Türkiye sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
Türkiye sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

23 Ekim 2024 Çarşamba

Temiz enerjide yeni yol haritası sektör yatırımlarına ivme kazandıracak

Rüzgar, Güneş ve enerji verimliliği sektöründe faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, temiz enerjide yeni yol haritasının sektörde yatırımlara hız kazandıracağı görüşünü paylaştı.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın "Enerji Dönüşümü - Yenilenebilir Enerji 2035" tanıtım toplantısında açıkladığı yeni yol haritası sektörde olumlu yankı buldu.

Şu an yaklaşık 30 bin megavat olan güneş ve rüzgar enerjisi kurulu gücünün, 2035 yılına kadar 4 kat artırılarak 120 bin megavata ulaştırılması hedefleniyor.

Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, AA muhabirine, güneş enerjisinde 800 megavat ve karasal rüzgar enerjisinde 1200 megavat olmak üzere toplam 2 gigavatlık yeni Yenilenebilir Kaynak Alanı (YEKA) yarışmalarının duyurulmasının enerji sektörü açısından sevindirici olduğunu söyledi.

Sıradaki YEKA projelerinin duyurulmasının sektör oyuncularının önlerini görmeleri açısından çok değerli olduğunu dile getiren Kalaycı, "Belirtilen takvime uygun gidilmesi, dönem içinde ertelemelerin olmaması gerekiyor. Zaman kaybetmeden bu projeleri devreye almamız, 2035 ve 2053 hedeflerimizin gerçekleşmesine önemli katkı sağlayacak." diye konuştu.

"YEKA'da düzenleme yetkisi artık Bakanlıkta"

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği Genel Sekreteri Hakan Erkan da YEKA'da düzenleme yetkisinin artık Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında olacağını ve geçmişte yaşanan tecrübeler dikkate alınarak yeni bir model ortaya koymaya çalışıldığını aktardı.

Yatırımların hızla devreye girmesinin sağlanacağını belirten Erkan, "İlk 60 ay süresince üretilen elektriğin serbest piyasa fiyatlarından sisteme satılması imkanı tanınacak ve bu dönemde serbest fiyat için kilovatsaat başına 4,95 dolar/sent taban fiyat uygulanacak. Sonraki 20 yıl için ihale fiyatından alım garantisi olacak ve ihalede şartnamede belirtilen taban fiyat altına inilmesine izin verilmeyecek. Yarışmada taban fiyata gelen yatırımcılar varsa, kapasite bedeli üzerinden ayrı bir yarışma yapılacak. Taban fiyat uygulaması sayesinde finansman bulunması kolaylaşacak." ifadelerini kullandı.

Erkan, kalan lisans süresince serbest piyasa fiyatından sisteme satış yapılabileceğini, YEKA'larda asgari yerlilik şartı ve iletim bedeli muafiyeti bulunacağını bildirdi.

Uluslararası yatırımcıları da çekebilmek için uluslararası tahkim ile birlikte döviz bazlı fiyat alım fiyatı uygulanacağını vurgulayan Erkan, "Yeni bağlantı şekli önerileri sektör açısından önemli bir gelişme. Böylelikle, mevcut kapasite kısıtlarına takılmadan aynı bağlantı noktasında ve şebekeye enerji vermeden kurulacak öz tüketim amaçlı çatı GES'lere kapasite tahsis edilmesi sektöre YEKA'lardan sonra ikinci can suyu olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"Sanayide yüzde 30 enerji tasarrufu sağlamak mümkün"

Enerji Verimliliği Derneği Başkanı Ahmet Erdem de enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için enerji verimliliği uygulamalarının hızlandırılması gerektiğini söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ilk eylem planının uygulanması ile 2017-2023 döneminde Türkiye'de 8,5 milyar dolar yatırım yapıldığını, ikinci eylem planında yatırım hedefinin yaklaşık 2,5 kat arttığına işaret eden Erdem, şöyle konuştu:

"İlk küresel durum değerlendirmesine göre, iklim hedeflerine ulaşılması için enerji verimliliğinin iki katına yükseltilmesi gerekiyor. COP28 zirvesinden önce iddialı enerji verimliliği hedeflerinin ortaya konulmasını çok olumlu karşılıyoruz. Enerji verimliliği çalışmaları ile sanayi sektöründe yüzde 30 enerji tasarrufu sağlamak mümkün. Diğer taraftan bina sektöründe ısı kaçaklarının giderilmesi, iklimlendirme sistemini iyileştirilmesi ve elektriği verimli kullanan cihazlar ile bina sektöründe de yüzde 50'ye yakın tasarruf potansiyeli bulunuyor. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kamu binalarına getirilen 2030 yılına kadar yüzde 30 enerji tasarrufu sağlama hedefi kamunun bu alanda bize öncü rol üstlendiğini gösteriyor."

"Deniz üstü rüzgar hedefimiz aynı"

Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi Derneği Başkanı Murat Durak, yeni hedefler yanında elektrik altyapısının geliştirilmesine yönelik çalışmaların da memnuniyet verici olduğunu ifade etti.

Elektrik şebekelerinde alternatif ve doğru akım konularında çalışmaların önemine işaret eden Durak, "Türkiye'nin RES ve GES kapasitesini kullanması açısından hedefleri oldukça olumlu karşılıyoruz. Bunun yanında, deniz üstü rüzgar enerjisinde hedefimiz aynen devam ediyor. Bununla ilgili ihale detaylarının açıklanmasını da isterdik." değerlendirmesinde bulundu.




16 Ekim 2024 Çarşamba

Küresel iş dünyasına göre ekonomideki en büyük sorun "nitelikli iş gücü eksikliği" ve "enflasyon

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Küresel iş dünyası, işletmeler için en önemli sorunların "iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği" ile "enflasyon" olduğunu belirtiyor. 



 Dünya Odalar Federasyonunun (WCF) "İklim Değişikliği İçin İşbirlikçi Yaklaşım" ana temasıyla İstanbul'da düzenlenen Avrupa ve Asya Zirvesi bugün sona eriyor. 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) ev sahipliğinde uluslararası iş dünyasının temsilcilerini bir araya getiren ve 62 ülkeden 800'den fazla iş insanının katılımıyla düzenlenen zirve kapsamında, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) ve WCF tarafından hazırlanan "ICC Dünya Odalar Federasyonu Küresel Ekonomik Görünüm Anketi" başlıklı raporun çıktıları katılımcılar ile paylaşıldı. 

Dünya genelinde global gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 90'ını temsil eden 96 ülkeden (47 yüksek gelirli, 49 gelişmekte olan ülke) 210 oda temsilcisi ile yapılan araştırma önemli sonuçlar ortaya koydu. İş hayatı iklimi, enflasyon, finansmana ulaşım, ekonomik görünüm, iklim ve sürdürülebilirlik gibi konulara odaklanan ve iş dünyasına küresel bir bakış açısı ortaya koyan rapora göre, iş dünyasının yüzde 71'i gelecek 12 ayda fiyatların ılımlı bir şekilde artmasını bekliyor. Yüzde 14'ü fiyatların daha hızlı artacağını öngörürken, yüzde 13'ü fiyatların aynı kalacağını, sadece yüzde 3'ü ılımlı bir şekilde gerileyeceğini düşünüyor. 

Bölgelere göre işletmelerin başlıca sorunları Ankete göre, işletmeler için en önemli sorunların başında "iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği" geliyor. İkinci sırada "enflasyon" yer alırken, onu "jeopolitik gerginlikler", "vergilendirme" ve "finansal sorunlar" takip ediyor. Başlıca sorunlar bölgelere göre değerlendirildiğinde; Kuzey Amerika'da "enflasyon, iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği, vergilendirme, finansal sorunlar, belirsizlik ve stabil olmayan iç politika", Latin Amerika ve Karayipler'de "güvensizlik, belirsizlik ve stabil olmayan iç politika, finansal sorunlar, vergilendirme, döviz kuru riski", Sahra Altı Afrika'da "vergilendirme, finansal problemler, rekabetçi ithalat, enflasyon ve döviz kuru riski" öne çıkıyor. 

Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki iş dünyası, "jeopolitik gerginlikler, finansal problemler, belirsiz ve stabil olmayan iç siyaset, enflasyon, iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliğini", Avrupa ve Orta Asya "iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği, jeopolitik gerginlikler, enflasyon, vergilendirme, belirsiz veya istikrarsız iç politikayı", Doğu Asya ve Pasifik, "enflasyon, iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği, finansal problemler, jeopolitik gerginlikler ve vergilendirmeyi" sorun olarak görüyor. Güney Asya iş dünyası ise "vergilendirme, finansal problemler, teknolojik gelişmelerin eksikliği, güvensizlik ile belirsiz ve stabil olmayan iç siyasetin" başlıca sorun olduğunu belirtiyor. İş dünyası, yapay zekanın dengeli yönetilmesi gerektiğine dikkati çekiyor İş dünyasının yüzde 66'sı yapay zekayı dengeli yönetilmesi gereken hem risk hem de fırsat olarak değerlendirirken, yüzde 23'ü büyüme ve inovasyon için bir fırsat olarak, yüzde 10'u yönetilmesi gereken önemli bir risk olarak görüyor. İşletmelerin yüzde 60'ı yapay zeka uygulamalarının yüksek inovasyon gerektiren sektörlerle sınırlı olduğunu bildiriyor.

