Youtube sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
Youtube sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

19 Haziran 2018 Salı

Youtube Ücretli Üyelik Nedir?

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Youtube yakın zamanda YouTube Red diye bir sistem çıkardı ve bu sistem çoğu insanın dikkatini çekti. Fakat yakın zamanda açıklanan bir habere göre artık Youtube Red değil Youtube Premium olarak isimi değiştirildi.
Bugün forumda birisi Youtube yeni özellik mi geldi? şeklinde konu açtı ve onun merakıyla bir araştırma yaptım. Yaptığım araştırma sonucunda bu konuyu açmaya karar verdim.

Youtube Premium Üyelik Nedir?

YouTube Premium, YouTube'da ve diğer YouTube uygulamalarında daha iyi bir deneyim yaşamanızı sağlayan ücretli bir üyeliktir. Şu anda birçok ülkede kullanılabilmektedir.

Youtube Premium Avantajları

YouTube Premium ile şunları yapabilirsiniz:
YouTube’da milyonlarca videoyu reklamsız izleyebilirsiniz.
Videoları ve oynatma listelerini internet bağlantısı olmadan izlemek için mobil cihazınıza indirebilirsiniz.
Mobil cihazınızda diğer uygulamaları kullanırken veya ekranınız kapalıyken videoları oynatmaya devam edebilirsiniz.
Tüm YouTube Original dizilerine ve filmlerine erişebilirsiniz.
YouTube Müzik Premium'a ücretsiz abone olabilirsiniz.
YouTube Premium avantajlarınız, bulunduğunuz ülkede kullanıma sunulduysa YouTube, YouTube Gaming, YouTube Çocuk ve YouTube Müzik genelinde geçerli olur.

Youtube Premium Nasıl Satın Alırım?



Bilgisayar:
Daha ayrıcalıklı bir YouTube, YouTube Müzik, YouTube Gaming ve YouTube Çocuk deneyimi için YouTube Premium üyesi olun.
Bilgisayarınızda veya mobil web tarayıcınızda youtube.com/premium adresini ziyaret edin.
Üyeliğinizi başlatmak istediğiniz Google hesabında oturum açın.
Gerekli koşulları sağlıyorsanız ücretsiz deneme sürenizi başlatın.
Kullanmak istediğiniz ödeme yöntemini seçin veya yeni bir ödeme yöntemi ekleyin.
İşlemi tamamlamak için Satın al'ı tıklayın.
Dilediğiniz zaman youtube.com/paid_memberships adresini ziyaret ederek üyeliğinizle ilgili çeşitli ayrıntıları (ör. sonraki ödemenizin tarihi ve tutarı) görüntüleyebilirsiniz.
Android:
Daha ayrıcalıklı bir YouTube, YouTube Müzik, YouTube Gaming ve YouTube Çocuk deneyimi için YouTube Premium üyesi olun.
Telefonunuz veya tabletinizde YouTube uygulamasını açın.
Üyeliğinizi başlatmak istediğiniz Google hesabında oturum açın.
Profil fotoğrafınız > YouTube Premium Üyesi Ol'u seçin.
Gerekli koşulları sağlıyorsanız ücretsiz deneme sürenizi başlatın.
Dilediğiniz zaman youtube.com/paid_memberships adresini ziyaret ederek üyeliğinizle ilgili çeşitli ayrıntıları (ör. sonraki ödemenizin tarihi ve tutarı) görüntüleyebilirsiniz.
iPhone & iPad:
Daha ayrıcalıklı bir YouTube, YouTube Müzik, YouTube Gaming ve YouTube Çocuk deneyimi için YouTube Premium üyesi olun.
Telefonunuz veya tabletinizde YouTube uygulamasını açın.
Üyeliğinizi başlatmak istediğiniz Google hesabında oturum açın.
Profil fotoğrafınız > YouTube Premium Üyesi Ol'u seçin.
Gerekli koşulları sağlıyorsanız ücretsiz deneme sürenizi başlatın.
Bu şekilde nasıl satın alabileceğiniz hakkında da bilgi verdim. Şimdi gelelim büyük bir soruna. Nedir bu büyük sorun? Tabi ki bu sorun şuan ülkemizde maalesef satın alım yapılamıyor. Nedeni ise halen belli değil.

Ücretli üyeliklerin kullanılabildiği ülkeler



YouTube Premium, aşağıdaki listede belirtilen ülkelerde kullanılabilir. Belirtilen ülkelerden ayrılmanız halinde video indiremezsiniz, videolar arka planda oynatılamaz ve reklam görebilirsiniz. Seyahate çıkmadan önce indirdiğiniz videolar, 30 gün boyunca internet bağlantısı olmadan kullanılabilir.
YouTube Premium üyeleri, aşağıdaki ülkeler dışında seyahat ederken tüm YouTube Original filmleri ve dizilerini izleyebilir. Bununla birlikte, bu içeriklerde arka planda oynatma ve indirme özellikleri kullanılamayabilir.
Amerika Birleşik Devletleri
Avustralya
Yeni Zelanda
Meksika
Güney Kore
Kanada
Birleşik Krallık
İrlanda
Almanya
Avusturya
Fransa
İtalya
İspanya
Rusya
İsveç
Norveç
Finlandiya
Evet sizin ile araştırdığım tüm bilgileri paylaştım ve inşallah yararlı olması dileğiyle kendinize iyi bakın.

