rahatsızlıklar stresli ve yorucu bir süreç yaşamalarına sebep olabilir”Öğrencilerin tercihlerini önce ilerleyen yaşamlarını olumlu olarak etkileyecek bir şekilde yapmaları gerektiği vurgusunda bulunan Yetkin şunları söyledi:
“LYS sonuçlarından diledikleri gibi başarı sıralamasına ulaşamamış öğrencilerimiz içinde bunun bir son olmadığını öncelikle sağlıklı ve sakinlikle düşünüp kendileriyle ilgili kararlar almaları için önemli dönüm noktasında olduklarını hatırlatmak isterim. Eminin birçoğu tüm dönem boyunca hedefledikleri bölümlerin ve hayallerine ulaşmak için çabaladılar ve büyük bir emek harcadılar. Sonuçları ne olursa olsun sadece üniversitede okumuş olmak için gitmeleri gelecekteki yaşamlarında hayaline ulaşamamanın verdiği rahatsızlıkla onları stresli ve yorucu bir süreç yaşamalarına sebep olabilir.

İstenmeyen üniversite, bölüm ya da iş, istenmeyen yaşamlara sonucunda ise mutsuz insanlara sebep olmaktadır. Bu bağlamda bakıldığında gelecek yaşamında şartlarının el vereceği şekilde kendilerini nerede ve nasıl hayal ettiklerine dikkat etmeleri büyük önem arz ediyor. Mezuna kalma fikri öğrencilerin çoğu için korkutucu bir durum ancak bu dönem hayatlarında bir kayıp değil ulaşmak istedikleri hedefleri için bir basamak oluşturacaktır.


Üniversite adayı öğrenci ve velileri için doğru tercih uyarısı
Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte büyük heyecan yaşayan üniversite adayı öğrenciler ve velilerin doğru tercih yapabilmesi için kolları sıvadı. LYS sınavı sonrasında büyük heyecan yaşayan üniversite adayı öğrenci ve ailelerini doğru tercih konusunda uyaran Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ) de tercihlerin son günü olan 26 Temmuz’a kadar “Tanıtım ve Tercih Günleri” düzenleyecek. Düzenlenecek tanıtım ve tercih günlerinde, öğrencilere uzman rehber öğretmenler ve akademik kadrosu tarafından meslek seçimi ve kariyer belirlenmesi konusunda hizmet veriliyor.HKÜ Tercih ve Tanıtım Günleri HKÜ Kampüsü içinde, eğitim fakültesi binası içerisinde, her bölümün akademisyen kadrosu tarafından, veli ve öğrencilere bölümler hakkında detaylı bilgi veriyor. HKÜ Tercih ve Tanıtım Günlerinde kampüsle beraber, Gaziantep’in birçok noktasında ve Türkiye’nin çeşitli illerinde üniversite adayı öğrencilere destek sağlıyor. Ayrıca tanıtım noktalarıyla ilgili detaylı bilgi HKÜ’nün internet adresinde açıklandığı bildirildi. Aday öğrencilere ve velilere, HKÜ akademisyenleri tercih ve tanıtım günlerinin sonuna kadar üniversitenin sağladığı imkanlar, fakülteler, meslekler ve tercihler, akademik programlar, burs seçenekleri, kampüs imkanları, üniversitenin yurtiçi ve yurtdışı olanakları, barınma imkanları hakkında detaylı bilgiler vermeye devam edecek.Uzman tercih danışmanları da tercih ve tanıtım günlerinin sonuna kadar, doğru meslek seçimi ve tercihlerde öğrencilere yardımcı olacak. Öğrenci ve velilere uyarılarda bulunan HKÜ’nün uzman tercih danışmanları, “Öğrenciler, iyi bir geleceğe ve hedefindeki mesleğe ulaşabilmesi için son kararlarını vermeden, mutlaka bir uzman tercih danışmanıyla görüşmelidir” ifadelerine yer verdi.
Üniversite tercihleri 18 Temmuz'da alınacak
Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2017-ÖSYS tercih işlemlerinin 18 Temmuz'da başlayacağını ve 26 Temmuz'da sona ereceğini bildirdi.
ÖSYM'nin internet sitesinde yaptığı duyuruda, 2017-ÖSYS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu'nun, ÖSYM’nin "http://www.osym.gov.tr" internet adresinden yayımlandığı kaydedildi.
Duyuruya göre, ÖSYS tercih işlemleri 18 Temmuz'da başlayacak ve 26 Temmuz saat 23.59'da sona erecek. Adaylar tercihlerini,18 -26 Temmuz tarihlerinde, kılavuzda yer alan kurallara göre, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden TC Kimlik Numaraları ve şifrelerini kullanarak kendileri yapacak.
Başvuru merkezlerinden tercih işlemi yapılmayacak. ÖSYM'ye posta yoluyla gönderilen veya elden verilen tercih listeleri geçerli olmayacak.
Sadece elektronik ortamda yapılacak tercihler işleme alınacak. Adayların, kendilerine özel kişisel bilgi niteliğindeki TC kimlik numaralarını ve ÖSYM aday işlemleri şifrelerini özenle korumaları ve hiçbir kimseyle paylaşmamaları uyarısında bulunuldu.
TC kimlik numarasının ve ÖSYM aday işlemleri şifresinin başkaları ile paylaşılmasından oluşacak mağduriyetlerden adayın kendisi sorumlu olacak.
Adaylar, ÖSYM'nin "https://ais.osym.gov.tr" internet adresindeki açıklamalar doğrultusunda tercih işlemlerini tamamlayacak. Tercih işlemi, ekrandaki uyarılara göre sonlandırılacak.
Kılavuz ve süre uyarısı
Adayların, tercihlerinin ÖSYM'ye ulaştığından emin olmak için ekranda "2017-ÖSYS Tercihleriniz ÖSYM'ye bildirilmiştir." ifadesini görmeleri gerekiyor.
Adayların tercih işlemini tamamladıktan sonra "tercih süresi" içerisinde "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden tercih bilgilerini mutlaka kontrol etmeleri ve yazıcıdan tercih listesinin bir dökümünü edinerek saklamaları da isteniyor.


Adaylar, tercih bildirim işlemini tamamladıktan sonra, "tercih süresi" içerisinde "https://ais.osym.gov.tr" internet adresinden tercihlerinde değişiklik yapılabilecek.
Duyuruda, süre bitiminden sonra tercihlerde değişiklik/düzeltme yapılamayacağı ve gönderilen düzeltme/değişiklik taleplerini içerir dilekçelerin işleme alınmayacağı belirtildi.
Tercih yapacak adayların kılavuzu dikkatle incelemeleri, tercihlerini bu kılavuz bilgilerine göre yapmaları gerektiği vurgulandı. Adaylara, "Yükseköğretim Programlarının Koşul ve Açıklamaları Bölümü" mutlaka okumaları, bu koşul ve açıklamalar dikkatle incelendikten sonra tercihlerini sonlandırmaları uyarısında bulunuldu.

9 Ocak 2018 Salı

Öğrenci ve yeni mezunlar nasıl özgeçmiş hazırlamalı?