Ülkenizde finansal katılımın önündeki en büyük engeller nelerdir?" sorusuna tüm bölgelerin birinci yanıtı "ekonomik belirsizlik" olurken, sadece az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler için değil, gelişmiş ve kişi başı geliri çok yüksek ülkeler için de aynı problem öne çıkıyor. Küresel iş dünyası yüksek enflasyon nedeniyle krediye ulaşmada yaşanan problemlerden şikayetçi olurken, bu sorundan hemen hemen tüm bölgelerin şikayet etmesi enflasyonun yol açtığı sıkıntıları ortaya koyuyor. 

Satış gelirlerinin düşük de olsa artması bekleniyor Ankete katılan oda temsilcileri, görünümün olumlu olduğunu düşünse de bazı bölgeler kasvetli ve karamsar bir ekonomik tablo yaşanacağını belirtiyor. "Bir yıl içinde satış gelirlerinizin nasıl değişmesini bekliyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine, katılımcıların yüzde 50'si düşük seviyede de olsa artacağına, yüzde 30'u değişmeyeceğine dair görüş bildirdi.

Araştırma, enflasyonun maliyetleri hızla artırdığını ve tedarik zincirlerini bozduğunu, böylece tüm bölgelerde operasyon maliyetlerinin yükseldiğini, işçi ücretleri üzerindeki baskının arttığını ve tedarik zincirlerinin bozulmasına neden olduğunu gösteriyor. İklim politikalarına uyum sağlamak için işletmeler enerji kaynaklarını çeşitlendirip yeşil teknolojiyi benimserken, KOBİ'ler büyük oranda başarılı bir iklim geçişi için mali desteğe güveniyor. 

KOBİ'lerin yeşil ekonomiye geçişi için en önemli 3 destek KOBİ'lerin yeşil ekonomiye geçmesi noktasındaki en etkili 3 destek sorulduğunda "mali destekler", "dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi" ile "raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi" öne çıkıyor. Kuzey Amerika ile Latin Amerika ve Karayipler'de "Mali destekler, dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi ile raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi", 

Avrupa ve Orta Asya'da "dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi, mali destekler, raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi", Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da "dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi, ticaret engellerinin kaldırılması ile raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi" KOBİ'lerin yeşil ekonomiye geçişindeki en önemli 3 destek olarak belirtiliyor. Doğu Asya ve Pasifik'te "mali destekler, ticaret engellerinin kaldırılması ve dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi", Güney Asya'da ise "Mali destekler, tedarik zinciri işbirliğinin geliştirilmesi ile raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi" şeklinde sıralanıyor.

Dünya Odalar Federasyonuİş dünyası

Yatak endüstrisinde 140 ülkeye ihracat yapan Türk firması Alman markasını satın aldı



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Yatak endüstrisinde 140 ülkeye ihracat yapan Türk firması Alman markasını satın aldı

Bursa'da ürettiği yatak ve sünger imalat makinelerini 140 ülkeye ihraç eden Türk şirketi, Almanya'da satın aldığı 152 yıllık firmayla uluslararası hedeflerini büyüttü.

Büşra Nur Yılmaz  | 16.10.2024 - Güncelleme : 16.10.2024

Yatak endüstrisinde 140 ülkeye ihracat yapan Türk firması Alman markasını satın aldı  
Fotoğraf: Elektroteks

Bursa
Bulgaristan'dan 1989'da Bursa'ya göç eden elektronik mühendisi Osman Güler tarafından 2006'da kurulan firmanın Kayapa Organize Sanayi Bölgesi ile Görükle Sanayi Bölgesi'ndeki tesislerinde yatak ve sünger üretim makineleri imal ediliyor.
Şirket, Almanya'nın Köln şehrinde 1872'de faaliyete geçen ve 5'inci nesilde kapitone (içi pamuk veya yün vatka ile doldurularak dikilmiş, döşemelik veya giyim eşyası yapımında kullanılan kumaş) makineleri üreten firmanın yüzde 100 hissesini satın alarak yeni sahibi oldu.

ABD ve Avrupa başta olmak üzere 140 ülkeye yatak ve sünger üretim makinesi ihraç eden firma, Almanya'da aynı kadro ve isimle yoluna üretime devam edecek Mammut markasının vereceği güçle Türkiye ekonomisine de katkı sağlamayı hedefliyor.
Elektroteks firmasının sahibi Osman Güler, AA muhabirine, makine üretiminde ihtisaslaşıp yatak üreticilerine yönelerek makineler imal ettiklerini, bunun yanı sıra yatak ve sünger üretim fabrikaları için tesisler yapan bir firma olduklarını söyledi.

Yatak imalatı için 440 çeşit makine ürettiklerini belirten Güler, "Yatak üretiminde kullanılan makine çeşitlerinin yüzde 80'ini üretiyoruz. Dünyanın sektöründe en büyük şirketiyiz; üretim, çalışan, teknoloji, makine çeşidi yönünden de böyle. Amerika'da, Bulgaristan'da, Hindistan'da işletmelerimiz var. Şimdi yeni yeni Almanya'da büyük bir markayı, çok eski, dikiş makineleriyle bilinen, kapitone makinelerinin lideri Mammut markasını satın aldık." diye konuştu.
Güler, güçlerine güç katmak için yaptıkları satın almayı yaklaşık 2 yıl süren görüşmelerin ardından gerçekleştirdiklerini dile getirdi.
Satın alma işlemini tamamladıkları 23 Eylül'den sonra fuara katıldıklarını ifade eden Güler, "Katıldığımız ilk fuarda bile o firmanın satış gücünü çok hızla artırarak, neredeyse onların yıllık sattığı makine adetlerini 2-3 günde sattık." dedi.

"Onların yıllık sattığı makine adetlerini 2-3 günde sattık"

Güler, Bursa'da da kapitone makinesi ürettiklerini ancak bunu geliştirmeye çok fazla zaman ayıramadıklarını anlattı.
Çok eski ve bu konuda kendini ispatlamış bir markayı bünyelerine dahil ederlerse çok daha güçlü bir firma olacaklarını, güçlerine güç katacaklarını düşündüklerini dile getiren Güler, şöyle devam etti:
"Elektroteks de Mammut da ayrı firmalar olarak devam edecek. Elektroteks yine Bursa'da, Mammut da Almanya'nın Köln şehrinde üretimine devam edecek. Oradaki tüm personelimizle aynen, hiçbir kimseyle yollarımızı ayırmadan üretimimize devam edeceğiz. Kırmızı çizgi olan kaliteyi bozmadan, maliyetleri Elektroteks'in satın alma ve finans gücünü kullanarak, birçok işçilik maliyetini düşürerek fiyat rekabetine gideceğiz. Mammut'u tekrar en fazla tercih edilen ve birçok firmanın ulaşabileceği bir seviyeye getirmiş olacağız."
Osman Güler, Alman firmasının 5'inci nesil sahibinin, oğulları bu işle ilgilenmediğinden üretimi devam ettirecek aile üyesi olmadığı için satış kararı aldığını belirtti.
Firma sahibinin, sektöre 1,5 asırdan fazla emek veren markanın yok olmaması için yüksek fiyata satmaktan ziyade koruyacak ve daha yükseklere taşıyacak şirketleri araştırdığını anlatan Güler, "Biz 2 yıldır firmayla görüşme aşamasındaydık. Görüşmelerin sonuçlanmasından sonra satın alma kararı verdik. Alışmış olduğumuz bir şey vardır; öne çıkan Türk firmalarını, Avrupa firmalarının satın aldığını sürekli duyarız. Biz 'Bu işi tersine çevirme yoluna gidelim' dedik. Bundan sonra da buna benzer şeylerin çoğalacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Üretimi devam ettirecek kimse olmadığı için sattı

Mammut gibi bir markayı Türkiye'ye katmanın onur verici olduğunu vurgulayan Güler, başka firmaları da bünyelerine katmayı hedeflediklerini kaydetti.
Güler, "Sadece kendimiz için değil ülkemiz için mutluyuz. Bu tabii ekonomimize de ciddi katkılar yapacak. Orada üretimimize devam edeceğiz ama maliyetleri düşürmek için buradaki satın alma gücünü kullanacağız. Bazı ürünleri, kaliteyi bozmadan hatta kaliteyi yükseltmek amacıyla Türkiye'ye bazı fason işleri yansıtarak ekonomi için ciddi bir gelir elde etmiş olacağız." diye konuştu.

İlgili konular

15 Ekim 2024 Salı

Türkiye'nin En Çok İhracat Yaptığı Ülke



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Almanya, Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülke olmayı sürdürüyor

Resesyon endişelerinin giderek arttığı Almanya, Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülke olmaya devam etti.

ürkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa'da ekonomik aktivitenin yavaşlama sinyalleri vermesine karşın, bölge ile yapılan ticaret güçlü kalmayı sürdürüyor.

Almanya, bu dönemde de Türkiye'nin bölgede en çok ihracat yaptığı ülke konumunu korurken, bu durumun ülkenin ekonomik aktivitesindeki yavaşlamanın öne çıktığı bir dönemde de gerçekleşmesi dikkati çekiyor.

AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin eylül ayında ihracatı 22 milyar 7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde en fazla ihracat yapılan bölge Avrupa olurken, toplam ihracatın yüzde 52'si Avrupa ülkelerine yapıldı.