Sizce bu durumda ne gibi sorunlar yaşanabilir? Ne olur? Ne biter?

6 Mart 2018 Salı

Evde Para Kazanmanın Yolları



Ev hanımlarından öğrencilere, çalışanlardan emeklilere kadar hemen hemen herkes evde para kazanabilir. Çünkü çağımızda evden çalışarak gelir elde edebileceğiniz birbirinden güzel iş imkanları bulunmaktadır.

Evden para kazanmanın bir sürü yolu olmasına karşın bunlar arasında seçim yapmakta zorlanabilirsiniz. Bu yazımızda sizler için seçtiğimiz en güzel evde para kazanma yollarından bahsedeceğiz. Evde para kazanma konusunda ciddiyseniz bu yazımız  size yeni bir hayatın kapılarını aralayabilir.

“Evde nasıl para kazanabilirim?” diyenler için en güzel para kazanma yolları şöyle:

1- Freelance yazarlık yaparak para kazanmak
Sadece yazı yazarak para kazanabileceğinizi hiç düşündünüz mü? Sözcüklerle aranız iyiyse, akıcı cümleler kurabiliyorsanız yazı yazarak kelime başına para kazanmanız mümkün. Yazı yazarak para kazanabileceğiniz birçok iş fırsatı bulunmakta. Bu konuda detaylı bilgi almak için tıklayınız.

2- Youtube ile para kazanmak
YouTube aracılığıyla para kazanan birçok insan var. Popüler başlıklarla ilgili videolar gönderip bu videoların tanıtımını yapabilirsiniz. Bir süre sonra videolarınız popüler olur ve YouTube ortaklık programına başvurabilirsiniz. 

Bu program sayesinde videolarınıza aniden beliren reklamlardan ( pop up ) alabilir ve para kazanabilirsiniz. Bazı insanlar görüşlerini yazmak yerine ürünlerle ilgili görüşlerini YouTube video formatıyla sunarak para kazanırlar. Youtube’dan nasıl para kazanılır öğrenmek için tıklayınız.

3- İnternet sitesi – blog tasarımı
web-sitesi-kurmak
HTML ve tasarım konusunda bilgiliyseniz veya kısa sürede öğrenebilirseniz blog şablonları, arka planları, üstbilgiler, internet butonları ve bunlara benzer şeyler tasarlayabilirsiniz. Nasıl yapılacağını biliyorsanız bu tür şeyleri geliştirmek ve yüklemek oldukça kolaydır. 

Kendi kendinize öğrenebileceğiniz bir sürü eğitim videoları vardır. Portfolyonuzu hazırlarken müşterilere ucuz fiyatlar verin. Bloglar popüler hale geldiğinden beri bu tür işlere olan talep de artmıştır.

4- Drop shipping
Drop shipping birçok insan tarafından özellikle de eBay üzerinden yapılmaktadır. 

Drop shipping satıcının ürünleri stoklamadan satışa sunduğu iş modelidir. Satıcı bu sistemde, alıcıları bulur, ürünün postalanacağı adresi ve ürün bedelini müşteriden alır, ürünün ücretini ve postalanacağı adresi ise doğrudan tedarikçisine gönderir. 

Satıcının birim kazancı ise ürünü satın aldığı fiyat ile sattığı fiyat arasındaki farktır. Tedarikçilerden örnek ürünler ve aynı zamanda kataloglar ve broşürler isteyebilirsiniz.
Konu hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

5- Çocuk bakıcılığı
cocuk-bakmak
Bu işi kurmanız zaman alır. Bakacağınız çocuk sayısı ve çocukların güvenliği için evin düzenlenmesi gibi konularda yasal kısıtlamalar vardır. 

İlgili resmi kurumlara başvurarak yasal düzenlemeler hakkında bilgi alın. Bağlı bulunduğunuz belediyenin internet sayfasına girerek başvuru formlarına ulaşın. 

Gerekli belgeleri ilgili kurumlardan aldıktan sonra belediyeye başvuru formunuzla müracaat edin. İşletmenizi başarılı bir şekilde yönetmek istiyorsanız gerekli olan ruhsat ve izinleri almanız gerekir. 

Evde çocuk bakarak nasıl para kazanılacağı konusunda daha detaylı bilgi almak için tıklayınız.

6- Ütü yaparak para kazanmak
ütü yapmak
Geceleri televizyonun karşısında veya çocuklar şekerleme yaparken ütü yapabilirsiniz. İyi bir ütüye, ütü masasına, askılara ve ütü kolasına ihtiyacınız olacaktır. 

Müşterilerden ütülenecek olan kıyafetleri alın ve belirlenen zamanda teslim edin. 

Facebook’ta reklam verin, arkadaşlarınıza ve ailenize e-mail atın veya dükkanlara ilanlarınızı asın. Detaylı bilgi almak için tıklayınız.

7- Terzilik yaparak para kazanmak
terzi-dukkani-acmak
Dikiş dikmeyi biliyorsanız evinizden terzilik yapabilirsiniz. Müşteriler size düzeltilmesi gereken kıyafetleri getirirler, işiniz bittikten sonra da sizden alırlar. Dikiş makineniz varsa başka ekipmana ihtiyacınız olmayacaktır.