Öğrenciler ve yeni mezunlar, özgeçmişlerini hazırlarken genellikle ne yazmaları gerektiğinden emin olamazlar. Ancak eğer özgeçmiş hazırlamanın amacını anlıyorsanız, bu o kadar korkutucu olmamalı. Özgeçmiş, işi almanızı sağlayacak ya da hayat hikayenizi anlatacak bir yazı değildir. Bir özgeçmişin amacı okuyanda ilgi yaratmak ve görüşmeye çağrılmanızı sağlamaktır; ona şu soruyu sordurmalıdır: “Bu aday, şirketime bir değer katabilir mi?”
Eğer özgeçmiş yazınızda bu sorunun cevabını verebiliyorsanız, işverenler sizinle tanışmak isteyecektir. Şirkete katabileceğiniz değeri göstermek için, potansiyel işverenin ne aradığını da bilmeniz gerekiyor.
İnsan Kaynakları uzmanı Louise Fletcher’ın önerilerine göre öncelikle ilginizi çeken ilanlara göz atın. Genellikle istenen özelliklere dikkat edin. Mümkünse bir İnsan Kaynakları uzmanıyla görüşüp işe alırken nelere dikkat ettiklerini öğrenin. İlgilendiğiniz sektörle ilgili yayınları ve gelişmeleri takip edin. Böylece işveren için nelerin önemli olduğunu görüp özgeçmişinizi bu konulara göre yönlendirebilirsiniz.
Birçok öğrenci ya da yeni mezun, ilgi çekici bir özgeçmiş yaratmak için yeterli deneyimlerinin olmamasını bir eksiklik olarak görüyorlar. Ancak fazla endişelenmenize gerek yok. Staj deneyimleriniz, gönüllü çalışmalarınız, okul kulübü çalışmalarında yaptıklarınız gibi geçmiş deneyimlerinizi düşündükçe aslında konuşacak çok şeyiniz olduğunu göreceksiniz. Önemli olan şirkete değer katmanızı sağlayacak özelliklerinizi ve yeteneklerinizi öne çıkarmaktır. Özgeçmişinizde, deneyimleriniz, yetenekleriniz gibi size ait konulara yer verebileceğiniz gibi aşağıdaki başlıklara da dikkat etmelisiniz.          
  • Olumlu kişisel özellikleriniz
  • Teknik ve bilgisayar bilgileriniz
  • İlgilendiğiniz uzmanlıkla ilgili aldığınız kurslar ya da katıldığınız seminerler
  • Eğitim bilgileriniz
  • Kısa dönem ya da staj deneyimleriniz
  • Diğer başarılarınız; dizayn ödülü, yarışmalardaki dereceleriniz gibi…
  • İş deneyimi (ilgilendiğiniz pozisyonla ilgiliyse, ücretsiz çalıştığınız işlere yer verebilirsiniz).
Gözden kaçmaması gereken bir diğer unsursa özgeçmişin dizaynı. Birçoğumuz buna dikkat etmesek de, içeriği kadar bir özgeçmişin dizaynı da çok önemlidir. Araştırmalar gösteriyor ki özgeçmişinizin dikkat çekmek için tam 20 saniyesi var. Özgeçmişinizin dizaynı ve yapısı için kitaplardan ve internetten yararlanabilirsiniz.
Özgeçmişinizi hazırlarken, yazının başında da belirttiğimiz gibi okuyan kişinin amacını göz önüne alın: “Bu aday, şirketime bir değer katabilir mi?” Eğer ilgili yeteneklerinizi, kişisel özelliklerinizi ve başarılarınızı öne çıkarabilirseniz, özgeçmişiniz doğru kapıları açacak, görüşmeye çağrılmanızı sağlayacaktır.

15 Kasım 2019 Cuma

İş ararken özellikle nelere dikkat edilmeli?

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

İş aramak oldukça sancılı bir süreç olabilir fakat bu işin de belli püf noktaları var. 

Yapılacak ilk iş eksiksiz bir özgeçmiş hazırlamak. İşte iş başvuru sürecinde sıklıkla karşılaşılan sorular ve cevapları…





İş aramak oldukça sancılı bir süreç olabilir  fakat  bu işin de belli püf noktaları var. 

Yapılacak ilk iş eksiksiz birözgeçmiş hazırlamak. 

İşte  iş başvuru sürecinde sıklıkla karşılaşılan sorular ve cevapları…

İş Ararken Bunlara da Dikkat

Öğrenci kulübünde görev yaptım, deneyimden sayılır mı?


Kesinlikle! İşverenler okul yıllarında herhangi bir iş deneyimin olup olmadığına bakacaklar. 

Bir öğrenci kulübünde görev almış, anketörlük yapmış, gazete satmış, bir dernekte gönüllü çalışmış, stand hostesliği yapmış, hatta semt pazarında bir şeyler satmış olabilirsin. 

Bunların her biri birer deneyimdir. 

Kısa süreli de olsa böyle bir çalışman olduysa mutlaka özgeçmişine yaz… 

Seni diğerlerinden farklı kılacaktır.

İş başvurularında, şirketi seçerken neye dikkat etmeliyim? Ücrete mi, şirketin büyüklüğüne mi, yoksa marka bilinirliğine mi?


Niceliksel büyüklük veya bilinirlik iş arama sürecinde seni etkileyecek faktörler ama aslolan ikisi de değil. 

En doğru şirket, kurumsal olabilmeyi başarmış, en azından kısa vadeli hedef olarak kurumsal şirket olmayı hedefleyen şirketlerdir. 

Hedefleyen diyorum çünkü sen henüz yeni kurulmuş bir şirkete de iş başvurusunda bulunabilirsin.

Okuduğum bölümün kişiliğime uygun olmadığını düşünüyorum. 

Bambaşka bir alana geçmek istesem zaman kaybeder miyim?


Bu, eğitim aldığın konuya göre değişir ama sadece bilgi ve deneyim kazanmak konusunda biraz daha dezavantajlı olursun. 

İçindeki potansiyel sana bir konuda çok başarılı olacağını söylüyorsa, buna kulak ver ve şansını dene. 

Belki biraz daha fazla çalışman gerekecek ama kendini geliştirerek aradaki farkları kapatmak elinde. 

Yalnız, çok özel bir bölüm bitirip de bu işi yapmak istemediğini düşünüyorsan, bir kez daha düşünmeni öneriyorum. 

Sadece kulaktan dolma bilgilerle mi yoksa deneyimleyerek mi bu kanıya vardın? 

Biraz daha araştırmaya, belki bir süre staj şeklinde de olsa kendi mesleğini denemeye karar verebilirsin.

Çok iyi derecede İngilizce biliyorum. 

Tercih sebebi olabilmek için başka hangi dil öğrenilmeli?


Bazı sektörlerde bazı ülkeler lider özelliğini taşır ancak bir dil öğrenmede senin amacın doğrultusunda önemli olan onun yaygınlığı. 

İngilizceden sonra yaygın olan diller Rusça, Çince, İspanyolca, Fransızca, Arapça, Hintçe dillerinden birini seçebilirsin.

Referans göstereceğim kimse yok. Referanslar bölümünü boş mu bırakmalıyım?


Eğer hiçbir yerde, hiçbir iş tecrüben yoksa elbette boş bırakırsın. Aman Sakın aile üyelerini referans bölümüne sıralama. 

Eğitimin süresince sana destek olan hocalar, staj yaptığın ya da katıldığın gönüllü çalışmalarda birlikte çalıştığın kişiler profesyonel referans olarak kabul edilebilir. 

Şirketlerin referans kontrolü yaptıklarını, verdiğin isimlerden hakkında bilgi istediklerini de unutma.

İngilizcemin yetersiz olduğunu yazmak istemiyorum ama sonra bu durum sorun olur mu?


Büyük ihtimalle… 

Okumak ve yazmak İngilizce bilmek demek değil. 

Eğer yabancı dille ilgili eksiğin varsa hazır yolun başındayken bu sorunu çözmelisin. 

Diyelim ki yaptığın işin yabancı dille hiç ilgisi yok ama sana bütün dünyayı önünü kadar getiren internetin olanaklarından hiç mi yararlanmayacaksın?

Banka operasyon ile ilgili başvurularıma olumlu herhangi bir cevap alamıyorum. 

Deneyimlerim farklı sektörlerde olduğu için mi?


Banka giriş pozisyonlarında çok fazla başvuru alındığı için genellikle yeni mezunlar; yabancı dil bilgisi, okudukları okul / bölümleri, mezuniyet tarihi ve süresi ve hatta derecesi gibi kriterler dikkate alınarak özgeçmiş üzerinden ön incelemeye tabi tutuluyor.  

Uygun görülenler sınavlara çağırılıyor ve öngörüşmeye alınıyor.

Bir şirket tarafından iki kez mülakata çağırıldım. 

Genel müdürlük ve teknik binasında girdiğim görüşmelerin üzerinden 1 ay geçti ve her iki birimden de olumsuz sonuç aldım. Neden?


Seçme yerleştirme sürecinde görüşmeye çağrılanlar, aslında o pozisyon için uygun olabilecek adaylardır. 

Pozisyon için uygun olmadığı düşünülen adaylar özgeçmiş inceleme aşamasında elenir. 