Türkiye'nin Avrupa ülkelerine ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,1 artışla 11 milyar 372 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Eylül ayında en fazla ihracat yapılan Avrupa ülkesi, 1 milyar 522 milyon dolar dış satım gerçekleştirilen Almanya olurken, onu 1 milyar 232,9 milyon dolarla Birleşik Krallık, 980,2 milyon dolarla İtalya, 766,4 milyon dolarla Fransa, 747,6 milyon dolarla Rusya Federasyonu izledi.

Bu dönemde Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat yapılan Almanya'ya 426,4 milyon dolarlık otomotiv endüstrisi dış satımı kaydedildi.

Söz konusu ülkeye yapılan ihracat sektörel olarak incelendiğinde, 244,7 milyon dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon, 120,3 milyon dolarlık demir ve demir dışı metaller, 119,1 milyon dolarlık elektrik ve elektronik, 98,3 milyon dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı yapıldı.

En fazla ihracat yapılan 5 Avrupa ülkesi arasında Rusya hariç diğer ülkelere en çok dış satımı otomotiv endüstrisi gerçekleştirdi.

Eylülde Birleşik Krallık'a 452,9 milyon dolarlık, İtalya'ya 315 milyon dolarlık, Fransa'ya da 347 milyon dolarlık otomotiv ihracatı yapıldı. Rusya'ya en yüksek ihracat yapan sektör, 139,3 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri oldu.

En yüksek artışta Birleşik Krallık zirvede

Değer bazında ihracat artışında Birleşik Krallık zirvede yer aldı. Eylülde bu ülkeye yapılan ihracatta 245,3 milyon dolarlık artış görülürken, onu 108,8 milyon dolarla Slovenya, 76,4 milyon dolarla İspanya, 73,4 milyon dolarla Norveç ve 64,6 milyon dolarla Yunanistan takip etti.

Bu dönemde Slovenya'ya 261,4 milyon dolarlık, İspanya'ya 744,4 milyon dolarlık, Yunanistan'a 295,2 milyon dolarlık ve Norveç'e 102,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

Söz konusu dönemde İspanya ve Slovenya'ya en yüksek ihracat sırasıyla 192,7 milyon dolar ve 220,1 milyon dolarla otomotiv endüstrisinden yapılırken, Yunanistan'a 55,7 milyon dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri dış satımı gerçekleştirildi.

Norveç'e de en fazla dış satımı 67,1 milyon dolarla gemi yat ve hizmetleri sektörü gerçekleştirdi.


Söz konusu ayda Almanya'ya yapılan ihracat ise bir önceki yılın aynı ayına göre 14,4 milyon dolar azalış görüldü.



1 - 30 Eylül (bin dolar)


ÜLKE

2024


ALMANYA

1.521.983,60


BİRLEŞİK KRALLIK

1.232.868,04


İTALYA

980.163,64


FRANSA

766.403,31


RUSYA FEDERASYONU

747.562,94


İSPANYA

744.361,77


ROMANYA

655.524,35


POLONYA

596.320,10


HOLLANDA

586.327,01


BELÇİKA

384.523,85




2025’in Ekonomik Resmi Netleşti: 22 Yılın En Zoru Kapıda



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


İkinci çeyrek büyüme verisi, Ağustos ayı enflasyonu detayları ve 2025-2027 Orta Vadeli Program. Üçünü bir araya koyunca, 2025’in, 22 yıllık AKP iktidarı döneminin seçmen açısından en zor yılı haline gelmesi ve siyasi çalkantılara zemin oluşturması kaçınılmaz görünüyor. Türkiye ekonomisi açısından önemli bir haftayı geride bıraktık. Önce ikinci çeyrek büyüme verisi açıklandı. Yerel seçimlerin tamamlanmasıyla başlayan “seçimsiz yıllarda” derinleşen parasal sıkılaştırmanın büyüme dinamiklerine ilk etkilerini ikinci çeyrek GSYH verisinden izledik. Arkasından açıklanan Ağustos ayı enflasyonu detayları, “dezenflasyon sürecindeki” mevsimsel olarak en rahat ayda enflasyon ivmesinde devam eden güce işaret etmesi açısından değerliydi.
 
Her iki verinin detaylarında 2025 için işaret edilen büyüme-enflasyon dinamikleri tazeyken, hükümet 2024 güncellemelerini de içeren 2025-2027 Orta Vadeli Program’ı (OVP) da açıkladı. Üçünü bir araya koyunca da 2025’in resmi netleşti: 22 yıllık AKP iktidarının sıradan vatandaş için en zor senesi ufukta belirdi.   Büyüme Verisi Ne Anlatıyor?   

TCMB’nin açıklanan 2Ç24 GSYH verisini değerlendirdiği blog yazısı, ekonomistlerin de genel olarak değerlendirmesiyle paralel nitelikte. Pandemiden bu yana büyüme oranları, çok güçlü olması teşvik edilen iç talebe dayanarak potansiyelin üzerinde seyretmişti. Yerel seçimlerin ardından gelen ikinci çeyrekte büyüme, önceki çeyreğe göre sadece yüzde 0,1; geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2,5 arttı. İlk çeyrekteki sırasıyla yüzde 1,4 ve yüzde 5,3’e kıyasla ekonomik aktivitede önemli bir yavaşlama demek bu. TCMB de bu yavaşlamayı enflasyonu düşürme çabasıyla uyumlu olarak değerlendiriyor.      

Hem TCMB hem de Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in ısrarla vurguladığı, büyümenin yavaşlaması eşliğinde “dengelenmekte” oluşu. Bunun anlamı da ilk çeyrekte ağırlıklı iç talep kaynaklı elde edilen yüksek büyüme, ikinci çeyrekte iç talebin büyümeye katkısının azaldığı, net ihracatın katkısının ise pozitife döndüğü bir sürece evrilmiş durumda.    

TCMB, son açıkladığı Enflasyon Raporu’nda “çıktı fazlasının” izleyen çeyreklerde “çıktı açığına” döneceğini ima ederek, çeyreksel büyümenin eksiye dönmesinin enflasyonu güçlendiren iç talep baskısını hafifleteceğini, enflasyonda baz etkisi ötesinde aşağı yönlü bir kırılma yaratacağını öngörüyor. 2025-2026 boyunca da potansiyelin altında bir büyüme gereğini ilan ediyor.   

Bu beklentiye dayanarak da enflasyon hedeflerini 2024 sonu için yüzde 38, 2025 sonu için yüzde 14 olarak açıklıyor. 2025 beklentisinin etrafında bulunan +/- yüzde 7 gerçekleşme beklentisine göre yüzde 21’e kadar 2025 sonu enflasyonuna tahammül edeceğini ilan ediyor. Enflasyonun 2025 sonuna doğru yüzde 21’e varacak bir eğilimden daha güçlü seyretmesi halinde TCMB’nin ek önlem alacağını varsayabiliriz.     Bu önlemlerin içinde maliye politikasına enflasyonu düşürücü politikalara uyum çağrısı yapmak, 2024 boyunca yaptığı gibi sene sonu enflasyon beklentisini 2025 boyunca yukarı güncellemek seçenekleri bulunuyor.    

IMF 4 Madde Gözden Geçirme Raporu’nda enflasyon hedeflerinde ciddi olunduğunu varsayarak, maliye politikası da sıkılaşmazsa faiz artışları gerekeceğini açıkça söylüyor.      

Ağustos Enflasyonu Ne Anlatıyor?    Enflasyonda mevsimsellik açısından en rahat ay olan ağustosta tüketici fiyatları son 20 yıl ortalaması yüzde 0,4’e kıyasla Ağustos 2024’te yüzde 2,47 yükseldi. Baz etkisiyle (Ağustos 2023 aylık enflasyon yüzde 9,09) yıllık enflasyon 9,81 puanla yüzde 52’ye geriledi. Mayıs ayındaki yüzde 75 zirvesine göreyse 23 puan yavaşladı.    Siyaseten “enflasyonda geçiş dönemi bitti, dezenflasyon dönemi başladı” söyleminin arkasında bu sayılar var.       

Yine TCMB’nin Aylık Fiyat Gelişmeleri raporundan enflasyonun kaynaklarına bakmak mümkün. Bankanın analizinde ön plana çıkanlar, ekonomistlerin de vurguladığı alanlar. Gıda fiyatlarının “uzun aradan sonra” yüzde 1,1 gerilemesi, yaz ayları sayesinde taze meyve ve sebze kalemindeki gerileme (yüzde -10). İşlenmiş gıda fiyatları ise aylık yüzde 2,4 yükselmiş. Kamu zamlarının enflasyon hedefini aşan oranlarda yapılması aylık enerji maliyetini artırırken, hizmet grubunda, ulaştırma (yüzde 9,2) ve eğitim kalemlerindeki (yüzde 11) katılık güçlü devam ediyor.    

TCMB son raporunda 2024 sonu enflasyon hedefini güncellemeden yüzde 38’de bıraktı. Ancak ekonomistlerin hesabına göre sene sonunda enflasyonun yüzde 40’ın altına inmesi imkânsız. Beklentiler de yüzde 43-45 aralığında. 2025 sonu için ortalama TÜFE enflasyonu beklentisi ise yüzde 28-30 civarında.    