8- Pansiyonerlik
oda-kiralayarak-para-kazanma
Pansiyoner alarak veya öğrenci değişim programlarıyla ülkemize gelen öğrencileri evinizde ağırlayarak para kazanabilirsiniz. Konu hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.



9- Yapın ve satın… Sabunlar, mumlar, losyonlar, kartlar vb.
organik-sabun
Becerikli bir insansanız online olarak malzeme siparişi verip istediğiniz ürünleri yapabilir ve sonrasında bitmiş olan ürünleri online olarak eBay, Etsy ve gittigidiyor gibi sitelerde satışa çıkarabilirsiniz. Evden satılacak ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

10- Online anketler ile para kazanmak
anket-doldurarak-para-kazanmak
Online anketler sizi zengin etmeyebilir ancak az miktarda da olsa para ve hediye kuponu kazanmanızı sağlar. İnternet üzerinden online anket yapan siteleri araştırın. 

Profil bilgilerinizi doldurarak bu sitelere üye olun. Bu siteler ancak ellerinde sizin için uygun anketler olduğunda e-mail gönderirler ve anketleri yaptıktan sonra ödemenizi hızlıca yaparlar. Bu evde iş imkanı hakkında detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.

11- Blog yazarak para kazanmak
blog-yazarak-para-kazanmak
Blog yazmak kolay değildir ancak kolay para kazandırır. Güzel bir blog açmalı, düzenli olarak yazı yazmalı ve blogunuzun tanıtımını yapmalısınız. 

Blogunuzu ne kadar çok insan ziyaret ederse reklam ve sponsorluk faaliyetlerinden o kadar çok para kazanırsınız. İlginizi çeken ürünleri deneyebilir ve sonrasında ürünlerle ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz. 

Blog yazmak kolay bir iş değildir özellikle de başlangıç aşamasında. Ancak düzeni sağladıktan sonra takipçi sayınız artar ve daha az gayret gerektirir. Bu evde iş imkanı hakkında detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız.
12- E-kitap yazarak para kazanmak
e-kitap
E-kitaplar gerçek kitaplardan daha popüler hale gelmeye başlamıştır. Amazon aracılığıyla kişisel yayıncılık yaparak e-kitap satan bir sürü insan vardır. 

Diğerleri kendi blogları aracılığıyla tanıtımlarını yaparlar. İlginizi çeken bir konu bulun ve bunun hakkında yazın. E-kitaplar bilgilendirici olmak zorunda değildir. Fantastik, bilim kurgu veya drama türünde yazabilirsiniz. Detaylı bilgi için tıklayınız.

15- Satış ortaklığı ile para kazanmak
network-marketing-ile-evden-para-kazanmak-mumkun-mu
Kendinizi, ürünlerinizi, affiliate marketing (satış ortaklığı) yaptığınız ürünleri tanıtabileceğiniz tamamen ücretsiz hazır bloglar bulunmaktadır. Hiçbir tasarım bilginiz olmaksızın güzel ve okunaklı bir web sayfası hazırlayabilir, fikirlerinizi ve görüşlerinizi ya da beğendiğiniz bir şeyleri ücretsiz olarak dünya ile paylaşabilirsiniz. Hoşlandığınız bir konu hakkında makale yazmak gibi bir şey. Affiliate linkleri paylaşarak para kazanabilirsiniz. Bu para kazanma yolu hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Evden yapılacak işlerle ilgili birkaç ipucu

Sosyal ağlar ürünlerinizi veya hizmetlerinizi göstermenin en iyi yollarından biridir.
Bir şeyler satmak istiyorsanız ancak postalayamıyorsanız kargo şirketlerini araştırın. Kargo şirketleri ile temas kurun ve fiyatlar konusunda anlaşma yapmaya çalışın.
Yapmaktan hoşlandığınız ve başarılı olduğunuz konular hakkında düşünün. Herhangi bir işe başlamadan önce yasal kısıtlamaları kontrol ettiğinizden emin olun.


Evde internetten para kazanma yolları

Eğer teknoloji ve internet ile aranız iyiyse evinizde internetten para kazanabileceğiniz birçok iş imkanı mevcut. Bu konuda daha önce kaleme aldığımız yazıyı incelemek için TIKLAYINIZ.

Ev hanımlarına özel para kazanma yolları

Evde para kazanmak isteyen ev hanımlarına özel hazırlardığımız yazıyı incelemek için TIKLAYINIZ.
“Evde nasıl para kazanılır?” sorusuna cevap arayanlar için en kazançlı evde iş imkanlarını ve evde para kazandıran en makul işleri araştırmaya devam edeceğiz. Sevgi ve para ile kalın.

3 Temmuz 2020 Cuma

Yeni bir çalışan profili: Değişken kuşak

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



İş hayatında kuşaklarla ilgili bir değerlendirme her zaman yapılır. X, Y ve Z kuşakları derken, şimdi yeni bir kuşakla karşı karşıyayız. Dijitalleşmeyle birlikte kendini gösteren, herhangi bir kariyer planı olmayan kişilerden oluşan, işe alım süreçlerinde ekstra özen isteyen bu yeni kuşağa dair detaylar sayfamızda;




X, Y, Z kuşağı dedik alfabenin sonuna mı geldik? Özellikle iş dünyasında popüler olan Generation Flux/GenFlux adında kuşaktan hep söz ediliyor. Türkçeye çevirmeye çalıştığımızda Flux; akış, değişip durma anlamına geliyor. Biz de bu kuşağı değişken kuşak, esnek kuşak gibi çeviriler olarak tanımlayabiliriz, ama en uygunu “Değişken kuşak” gibi.