Örneğin bir pozisyon için 100 kişi başvuru yapmışsa, bunların yaklaşık 80’i özgeçmiş üzerinden elenir. 

Kalan 20 kişiden 10’u görüşmeye çağrılır, bunlardan biri seçilir. 

Yani görüşmenin olumsuz sonuçlanması senin o işe uygun olmadığın anlamına gelmez, senden daha uygun adayların bulunduğu anlamına gelir. 

Bu arada başvurduğun yerlerden görüşmeye çağrılabilmek için özgeçmişini, ilanda aranan nitelikleri ön plana çıkaracak şekilde başvurduğun pozisyona özgü olarak hazırlamalısın. 

Bu pozisyon için neden başkasını değil de sizi seçelim? 

Neden bu firmada çalışmak istiyorsunuz? 

Maaş beklentiniz nedir?


Mülakata giden insanların kendileri gibi değil de “öyleymiş gibi” davranmaları belki işe kabul edilmelerini sağlayabilir ama başarılı olmalarını asla sağlamaz. 

En iyi cevabı değil seni tanımlayan en uygun cevabı vermen en doğrusu… 

Maaş beklentini yine kendi niteliklerine ve piyasa koşullarına uygun söylemelisin. 

Çok zorlanırsan, hangi miktarın altında çalışmayacağını belirtmenin de faydası olabilir. 

Kurumsal firmalar, en az ücret isteyen kişiyi değil, kriterleri en uygun ve en istekli adayı seçer. 

Başka ülkede yüksek lisans yapmamın kariyerime faydası olur mu? 

Bana maliyeti ne olur?


İş dünyasında artık pek çok pozisyonda uzmanlık aranıyor. 

Daha önce 4 yıllık bir üniversite mezunu olmak yeterliyken şimdi uzmanlık alanına bakılıyor. 

Pazarlama ama hangisi, dijital pazarlama mı? 

İşletme ama ne kadar finans bilgin var? 

Yüksek lisans programları, bunu elde etmenin iyi bir yolu. Ücretler ise ülkelere göre değişiyor ama yıllık ortalama 40.000-80.000 USD olduğunu söyleyebilirim. 

Ancak yüksek lisans programlarında asistanlık, grant, fellowship gibi burslar almak lisans burslarına göre daha olası.

Stajyerler sigortalı sayılıyor mu? 

Ne kadar ücret alıyorlar?



Eğitim gördükleri okulda zorunlu staj şartı bulunanlar ile okul tarafından staj yapması uygun görülen öğrenciler de staja başladıkları tarih itibariyle sigortalı sayılıyor. 

Yüksekokul ya da üniversiteli stajyerler işçi sayılmadığı için asgari ücretten yararlanamıyor. 

Yine de şirketlerin stajyerlerini yemek, servis gibi hizmetlerden yararlandırdığını ve onlara bir miktar ücret ödediğini görüyoruz. 

Ancak, 3308 sayılı mesleki eğitim kanunu kapsamında bir çalışma sözkonusu ise (yani mesleki teknik eğitim), asgari ücretin yüzde 15 veya 30’undan (işyeri büyüklüğüne göre) aşağı ücret ödenmeyeceğini de söyleyeyim.

26 Şubat 2018 Pazartesi

LOJİSTİK 7 / Geleceğin lojistikçileri için öğütler

Tamer Ashraf
Okulların kapanma zamanı geliyor. Öğrenci kardeşlerim çok çalıştıklarına ve çok yorulduklarına emin olduğum bir dönemi geride bırakıyorlar. Güzel bahar günlerini ders çalışarak, ödev veya proje yaparak, kalabalık sınıflarda ders dinleyerek, imtihanlarda soruları cevaplayarak geçirdiler. Bu işkencenin güzel yaz günlerinde de sürmemesi için yaz tatili uygulaması yapıyoruz. Bu günlerde üniversitelerden veya yüksek okullardan bir çok öğrenci kardeşimle maillerle, konferanslarım sırasında veya iş yerime yaptıkları ziyaretlerde yüz yüze görüşme şansı buldum. Onlara yaptığım öğütleri sektörümüzle paylaşmak istiyorum. Sizlerden destek bekliyorum.

Üniversite veya yüksek okullarını bitiren öğrenciler, kariyerlerine öncelikle büyük şirketlerde işe başlayarak adım atmak istiyorlar. 


Günümüzde lojistik konusunda çağdaş anlamda çalışan kuruluş sayısının iki elin parmaklarından az olması, bu kuruluşlarda çalışanların görevlerini en üst seviyede yapabilecek kapasitede kişilerden seçilmiş olması nedenleriyle, kolayca iş bulma şansları olamamaktadır. Erkek mezunlar için askerlik önlerinde aşılması gereken bir engel olarak durmaktadır. 

Erkek olsun, bayan olsun tüm mezunlar için ortak bir önerim olacak. Okulu bitirdikleri an kendilerini iş üretecek, bir grup içine girdikleri an verimli çalışacak bir durumda görmesinler. Bazı mezunların okulu bitirir bitirmez kendilerini aranan elemanlar listesinde en başta hissettiklerini görüyorum. Beklentilerimiz elbet yüksek olmalı ancak ulaşılabilir olması da gerekmektedir.

Okudukları dersler genel amaçlı dersler olup, üniversiteler bizlere sadece nasıl öğrenebileceğimizi öğreten kurumlardır. İş hayatı, okulunu yeni bitiren kişiler için ilk yıllarda okul olmaya devam edecektir. 


Bu nedenle bayan mezunların en az 5 yıl, erkek mezunların da askerlik hariç 5 yıl eğitimlerine iş yaşamlarında devam etmekte olduklarını bilmeleri gerekmektedir. İş yaşamının ilk 5 yılı üniversiteler gibi paralı olmasa da yüksek getirinin beklendiği bir süre olmamalıdır. Bu süre üniversitelerde öğrendiklerimizi kullanabileceğimiz bir dönemdir. Bu dönem içinde ileride yapmayı istediğimiz iş kolunda olabildiği kadar çok şey öğrenmek durumundayız. 

Önerim yeni mezun kardeşlerimin ücreti ne olursa olsun iş hayatlarına küçük organizasyonlarda başlamalarıdır. Bu sayede işleri ile ilgili geniş bir çerçevede çalışmak ve işlerinin tüm detayları ile birlikte yatay ilişkilerini de öğrenme fırsatı bulacaklardır. Küçük ölçekli iş yerlerinde çok şey, az sayıda yapılmaktadır. Bu da öğrenmenin en kolay ve zevkli yanıdır. Bunu iş öğrenme dönemi olarak nitelendiriyorum.

İlk 5 yıllarını tamamladıklarında çalıştıkları iş yerinin onlar için ileride neler hazırladığını araştırma zamanı gelmiştir. Yeni bir işe başlayıp başlamama kararını verecekleri zamandır bu. Yeni bir iş onlar için daha büyük kapasitede bir iş potansiyeli olan iş yerleri olacaktır. 


Büyük kapasite, yapılan işte ihtisaslaşmayı ve kendini kurumsal bir ortamda belli bir konuda geliştirmeyi ifade etmektedir. Bu iş yerinde yapacakları çalışma sırasında eski iş yerlerinde öğrendikleri diğer disiplinlerle ilgili bilgiler onlara büyük fırsat sağlayacaktır. 

Departmanlar arası ilişkinin rahat kurulması, birbirlerinin işlerini bilmeleri, ekip çalışmasını kolaylaştıracak ve iş verimlerini arttıracaktır. Bu da işlerinde hızlı yükselmelerini sağlayacak bir avantajdır.


Bu sayede küçük iş yerlerinin ucuz maliyetli eleman ihtiyacı giderilecek, büyük iş yerlerinin de pazarı ve iş yapma şekillerini geniş çerçevede gören eleman ihtiyacı için ön çalışmalar yapılabilecektir.

Bu konuyu sektörümüzde bir kural olarak uygulamayı öneriyor ve sektör dergileri ile sektör derneklerini çalışmaya davet ediyorum. 


Yeni mezun kardeşlerimizin iş yerlerinde görev alabilmesi için kuruluşlarımız eleman ihtiyaçlarını UTİKAD, UND, LODER, KARİD gibi derneklere bildirebilirler. 