Manşet enflasyondan öte, mevsimsel olarak düzeltilmiş çekirdek enflasyon rakamları da (B-C endeksleri) yüzde 3’ün üzerinde seyrediyor. Son çeyrekte aylık hedefini yüzde 1,5 diye açıklayan TCMB açısından enflasyon eğilimi halen çok yüksek. Faiz indirimi en az üç ay daha masada değil.    Büyüme verisi ve enflasyon verisi beraber değerlendirildiğinde çok net bir resim ortaya çıkıyor:    1. Ekonomide güç kaybı yeterli hızda değil: Parasal sıkılaştırma eşliğinde büyümede yavaşlama var. TCMB’nin enflasyon hedefi için gerektiğini ima ettiği çıktı açığı, çeyreksel eksi büyüme ise henüz gerçekleşmiş değil. 

TCMB’nin enflasyon hedefine ulaşması için 2025 boyunca düşük büyüme gerekli. Düşük büyümenin kaynağı olarak da TCMB iç talebin daha da zayıflaması gereğine işaret ediyor.    

2. Enflasyon hedefleri inandırıcı değil: Başkan Yardımcısı Karahan’ın Reuters röportajı, maliye politikasından destek talebini gösteriyor. Daha net ifadeyle, TCMB maliye politikasının da para politikası gibi “rasyonel” şekilde enflasyonu düşürmeye odaklanması gereği çağrısını yapıyor.    

Sağlıklı bir 2025-2027 OVP değerlendirmesi yapmak için de bu iki gerçeklikten yola çıkmak gerekiyor.    OVP Bizi Nereye Götürecek?   OVP’de net olarak amaç, önümüzdeki üç sene boyunca kademeli olarak enflasyonu tek haneye düşürmek olarak tanımlanmış durumda. Enflasyonun seyrinden sorumlu olan TCMB’ninse yukarıda büyüme-enflasyon ilişkisi konusundaki beklentileri, büyüme-enflasyon ilişkisiyle ilgili teorik bilgilerin anlattıkları bu nedenle çok önemli.    

Banka iddialı hedeflerini büyümenin yüzde 3,5’in altına ineceğini varsayarak kurguladığına göre OVP’nin büyüme hedefleri kritik önemde.    

Enflasyon düşerken yavaşlayan büyümenin yaratacağı işsizlik “veri” iken bu sürecin maliyetine kimin katlanacağının belirlenmesi ise maliye politikasının işi. O da merkezi bütçe ile ilgili hedef rakamları çok önemli hale getiriyor.   

Makroekonomik büyüklüklerin ve kamu maliyesi planlarının aralarında ve kendi içlerinde tutarlılık olması da OVP’nin inandırıcılığını oluşturuyor. İnanç artınca programın sahiplenilme derecesi yükseliyor. Sahiplenme arttıkça da doğal olarak hedefler ulaşılabilir hale dönüşüyor.      Sahiplenilecek tutarlılıkta bir OVP olup olmadığına bakmakta fayda var.     

1. OVP’deki ekonomik büyüme TCMB’nin enflasyonu düşürmek için oluşturduğu varsayımların üzerinde: TCMB açsından enflasyonla mücadelede en kritik yıl olan 2025 için ima ettiği büyümede yavaşlama isteğini, OVP hedeflerinin içinde görmüyoruz. Aksine, 2024’te GSYH’nin yüzde 3,5’e yavaşlamasının ardından yarımşar puan kademeli artışlarla büyümenin 2027’de yüzde 5 olması planlanıyor.     

TCMB’nin daha birkaç hafta önce değiştirmediği 2025 yüzde 14 enflasyon hedefi yerine OVP’de beklenti yüzde 17,5. Bu kadar kısa sürede aynı veri için beklentinin farklılaşmasını açıklamak zor. Yüzde 17,5 aslında TCMB’nin beklenti üst sınırı (yüzde 21) dahilinde bir seviyede. Fakat TCMB’nin yüzde14,5’te ısrar etmesinin sebebinin, Aralık 2024’te asgari ücret artışını hedef enflasyona göre yapma isteği olduğunu düşünebiliriz. Asgari ücret artışını yüzde 20-25 ile sınırlamaya, hedefi yüzde 14’te tutarak referans olduktan sonra TCMB’nin 2025 sonu hedefini yüzde18-20’ye doğru yükseltmesi mümkün. 2025 resmî TÜFE hedefinin tutması içinse GSYH’nin 2025’te yüzde 2’den fazla büyümemesi gerekiyor kabaca.    Şu durumda:   – Eğer OVP’deki yüzde 4 GSYH büyümesi gerçekleşirse enflasyonu yüzde 17,5’e geriletmek imkânsız,    – Ya da enflasyon yüzde 17,5’e yavaşlayacaksa büyümenin OVP hedefi yüzde 4’e yaklaşması bile imkânsız.    Hedefine üç yıllık programla enflasyonu indirmeyi koymuş hükümet adına çok önemli bir çelişki bu.    

Programın açıklanmasının ardından yayımladığı X mesajında OVP’ye “güçlü destek” veren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerinden ise, enflasyonu bugünkü haline getiren kafa karışıklığının Şimşek, TCMB ve OVP’ye rağmen, her üçüne de destek verirken dahi devam ettiğini anlıyoruz. Büyümeyi önceleyerek enflasyonun düşmeyeceği gerçeğini Erdoğan halen kabul edemiyor.    2025 sonrasını konuşmak şu durumda zaten anlamsızlaşıyor:     “Bir yandan enflasyonla kararlı bir şekilde mücadele ederken, diğer yandan yatırımı, üretimi, istihdamı, ihracatı ve büyümeyi önceleyen;…”   

2. Büyümenin bir fonksiyonu olarak cari açık-uyumsuzluk TL’yi değiştirir: Türkiye ekonomisinde son 22 senede değiştirilmeyen yapı, büyümenin potansiyel ve üzerine çıktığı yıllarda cari açıkta artış yaratırken, büyümenin ters yönde yavaşladığı dönemlerde cari açığı daraltıcı etki yapar. Albayrak dönemi ekonomi politikalarının büyümeye aşırı öncelik vererek yarattıkları sürdürülemez makroekonomik dengesizliklerin kökeninde bu gerçek var. Şu anda içinden geçtiğimiz büyümeden yavaşlama döneminde de. Türetilen ekonomi politikalarıyla temel üretim yapısında bir değişim yapılamadığı için de, büyüme yükseldiği dönemlerde cari açığın artması kaçınılmaz.     

Dolayısıyla, 2023 sonunda GSYH’nin yüzde 4’üne varan cari açığın büyüme yüzde 3,5 seviyesine ineceği varsayılan yılda yüzde 1,7’ye inmesi makul bir beklenti. Makul olmayan, büyüme yeniden yüzde 5’e doğru hareketlenecekse cari açık GSYH oranının yüzde 1,3 olması.    

Cari açık ve gerektirdiği dış finansman TL’nin değeri üzerinde önemli etkilere sahip. Büyüme ile uyumsuz şekilde OVP içinde konumlanması, OVP’de ima edilen TL/dolar varsayımlarını da fazla iyimser hale getiriyor.    Türkiye serbest kur rejiminde ancak TCMB ve 2018’den bu yana artan oranda hükümet yönetilen kur rejimi uyguluyor. Bu açıdan bakınca “kur hedefimiz yok” açıklamalarına rağmen, cari GSYH değerini dolar bazında GSYH’ye bölerek ima edilen ortalama kur seviyesinden OVP dönemi boyunca TL’nin reel değerini yüksek tutma planını görüyoruz.  

Amaçsa tabii, reel olarak değerli tutulacak TL’nin faiz artışları yanında enflasyonu maliyet baskısını azaltacak açıdan düşürecek bir araç olarak kullanılmaya devam edilmesi.  

OVP’de 2025 TL/dolar ortalaması 42 olarak alınmakta. 2024’ü 36-38 bandında tamamlayacağını varsayarsak, enflasyon kadar değer kaybı üzerine eklendiğinde 2025 sonunda TL/doların 43-44 olması gerek. Sene sonu kurunun ortalamaya bu kadar yakın olması da kafa karıştırıcı. 2025 içinde TL’yi hareketlendireceğini tahmin edebileceğimiz beklenen faiz indirimlerinin zamanlaması hakkında fikir veriyor olabilir. O zaman da TCMB’nin enflasyonu indirme planlarında bozulma anlamına gelir. 3. İşsizlik büyüme beklentisi ile uyumlu- enflasyonu düşürme planları ile uyumsuz: Bugün bile yüzde 30’a varan gen iş tanımlı işsizlik, OVP’nin beklentilerine dahil edilmemiş. Hükümet, sendikaların güvencesizlik olarak karşı çıktığı “esnek çalışmayı” önceleyen modeli gerçekleştireceğini ilan ettiği OVP döneminde enflasyon düşerken manşet işsizliğin de gerileyeceğini varsaymakta. 2025 için kısmen çok az yükselmesi planlansa da, büyüme ve enflasyon arasındaki uyumsuzluk, işsizlik tarafında da kafaların karıştığını anlatıyor. 
 4. TCMB’nin enflasyonla mücadelesinde mali disiplin çağrısı OVP’de karşılık buluyor ancak ulaşılabilirliği muallak: 2024 için bütçe açığı GSYH oranı ilk hedef yüzde 6,4’ün altında, yüzde 4,9 olarak güncellendi. Makul bir seviye ve gerçekleşmesi mümkün. Ardından 2025 sonu için hedef yüzde 3,1’e kadar açığı indirmek.  Enflasyonla mücadelenin en kritik yılı olan 2025’te bütçe açığının önemli ölçüde daraltacağının ima edilmesi çok değerli. 

