İSO sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
İSO sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

14 Şubat 2020 Cuma

İş dünyası ve ekonomistler sanayi üretimi verisini değerlendirdi

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


İş dünyası ve ekonomistler, geçen yılın aralık ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını değerlendirdi.


Arındırılmamış sanayi üretim endeksinin, Aralık 2019'da yıllık yüzde 9,5 ile 23 ayın en yüksek artışını sergilemesi, geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 4,5-5 büyümeye işaret etti.
  • Sanayi üretimi arttı
AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye göre, arındırılmamış sanayi üretim endeksi geçen yılın aralık ayında yıllık bazda yüzde 9,5 ile Ocak 2018'den bu yana en yüksek artışını gösterdi. Aynı dönemde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksindeki artış da yüzde 8,6 ile 22 ayın en yükseği oldu.

Ekonomistler, milli gelir artışının 2019'un son çeyreğinde yüzde 4,5-5 bandında gerçekleşebileceğini tahmin ediyor.


"2020'de ekonomi yüzde 4-5 büyüyebilir"

AA Finans Analisti ve Ekonomist Haluk Bürümcekçi, arındırılmamış sanayi üretiminin aralıkta yıllık bazda yüzde 9,5 artışla piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleştiğini belirtti.

Ekim-Aralık 2019 gerçekleşmesinin 2018'in aynı dönemine göre yıllık yüzde 5,5 artışla yılın son çeyreğinde üretim artışının hızlandığına işaret ettiğini söyleyen Bürümcekçi, ocak için öncü göstergelerin yıllık bazda artış eğiliminin devam ettiğini yansıttığı ifade etti.

Bürümcekçi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Büyüme eğiliminin mevcut gücünü ne süre koruyabileceğini, finansal koşullardaki gevşemenin ve bankacılık kredi hacmindeki yükselişin kalıcılığı ve dış talep koşulları belirleyecektir. 

Geçen yıl, ilk iki çeyrekte yıllık bazda milli gelir düşüşünün devam ettiği görülmüştü. Buna karşılık, baz etkisinin üçüncü çeyrekten itibaren devreye girmesi ile büyümedeki toparlanmanın güçlendiği de izlenmekteydi. 

Son çeyrekte de yakalanan bu ivme ve baz etkisinin katkısı ile yüzde 4,5-5 aralığında bir büyümenin yakalanması olası görünmektedir.

Sonrasındaki görünüm ise, finansal koşullarda gözlenen belirgin gevşemenin ve kamu bankaları öncülüğünde yükselmeye başlayan ve trend büyümesi yüzde 25'e yaklaşan bankacılık kredi hacminin bu görünümü ne süre koruyabileceğine bağlı olacaktır. 

Ayrıca, Euro Bölgesi başta olmak üzere küresel çapta gözlenen yavaşlamanın dış talebi olumsuz etkilemeye başlaması bir aşağı yönlü risk olarak izlenmektedir. 

Bu doğrultuda, 2019 yılı büyümesinin yüzde 0,5 olarak gerçekleşmesini beklerken, 2020 yılında ise bugünkü bilgiler ışığında büyümenin yüzde 4-5 aralığında gerçekleşmesini olası görmekteyiz."

"Son çeyrekte sanayi üretimi yüzde 5,8 büyüdü"

TSKB Ekonomisti Şakir Turan da aralık verilerinin imalat sanayi PMI gibi öncü verilerin işaret ettiğinden güçlü geldiğini, 2019'un son çeyreğinde sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilere göre yıllık bazda yüzde 5,8 büyüdüğünü söyledi.

Yıl genelinde ise sanayi üretiminin yüzde 0,6 küçüldüğünü ifade eden Turan, "Diğer öncü verilerle birlikte, aralık sanayi üretimi verileri 2019 son çeyrekte GSYH'nin iç talep destekli olarak güçlü bir büyüme kaydetmiş olabileceğine işaret ediyor. 

Dördüncü çeyrekteki yüzde 5 civarında yıllık büyüme ile 2019 genelinde GSYH büyümesinin yüzde 0,5 civarında oluştuğunu hesaplıyoruz." dedi.