Sektör dergileri de sayfalarında eleman arayan kuruluşların adreslerini verebilirler.

Bir diğer konu ise yaz stajları ile ilgilidir. Ara sınıfları bitiren kardeşlerimiz 2-3 aylık yaz tatillerinde sektörü tanımak amacıyla staj yapmak istemektedirler. Tek tek sektördeki kuruluşları dolaşmaları zor olmaktadır. Bu kardeşlerimiz için de derneklerimizin ve sektör dergilerimizin bir çalışma yapmasında yarar görüyorum. 


Derneklerin üyelerine yapacakları basit bir duyuru, kaç tane stajyer alabilecekleri konusunda bir potansiyel tespitini sağlayacaktır. Bu kuruluşların isim ve adreslerinin de dergilerde basılması ile öğrenciler hangi kuruluşlarla temasa geçeceklerini bileceklerdir. 

Stajların dağıtımının sektör dernekleri tarafından da yapılması mümkündür. Stajlarda ileride bizlerle beraber çalışabilecek kardeşlerimizi tanıma şansı bulacak, onlara sektörümüzün zorluklarını ve fırsatlarını ileteceğiz. 

Geleceklerini şekillendirmeleri açısından stajlar son derece önemlidir. İleride iş ve meslek seçiminde düzgün değerlendirme şansları olacaktır.

Gençlerle ilgilenmenin sadece bir yurttaşlık görevi olmadığına inanıyorum. Onlarla çeşitli konferans, panel, tartışma ve görüşmelerde beraber oluyorum. Zor şartlar altında yaşayan, eğitimlerini tamamlamaya çalışanları görüyorum. 


Yarınlarına umutla bakmaya gayret eden, öğrendiklerini uygulama fırsatını arayan, pırıl pırıl zekaları ve çalışma azimleri ile bizlerin yarını gençler. Bir gün taşıdığımız bayrağı bırakma zamanı gelince teslim edeceğimiz eller onların ki olacaktır. 

Sağlam ellere işlerimizi devredebilmek için o elleri, kolları ve beyinleri güçlendirmemiz gereklidir. Bunu da onlarla okul sıralarında tanışmakla, derslerine yardım etmekle, kaynak yaratmakla, tezleri ile ilgilenmekle, okul zamanları dışında ellerimizde mevcut kaynakları paylaşmakla, stajlarını sağlamakla ve mezun olduklarında yanımızda yer göstermekle sağlayabiliriz.

Lojistik sektörünün üst yöneticilerinin, ara yöneticilerinin, çalışanlarının, derneklerinin ve basınının bu desteğin parçası olmaları için bir araya geleceklerine inanıyorum. Birlikte çalışmak için uzatılacak ellerin boş kaldığı görülmemiştir. Yeter ki siz elini ilk uzatan olunuz.

Tüm kardeşlerime sınavlarında başarılar ve dinlendirici bir yaz tatili diliyorum.

18 Kasım 2018 Pazar

Geleceğin yükselen meslekleri!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Geleceğin sektörleri ve meslekleri çalışmasını nasıl yaptınız, ne kadar sürdü?


Bu çalışma üç ay sürdü. Amaç, Türkiye’deki geleceğin sektörlerinin ve buna bağlı olarak mesleklerinin belirlenmesiydi. Yaklaşımımız piyasa odaklı oldu. Hangi sektörlerin ekonomi içinde ağırlık kazanacağı, sektörlerin kendi içinde nasıl bir dinamik değişimi göstereceğini irdeledik. İşletmelerin ne tip insan gücüne ihtiyacı olacağına odaklandık. Dünyadaki ve Avrupa Birliği’ndeki eğilimleri tespit ettik. Kendi kurumlarımızın kurumsal bilgi kapasitesinden yararlandık. Bu konuda Türkiye’de yapılmış hiçbir çalışma olmadığı için 15 yıllık tecrübemizden, bilgi birikiminden faydalandık.


İş dünyasının, üniversitelerin fikrini aldınız mı?


Bu raporun hazırlanması aşamasına bu tip temasımız olmadı. Kurum olarak Türkiye’deki hemen hemen tüm iş örgütlerine danışmanlık yapıyoruz. Bütün sektörlerle 15 yıldır ilişki içindeyiz. Bu kurumların önceliklerini biliyoruz. Büyük ölçüde bu bilgiden yararlandık.


Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl içinde en çok ihtiyacı olan sektör ve meslek grubu nedir?


Türkiye hizmetler sektörü ağırlıklı bir ekonomiye dönüşmeye başladı. Ekonomisi küreselleşmenin etkisiyle giderek dış dünyayla entegre oluyor. Önümüzdeki dönemde insan kaynağına sadece Türk şirketleri değil, Türkiye’deki yabancı şirketler de ihtiyaç duyacak, bu yeni ve önemli bir trend. Türkiye’de şirketler giderek yabancılaşıyor. Yabancı ortak alıyor, yabancılar tarafından satın alınıyor. Önümüzdeki 15 yılda her alanda yabancı şirketlerin ağırlıkta olduğunu göreceğiz.


Üretim nasıl değişecek?


Batıda bir firma için üretimin payı yüzde 10-15. Geri kalan yüzde 80-85 değeri yaratan farklı unsurlar; tasarım, yaratıcılık, tüketicinin rahatlık ve güvenliğini artıran teknoloji, marka değeri, imaj değeri gibi. Konsept denilen unsur, ürünün içinde daha fazla pay alıyor. Oysa Türkiye henüz başka ülkelerin fason üreticisi niteliğinde. Bizim üretime değil, ürünün o genel prosesi içinde diğer alanlarda daha çok katma değer yaratacak insan gücüne ihtiyacımız var. Bir de özellikle finans, perakende, iletişim, sağlık gibi sektörlerde çevre ülke ve müşterilerin taleplerini karşılar noktaya gelmemiz lazım. İş gücü ihtiyacı da sadece yurtiçi talebe yönelik değil, yurtdışı talebe yönelik de olmaya başlayacak. Sanayide iş gücü ve mesleklere bakınca katma değer yaratacak insanlara ihtiyaç var, üretimde çalışacak insanlara değil. Ar-ge ve teknolojide çalışacak, yaratıcılık ve konsept tasarımı yapacak, dünyada pazarlama yapacak, markalaşmayı taşıyacak insanlara ihtiyaç var.


Bu eğitimleri insanlar nereden alacak?


Üniversitelerin, meslek liselerinin, fakültelerin isimleri, yapıları ve eğitim verilecek alt başlıklarda önemli değişiklikler olmalı. Geleceğin eğitiminde en önemli unsur, özel sektör ve iş dünyası ile işbirliği. Artık üniversiteler dört sene eğitip, mezun ettikten sonra öğrenci ne yaparsa yapsın, zihniyetinden kurtulmalı. İşyerinde staj anlamında değil yalnızca, eğitim kurumları ve işletmeler arasında ciddi sinerji sağlayacak işbirliklerine ihtiyaç var.


Meslekler mi değişiyor, içerikleri mi? Yani artık, inşaat mühendisine ihtiyaç kalmıyor mu?


Mühendislik kavramı değişiyor. Klasik anlamda mühendisler ürünün sadece üretim bölümüyle ilgileniyorlar. Halbuki bundan sonra işin öbür tarafıyla, ar-ge, teknoloji, yaratıcılık, tasarımla da ilgilenmeli. Endüstri mühendisliği ve onun alt ayrımlarıyla ilgili mühendislikler önemli. Müşteri taleplerini, işin takvimini, pazarlamayı iyi bilen, bütün bunları içinde barındıran mühendisliklere ihtiyaç var. Makina mühendisi yaratıcılık, tasarımcılık, finansman, pazarlama bölümünlerinin kendisi ile nasıl çalışması gerektiğini anlamalı.


İletişimi geleceğin sektörlerinden biri olarak görüyorsunuz. Teknik elemanlar mı önem kazanıyor?


Bilgi işlem bütün sektörlerde yatay olarak tabanı güçlendiriyor. Onsuz olmuyor. İletişim ve lojistik her meslekte önem kazanıyor. Klasik iletişim fakülteleri, gazetecilik, reklamcılık bölümleri değil, bilgi yönetimi çok önemli hale geliyor. Dünya bilgi ekonomisi üzerine kurulmaya başlandı.