Generation Flux kuşağı için gerçek anlamda bir kariyer planı yok diyebiliriz. Kişide birden çok beceri ve özellik olması da biraz bunu getiriyor. Bu kuşak, diğer kuşaklar gibi belli bir yaş aralığında da değil. 35 yaşında bir mühendis, 18 yaşında bir genç ve 55 yaşında bir doktor çok rahat bu kuşağı temsil ediyor olabilir. Bu kuşakta var olan şey, belirsizlik diyebiliriz.

Flux generation twitter’daki trend topic listesi gibi. Her an her şey olabilir ve çok hızlı değişebilir. İşte bu değişken pazar durumu Flux kuşağını besliyor ve büyütüyor.

Değişken bu kuşak, çok sayıda iş değiştirebiliyor ve çok sayıda sıfırdan başlangıç yapabiliyor. Genç yaşta işe girmeye çalışıyor. Okulu bitirmeyi beklemiyor. 

Okul bir süre sonra diploma zorunluluğundan başka bir şeye dönüşmüyor. Kişi kendi işini geliştirebiliyor. Mesela fizik okuyor, ama grafik tasarım öğreniyor. Sonra çok iyi bir reklam ajansında art direktör oluveriyor. Fizikle aslında hiç ilgilenmiyor.

Y kuşağından ziyade flux kuşağı, sosyal medya ve interneti oldukça fazla kullanıyor. Sosyal medya dünyasında çok sayıda değişken kuşak üyesine rastlayabiliriz. En basitinden bunun için insanların twitter profillerine bakmanız yeterli. Dün ruh hali kötüyken, bugün muhteşem olabiliyorlar. 

Bu kişilerin çoğunluğu multi-task yani çoklu görev, çoklu iş yapabiliyorlar. En iyi yanları kendilerini geliştirme eğiliminde olmaları. Değişen iş dünyasını çok iyi izliyorlar ve değişime göre güçlü yanlarını değiştirebiliyorlar.

İşletme mezunu ve MBA yapmış olabilirsiniz. Bir bankada işe başlayıp, sonrasında işten ayrılıyor olabilirsiniz. Bir gün can sıkıntısından youtube’da makyaj kanalı açarsınız, videolar çekersiniz ve youtube’da bir anda çok izlenmeye başlarsınız, ünlü olursunuz. 

Bir bakmışsınız, youtube’un en önemli influencer’larından biri olmaya aday olmuşsunuz. Hatırı sayılır firmalar, reklam için sizin peşinizde olur.

Aslında bu kuşağın kariyer öyküleri en çok insan kaynaklarını şaşırtacak. Bazı İK’cılar bu kuşağın özgeçmişini tutarsızlık olarak görüp diskalifiye ederken, bazı İK’cılar değişken kuşağın özgeçmişini çok sayıda yetenek ve yetkinlik olarak görecek. Bu fırsatları adayların beceri ve yetkinliklerine göre yerleştirecek ve uygulayacak. 

Bu adaylar, mesleklerin değil becerilerin konuşulduğu geleceğe doğru emin adımlarla ilerleyecekler.
Aslında günümüzde normal olması gereken de bu galiba. Bazı öğrenciler, mesleğini kendi seçemiyor ya da sadece diploma için herhangi bir üniversitede bir bölüm okuyor. 

Gerçekten sevdiği bölümü okuyabilenler ise şanslı kitleyi oluşturuyor. Günümüzde bir sınav sonrası kazanılmış bir bölümden mezun olup, o bölümle alakasız bir meslekte çalışmaktan daha tuhaf bir şey yok herhalde.

Önemli olan ise şu; insanların neyi yaptığına değil, neyi iyi yapacağına bakmalıyız. Bilginin, iletişimin bu kadar hızlı aktığı bir yerde, uzun vadeli bir kariyer planı yapmak bazen mümkün olmayabiliyor.

Bu kuşakla birlikte verilen iş ilanlarının içeriği de değişmek zorunda kalabilir. Bu değişim o kadar güçlü ki komedyenler, tiyatrocular, oyuncular, sanatçılar, felsefeciler, öğretmenler de bunun bir parçası. Unutmayalım ki dijital bir çağ yaşıyoruz ve bu çağda güçlü olan değil, uyum sağlayan hayatta kalacak.


Uzaktan çalışan ekipleri motive etmenin 4 yolu



Uzaktan çalışmaya beklenmedik, hızlı bir geçiş yaptık. Birkaç ay öncesine kadar yan yana çalışan ekipler artık ayrı çalışıyor. Bu sadece çalışanlar için değil, aynı zamanda liderler için de zorlu bir süreç. Ekipleri yönetmenin temel ilkeleri geçerliliğini korusa da birbirinden uzak çalışan ekip üyelerini motive etmek ayrı bir özen istiyor.