İSO Başkanı Bahçıvan: Sanayi sektörümüze verilen destekler, üretim olarak geri dönmektedir

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, öncü göstergelerin, sanayi üretimindeki iyileşmenin ve artış ivmesinin ocak ve devam eden aylarda da süreceğini gösterdiğini belirterek, "Bütün bunlar göstermektedir ki sanayiye verilen destek üretime, istihdama ve ekonomik dengelenmenin kalıcılaşmasına verilen destektir, boşa gitmemektedir." ifadelerini kullandı.

İSO açıklamasında görüşlerine yer verilen İSO Başkanı Bahçıvan, TÜİK'in açıkladığı aralık ayına ait sanayi üretimi verisine dair değerlendirmelerde bulundu.

Aralık ayı sanayi üretimi verilerinin, sanayinin çarklarının zor koşullarda bile döndüğünü göstermesi açısından önemli ve geleceğe dair umutları artıran bir gösterge olduğunu belirten Bahçıvan, "Yıllık bazda yüzde 8.6’lık sanayi üretimi artışı ve aynı şekilde yüzde 9.1'lik imalat sanayi üretim artışında bir baz etkisi olsa da bu veriler sanayi sektörü aktivitesinde genele yayılan bir toparlanma eğiliminin olduğuna işaret etmektedir. 

Bu tabloda özellikle ekonomimizde son bir yıl içindeki genel dengelenmeye paralel olarak enflasyonist baskılardaki geri çekilme, faizlerdeki düşüş ve kredilerdeki ivmelenin yarattığı iç talepteki canlılık da belirleyici olmuştur." ifadelerini kullandı.

MÜSİAD Başkanı Kaan: Reel sektör adına oldukça sevindirici bir gelişme 

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Aralık 2019 dönemine ilişkin yıllık bazda yüzde 8,6, aylık bazda ise yüzde 1,9'luk sanayi üretimi artışının, iç talepteki canlanmanın genele yayıldığına işaret etmesi bakımından reel sektör adına oldukça sevindirici bir gelişme olduğunu belirtti.

Kaan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan sanayi üretim endeksi sonuçlarını değerlendirdi.

Aralık 2019 dönemine ilişkin yıllık bazda yüzde 8,6, aylık bazda ise yüzde 1,9'luk sanayi üretimi artışının, iç talepteki canlanmanın genele yayıldığına işaret etmesi bakımından reel sektör adına oldukça sevindirici bir gelişme olduğunu belirten Kaan, şunları kaydetti:

"Böylece çeyreklik bazdaki artışın yüzde 5,8 seviyesine yükselmesiyle birlikte yılın son çeyreğine yönelik güçlü büyüme beklentimiz de teyit edilmiş oldu. 

Nitekim MÜSİAD olarak her ayın son iş günü sonuçlarını paylaştığımız SAMEKS'in Sanayi Endeksi de aralıkta önceki aya göre 7,8 puan birden artarak reel sektördeki toparlanmanın hızlandığına ilişkin öncü bir gösterge olmuştu. 

Parasal gevşemenin gecikmeli etkilerinin piyasalarda daha fazla hissedilmeye başlanması ve kredi artışını destekleyen diğer düzenlemelerin de etkisiyle sanayideki toparlanmanın yeni yılın ilk çeyreğinde de sürmesini bekliyoruz. 

SAMEKS Sanayi Endeksi'nin Ocak 2020 döneminde artışını sürdürerek 57,1 seviyesinde gerçekleşmesi de bu beklentimizi desteklemektedir."


İş dünyası 2020 yılından umutlu: Yüzde 5 büyümeyle yatırımlar hızlanacak

İş dünyası temsilcileri Türkiye ekonomisinin ‘en kötü’yü geride bıraktığını vurgulayarak, 2020 yılı için şu mesajı verdi: Yatırım, istihdam, ihracat ve büyümeye yönelik etkili ve pozitif bir sene bizi bekliyor.


Türk ekonomi ve iş dünyasının temsilcileri zorlu geçen 2019 yılının ardından 2020 yılının daha pozitif geçeceğini ve Türkiye’nin yeniden yüzde 5 seviyelerinde bir büyüme performansına ulabileceğini düşünüyor. 

Türkiye, Ağustos 2018’de yaşadığı kur saldırılarının ardından 2019’da dengelenme sürecine girdi. 2019 yılı hem küresel ekonomi hem de Türkiye ekonomisi açısından oldukça zor bir dönemeç oldu.

TOPARLANDIK

Bu süreçte ticaret savaşları, korumacı politikalar ve jeopolitik risklerden önemli ölçüde etkilenen küresel ekonomi, gerek büyüme oranları gerekse ticaret beklentilerinin gerisinde kaldı. 