Ama artık bilgiye kolaylıkla ulaşılıyor, yaratıcılık daha önemli deniyor.


Doğru. Dünyada böyle trend var. Bilgiye ulaşmalı, onu kullanıp sonra da yaratıcılıkla birlikte yeni bilgiler üretmeli, yeni mal ve hizmetlere katmalısınız. Bunun için iletişim kurmak lazım. İşletme için bilgi üreten, bilginin nerede olduğunu bilen, bilgiyi toparlayan, kullanan ve yeni bilgi yaratan insanlara ihtiyaç var. Bunlar için bilgi mühendisi yetişmesi lazım. Mühendislik böyle farklılaşıyor. İletişim mühendisliği ortaya çıkarıyor. Sosyal bilimler giderek mühendisleşiyor.


Bilişim eğitiminde neler oluyor?


Bilişim eğitiminde sıkıntı var. Bilişim denince bilgi işlemci akla geliyor. Bilgisayar mühendisine artık ülkemizde ihtiyaç yok. Bilgisayarı iyi kullanan ara elemana ihtiyaç var. Sektörlerde hemen her kademedeki insanın bilişim sektöründe faydalanabilir, kullanıyor olması lazım. Bunun için de herkesin bilgisayar mühendisi olmasına gerek yok.


HASTANE VE EĞİTİM YÖNETİCİLİĞİ


Tıp geleceğin mesleklerinde nerede yer alıyor?

Tıp ve sağlık sektöründe Türkiye avantajlı. Kendi içimizden çok dışarıya hizmet vereceğiz. Avrupa nüfusu yaşlanıyor. Sağlık- sosyal güvenlik harcamaları artıyor. Türkiye sınır ötesi bu tip müşteri taleplerine daha ucuza cevap verebilmeli. Önümüzdeki yirmi yılda hem Avrupalı, hem Amerikalı bütün sağlık kurumları burada olacak. Birkaç sene sonra dış müşterilere hizmet vermek üzere hazır olmalıyız. Bizde 10 bin dolara sağlık bakımı, Batı’da 70 bin dolara yapılıyor. Bu fiyat farkından faydalanmalıyız. Sağlık yöneticilerine ihtiyaç var. Bizde iyi cerrah, doktor var. Ama bir özel hastaneyi etkin yönetip, onun rekabet gücünü artıracak, onu finansal anlamda düşünecek yöneticilere ihtiyaç var.


Sosyal bilimler geleceğin mesleklerinde nerede?


İnsanla ilgili her alan, sosyoloji, psikoloji hepsi önem kazanacak. Örneğin bizde tarihçi sadece kendi çevresi içinde ihtiyaç duyulan ve iş yapan kişidir. Oysa yeni dönemde ekonomik gelişme olunca bütün kurumların sosyal sorumluluğundan, insanların öğrenme ihtiyacından kaynaklanan ihtiyaçlar olacak. Tarihçiler artık o küçük dünyalarında kalmayacak. Çok daha geniş alan içinde çalışmaya başlayacak.


Şu anda liseye giden öğrencilere, hangi meslekleri önerirsiniz?


Perakende sektörü, finans, turizm yöneticiliği, iletişim, bilgi-işlem, sağlık yöneticilik, lojistik ve ulaştırma, enerji ve gayrimenkul sektöründe çok gelecek var. Gayrimenkul dünyada devasa bir şekilde gelişiyor. Burada çalışanların ancak yüzde 2-5’i inşaat mühendisi. İnşaat mühendisi ve şehir plancısını yetiştiriyoruz. Ancak, örneğin bir alışveriş merkezi yapılacaksa nereye kurulmalı, kentsel yaşama etkisini, ekonomik fizibilitesini araştıracak kişiler yetiştirmiyoruz.


Türkiye’de geleceğin meslekleri


İletişim Elektronik mühendisleri, enformasyon mühendisleri, yazılım mühendisleri, Ar-ge mühendisleri, ürün geliştirme yöneticileri ve uzmanları, uygulama geliştirme yönetici ve uzmanları, pazar ve iş geliştirme yöneticileri, satış ve pazarlama yöneticileri, satış sonrası hizmet yöneticileri

Perakende Perakende yöneticileri, zincir yöneticileri, mağaza yöneticileri, store yöneticileri, dağıtım kanalları yöneticileri, departman, kategori, stok yöneticileri, mağaza satış danışmanları ve uzmanları

Turizm Otel yöneticileri, işletme yöneticileri, yiyecek-içecek işletme yöneticileri, pazar ve ürün geliştirme yöneticileri

Bilişim ve bilgi teknolojileri Bilgi teknolojileri koordinatörü, veri taban ve bilgi yöneticileri, network ve sistem mühendisleri, network ve sistem güvenlik yöneticileri, yazılım mühendisleri, yazılım geliştirme uzmanları, sistem programcıları ve analistleri, web yöneticileri, web tasarım ve içerik uzmanları.

Bankacılık Şube yöneticileri, bireysel kredi yöneticileri, gayrimenkul ve konut finansman ve kredi yöneticileri, risk ağırlıklı aktif yöneticiler, internet bankacılığı yöneticileri, uluslararası bankacılık yöneticileri

Sağlık Sağlık kurumları yöneticiliği, bakım ve yaşam evleri yöneticiliği, medikal-sağlık ve hasta hizmetleri yöneticiliği, tıbbi direktörlük, hemşire direktörlüğü

Enerji Enerji mühendisleri, elektrik mühendisleri, petrol ve doğalgaz mühendisleri, nükleer enerji mühendisliği,

Otomotiv Elektronik mühendisleri, endüstri tasarım mühendisleri, enerji mühendisleri, çevre mühendisleri

İnşaat müteahhitlik İnşaat mühendisleri ve mimarlar, elektrik mühendisleri, malzeme mühendisleri, tasarım mühendisleri, saha ve şantiye mühendisleri, planlama mühendisleri, iş güvenliği mühendisleri,

Gayrimenkul Proje yöneticileri, gayrimenkul değerleme uzmanları, gayrimenkul yatırım uzmanları, gayrimenkul pazarlama ve satış yöneticileri, proje ve iş geliştirme yöneticileri, konut tüketici finansmanı uzmanları

Eğitim Eğitim kurumları yöneticileri, eğitim ve gelişim yöneticileri, eğitim ve kariyer danışmanları, rehberlik ve öğrenci işleri yöneticiliği, eğitim sistemleri ve teknikleri geliştirme yöneticileri, e-eğitim yöneticileri, özel eğitim yöneticileri, yaşam boyu eğitim yöneticileri, erken çocukluk eğitimi yöneticileri, dershane yöneticileri.