TCMB’ye son bir yıldır geciken desteğin sonunda gelmeye başlaması demek. Fakat tam olarak nasıl gerçekleşeceği OVP içinde net değil. OVP detaylarından, 2025 için faiz hariç harcamaların GSYH’ye payının yüzde 22,4’te korunacağını izliyoruz. Faiz harcamaları ise makul bir beklentiyle yüzde 3’e doğru yönelecek plana göre.  Gelirler tarafındaysa vergi gelirlerinin GSYH’ye oranı 2025 ve 2026 için 1’er puan artışta. Bunun gerçekleşmesi için ek vergiler gerekli. Ya da büyümenin gerçekten güçlenmesi demek. İlk durum büyümenin ve enflasyonun hedeflere ulaşmasına engel. İkinci durum ise büyüme-enflasyon hedefleri uyumsuzluğu üzerinden daha derin polemik anlamına gelir.  

OVP’nin reform listesi ilk bakışta bir temenni listesi. Etki analizleri, dönemsel gerçekleşme kontrolleri, gerçekleşmemesi halinde yeni planlar gibi önemli dönemeçler bu listede yer almıyor.  100 sayfalık uzun metni ise şu şekilde özetlemek mümkün: 1. Enflasyonu düşürmeyi odağa koyan TCMB maliye politikasından aradığı desteği tam alarak alabilmiş değil. 

2. OVP’nin iç tutarsızlıkları enflasyon hedefinin zaten düşük olan güvenilirliğini de tehlikeye atar nitelikte 3. Asgari ücret/emekli maaşı artışlarında reel ücretlerin/gelirin eritilmesi yüksek faiz, değerli kur yanında TCMB için enflasyonla mücadelesinde önemli bir üçüncü araç. 

TCMB burada yalnız değil ve hükümetin desteğini almış görünüyor. 2025 için yüzde 20-25 ücret artışları ana plan.  

 4. Ek vergiler geldiğini açıklanan büyüklüklerden anlamakla birlikte, reform kapsamında sıralanan listeden ne kadarının gerçekleştirilebilir olduğu da net değil.   

Hepsi bir araya geldiğinde, 2025’in, 22 yıllık AKP iktidarı döneminin seçmen açısından en zor yılı haline gelmesi ve siyasi çalkantılara zemin oluşturması kaçınılmaz görünüyor.

30 Eylül 2024 Pazartesi

Yeni Orta Vadeli Program Resmi Gazete'de yayımlandı



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Türkiye ekonomisinin 3 yıllık hedef ve politikalarının yer aldığı Orta Vadeli Program'ın (OVP) onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.


Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve 2025-2027 dönemini kapsayan OVP ile temel ekonomik büyüklükler ve hedefler belirlendi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Orta Vadeli Programın amacı, enflasyonun tek haneye düşürülmesidir


Buna göre, büyüme için bu yıl gerçekleşme tahmini yüzde 3,5 oldu. Ekonominin 2025'te yüzde 4, 2026'da yüzde 4,5, 2027'de ise yüzde 5 büyüyeceği öngörüldü.
Enflasyonun bu yıl sonunda yüzde 41,5 olacağı tahmin edilirken, enflasyon hedefi gelecek yıl için yüzde 17,5, 2026 için yüzde 9,7, 2027 için yüzde 7 olarak belirlendi.
Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2025'te yüzde 3,1, program dönemi sonunda ise yüzde 2,5 olarak gerçekleşeceği öngörüldü.
Programda, işsizlik oranının bu yılın sonunda yüzde 9,3 olacağına yer verilerek, gelecek yıl hedefi yüzde 9,6, 2026 yılı için yüzde 9,2 ve 2027 için ise yüzde 8,8 olarak belirlendi.


İhracatın, 2024 sonunda 264 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceği tahmin edilirken, 2025'te 279,6 milyar dolar, 2026'da 296,1 milyar dolar, program sonunda 319,6 milyar dolar olması hedeflendi.
İthalatın, bu yıl sonunda 345 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi, 2025'te 369 milyar dolar, 2026'da 390,6 milyar dolar, 2027'de de 417,5 milyar dolar olması öngörüldü.


Kamu ve özel kesim için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi amaçlanıyor
Makro politikaları, ilkeleri, hedef ve gösterge niteliğindeki temel ekonomik büyüklükleri, toplam gelir ve gider tahminlerini, bütçe dengesi ve borçlanma durumu ile kamu idarelerinin ödenek teklif tavanlarını içeren ve merkezi yönetim bütçesi hazırlama sürecini başlatan temel politika belgesi olan OVP'de, küresel, bölgesel ve ulusal ekonomideki gelişmeler ışığında belirlenen makroekonomik hedefler ile ekonomik ve sosyal alanlarda izlenecek politikalar ortaya konularak kamu ve özel kesim için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi amaçlanıyor.


OVP, 12'nci Kalkınma Planı'nın (2024-2028) hedefleriyle uyumlu olarak makroekonomik ve finansal istikrarı güçlendirmeyi, mali disiplini korumayı, orta vadede enflasyonu tek haneye düşürerek fiyat istikrarını sağlamayı, AR-GE ve yenilikçilik kapasitesini geliştirmeyi, yeşil ve dijital ekonomiye geçiş odağında teknolojik dönüşümü sağlamayı, beşeri sermayeyi güçlendirmeyi, iş gücü piyasasını daha da etkinleştirmeyi, iş ve yatırım ortamını iyileştirmeyi ve ekonomide kayıt dışılığı azaltmayı ön plana alan sürdürülebilir büyümeyi hedefliyor.


OVP'nin amaç ve öncelikleri, program dönemi boyunca kamu kurumlarının bütçelerinin hazırlanmasında, yasal ve idari düzenlemelerin gerçekleştirilmesinde, karar alma ve uygulama süreçlerinde belirleyici olacak.
Programın politika ve öncelikli reform alanlarına yönelik ilk yılında uygulanacak somut tedbirler, ayrıntılı olarak, 2025 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda yer alacak.


Bugüne kadar hedeflerle uyumlu gerçekleşen OVP, 2025-2027 yıllarını kapsayacak şekilde güncellendi. Bütüncül bir yaklaşımla hazırlanan yeni OVP, temel makroekonomik çerçeveyi güncel gelişmeler ışığında ortaya koyarak, yeni 3 yıllık dönemde atılacak öncelikli yapısal adımları belirleyecek.




Yatırımlar Mısır'a kayıyor



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Türkiye’de artan maliyetlerin yanı sıra baskılanan kur nedeni ile yurtdışında fiyat tutturmakta zorlanan hazır giyim üreticileri, yönünü Mısır’a çevirdi.


Realkom ve FG Group gibi birçok şirket ise sıfırdan yatırım için ülkede incelemelerde bulunuyor.

Türkiye’de artan maliyetlerin yanı sıra baskılanan kur nedeni ile yurtdışında fiyat tutturmakta zorlanan hazır giyim üreticileri, yönünü yurtdışına çevirdi. Hedef pazarlar arasında yer alan ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) avantajının da etkisiyle Mısır bu alanda öne çıkan ülkeler arasında başı çekti.

Ülkenin en büyük yatırımcıları arasında yer alan Yeşim Tekstil ve Taypa, Mısır’daki yatırımlarını büyütme kararı alırken Realkom ve FG Group gibi birçok şirket ise sıfırdan yatırım için ülkede incelemelerde bulunuyor. Birçok şirket ise bölgede yerel ortak ile fason üretim seçeneklerini araştırıyor.

Mısır Lirası’nın yılbaşından bu yana yüzde 25’e yakın devalüe olmasının da etkisi ile son 4-5 haftada ülkede yatırım ve işbirliği trafiğinin hızlandığını dile getiren sektör temsilcileri, somut adımlar için seçim sonrasını işaret ederken Türkiye’nin yüzde 60’ı seviyesinde kalan çalışan verimliliğinin kafalarda soru işaretlerine yol açtığını dile getirdi.

Önümüzdeki yıllarda 500 milyon dolarlık yeni yatırım 

Hali hazırda Mısır’da 35 Türk şirketi faaliyet gösteriyor ve bu şirketler Mısır’ın tekstil ve konfeksiyon pazarının üçte birini yönetiyor. Bu da yaklaşık olarak 1,5 milyar dolarlık yatırım anlamına geliyor. 2023 ve 2024 yıllarında ise artan ilginin de bir sonucu olarak ülkede 500 milyon dolarlık yeni yatırım öngörülüyor.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Mısır İş Konseyi Başkanı Mustafa Denizer, Türk şirketlerinin Mısır’da tekstil ve konfeksiyon yatırımlarının 2007 senesinde başladığını hatırlattı. Bu noktada ülkede bulunan nitelikli sanayi bölgelerinin (QIZ) önemine dikkat çeken Denizer, “Bu bölgeleri kapsayan anlaşmaya göre bir girdi İsrail’den sağlanır ise, ABD’ye yapılan ihracatta gümrük vergisi ödenmiyor” dedi.