Uzaktan çalışan ekibinizi motive etmek için şu 4 yöntemi uygulayabilirsiniz:

Çalışanlarınızla bağ kurun

Öncelikle çalışanlarınızın ellerinden gelenin en iyisini yapabilmeleri için kendilerini şirketinize bağlı hissetmeleri gerekiyor. Bu bağlılık duygusu sadece ekip üyeleri için değil, aynı zamanda yönetici veya müdür seviyesindeki kişiler için de geçerli. 

Yöneticiler, tüm ekibe destek olup onlara rehberlik ederse, örnek bir yol da göstermiş olur. Ekipler uzaktan çalışırken onlarla bağlantı kurmanın en iyi yolu yüz yüze iletişime öncelik vermek. Bu noktada, telefon görüşmeleri yerine video konferanslar yapabilir, ekip üyelerinize özel mesaj göndermek yerine her birinin grup sohbetlerine katılmasını teşvik edebilirsiniz.

Takım performansını ödüllendirin

Ödüller, genel olarak çalışanlar için büyük motivasyon kaynağıdır. Bu nedenle işinize biraz heyecan katmak için ödül sisteminden yararlanın. Ekibin bir bütün olarak ödülü kazanması için teşvikler sunun. 

Bu, tüm ekip üyelerine çalışabilecekleri ortak bir hedef vereceğinden ekip ruhunu da sağlamlaştıracaktır. Elbette bireysel ödüller de sunabilirsiniz; ancak takım ödüllerinin daha iyi motivasyon sunacağını da bilmelisiniz.

Mikro yönetim yapmayın

Çalışanları en fazla rahatsız eden şeylerden biri de mikro yönetimdir. Bu nedenle ekiplerinize, kendilerine verilen görev ve projeleri gerçekleştirmeleri için güvendiğinizi gösterin. 

Elbette takibi bırakın demiyoruz, ancak işin istenildiği gibi yapılıp yapılmadığına odaklanın. İstenen zamanda, beklentiye uygun tamamlanan işleriniz için ekstra denetim yapmanıza gerek yok. Özerkliği teşvik edin ve ekiplerinizi aktif olarak izleyin.

Teknolojiden yararlanın

Birbirinden uzakta çalışan ekiplerin kolayca iş birliği yapmalarına, dosya paylaşmalarına ve sohbet etmelerine olanak tanıyan platformlara ihtiyaçları vardır. 

Bu platformları, iletişim kurmak ve iş birliği içinde çalışmak için nasıl kullanmaları gerektiğine ilişkin net yönergeler belirleyebilirsiniz. Çalışanlar kendi bireysel çalışma tercihlerine sahip olduklarından, nasıl çalıştıkları ve iş birliği yaptıkları ekipler arasında bir tartışma kaynağı olabilir. 

Yönergeler yöneticiler tarafından belirlenirse, bu gibi tartışmalar da olmayacaktır.

Uzaktan çalışma sürecinde hangi mobil uygulamalardan yararlanabileceğinizi merak ediyorsanız 

Çalışanlar için en iyi verimlilik uygulamaları başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Kaynak: Forbes

Pandemi sonrası öne çıkan liderlik özellikleri


Pandemi sonrasında oluşacak yeni iş düzeninde, önceki döneme göre daha farklı liderlik özelliklerinin gerekli olacağına dair bir uzlaşı söz konusu. Çalışan Bağlılığı Uzmanı Bertay Fişekçi, “Yeni normalde” liderlerin hangi özellikleri taşıması gerektiğini yazımızda anlattı.
Oldukça sözü edilen fakat çok da “yerleşmemiş” bazı liderlik özelliklerinin, pandemi sonrası çalışan bağlılığını sağlayabilmek için bir ön koşul olarak ortaya çıkması bekleniyor. Peki bu özellikler neler? Gelin, bu beklenen yeni liderlik özelliklerinden bazılarını maddeler halinde inceleyelim.

Çalışanına güvenen lider

Çalışanlarla karşılıklı güven ilişkisi kurabilen liderler etkinliklerini de arttırabiliyor. Bu güven ilişkisini kurabilmek içinse, öncelikle çalışanların verilecek görevi en iyi şekilde yapacağı düşüncesini çalışana hissettirmek gerekiyor. Pandemi sonrasında çalışanların belli bir bölümünün evlerinden çalışmaya devam etmesi veya hibrit bir düzene geçilmesi tasarlanıyor. Yani “eskinin” her şeye karışan ve çalışanın ofisteki masasında oturduğu dakikaları takip eden liderlerin dönemi kapanıyor. Bu bağlamda “iş sonuçları” üzerinden çalışanın performansının değerlendirilmesi, çalışanın iş ve özel hayat sınırlarına saygı gösterilmesi ve çalışana belli bir özgürlük alanı tanınması yeni liderin özellikleri arasında olacak.
Bu davranışın hemen devamında çalışanların “bir sorunu” ifade edebilme özgürlüğüne sahip olması geliyor. İş sonuçları üzerinden takip ve diyalog kurulabilir; ancak çalışanlar, sorumluluğundaki konulardan birinde bir sorun olduğunu rahatça ve zamanında ifade edemiyorsa, sıkıntı büyüyerek devam edecek demektir. Bu noktada çalışanlar, yetişkin sorumluluğu göstermeli, üzerine aldıkları sorumluluğun gereğini yerine getirmeli, getiremiyorlarsa da zamanında bunu ifade etmeli ve takımın ya da liderin desteğini isteyebilmelidir. Eğer fikirler, görüşler özgürce tartışılarak şirket ve ekip için en doğru yol bulunursa, başarıya da ulaşılabilir. İşte, bu kültürü yaratacak bir kişi, yeni dönem lideridir.