Yazar: Nuran Çakmakçı 
Kaynak: http://www.yenibiris.com

16 Mart 2017 Perşembe

PAZARLAMA PLANI BECERİLERİNİ GELİŞTİRMEK: TEORİYİ VE PRATİĞİ BİRLEŞTİRMEK

Pazarlama planının bu günkü iş dünyası ile ilgisi ve faydası soruya açık bir durumdadır. Genel şüphecilik, pazarlama teorisinin etkili pazarlama pratigine nasıl dönüşeceğini vurgular. Bu çalışmada biz özellikle pazarlamanın çekirdek aletlerinin birisinin yürütülmesini çevreleyen zorluklarla ilgilenmekteyiz. Pazarlama planının yeterliliğinin nasıl arttırılıcağı konusunda iş-temel eğitim programı yöneticilere pratiğe uygulamadaki problemlerin üstesinden gelinmesinde yardım eder. Bu yaklaşım, öğrenmenin bilim ve iş yeri arasında devamlı iki yönlü bir akış olan, iş- temel alınan bir programı kurmak için, katılımcının asıl iş yüküyle pazarlama planı becerilerini nasıl birleştiortaya çıkartır.
Pazarlama Teorisi Ve Pazarlama Pratiği
Pazarlama disiplinindeki iyi-dokümanlı güven krizinin, pazarlama teorisinin pazarlama pratiğine uyluamda eksikliğinden kaynaklana bir buyutu vardır. Pazarlama yönetim teorisinin temel aletleri ve ilkelerinden şüphe ediliyor, ve modern iş için onların ilgisi sorgulanıyor. Üstelik pazarlama teorisinin ortak gerçeklerle birleşmesindeki yetersizlik iş topluluğunda hayal kırıklığını gösterdi.
Böylece pazarlama düşüncelerinin teorik destekleri artan bir tehtidin altına gelmektedir ve çoğunlukla modern iş çevresine herhangi bir ilgli eksikliği olarak algılanıyorlar. Pazarlama teorisi ile pazarlama planı arasındaki dengeyi düzeltme arayışı, akademik personel tarafından en çok dikkate alınan bir pazarlama kavramıdır. Bu kendisinin gelişmesi, uzaması ve arıtılmasıdır. Pazarlama planı ideal olarak pazarlama teorisiyle pratiği arasında köprü oluşturmalı, ama pratisyenler arasında hak ettiği işlevliliği bulamamıştır. Bu açıdan, burası firmanın teoriyi pratiğe geçirmede en çok zorlanacağı yerdir.
Pazarlama Planı Süreci
Yukarıda resimlendiği gibi, literatür, pazarlama planı sürecini çevreleyen birçok işlemsel zorlukların suçlamalarına doymuştur. Planlama ve örgütsel verimlilik arasındaki ilişki ile ilgili çok sayıda araştırma projesi bulunmaktadır. Yine de sonuçlar çatışmaktadır; bazı araştırmacılar bu ikisi arasında pozitif bir ilişki olduğunu söylerken bazıları tutarlı bir ilişki olmadığını söylüyorlar. Dolayısıyla, işe almanın sonucu olarak şirket performansını yükseltme fikrinde planlama süreci ve iyi bilinen pazarlama karar verme tekniklerinin uygulanmasının doğruluğu henüz kesin olarak ispatlanmadı.
Mc Donald, resmi planlama modellerinde pratisyenlerin bile pazarlamada daha yapısal bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu farkedebildiklerini vurguladı. Pratisyenlerin literatür tarafından belirlenmiş yaklaşımları kullanmak için aramalarına rağmen, hak edilen yarar gerçekleşmemiştir.
Etkili pazarlama planıyla ilgili bir çok işlevsel zorluklara rağmen, bir çok araştırma planlamanın şirketin büyümesinde ve gelişmesinde çok büyük rolü olduğunu savunur. Mc Donald’ınpazarlama planlaması literatüründe şu şekilde bir ifadede bulundu “İlişkili olunan faaliyetlerin daha iyi sınıflandırılmasının talep edilen faydaları, çevreden haberdar olma, yönetim arasında daha iyi iletişimin geliştirilmesi, ve daha iyi, kaynakların kullanılması, ve böylece almak için orada olmak şeklinde görünmek , ve, pazarlama planlaması ile ticari başarı arasında güçlü bir ilişkinin varolması”
Ancak, biz bu çalışmada pazarlama planı sürecinin faydalarını tartışmak yerine bazı ana eleştirilerin düzeltilmesi konusuna önem veriyoruz.
Mc Donald’ın önerisi; asıl pazarlama planının en küçük rekabetçilerin bile hayatta kalmasına olanak tanıyacak şekilde işe bir yaklaşım olmasıdır. Onun işaret ettiği, yönetici için sihirli bir formülün var olmamasıdır. “Pazarlamada, Aladdin’in lambası gibiörgütün hayallerini gerçekleştirecek, bir eşitlik yoktur”
Mc Donald pazarlama planında karşılaşılabilecek zorlukları on engelde özetlemiştir:
1. Pazarlama stratejisi ve taktiği arasında kargaşa
2. İş çalışmalarından pazarlama işlevini ayır etme
3. Pazarlama işlevi ile pazarlama fonksiyonu arasında karmaşa
4. İşlevsel çizgiler boyunca baskın olan örgüt yapısı
5. Derinlik analizinde beceri eksikliği
6. Çekirdek pazarlama yönetimi bilgisinde ve becerisinde eksiklik
7. Süreç ve çıktı arasında kargaşa
8. Pazarlama planına stratejik yaklaşımdaki eksiklik
9. Amaçlara öncelik tanıma ihtiyacı
10. Daha uygun pazarlama kültürüne olan ihtiyaç
Mc Donald’ın en önemli tezi; eğer geliştirmekte adresli bir etkili süreç eksikliğinde değilse, bir organizasyonun yönü sonuçlanabilir. Akademik personel ve pratisyenler bu yüzden, teori / pratik boşluğunu bu pazarlama planı engelleri bakımından kapatmak için yollar aramaya başlamışlardır.
Yönetim Ve Pazarlama Planı Yeterliliği
Yeterlilik tanımı birçok faklı görşlerde basılmış ve yorumlanmıştır. Bu çalışma yeterliliği davranışşal davranışşal açıdan tanımlamaktadır. Tarihi ve gerçekten, çok çağdaş iş sayısız yeterlilik listesinin ve becerinin üretimiyle sonuçlanmıştır.bir çok sayıdaki ortak iplikler öneriyorki; bütün yöneticilerin etkili performansında ortak olan görev ve teknikler olabilir ama bu ihtiyaç bir bireyin belirli koşuluna ve/veya belirli bir durumu içindir. Bu çeşit yeterlilik yapılarının daha fazla bir yönü, diğerleri aradaki farkı ayır ederken bazı çalışmaların “yetenekler” ve “beceriler”terimlerini birbirinin yerine kullanmasıdır. Bu çalışmada yeterlilik, belirli bir zamanda ve durumda belirli bir problemin yada belirli bir görevin performansı ile ilgili kesin kararda yararlanılan beceri ve yeterliliklerin tamamı olarak tanımlanmıştır.
Pazarlama yönetimi genel yönetim ile analiz, planlama, yürütme ve kontrol süreçlerini içerdiği derecede benzerdir. Bu bakımdan yeterlilik yapısını anlamak iş-temel pazarlama programını öğrenmeyi geliştirmek için önemlidir.
Yukarıdaki çalışmanın hepsinden bir anahtar sonuç, yine de, kesin idare yeterliliklerinin, onların cinsle ilgili yönüne rağmen pazarlamanın belirli hareketliliğine daha uygun oldugumudur? Bu çalışmanın çekirdek teması, etkili pazarlama planlayıcısının ne çeşit yeterlilikler gerektirdiği ve McDonald tarafından ana hatları çizilen pazarlama planı engellerinin üstesinden gelmeye yardım edebilip edemeyeceği.
Carson, etkili pazarlama karar-verme süreci için istenilen pazarlama yeteneklerinin geniş bir listesini çıkarmıştır. Bunlar; vizyon, yaratıcılık, liderlik, iletişim, motivasyon, insiyatif, sezgi, analitik düşünme, yargı, örgürsel yapılabilirlik, bilgi ve şebekedir.
Yeterlilik literatürünün anahtar yönlerini düşündüğümüzde McDonald’ın pazarlama planına on engeli ile bu engellere adres olabilmeye gerektiren pazarlama yetenekleriylebir bağ kurmamız mümkün olabilir.
Pazarlama planı engelleri
Gereken yetenek