İş dünyası temsilcileri, 2019’daki toparlanmanın 2020’de büyümeye dönüşeceğini belirtiyor. İşte görüşler...

İTO BAŞKANI ŞEKİB AVDAGİÇ: İŞSİZLİK AZALACAK, İSTİHDAM ARTACAK

2020’nin dört çeyreğinde de pozitif büyüme bekliyoruz. Yüzde 5 büyümeye ulaşmak hiç şaşırtıcı olmayacaktır. 2020’de işsizlikte gerileme bekliyoruz. 

İstihdam hedefinde hem 2019, hem de 2020’de OVP hedefleri tutturulacak. 2020’de yüzde 5 büyümeye ulaşmak için itici gücümüz, üretimdir, yatırımdır.

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN: ARTIK FİNANSAL BAHANELER ÜRETİLEMEZ

Bu yıl dengelenme sürecine girildi. 2020’nin yatırımlar için artık finansal sebeplerden veya finansal bahanelerden arınmış bir dönem olduğunu öngörüyoruz. 

Artık kimse finansal istikrarsızlıktan dolayı bu ülkede yatırım yapılamıyor diyemez. 2020’de en önemli konu yatırım sürecinin başlatılması olacak.

TİM BAŞKANI İSMAİL GÜLLE: 12 AYLIK İHRACAT 180 MİLYAR $’A ÇIKTI

Küresel ticaretteki zorluklara rağmen Türkiye, ihracatta olumlu bir grafiğe imza attı. Son 12 aylık ihracatımız 180 milyar dolar seviyesine ulaştı. 

İhracat yapan firmaların sayısı son 13 yıldır ilk defa ithalat yapanları geride bıraktı. Yatırım, istihdam, ihracat ve büyümeye yönelik etkili, pozitif bir yıl bizi bekliyor.

DEİK BAŞKANI NAİL OLPAK: UCUZ KREDİYE HIZLI ULAŞMAK ÖNEMLİ

2020’de yatırımların artmasını, istihdamın yükselmesini ve enflasyonda olumlu gelişmelerin yaşanmasını öngörüyoruz.

 Bankacılık sektörünün de en kısa sürede piyasa faizlerini makul seviyelere çekmesini bekliyoruz. Çünkü, iş dünyasının asıl önünü açacak hamle, ucuz krediye hızla ulaşabilmektir.

MÜSİAD GENEL BAŞKANI ABDURRAHMAN KAAN: HEDEFE ZORLANMADAN ULAŞABİLİRİZ

Faiz indirimleriyle birlikte canlanan ekonomik aktivite, yılın üçüncü çeyreği itibarıyla Türkiye ekonomisini pozitif büyüme sürecine geri döndürdü. 

Bu motivasyonla girdiğimiz 2020 yılı ve sonrasında ekonominin, hedeflenen yıllık ortalama yüzde 5’lik büyüme hızını zorlanmadan yakalayacağını tahmin ediyoruz.

ATO BAŞKANI GÜRSEL BARAN: EN KÖTÜ GÜNLERİ ARTIK GERİDE BIRAKTIK

Türkiye ekonomisi durgunluktan çıktı, yüzünü yeniden büyümeye çevirdi. İç talepte canlanmayla büyüme çizgisinde pozitif tarafa geçildi. En kötü günleri geride bıraktık. 

Türkiye’ye saldıranlar savunma sanayiinde olduğu gibi Türkiye’yi üretimin her alanında, yerli üretebilir bir program çalışmasına soktu.

İşsizlik rakamları açıklandı


Türkiye'de işsizlik oranı eylülde geçen yılın aynı ayına göre 2,4 puan artışla yüzde 13,8 oldu. Bu dönemde işsiz sayısı 817 bin kişi artarak 4 milyon 566 bin olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2019'a ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, eylülde geçen yılın aynı ayına göre 817 bin kişi artarak 4 milyon 566 bine çıktı. İşsizlik oranı 2,4 puan yükselerek yüzde 13,8 oldu.

İşsizlik oranı, eylülde bir önceki aya göre ise 0,2 puan azaldı.
Tarım dışı işsizlik oranı 2,9 puanlık artışla yüzde 16,4 olarak tahmin edildi.