Çalışanından tavsiye ve fikir alan lider

“Her şeyi ben bilirim” diyen liderlerin dönemi hızla kapanıyor. Uzak noktalarda çalışan, birbiriyle kısıtlı iletişimi olan farklı takımların ve çalışanların her birinin “yönlendirilmesi” artık bir lider için imkansız hale geldi. Bu noktada çalışanları dinleyen, uzmanlıklarına saygı gösteren, otoriter bir yaklaşım yerine ortak karar alınması yaklaşımını benimseyen liderler öne çıkacak.
Bunu destekleyen başka bir davranış da “şeffaf” liderliktir. Lider, bilgi paylaşımını sürekli ve dürüstçe yaparsa, çalışanlar kendilerini daha önemli hissediyorlar ve başarı da böyle geliyor. Lider kendi hayatındaki zorluklardan, kendi müdürüyle ilişkisinden ekibine bahsederse, ekibi onun amaçlarına ulaşması için desteğini arttırıyor. Bilgi ve duygu paylaşımı, liderin ekibine “Aynı gemideyiz” mesajını ve duygusunu yansıtmada en önemli parametrelerden biri. Bilgi saklayan, bilgiyi çalışanları için değil çalışanlarına “karşı” kullanmayı adet edinen liderlerin dönemi kapanıyor.

Çalışanının başarısını öne çıkaran lider

Yeni lider, bireysel olarak başarılı olmuş çalışanını öne çıkarmak için fırsat kollayan, bunu açıkça ve geniş yüreklilikle yapan kişidir. Liderliğin bilinen tanımında “Lider yetiştirmek” önemli bir madde olarak anılır ve üzerinde durulur. Yeni dönemde çalışanları “bireysel” olarak tanıyan, onların kişilik özelliklerini bilen, nasıl motive olduklarını kavramış, “bireyselleştirilmiş” liderlik davranışı gösteren liderler öne çıkacak.
Bir lider, küçük zaferlerin takımları büyük başarılara götüreceğini bilir ve ekip içinde bireylerin yarattıkları başarıları yüksek sesle ve tüm ekibe ilham olacak şekilde paylaşır. Başarılarının fark edildiğini bilen çalışanlarsa hem işlerine hem de şirketlerine daha çok aidiyet duyar.
Bu konuyla ilgili söylenebilecek daha pek çok şey var. Bir sonraki yazımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz.


9 Ağustos 2017 Çarşamba

Sosyal Medya Kullanım Rehberleri



TAMER ASHRAF
E-ticaret şirketleri ve girişimleri için hazırladığımız sosyal medya kullanım rehberleri EticaretMag’da en çok ilgi gören yazılar arasında yer alıyor. Küçük ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin her e-ticaret firmasının önemsemek durumunda olduğu sosyal medya kanalları ile şirketler hem müşterileriyle iletişim kuruyor (kurmayanlar da var, belki de en büyük hata onların) hem de marka algılarını kuvvetlendiriyorlar. Sosyal ağlarda olmayanlar ise (istisnalar hariç) yarışa 1-0 geride başlıyor.
Ama yine de sormak lazım: Sosyal medya, online satışlara etki ediyor mu?
Yapılan hesaplamalara göre bugün itibarıyla sosyal medyanın satışlara olan etkisi yüzde 1 civarında. Öte yandan tüketicilere sorduğumuzda her 10 kullanıcıdan 1’inin satış öncesinde sosyal medyadan etkilendiğini ve sosyal medyada yer alan markalara daha çok güvendiklerini öğreniyoruz. 2015’te ise e-ticaret şirketlerinin gelirlerinin yüzde 6,1’nin Facebook’tan gelmesi bekleniyor.
Bunun yanında aslında sosyal ağlarda yer almak demek tüketicilerin de sizinle beraber o mecrada yer alması demek. Yapılan bir araştırmaya göre tüketicilerin sosyal ağlarda paylaştığı her bir içeriğin (video, yorum, tavsiye, e-posta vb) satış anlamında belli bir değeri var.
Bu arada Türk e-ticaret şirketlerinin sosyal ağlarda attıkları adımların da takip edildiğini not düşelim. Tabi Türkiye’deki dijital ajanslar da sosyal kavramların ticaretle olan ilişkisini çok ama çok önemsiyor.
Sosyal medya dev bir alan ve her bir kanalın kendine has bir tarzı var. Satışa etkisi beklenildiği kadar olmayabilir ancak yenilikçi yöntemler ile satışlara fayda yaratıldığını da görüyoruz. En önemlisi ise marka konumlamasının gerçekleşmesi ve iletişimin arttırılması.
Peki sosyal ağlarda markalar nasıl yer almalı? Neler yapmalı? Neler yapmamalı? Sosyal ağlarda yer almak her marka için elzem midir?
Aşağıdaki görsellere tıklayarak her bir sosyal ağ için nasıl bir stratejiye sahip olmanız gerektiğini öğrenmeniz mümkün.