1. Pazarlama stratejisi ve taktiği arasında kargaşa
Yargı, bilgi, vizyon
2. İş çalışmalarından pazarlama işlevini ayır etme
Bilgi, vizyon, taahhüt
3. Pazarlama işlevi ile pazarlama fonksiyonu arasında karmaşa
Bilgi, iletişim, yargı, analitik düşünme
4. İşlevsel çizgiler boyunca baskın olan örgüt yapısı
İletişim, örgütsel yapılabilirlik
5. Derinlik analizinde beceri eksikliği
Analitik düşünme, yargı, vizyon
6. çekirdek pazarlama yönetimi bilgisinde ve becerisinde eksiklik
Yargı, bilgi, analitik düşünme
7. Süreç ve çıktı arasında kargaşa
Bilgi
8. Pazarlama planına stratejik yaklaşımdaki eksiklik
Analitik düşünme, vizyon, bilgi, taahhüt
9. Amaçlara öncelik tanıma ihtiyacı
Liderlik, vizyoni yargı, iletişim, örgütsel yapılabilirlik, taahhüt
10. Daha uygun pazarlama kültürüne olan ihtiyaç
Örgütsel yapılabilirlik, vizyon, iletişim, bilgi, liderlik
Bağlantıların Tartışması
McDonald pazarlama taktikleri ile stratejileri arasında var olan karmaşıklığı yöneticinin pazarlama bilgisi ve stratejik plana alışmasıyla vurgulamıştır.Pazarlamadaki bilgi ve beceri eksikliğinin pazarlama işlevi ile pazarlama kavramı arasındaki karışıklığın kökü olduğunu işaret etmiştir.
Müsait verinin muazzam miktarlarından etkili pazarlama planı yaparken karar için ihtiyaç duyulan zekayı analiz etmek ve damıtması için birçok idarecinin yetersizliği, çokça geliştirilen analitik beceri için bir ihtiyacı gösterir. Tartışılan bir vaka vardır ki; analitik beceriye olan şhtiyaç yöneticilerin planlamaya sistemetik yaklaşımının eksikliğinin anahtar nedenidir. Düşünülmesi gereken bir beşka nokta ise, yetenekli bir pazarlama planlayıcısının liderlik kapasitesini ispatlaması. İletişim becerisi iyi ve etkili pazarlama yönetiminin pratiğinde önemli yer tutmaktadır. Şüphesiz ki, düşmana ait birleşmiş bir çevrede planlama sürecinin yönetimi, yüksek derecede bağlılık, vizyon ve deneyim gerektirir.
Pazarlama Planı Yeterlilik Boşluklarını Tanımlamak
Yeterlilik literatüründe bazı deliller var ki; yetenek geliştirme performanslarını kurarak teori ile pratik arasındaki boşluga köprü oluşturmayı sağlamaya çalışan yöneticilerin ve pazarlama eğitmenlerinin var olduğu.
Kolb’un ögrenme çemberinde olduğu gibi, bütün yetenek geliştirme yaklaşımlarının, içeride ortak neye neye sahip olduğu, yine de, bütün onların kendi değerlendirmesinin bazı derecesini karıştırdığı, ve çekirdek idaresinde öncül teorik modeller olduğudur. Kolb’un ileri sürdüğü deneysel öğernme döngüsü, bir öğrenme modeli sağlar ve insanoğlunun büyüme ve gelişme basamaklarını yansıtır.
İş-Temel Öğrenme Kavramı
İş-temel öğrenme kavramı, yeni bilgiler geliştirmede deneyim ve paratiğin bir çeşit birleşmesini beraberinde getirdi. Levy et.al.(1989) iş-temel öğrenmeyi şu şekilde tanımladı: “öğrenmeyi iş rolüne bağlamak” ve üstlenilen iş faaliyetlerinindeneyimlerinden türetildiğini açıkladı. Bu yüzden iş-temel eğitim yüksek öğrenimin otoritesini sorguluyor ve daha belirgin olarak akademik kurumların bilgisi ile diğer öğrenme kaynaklarının bilgisi hakkındaydı. Kısa dönem öğrenci yerlerinden lisans ve lisansüstü kurslarına kadar bir çok farklı çeşitte iş-temel öğrenme türleri vardır.
İş-temel eğitim birçok ayırdedici özelliğe sahiptir.
· Öğrenci, öğrenmenin merkezi olur
· Birlikçi, işyeri ve akademideki ortaklığı içerir
· Teoriyi bir yerde tutar harekete yönelir
· Teorik ve pratik anlayışlar üretir
· Eğitmeyi ve eğitimi kapsar
· “öğrenen çalışan” kavramını yaratır.
İş-temel öğrenimin bireyin beceri ve yeteneklerini yapılandırmadaki etkililiğine
rağmen pazarlama yeterliliği alanında ki kullanılabilirliği hakkında çok az araştırma vardır.
On Engelin İş-Temel Öğrenim Yaklaşımıyla Üstesinden Gelmek
Ulster üniversitesinde yöneticilerin pazarlama planı yeteneklerini geliştirmeleri amacıyla bir program hazırlandı. Bu diğer geleneksel yönetim programlarından radikal olarak farklı bir araştırma. Bu yolla bireyler şirketlerine özgü özel durumlar ve fırsatlar için kendi öğrendikleri deneyimleri değiştirebilirler.
Programın temel amaçları
Katılımcıları kendi özel ihtiyaçlarına göre pazarlama planı yaklaşımını değiştirmeye teşvik etmek
katılımcıların temel pazarlama planı kararlarını anlamalarını geliştirmek
katılımcıların pazarlama planı yeteneklerini geliştirmek
Bu ozaman pazarlama planının engellerinin üzerinden gelmek için etkili kişisel ve profesyonel gelişme sürecini yapılandıran bir kurum oluyor.
Bireysel yeterliliğin sonucunda katılımcılar pazarlama teknoloji transferinin birçok yönüne maruz kalırlar. Anahtar pazarlama planı yeteneği olan bilgi,deneyim, analitik düşünme, liderlik, vizyon, örgütsel yapılabilirlik, taahhüt,iletişimi geliştirmeyi ararlar veMcDonald tarafından öne sürülen pazarlama planı engellerine doğru konuyu yöneltirler. Bu şu yollarla yapılabilir.
1)BİLGİ: Pazarlama bilgisi transferi anlaşılmaz bir dil ile iletilir.
2)DENEYİM: Deneyim programın devam eden temelinde bütünü oluşturan çekirdektir. Kolaylaştırıcılar tarihsel bir esasta olan pazarlama faaliyetleri hakkında düşünmesi için katılımcıları cesaretlendirdi. Katılımcılar arasında pazarlama pratiklerindeki farklı deneyimleri hakkında tartışmalar ortaya çıktı.
3)ANALİTİK DÜŞÜNME: Swot analizi ve Ansoff matriksi gibi temel analitik araçlar grup sunumunun bir parçası olarak gösterldi. Bu sürec diğer üyelerle düşüncelerin paylaşılmasını ve kendini yansıtma analizini cesaretlendirdi.
4)LİDERLİK: Katılımcılar, Piercy ve Morgan tarafından yapılan öneriler ile tutarlı bir şekilde örgütlerini yönetmek yolunu gösteren pazarlamayı geliştirmeyealışmaya cesaretlendirildiler. Çalışan motivasyonu ve takım kurma problemleri pazarlama kavramı çevresinde şirket çapında bir birleşmeyi beraberinde getirdi, sık sık düzenli grup tartışmaları arttı.
5)VİZYON: Bir fırsat odağının bakımı, pazarlamanın gelişmesi için önemlidir ve planlamanın doğası gereğidir. Vizyon amaçların ve hedeflerin faaliyet planı ile nasıl gerçekleşeceğini belirlemekte ve kıt kaynakları sıralamakta gereklidir.
6)YARGI (KARAR): Bunun odağı ise, tamamlanmamış bilginin eksik olan parçalarını toplayabilme ve etkili seçim yapabilme. Bu yolla katılımcılar pazarlama planlarını nasıl geliştireceklerini aramaya cesaretlendirilirler.
7)ÖRGÜTSEL YAPILABİLİRLİK: Pazar alanındaki fırsatların değerini arttırmak için kaynakların nasıl sıralanacağı ve yönetileceği ile ilgilidir. İnsan kaynakları, fiziksel kaynaklar ve finansal kaynaklar buna dahildir.
8)TAAHHÜT: Yeni bilginin kazancı olan emsal ve kolaylıklardan kritik yoruma maruz kalmanın olduğı iş-kitap, programın katılığı, devam eden kişisel gelişmesine taahhütü test etti. Katılımcının bu çeşit faaliyetlerinde işe alması için onların güveninin arttığı daha büyük bir pazarlama yeteneğini onların şevki ve motivasyonu ile beraber geliştirdi.