Söz konusu ayda 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 4,5 puan yükselerek yüzde 26,1 oldu. İşsizlik oranı 15-64 yaş grubunda ise 2,4 puan artışla yüzde 14,1 olarak gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısında düşüş


İstihdam edilenlerin sayısı eylülde geçen yılın aynı dönemine göre 623 bin kişi azalarak 28 milyon 440 bin kişiye gerilerken, istihdam oranı 1,7 puanlık azalışla yüzde 46,1'e indi. 
Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 108 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 516 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 19,3'ü tarım, yüzde 19,5'i sanayi, yüzde 5,5'i inşaat, yüzde 55,7'si ise hizmet sektöründe yer aldı.

Geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,1 puan, hizmet sektörünün payı 1,4 puan artarken, sanayi sektörünün payı 0,1, inşaat sektörünün payı 1,4 puan azaldı.

İş gücüne katılım oranı düştü


İş gücü, eylülde geçen yılın aynı dönemine göre 193 bin kişi artarak 33 milyon 6 bin kişi olurken, iş gücüne katılma oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 53,5'e geriledi. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre, erkeklerde iş gücüne katılma oranı 0,9 puanlık azalışla yüzde 72,6'ya gerilerken, kadınlarda ise değişim göstermeyerek 34,9 oldu.

Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı eylülde geçen yılın aynı dönemine göre 2,2 puan artarak yüzde 36'ya yükseldi. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise geçen yılın aynı dönemine göre 1,6 puan artarak yüzde 23,6 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam


Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 36 bin kişi artarak 28 milyon 111 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı değişim göstermeyerek yüzde 45,6 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 73 bin kişi azalarak 4 milyon 553 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,2 puan düşüşle yüzde 13,9'a geriledi.

Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puan azalarak yüzde 53 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 7 bin, inşaat sektöründe 2 bin, hizmet sektöründe 31 bin kişi artarken, sanayi sektöründe 5 bin kişi azaldı.

2 Temmuz 2018 Pazartesi

İş dünyası teşvikleri "cesaretlendirici" buldu

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

İş dünyası temsilcileri, bugün kamuoyuna açıklanan Proje Bazlı Teşvik Sistemi'nin ve verilen teşvik belgelerinin Türkiye'nin yüksek büyümeyi sürdürmesine olumlu katkı sunacağını ifade etti
Bugün kamuoyuna açıklanan Proje Bazlı Teşvik Sistemi'nin ve verilen teşvik belgelerinin Türkiye'nin yüksek büyümeyi sürdürmesine olumlu katkı sunacağını belirten iş dünyası temsilcileri, bu teşviklerin "Cesaretlendirici" ve "Cezbedici" olduğunu ve nitelikli sanayi atılımını sağlayacağını belirtiyor.