Türkiye, yıllık 120 milyar doları bulan ABD hazır giyim ithalatından yüzde 1’in altında pay alıyor. Bu rakamın düşük olmasının bir nedeni ise ABD’nin Türkiye’den yapılan giyim ithalatında ürüne göre değişmekle birlikte yüzde 30’u aşan oranlarda gümrük vergisi uygulaması. Mustafa Denizer, “Mısır’ın ABD, Afrika, Kuzey Afrika ve Güney Amerika ülkeleriyle STA’sı ve gümrüksüz ticaret anlaşmaları mevcut. Bu avantajın etkisiyle Mısır son dönemde ilgi çekiyor. Ancak 2007’de Mısır’a yapılan Türk yatırımları geride kalan dönemde 3-4-5 kat büyürken çok fazla yeni yatırım gelmedi.

Hali hazırda üretime devam eden 35 civarında Türk şirketi şu an itibarıyla Mısır’da tekstil ve konfeksiyon pazarının üçte birini yönetir hale geldi. Bu şirketlerin toplam yatırımı 1,5 milyar dolar civarında. 2023 ve 2024’te 500 milyon dolar yatırım hedefleniyor. Bu şirketler özellikle tekstil alanında iç piyasada da 1 milyar dolar ciroyu aşmış durumda.Mısır’ın tekstil ve konfeksiyon toplam ihracatının da üçte birini Türk şirketleri gerçekleştiriyor” diye konuştu.

ABD'ye 1 milyar, Mısır'a 1.5 milyar dolar ihracat

Mısır’da hali hazırda Yeşim Tekstil’den Tay Group’a, Eroğlu Giyim’den Çalık’a LcWaikiki’den Diktaş’a kadar birçok Türk üretici faaliyet gösteriyor. Türkiye, geçen yılın tamamında ABD’ye 1 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken, bu rakam Mısır’da 1,2 milyar doları buldu.

Sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre, Türkiye’de 600 doları aşan işçilik maliyeti Mısır’da 150-175 dolar civarında seyrediyor. Enerji maliyeti ise yine Türkiye’nin yarısı kadar. Ancak Mısır’da geçen yılın son çeyreğinden başlayan devalüasyon, ülkeyi ihracat için çok daha cazip hale getirdi. 2022 Ekim’de 19 Mısır Lirası seviyesine olan dolar, hali hazırda 30 seviyelerine kadar yükseldi. Bu da Türkiye ile kıyaslandığında hali hazırda fiyatta yüzde 20 avantaj anlamına geliyor. Öte yandan ülkede tekstil ve konfeksiyon özelinde yaklaşık 50 bin çalışan bulunuyor.

Ülkenin en büyük sektör şirketlerinden biri Yeşim Tekstil. Yeşim Grup'a bağlı Jade Tekstil, Mısır’da en büyük hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçısı olma başarısı gösterdi. Yeşim Tekstil CEO’su Selim Şenkaya, Mısır’a her dönem ilgi olduğunu ancak son yıllarda bölgede yaşanan siyasi gerilimin de etkisiyle yatırımcıların çekingen davrandıklarını dile getirdi.



19 Ağustos 2024 Pazartesi

İş Fikirleri 2024: Ne İş Yapabilirim Diyenler İçin 40+ Öneri



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

iş insanları evde iş fikirleri tartışıyor.Sermaye Gerektirmeyen Evden Yapılabilecek İş Fikirleri

Eğer iş kurmak istiyorsanız sermayenizin olmaması sizi engelleyen faktörlerden birisi olabilir. Sermayeniz olmadığı için kendi işinizi kuramıyorsanız, sizlere çok güzel bir haberimiz var! Sermayeniz olmadan da kendi işinizi kurabilirsiniz!

Kendi işimi kurmak istiyorum, ancak sermayem yok diyorsanız tam doğru yere geldiniz. Sizin için sermaye gerektirmeyen ve evden yapılabilecek iş fikirlerini tek bir başlık altında topladık!

1 – Online Ders Vererek Para Kazanın

Eğer ilgi çekici bir konuda yeteri kadar bilgiliyseniz, kendinize güveniyorsanız veya yeteneğiniz olduğunu düşünüyorsanız, bu bilgilerinizi başkalarına öğreterek para kazanabilirsiniz!

İnternet kullanımının artması ve dijital iletişim araçlarının önem kazanmasıyla birlikte bilgiye erişim oldukça kolaylaştı. Özellikle pandemi döneminde online dersler almak herkes için normalleşti.

öğretmen laptop üzerinden online ders vererek evde iş fikirleri uyguluyor.

Eğitim deneyimi olan, veya insanlara bir şeyler öğretmeyi seven bir birey olarak evde iş fikirleri arıyorsanız, kesinlikle online ders vermeyi düşünmelisiniz!

Peki nasıl online ders vererek nasıl para kazanabilirim?

Online ders vererek nasıl para kazanabilirim? Sorusunu kendinize soruyorsanız, bu sorunun cevabı çok basit! Aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz.

  • Öncelikle eğitim vereceğiniz konuya karar verin.
  • Sonra, bu konuyla ilgili kısa bilgiler veren sosyal medya içerikleri yaratın.
  • Bu içerikleri Facebook, YouTube, TikTok, Instagram gibi platformlardan paylaşın.
  • Takipçi kitlesi geliştirdikten sonra paralı online kurslar vermeye başlayabilirsiniz.
  • Udemy gibi platformlara derslerinizi yükleyerek daha fazla müşteriye ulaşabilirsiniz.

2 – CV ve Niyet Mektubu Yazarak Para Kazanın

Eğer kaleminize güveniyorsanız sizin için çok güzel iş fikirlerimiz var!

Bunlardan birincisi CV ve niyet mektubu yazarak para kazanmak.

İyi bir CV nasıl hazırlanıyor biliyorsanız, niyet mektubu yazmak konusunda deneyimliyseniz başka insanlar için de bu belgeleri yazma hizmeti verebilirsiniz. 

cv yazarak para kazanmak, ahşap bir masanın üzerinde kapalı niyet mektupları duruyor. Evde iş fikirleri.

Özellikle bu belgeleri İngilizce olarak hazırlayabiliyorsanız çok daha şanslısınız! Böylece yurt dışına iş yaparak Fiverr ve Upwork gibi platformlar sayesinde dövizle para kazanabilirsiniz.

Tabii ki ülkemizde de CV ve niyet mektubu konusunda danışmanlık verebilecek insanlar için talep oldukça yüksek. Bu işleri Türkçe olarak yapmak istiyorsanız, Armut ve Bionluk gibi platformları kullanabilirsiniz.

3 – İnternetten Çeviri Yaparak Döviz Kazanın

Birden fazla dilde yetkin misiniz? İkisi arasında etkili bir bilgi akışı sağlayabileceğinizi düşünüyor musunuz? Peki yazma yeteneğinize güveniyor musunuz? 

Eğer bu sorulara cevabınız olumluysa o zaman size en uygun iş fikirlerinden birisine denk geldiniz!

Farklı ülke bayraklarının bulunduğu bir çeviri uygulaması telefonda açık.

Dil bilgilerinizi online çeviri hizmetleri sağlamak için kullanarak para kazanabilir, önce freelance olarak başlayıp, sonra büyüyerek kendi işinizi bile kurabilirsiniz. 

Üstelik çeviri yaparak döviz kazanma şansınız bile var!

Proz.com ve Translators Cafe gibi internet siteleri sayesinde Türkçe çeviriye ihtiyacı olan şirketler ile iletişime geçebilir, başka bir dil ve Türkçe arasında çeviri hizmetleri sunabilirsiniz. Bu sayede çeviri yaparak para kazanabilirsiniz.

4 – Sanal Asistanlık Yaparak Gelir Elde Edin

Eğer insan ilişkilerinize ve organizasyon yeteneğinize güveniyorsanız sizin için çok güzel bir iş fikrimiz var!

Diğer online işletmelere, temel olarak internetten gelir kazanan girişimcilere ve uzmanlara sanal asistanlık yaparak para kazanabilir, hatta yabancı dilinize güveniyorsanız dövizle bile gelir sağlayabilirsiniz.

iş fikirlerinden birisi sanal asistanlık. Bir sanal asistan laptop önünde işini yapıyor.

Sanal asistanlar işletmelerin ve müşterilerinin idari işlerini uzaktan çalışarak yerine getirir. Bu işler takvim organize etmek, telefon aramaları gerçekleştirmek, seyahat planlarını ayarlamak ve e-posta hesaplarını yönetmek olabilir. 

Eğer yurt dışı şirketler için sanal asistanlık yapmak istiyorsanız, Fiverr ve Upwork gibi siteleri kullanabilirsiniz. 

Bizim ülkemizde ise yine Bionluk ve benzeri platformlardan yararlanarak müşteri bulabilirsiniz.

5 – Moda Danışmanlığı Yaparak Para Kazanın

Biraz daha yaratıcı evde iş fikirleri arıyorsanız, moda danışmanlığı yapmak tam size göre bir seçenek olabilir!

Eğer moda anlayışınızı seviyorsanız, kendinizi durmadan arkadaşlarınıza moda ve stil tavsiyeleri verirken buluyorsanız ve görsel uyum konusunda yeteneklerinize güveniyorsanız, moda danışmanlığı yaparak para kazanabilirsiniz!

kadın bir moda danışmanı erkek müşterisine iş kıyafeti seçmesinde yardımcı oluyor.