9)İLETİŞİM: Etkili bir şekilde iletişim kurabilme hem yazılı hem sözlu sunumların ayrlmaz bir parçasıdır. Buna ek olarak planlanmış pazarlama faaliyetlerinin içsel ve dışsal odakları rafine edilmiş iletişim becerisi sunar ve ke şirketin tanıtım karmasını geliştirir.
Sonuç
Bu çalışmada, yöneticinin pazarlama planı yeteneğini geliştirmek için iş-temel ögrenim yaklaşımının faydalarını inceledik. Gelişme süreci katılımcıların pazarlama planı yaparken yanıt vermek zorunda oldukları meydan okumaların belirlenmesi ile başlar. Bu çalışma pazarlama planının zorluklarının üstesinden gelmek için gerekli olan yetenekleri vurgulamıştır ve uygulama yöneticilerinin pazarlama planın karar vermesini arttırması için olan geliştirme programından nasıl bilgili olacaklarını göstermiştir.
Pazarlama planının herhangi bir şirketin gelişmesine etkisi şüphesizdir. Buna rağmen, uygulamacı yöneticiler pazarlama planı sürecinde her çeşit zorlukla karşı karşıya gelirler. İş- temel öğrenim yaklaşımı ile ilgili araştırmalar devam ediyor.Ancak daha açık araştırmalara ihtiyaç vardır.
Makalenin Analizi
Bu çalışma sonucunda pazarlama planı sürecinde yöneticinin sahip olması gereken bir çok beceri olaması gerektigine karar verebiliriz. İş-temel egitim süreci ise pazarlama yöneticilerinin sahip olması gereken becerilerin geliştirilmesine farklı bir sistemle katkıda bulunur.
Bir işletmenin başarısında, finansal ve fiziksel olanaklar kadar, sahip olduğu yetenekler ve benimsediği liderlik biçimide büyük önem taşır. Çünkü parasal ve maddesel kaynakların rasyonel ve etkili bir biçimde yönetilmesini sağlayan o işletmenin yöneticisidir. Yönetici fikir yaratmak, planlama, örgütleme, yürütme, motive etme, haberleşme ve kontrol görevini yerine getirir. Tüm bu işlevler arasında önderlik etmek ve yol göstermek de vardır. Bir yöneticinin yanında çalışanları etkili olarak yönlendirme yeteneği, onun yönetme konusundaki gücünü olumlu yönde etkiler. Benimsediği liderlik biçimi ve bu konudaki nitelikleri aynı zamanda işletmenin yöneticisi olan küçük işletme sahiplerinin başarısındada önemli rol oynar.(Luther, 1999)
Alptugan (1998), bir yöneticide bulunması gereken özellikleri şu şekilde sıralamıştır.
Zeka
Sorumluluk
Yazılı ve sözlü haberleşme yeteneği
İnsiyatif sahibi olma
Karakter (güvenilirlik, özdisiplin, azim...)
Temsil etme yeteneği
Yüreklilik
Başkalarına karşı duyarlı olma
Teknik bilgi ve yetenek
· Ticari bilgi ve yetenek
Litaratürü derinlemesine tarayan Stogdill, başarılı önderlerin genel olarak şu özelliklere sahip olduklarını ortaya koymaktadır.
· Güçlü bir başarma arzusu,
· Hedeflerin istikrarlı bir biçimde izlenmesi,
· Problem çözme ve fikir üretmede yaratıcılık ve zeka,
· Kendinden emin olmak,
· Olayların davranışsal sonuçlarını kabul etmek,
· Kişiler arası strese daha az maruz kalmak,
· Belirsizliğe tahammül,
· Diğer insanları etkileme yeteneği,
· Sosyal ilişkilere şekil verebilme yeteneği,
Pazarlama organizasyon yapısının en önemli amacı, pazarlama kaynaklarını en etkin, mali açıdan en olumlu şekilde kullanarak, işletme hedeflerine ulaşılmasına katkıda bulunmaktır. Bu, teoride çok kolay gibi görünsede aslında ulaşılması zordur. İyi planlamalar pazarlama başarısı için tek neden olmasa da, pazarlama müdürünün hedeflerini ve düşüncelerini düzenlemesi ve sonuçlara ulaşması açısından çok önemli ve yararlıdır. Ancak, en iyi planların bile en mükemmel sonuca ulaştırmayacağı göze alınırsa pratikteki başarının önemi ortaya çıkıyor.(Wilson, 1999)
Başarılı bir pazarlama müdürünün özellikleri:
Pazarlama müdürü, belli başlı pazarlama metod ve teknikleri hakkındaki tüm bilgilere sahip olmalıdır. Bu onun sekiz önemli pazarlama taktiği hakkında bilgili olduğunu gösterir: piyasa araştırmaları, ürün gelişimi, fiyat belirleme, dağıtım, halkla ilişkiler, reklam, satış promosyonu ve satış. Elbette bu saydığımız konuların hepsinde deneyimli olmaları beklenemez. Burada, işletmenin içinde bulunduğu iş kolu ve endüstrisi önemlidir. Seçenekler ona göre değerlendirilecektir.(Gilligan ve Lowe,1994)
Pazarlama müdürü, bir yönetici gibi diğer insanlar üzerinde etkili olmalıdır. İşe alma, seçme, eğitme, planlama ve kontrol konularına hakim olmalıdır.
Pazarlama müdürü, belki de en önemli özelliği olan idare etme ve yönlendirme fonksiyonlarını kullanmayı bilmelidir. Bu, uzun dönemli hedef belirleme ve bunlara ulaşma için stratejiler belirlemek anlamına gelir. Bu arada da, organizasyonun verimli ve heyecanla işlemesini sağlar. İşletmenin diğer fonksiyonları olan finans, üretim, araştırma ve geliştirmefaaliyetlerine de ilgi göstermeli ve üst düzey yönetimin bir parçası olduğunu hissettirmelidir.(Pride ve Ferrell, 1995)
Tüm yeteneklerin toplandığını varsaysak da önemli olan iletişim kurma yeteneği asla unutulmamalıdır; özellikle karşısındakini ikna etmeyi beceremeyen bir pazarlama müdürü düşünülemez. Çalışanlarını motive etmek, onları yönlendirmek, müşteriyi ikna etmek için bu yetenege çok ihtiyacı vardır.
Elbette bir pazarlama müdürü etkili ve başarılı olmak istiyorsa, satış konusunda oldukça yetenekli ve deneyimli olması gerekir. Bunu da, daha önce pazarlama planlaması ve ürün yönetimi konularında çalışarak kazanabilir. Değişik departmanlarda çalışarak deneyim kazanmak, hem ilerdeki başarıyı pekiştirecek, hem de değişen koşullara ayak uydurabilmeyi sağlayacaktır.
Açık fikirli olmakta pazarlama müüdrlerine olumlu puanlar kazandıracaktır. Etrafındaki insanların ve başarılı yöneticilerin bilgi ve deneyimlerini kullanmayı bilen bu açık fikirli müdürler daha çabuk yükselme imkanına sahip olacaklardır.
Sistemetik olarak; problemleri, olanakları, verileri, çözümleri sistematik bir şekilde değerlendirmek de başarılı bir pazarlama müdüründe olması gereken bir özelliktir.
Pazarlama müdürünün işletmenin bir parçası olduğu unutulmamalıdır. Yeri geldiğinde kendi departmanının çıkarlarını işletme çıkarları karşısında feda etmek zorunda kalabilir. (Wilson, 1999)
Bütün bu çalışmalardan çıkardığımız bir sonuç ver ki; hangi departmanın yöneticisi olursa olsun, bir yönetici mutlaka belli başlı özelliklere sahip olmalıdır. Bu özellikler genellikle kişilerin içlerinden gelmektedir. Hiçbir eğitim programı bir bireyin belli başlı yeteneklerini yoktan var edemez, ancak geliştirebilir. Bu geliştirme süreci birçok farklı eğitim sistemleriyle sağlanabilir. Görev ekibi çalışması, vak’a tartışması, simulasyon ve oyunlar, grup tartışması, bireysel çalışmalar, kısa konferans, davranış modeli ve video bantları kullanımı.(Abella, 1996) İş-temel eğitim süreci ise teori kadar pratiğede önem veren bir eğitim programı olarak, özellikle pazarlama planlaması süreciyle ilgili olan yöneticilere, sahip oldukları beceri ve yetenekleri arttırmada destek sağlar. Ayrıca pazarlama planı yapılırken karşımıza çıkabilecek problemlere de yöneticilere bu yetenek ve becerileri kazandırarak çözüm önerir.