E-Ticaret Şirketlerinin Facebook Sayfa Yönetimi İçin 7 İpucu
Sadece bir Facebook sayfası açmak, şirketinizin büyük kitleler tarafından takip edileceği anlamına gelmiyor. Bu sayfanın reklamını iyi yapıp, insanlara ulaştırmalı ve ulaştığınız kitlenin de sayfanızı sahiplenerek sürekli sizi takip eder hale gelmesini sağlamanız gerekiyor.

E-ticaret Siteleri İçin Facebook Reklamları
Sponsorlu haberler, hedefli reklamlar gibi Facebook reklam türleri özellikle online satış yapan internet siteleri için oldukça efektif olabiliyor. Hali hazırda internet üzerinde bir satış kanalı olan şirketler, Facebook’un farklı reklam modelleriyle potansiyel müşterilerine rahatlıkla ulaşabiliyorlar.

E-Ticaret Şirketleri İçin Facebook Reklam Modelleri
Facebook, 2012’nin ikinci yarısında markaların satışlarını da arttıracağına inandığı yeni reklam modellerini piyasaya sürdü. Peki e-ticaret siteleri Facebook üzerinden satışlarını arttırmak için bu reklamlardan hangisini kullanmalı?

Linkedin Kullanım Rehberi ve Takip Edilmesi Gereken Linkedin Grupları
Bu yazının içinde Linkedin kullanırken nelere dikkat edilmesi gerektiğine ve e-ticaret, girişim-girişimcilik, pazarlama ve sosyal medya gibi konuların ağırlık verildiği ve aktif bir şekilde tartışmaların yapıldığı Türkçe Linkedin gruplarından birkaçına yer vereceğiz.

E-Ticaret Şirketleri İçin Twitter Kullanım Rehberi
E-ticaret şirketleri için faydalı olabilecek bir diğer ipucu da: Kullanıcılara ilginç kampanyalar sağlamak. İletilerinizi retweet eden kullanıcılara ürün indirimi gibi teklifler sunmak yeni kullanıcılar çekmek için oldukça etkin bir yöntem.

E-Ticaret Şirketleri İçin Pinterest Kullanım Rehberi
Pinterest, iğneleme anlamına gelen “pin” ve ilgi alanı anlamına gelen “interest” kelimelerinin birleşmesiyle ortaya çıkmış. Twitter’ın görsellerden oluşan hali demek iddialı olabilir ama pek de yanlış olmaz.

E-Ticaret Şirketleri İçin Instagram Kullanım Rehberi
Sayfanızı diğer sosyal ağlarla ilişkilendirmeyi de unutmayın. Böylece kullanıcılar bir hesabınızı bile takip etseler, Instagram’da paylaşacağınız görseller diğer sosyal ağlarda görünecek ve oradaki takipçilerin dikkatini çekip, bu mecrada da sizi takip etmek istemelerini sağlayacak.

E-Ticaret Şirketleri İçin Google+ Kullanım Rehberi
“+1” butonunu, Google+’ın beğenme tuşu olarak nitelendirebiliriz. Facebook’un “beğen” (like), Twitter’ın “tweet”, Pinterest’in “Pin it” gibi her sosyal ağın kendine has bir özelliği olduğunu düşünecek olursak Google+’ın da beğenilen sayfa ve içeriklerde kullanmak için tercih ettiği simge “+1″ şeklinde.

E-Ticaret Şirketleri İçin ThingLink Kullanım Rehberi
ThingLink’e ister bilgisayarınızdan bir görsel yükleyebilir, isterseniz Facebook sayfanızdan yeni görsel indirebilirsiniz. Bunun yanında URL adresi veya Flickr‘dan da doğrudan resim yükleme şansınız bulunuyor.
Sosyal Medyada Olma-MA-nız İçin 10 Neden
Sosyal medyada e-ticaret siteleri için birçok başarı hikayesi anlatılıyor, ancak görünen o ki, e-ticaret şirketlerinin önemli bir çoğunluğu sosyal medyada nasıl bir yol izleyeceklerini hala bilmiyorlar.
E-ticaret Şirketleri İçin Vine Kullanım Rehberi
Henüz piyasaya çıkalı birkaç ay olsa da, birçok internet ve sosyal medya tutkununun beğenisiyle karşılaşan Vine, kullanıcılara 6 saniyelik videolar çekerek sosyal ağlar üzerinden paylaşmalarını sağlayan bir uygulama.

E-ticaret Şirketleri İçin Youtube Kullanım Rehberi
YouTube’un yeni gelen özellikleriyle beraber markalar, YouTube dışındaki bir içerik sayfasına kullanıcıları yönlendirebilecekler ve bu linkleri videonun altında değil, doğrudan videonun içine yükleyerek paylaşabilecekler.
Facebook EdgeRank Nedir?