Ekonomi Bakanlığınca, Türkiye'nin mevcut veya gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçlarını karşılama, arz güvenliğini sağlama, dışa bağımlılığını azaltma ve teknolojik dönüşümünü sağlama hedeflerini gerçekleştirebilmek için geliştirilen teşvik sistemi kapsamında, petrokimya, savunma sanayisi, ulaşım sistemleri, enerji teknolojileri, havacılık ve uzay gibi sektörlerde yatırım tutarı yaklaşık 135 milyar lira olan 23 projeyle ilgili firmalara teşvik belgeleri verildi.
İş dünyasının temsilcileri, proje bazlı teşvik sistemine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, 2017'de başta Kredi Garanti Fonu olmak üzere birçok yatırım odaklı teşvik paketinin devreye sokulmasıyla yüzde 7,3 oranında bir yatırım artışının sağlandığını ve Türkiye ekonomisinin bu dönemde yüzde 7,4 büyümesinde önemli rol oynandığını söyledi.
Sağlanan bu gelişimle birlikte 2017'de istihdam edilenlerin sayısının önceki yıla göre 984 bin kişi arttığını dile getiren Kaan, yatırıma yönelik teşviklerin ekonomi adına ne kadar önemli olduğunun bu veriler kapsamında daha iyi anlaşıldığını vurguladı.
Kaan, "Bu bağlamda Proje Bazlı Teşvik Sisteminin, Türkiye ekonomisinin 2017 yılında yakaladığı yüksek büyümeyi 2018'de de sürdürmesi adına çok önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bilhassa ülkemizin yüksek oranda açık verdiği ham maddeler, sanayi üretimi için kritik rol oynayan ürünler ve yüksek teknolojili ürünlerinin bu teşvikler kapsamında desteklenecek olması, ekonomimizin sürdürülebilir ve güçlü bir büyüme sürecine girmesinde oldukça önemli bir eşik olacaktır." dedi.
 "Küresel markalar çıkarmak için dönüm noktası olacak"
 İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Öztürk Oran, Proje Bazlı Teşvik Sistemi'nin Türkiye'den dev küresel markalar çıkarmaları için dönüm noktası olacağını söyledi.
Süper teşvik görecek 23 projenin 2023 hedeflerinin teminatı olacağını dile getiren Oran, alınan stratejik tedbirlerin, cari açığı ve enflasyonu azaltarak 2018'de kırmaya devam edecekleri büyüme ve istihdam rekorları için de önemli bir çıpa oluşturacağını aktardı.
Oran, "İnanıyorum ki dünyada benzerine az rastlanır bu muazzam destek, dünyaya yelken açacak Türk markalarına güçlü bir rüzgar olacak." diye konuştu.
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Hasan Ali Cesur, sistemi cesaretlendirici ve cezbedici bulduklarını belirterek, ülke ekonomisi açısından artık büyük düşünme devrinin başladığını söyledi.
Sisteme bakıldığında mevcut ve gelecekte ortaya çıkabilecek ihtiyaçların karşılandığı, arz güvenliğinin sağlandığı, dışa bağımlılığın azaltıldığı ve teknolojik dönüşümün sağlanmasının hedeflendiğinin görüldüğünü dile getiren Cesur, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bütün bunlar Türkiye'nin ekonomideki kanayan yaralarıdır. Cari açığın önüne geçme, yerli ve milli markaların oluşturulması, teknolojik gelişmelerin sağlanabilmesi açısından bu teşvikler açıkça cesaretlendirici ve cezbedici teşviklerdir. Ülke ekonomisi açısından artık büyük düşünme devri başlamıştır. Elbetteki bu devrin, iyi bir ekonomik iklime ve bu iklimi sağlayabilecek cesaret dolu bürokratlara ve işadamlarına sahip olması gerekmektedir. Türkiye’nin mevcut potansiyelinin hem bürokratik anlamda hem de işdünyası adına bu sıfatlara haiz olduğu inancındayız. Gün uluslararası arenada boy gösterme günüdür. Milletimiz ve memleketimiz için hayırlı uğurlu olsun.


 "Adeta devrim niteliğinde"

 İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, bu büyük yatırım teşvik hamlesini sanayiyi ve üretim ekonomisini destekleyen önemli bir adım olarak gördüğünü söyledi.
Açıklanan bu teşvik paketinin İSO olarak yıllardır her platformda dile getirdikleri klasik teşvik paketlerinden farklı olduğunu ve firmaların özel ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulduğunu dile getiren Bahçıvan, "Terzi işi teşvik' olarak adlandırdığımız ve önerdiğimiz modelin tam kendisidir. Türkiye ancak bu model ile yüksek teknolojili ve yüksek katma değerli sanayi ürünlerinin, üretim ve ihracat içindeki payını artırabilir." dedi.
Bahçıvan, nitelikli bir sanayi atılımının bu şekilde gerçekleştirilebileceğini kaydederek, "Dahası bugün hepimizin şikayet ettiği ve takılıp kaldığımız orta gelir tuzağından kurtulmanın yolu bu teşviklerle açılabilir." ifadesini kullandı.
Bu paketin, bugüne kadar açıklanan teşvik paketleri ile karşılaştırıldığında vergisel, istihdam, finansal, yatırım yerleri ve kamu alım garantisinden izin ve ruhsatlara, tahsislerden lisans ve tescillerde getirilen kolaylıklara kadar adeta devrim niteliğinde olduğunu aktaran Bahçıvan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu teşvikleri biz sanayiciler için değerli kılan başka faktörler de var. Türkiye ilk kez tamamı sanayiye odaklı bir teşvik paketini açıklıyor. Ayrıca bu teşviklerle Türkiye uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu ve ithal ettiği sanayi girdilerini üretir hale gelerek, birçok alanda dışa bağımlılığımızı azaltacaktır. Bu, ekonomimizin en önemli sorunlarından biri olan cari açığın da kalıcı çözümlerden biri olacaktır. Yatırım aşamasında bu projeler bir piramit gibi aşağıya doğru çok önemli istihdam, iş olanakları yaratacak, işletme döneminde de kendi yan sanayisini oluşturacak ve gelişmelerini sağlayacak. Bütün bu faktörlerin yanında bu projelerin makine yatırımlarında yerli tedarikin öne çıkarılmasıyla yerli makine ve teçhizat sanayimizin gelişimine de katkı sunacaktır."
Bahçıvan, öte yandan, bu dev projeler işletmeye alınana kadar önemli bir ithalat ve borçlanma da yaratacağını belirterek, "Bu vesileyle bu güçlü teşvik paketiyle ortaya çıkacak olan finansman ihtiyacına bağlı olarak her zaman gündemde tuttuğumuz bütün sanayi yatırımlarını kapsayıcı güçlü bir Kalkınma Bankacılığı modelinin de vakit geçirilmeden gündeme alınması gereğini bir kez daha hatırlatıyorum." şeklinde konuştu.
Bu paketin sanayicileri motive edeceğini dile getiren Bahçıvan, sanayicilerin yatırım yapmak, üretmek, istihdam yaratmak noktasındaki bu motivasyonunun uygun finansman koşullarıyla desteklendiğinde ekonominin çok daha güçlü bir büyüme ivmesi içine gireceğini sözlerine ekledi.