Giyimlerine önem vermek isteyen, ancak modayı takip etmeye vakti olmayan bir çok insan, moda danışmanlarının hizmetlerinden yararlanmayı tercih ediyor.

Üstelik bu işi online olarak yapmak da mümkün!

Gelişen teknoloji sayesinde önerdiğiniz kıyafet ve takıları müşterilerinize internet üzerinden gönderebilir, online görüşmelerle tavsiye verebilirsiniz.

6 – E-Kitap Yazın ve Gelir Elde Edin

Kalemine güvenenlere verebileceğimiz iş fikirleri gerçekten bol! Bunlardan birisi de e-kitap yazıp internet üzerinden yayınlamak. 

bir kadın laptop karşısında yazı yazıyor.

Eğer aklınızda kitap yazmak için bir fikir varsa bunu gerçeğe dökebilir ve birçok online hizmet sayesinde hemen yayınlamaya başlayabilirsiniz. 

Wattpad üzerinden hikayelerinizi önce bedavaya yayınlayarak okuyucu kitlenizi genişletebilirsiniz. 

Kitabınızın başarılı olması durumunda ise Wattpad tarafından bunun bir e-kitap’a dönüştürülmesini talep edebilir ve para kazanmaya başlayabilirsiniz.

7 – Grafik Tasarım Çalışmaları ile Para Kazanın

Yaratıcı insanlar için iş fikirleri seçeneklerimizden birisi ise grafik tasarım!

İnternet üzerindeki neredeyse her işletmenin grafik tasarım hizmetlerine ihtiyacı var. 

Grafik tasarımcı kurduğu online işletmesini izliyor.

Logo tasarlamaktan, internet sayfalarında bulunacak görsellere, sosyal medya tasarımlarından, broşürlere kadar bir çok işin grafik tasarımcıların elinden geçmesi gerekiyor. 

Eğer siz de grafik tasarım yeteneğinize güveniyorsanız bir grafik tasarım işi kurabilir, veya freelance olarak tasarımcılık yapabilirsiniz. 

Yine FiverrUpwork ve Behance gibi platformları bularak yurt dışından müşteri bulabilir, döviz ile para kazanabilirsiniz. 

8 – Podcast Yayınlayarak Para Kazanın

Eğer size online para kazandıracak iş fikirleri arıyorsanız, başka bir seçeneğiniz de podcast yayınlayarak para kazanmak.

Aklınızda güzel bir podcast fikri, konuşmak istediğiniz ilginç bir konu varsa, veya sadece arkadaşlarınızla yaptığınız muhabbetin kalitesine güveniyorsanız Spotify gibi bir çok farklı platformdan podcast yayınlayabilirsiniz.

iki kadın podcast yaparak online işlerini tanıtıyorlar.

Konu para kazanmaya gelince ise benimseyebileceğiniz farklı taktikler bulunuyor. Örnek vermek gerekirse:

  • Patreon ve benzeri platformlar aracılığıyla kitlenizden destek alabilirsiniz.
  • Popüler bir podcast üretmeniz halinde sponsor alabilirsiniz.
  • Doğal reklamları içeriğinize entegre edebilirsiniz.
  • Satış ortaklığı ile para kazanabilirsiniz.

E-Ticaret İş Fikirleri

Evden para kazanmak istiyorsanız e-ticaret yapmak kesinlikle düşünmeniz gereken bir seçenek!

Biz de bunun için e-ticaret yapmak ile alakalı evde iş fikirlerini bu başlık altında topladık. Hemen okumaya başlayarak neler yapabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

1 – İnternetten El Yapımı Ürünler Satın

E-Ticaretin bu kadar önem kazandığı bir dünyada, iş fikirleri listemizde internetten ürün satmakla ilgili bir konu olmazsa olmaz! 

Bu başlıkta odaklanacağımız konu ise internetten el yapımı ürün satmak.

iş fikirleri, bir satıcı el yapımı ürünlerini paketliyor.

Eğer herhangi bir el beceriniz, yeteneğiniz veya bir ürünü üretmekle ilgili deneyiminiz varsa, tam aradığınız iş fikrini bulmuş olabilirsiniz. 

Konu üretebileceğiniz ürünler olunca da seçenekleriniz bir hayli fazla. İşte bazı fikirler:

  • Doğal taş, ip, deniz kabuğu gibi malzemelerden el yapımı takılar üretin.
  • Markasız, düz giyim ürünlerini toptancılardan alıp, kendi tasarımlarınızı ekleyin.
  • El yeteneğinizle dekorasyon ürünleri tasarlayın.
  • El yapımı çikolata üretin!
  • Siparişe özel çiçek buketleri hazırlayın.

Bunlar satabileceğiniz el yapımı ürünlerden sadece bazıları. Konu el yapımı ürünler olunca tek limit sizin yaratıcılığınız!

Ne satacağınıza karar verdikten sonra ise ikas ile hemen e-ticaret sitenizi oluşturabilirsiniz ve ürünlerinizi kolaylıkla yükleyerek hemen internetten satış yapmaya başlayabilirsiniz. Eğer e-ticarete yeni başlıyorsanız merak etmeyin, müşteri destek ekibimiz yolculuğunuzun her adımında yanınızda olacak!

El yapımı ürünleri pazar yerlerinde satmak istiyorsanız mutlaka Etsy’de Satış Yapmak adlı içeriğimize göz atın!

2 – Mikro İhracat Yaparak Döviz Kazanın

Eğer e-ticaret ile alakalı iş fikirleri arıyorsanız, sizin için çok güzel bir haberimiz var! 

Özellikle dövizle para kazanmak istiyorsanız, mikro ihracat tam aradığınız iş modeli olabilir!

mikro e-ihracat yapan bir kadın, ürünlerin kargo etiketini telefonuyla okutuyor.

Mikro ihracat, 300kg ve 15 bin Euro limitini aşmayan ürün ve hizmetlerin ETGB kapsamında yurt dışına satılmasına verilen isimdir. 

Eğer aklınızda yurt dışına satabileceğiniz bir ürün veya hizmet varsa, mikro ihracata başlamanız aslında düşündüğünüzden çok daha kolay!

Yapmanız gereken tek şey ikas ile e-ticaret sitesi kurmak ve ürünlerinizi yüklemek.

E-Ticaret siteniz hazır olduktan sonra, Etsy ve diğer yabancı pazar yeri entegrasyonlarımız sayesinde ürünlerinizi yurt dışına satmaya başlayabilirNavlungo entegrasyonumuz ile kargolarınızı rahatlıkla yollayabilir ve satış yaptıktan bir hafta sonra döviz cinsinden ödemenizi alabilirsiniz.

ikas e-ticaret altyapısı ile ilgili daha fazla bilgi edinin!

İlgili İçerik: E-İhracat Nasıl Yapılır?

3 – Dropshipping Yaparak E-Ticarete Başlayın

Hızlı bir şekilde başlanabilecek evde iş fikirleri arasında dropshipping yaparak e-ticarete atılmak var!

Özellikle e-ticaretin ürün bulmak, stoklamak gibi kısımlarıyla değil de pazarlama ve satış kısımları ilginizi çekiyorsa dropshipping tam aradığınız iş fikri olabilir!

Evde iş fikirleri arasından dropshipping'i uygulayan bir kadın.

Dropshipping, diğer adıyla stoksuz e-ticaret, ürünün satıcı tarafından hiç stoklanmadığı, direk olarak tedarikçiden alıcıya kargolandığı ürün modelidir.

Kısacası, satıcı müşterilere ürün pazarlar ve müşteri ürünü satın alınca bu siparişi tedarikçiye bildirir. Tedarikçi de ürünü direkt olarak müşteriye kargolar.

Böylece satıcı, yani perakendeci, ürün envanteri, lojistik ve kargolama işleriyle uğraşmadan satış yapmış olur. Tedarikçi ise ürünlerini kendisi pazarlamaya ve satmaya ihtiyaç duymadan pazara sürmüş olur.

Daha fazla bilgi almak için Dropshipping Nedir? yazımızı okuyabilirsiniz.

4 – Trendyol’da Satış Yaparak Para Kazanın

Eğer evde iş fikirleri arıyorsanız Türkiye’nin en büyük pazar yerlerinden birisi olan Trendyol’da satış yapmak tam aradığınız seçenecek olabilir!

Trendyol Satıcı kayıt ekranı

Her ne kadar komisyon oranları biraz yüksek olsa da, Trendyol’da satış yapmaya başlayarak e-ticarete ilk adımlarınızı atabilirsiniz.

Özellikle hazır satabileceğiniz ürünler varsa Trendyol sizin için çok iyi bir seçenek olabilir.

Daha fazla bilgi almak istiyorsanız Trendyol’da Satış Yapmak ile ilgili içeriğimize göz atmayı unutmayın!

5 – Print-On-Demand ile Tasarımlarınızı Satın

evden yapılabilecek iş fikirleri, internetten para kazanmak

Tasarım yeteneklerinizi e-ticaret ile birleştirip, dropshippingin rahatlığını da deneyimlemek istiyorsanız, print-on-demand tam aradığınız evde iş fikirleri arasında olabilir!

Print-on-demand, yani istek üzerine baskı, dijital tasarımların sipariş üzerine tedarikçi tarafından ürünlere basılıp kargolandığı e-ticaret türüdür.