 "KOBİ'lerin darboğazdan çıkmalarını hızlandıracak"

 Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Tarkan Kadooğlu, mevcut teşvik sistemine ek olarak uygulamaya alınan, 1 milyar dolar ve üzerindeki projeleri kapsayan Proje Bazlı Teşvik Sistemi'ni Türkiye'nin ekonomik büyümesini yatırımlar tarafından artırması açısından son derece olumlu karşıladıklarını bildirdi.
Geçen yılın yüksek büyüme ile kapatılmasında KGF başta olmak üzere istihdam artırıcı teşvik ve desteklerin olumlu etkisini yaşandığını aktaran Kadooğlu, büyümenin sürdürülebilir kılınması için sektör ve KOBİ odaklı politikaların ve desteklerin, daha etkin bir reform gündemi ile ele alınmasının yararlı olacağını söyledi.
Kadooğlu, 2018'in de güçlü bir büyüme ile kapatılması için, KOBİ'lerin yetkinlikleri artırılması, dijital dönüşüm sürecine entegre edilmesi, üretime ve yatırıma dönüşecek teşvik, kredi ve desteklerden yararlandırılması, finansmana erişim başta olmak üzere, nitelikli insan kaynağı ile ihracat güçlerinin artırılmasının sağlanması gerektiğini anlattı.
Bu kapsamda yüksek katma değer yaratacak sanayi odaklı büyümeye odaklanmak, dış ticaret ve cari açığı düşürmek noktalarında teşviğin çok önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini dile getiren Kadooğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Büyük yatırımcıları çekecek süper teşvikler, tedarik zincirindeki etkisiyle KOBİ'ler için istihdam ve üretim artışı sağlayacağı gibi, yeni yatırım alanları da yaratacaktır. Bu yatırımlar ayrıca KOBİ’lerin ölçek bazlı sorunlarının aşılmasında önemli imkanlar sunarak, mevcut darboğazdan çıkmalarını da hızlandıracaktır. KOBİ'lerde teşvik ve destek sistemi ile bilgi işlem teknolojilerinin kullanımı yaygınlaştırılmasını, insan kaynakları ve eğitim sistemine yatırım yapılmasını; bilgi güvenliği ile e-ticaret ile mobil ticaret yatırımlarının artırılması gerekliliğini her platformda tekrarlıyoruz. Büyük yatırımların; KOBİ'lerin dijitalleşmeleri ve teknolojik kapasitelerini artırmaları noktasında da önemli imkan ve avantajlar sağlayacağına inanıyoruz. "
Kadooğlu, ölçülmeyen hiçbir teşviğin amacına ulaşmış bir teşvik olmadığını belirterek, devlet teşviklerinde en önemli eksikliğin denetim noktasında yaşandığını söyledi.
Bu teşviklerin hedef yatırımlara dönüşmesi sürecinde kontrol ve denetimler noktasında bir mekanizma kurulmasının önemine değinen Kadooğlu, "Bu mekanizma Türkiye'nin sanayide kalkınma ve dönüşümüne büyük destek sağlayacaktır." dedi.

AA