Kısacası print-on-demand şu şekilde işler:

  • Satıcı veya tasarımcı, yaptığı dijital tasarımı tedarikçiye iletir.
  • Tasarımın hangi ürünler üzerinde, ne şekilde duracağını belirler.
  • Bazı tedarikçiler ürünün pazarlama ve satışını kendisi yapar, diğerleri ise bunu satıcıya bırakır.
  • Bir alıcı, üzerinde bu tasarım olan bir ürün istediğinde, tedarikçi tasarımı ürüne basar ve alıcıya kargolar.
  • Tasarımcı/satıcıya bir komisyon tutarı ödenir. Veya tedarikçi kendi hizmet bedelini keser ve gerisi perakendeciye kalır.

Print-on-demand yapmak için Redbubble gibi pazar yerlerini kullanabilir, veya Printfy gibi tedarikçilerden faydalanabilirsiniz.

6 – Dayanıklı Gıda Ürünleri Satın

sermayesiz iş fikirleri, gıda ürünleri

E-ticaret yaparak para kazanmak istiyorsanız, satabileceğiniz ürün çeşitlerinden birisi dayanıklı gıda ürünleridir.

Konu e-ticaret iş fikirleri olunca birçok insan genellikle internetten gıda ürünleri satabileceklerini düşünmüyor. Özellikle kendi elleriyle, evde üretebilecekleri gıda ürünleri ile para kazanma fikri, insanlara çok fazla mümkün gelmiyor. Ancak evde yemek yapıp satmak sizin için oldukça kârlı bir ek gelir kapısı olabilir.

Peki evden hangi gıda ürünlerini satabilirsiniz? İşte bazıları:

  • El yapımı reçel ve marmelat
  • Evde yapılmış doğal salça
  • Özel baharat karışımları ve çeşniler
  • Ekmek ve hamur işi ürünleri (mantı, makarna)

İlgili İçerik: E-Ticarette En Çok Satılan Ürünler

İnternetten Para Kazanmak İçin Sosyal Medya İş Fikirleri

Eğer evden yapılabilecek iş fikirleri arıyorsanız, sosyal medya üzerinden para kazanmak mutlaka aklınızda bulundurmanız gereken bir seçenek. Biz de bu başlık altında sosyal medya üzerinden farklı para kazanma yöntemlerinden bahsedeceğiz.

1 – Sosyal Ticaret Yapın

Sosyal ticaret, direkt olarak sosyal medya platformlarından satış yapmaya verilen isimdir. Facebook ve Instagram gibi sosyal medya platformlarında mağaza açarak ürünlerinizi satabilir, böylelikle sosyal medya üzerinden para kazanmaya başlayabilirsiniz. Özellikle geniş bir takipçi kitleniz varsa satış yapmanız daha da kolay olacaktır.

Sosyal ticaret sayesinde:

  • Müşterileriniz sosyal medya platformlarını terk etmeden alışveriş yapabilir.
  • Ürünlerinizi kolaylıkla satabilirsiniz.
  • Birçok farklı e-ticaret modelini sosyal medya üzerinden gerçekleştirebilirsiniz.
  • Ürünlerinizi içerikler ile birleştirip pazarlayabilirsiniz.

2 – Sosyal Medya Hesapları Büyütün ve Satın

sosyal medya iş fikirleri

Sosyal medya hesaplarını büyütüp satmak, size gerçekten iyi para kazandıran bir iş fikri olabilir. Özellikle niş konularda içerik üreten ve aktif bir takipçi kitlesi olan hesaplar takipçi sayılarına bağlı olarak olarak 500TL-10000TL arası fiyatlara satılabilir.

Eğer sosyal medya hesap yönetimi yeteneklerinize güveniyorsanız, farklı konularda değişik kitlelere hitap eden hesaplar açıp, büyütüp, internet üzerinden satabilirsiniz. Boş vaktinizde tek bir hesap üzerine yoğunlaşarak ek gelir elde edebileceğiniz gibi, aynı anda birçok farklı hesap büyüterek bu girişiminizi tam zamanlı bir işe de çevirebilirsiniz.

3 – Takipçi Kitlenizi Genişletin ve Influencer Olun

Eğer sosyal medya konusundaki yetenekleriniz üst seviyedeyse, içerik üretimini seviyorsanız ve kişisel bir marka yaratabileceğinize inanıyorsanız influencer olmayı deneyebilirsiniz!

Merak etmeyin, sosyal medya da influencer olmak, geleneksel yollardan ünlü olmak kadar zor ve şans gerektiren bir iş değil. Kendinize iyi araştırılmış bir hedef kitle bulup, bu kitleye özel içerik üretmeniz durumunda yavaş yavaş takipçi sayınızı büyütmeye başlayabilirsiniz.

Sosyal medya takipçi sayınız arttığında ise para kazanmak için kullanabileceğiniz birçok yöntem bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse:

  • Sponsorlu içerik üreterek para kazanabilirsiniz.
  • Kendi ürünlerinizi üretip takipçilerinize satabilirsiniz.
  • Markalarla uzun süreli ortaklıklar kurabilirsiniz.
  • Patreon gibi hizmetler kullanarak takipçilerinizden bağış toplayabilirsiniz.
  • Affiliate marketing ile para kazanabilirsiniz.

İlgili içerik: Influencer Ne Demek?

4 – Sosyal Medya Danışmanlık Hizmeti Verin

sosyal medya danışmanlık

Sosyal medya üzerinden para kazanmak istiyorsanız ancak bireysel olarak kendinizi ön plana koymak, veya hesap satmak istemiyorsanız, işletmelere ve markalara sosyal medya danışmanlığı vermek aradığınız evde iş fikirleri arasında olabilir!

Burada ise seçebileceğiniz birden fazla yol var:

  • Kendi sosyal medya ajansınızı kurabilirsiniz.
  • Freelance olarak şirketlere danışmanlık yapabilirsiniz.
  • Sosyal medyada ünlü olmak isteyen insanlara koçluk yapabilirsiniz.

Uzaktan Çalışmak İsteyenler İçin İş Fikirleri

Eğer kendi işinizi kurmak yerine, başka bir işletmeye uzaktan hizmet vererek para kazanmak istiyorsanız aşağıda sıralayacağımız iş fikirleri ilginizi çekebilir! Bu iş fikirlerini freelance olarak yapabileceğiniz gibi, uluslararası firmalarla uzaktan çalışarak sözleşmeli veya kadrolu olarak da yapabilirsiniz.

1 – Uzaktan Müşteri Hizmetleri

Eğer müşteri hizmetleri veya teknik destek konularında deneyiminiz varsa uzaktan çalışan bir müşteri hizmetleri temsilcisi olabilirsiniz! Artık birçok şirket, uzaktan çalışabilecek müşteri hizmetleri görevlileri arıyor. Özellikle yabancı diliniz varsa, uluslararası bir şirkete, oturduğunuz yerden müşteri hizmeti vererek dövizle para kazanabilirsiniz. Son dönemlerde özellikle Almanca, İngilizce, Fransızca, Rusça gibi dilleri ana dili seviyesinde bilenler için bu alanda birçok imkan bulunuyor.

2 – Uzaktan Satış Temsilcisi

satış temsilciliği, uzaktan iş fikirleri

Müşteri hizmetleri iş fikrinde olduğu gibi, uzaktan telefonda satış temsilciliği yapabilecek insanlar için de birçok iş imkanı var. Ve yine istenilen bir yabancı dili konuşabiliyorsanız, uluslararası şirketler için satış temsilciliği yapma şansınız da bulunuyor.

Tabii ki büyük şirketlerle bu konuda çalışmaya başlamadan önce satış temsilciliği konusunda deneyiminiz olması şartı aranabilir. Bu sebeple hiç deneyiminiz yoksa, bu konuda online staj şansı veren işletmelerden başlamayı düşünebilirsiniz.

3 – SEO Uzmanı

Dijital pazarlama konusunda en çok ilgi çeken konulardan birisi de SEO. Özellikle Google ve Facebook reklamlarındaki rekabetin artması sebebiyle birçok işletme kendilerine doğal trafik getirecek SEO alanına yönelmek istiyor. Bu konuda ise gerçekten bilgili olan insan sayısı bir hayli az. Kısacası SEO alanında bilginiz varsa, veya kendinizi geliştirebileceğinize inanıyorsanız, şirketlere freelance olarak SEO hizmetleri vermek aradığınız iş fikirleri arasında olabilir. Kendinizi yeterince geliştirdiğinizde kendi ajansınızı bile kurabilir, böylece işletme sahibi olabilirsiniz.

4 – Google ve Facebook Reklamları Yöneticisi

Evde iş fikirleri, dijital pazarlama

Google ve Facebook reklamları konusunda bilgiliyseniz, rahatlıkla hedef kitleyi yakalar, bütün kampanyaları optimize eder ve en iyi sonuçları veririm diyorsanız, performans pazarlama reklamlarını yöneterek internetten para kazanabilirsiniz!

Her ne kadar son zamanlarda SEO daha fazla dikkat çekmeye başlayan bir dijital pazarlama yöntemi olsa da, hala performans pazarlama reklamlarına olan ilgi oldukça büyük. Bu sebeple bu konudaki yeteneklerinizi freelance olarak pazarlayarak para kazanabilirsiniz. Hatta yabancı diliniz varsa, yurt dışındaki firmalarla uzaktan çalışmanız da mümkün!