Kabaca bakarsak EdgeRank’i, Facebook tarafından geliştirilen ve hangi içeriğin, hangi kullanıcıya gösterileceğine karar veren bir algoritma olarak tanımlayabiliriz. Peki, işletmeler “EdgeRank” kuralları dahilinde ne gibi içeriklerle daha fazla kişiye ulaşabilirler?
Markalar İçin Twitter’da Hashtag Kullanımı ve İpuçları
Başta Twitter olmak üzere, Instagram, Pinterest ve son günlerin yeni gözdesi Vine‘da oldukça sık kullanılan hashtaglerin çeşitli kullanım alanları bulunuyor. Peki markalar ve e-ticaret şirketleri Twitter’da hashtagleri nasıl kullanabilirler?
Markalar İçin Buffer Rehberi: Sosyal Medya İçeriklerinizi Planlama Aracı

Buffer ile Facebook, Twitter, Linkedin ve App.net hesaplarınızı tek bir yerden kontrol edebiliyorsunuz ve hangi sosyal ağa, hangi sıklıkta, hangi günler ve hangi içerikleri gireceğinizi planlayabiliyorsunuz.
Markalar ve E-ticaret Siteleri İçin HootSuite Kullanım Rehberi

HootSuite’i özellikle birden fazla markayla çalışan şirketler kullanmayı tercih ediyor. HootSuite üzerinde sınırsız hesap aktivasyonu olması nedeniyle birden fazla şirketin farklı sosyal medya hesapları bu uygulama üzerinden yönetilebiliyor.
E-ticaret Şirketleri İçin Tumblr Kullanım Rehberi

Şu an 106,2 milyon bloğun yer aldığı, 49,8 milyar iletinin gönderildiği ve ayda 170 milyon tekil kullanıcının ziyaret ettiği Tumblr’ı bu kadar popüler yapan ne oldu? David Karp’ın Tumblr’ı kurarken, kendi gibi genç nesli hedeflediğini söylemek mümkün.

Social Login Nedir, Avantajları Nelerdir?
Başka bir ifadeyle, “social login”, Facebook, Google+, Twitter gibi 30′a yakın sosyal platform hesaplarıyla diğer internet sitelerinin üyeliklerinde hali hazırda bulunmak anlamına gelir. Bu işlemin öncü platformları ise, Facebook ve Google+’dır.

Sosyal medya pazarlamasında doğru formüller bir yana, yanlış olduğuna inandıklarımızdan kaçınmak çok daha kolay gibi görünüyor. Peki sabah kalktığımızda Twitter’a düşen, yolda giderken karşımıza çıkan, kahvaltı için selam verdiğimiz simitçiden bile alabileceğimiz bu öneriler neler?

2 Mayıs 2018 Çarşamba

Yasalar, İnternette kişisel verileri koruyabilecek mi?

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Avrupa Birliği, internette kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliğine yönelik geniş kapsamlı hukuki düzenlemeleri önümüzdeki ay yürürlüğe sokuyor.


Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) halk arasındaki yaygın inanışa göre, Silikon Vadisi’ndeki teknoloji devlerinin internet ortamında özel hayatın gizliliğine riayet etmeleri ancak hukuki bir düzenlemeyle mümkün görünüyor. Buna karşılık, anılan düzenlemeler, internet dünyasına öncülük eden Facebook ve Google’ın hakimiyetini güçlendirmelerine hizmet etmekten öteye geçemiyor.
Bu bağlamda, önümüzdeki ay Avrupa Birliği’nde (AB) yürürlüğe girecek olan kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliğine yönelik geniş kapsamlı hukuki düzenlemeler göze çarpıyor. Kişisel verilerin işlenmesi halinde, teknoloji şirketlerine, ilgili kişilerin rızalarını alma zorunluluğu getiren kurallar, esasen Facebook ve Google’ın elini güçlendirebilir. Zira söz konusu kişisel veriler olduğunda, tedbirli tüketiciler henüz tanınırlığı olmayan yeni girişimlere nazaran bilinen isimlere daha çok güvenmeye eğilim gösteriyor. Ayrıca anılan düzenlemeler, yeterli kaynaklara sahip olmayan yeni girişimleri, büyük şirketlerle rekabet etmekten caydırıyor.
İnternette özel hayatın gizliliğine ilişkin geçmiş yıllardaki hukuki girişimler de büyük teknoloji şirketlerinin gücünü azaltmakta başarılı olamadı ve netice olarak onlara zarar vermek bir yana, nemalanmalarına sebep oldu.


Özel hayatın gizliliğine ilişkin kuralların rekabetin işleyişi üzerindeki etkilerine bakıldığında, hukuki düzenlemelerin daha çok görevlilere yardımcı olduğu görülüyor. Bu bağlamda, özel hayatın gizliliğine ilişkin kuralların rekabetçilik karşıtı etkilerinin olduğu gözlemleniyor. Zira kişisel verilerin işlenmesine ilişkin kullanıcılardan alınması gereken rıza, köklü şirketlere kıyasen genç girişimcilere daha pahalıya mal oluyor.
Yine de Facebook ve Google’ın bu kurallar silsilesine binaen gücüne güç katması uzak bir ihtimal gibi görünüyor. Nitekim Silikon Vadisi şirketleri aylardır kişisel verileri toplama ve işleme yöntemlerine ilişkin inceleniyor. Geçtiğimiz günlerde Cambridge Analytica adlı siyasi araştırma şirketinin yaklaşık 87 milyon Facebook kullanıcısının rızaları olmaksızın topladığı kişisel verilerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçim kampanyasında kullanıldığı ortaya çıktı. Cambridge Analytica skandalı olarak gündeme damgasını vuran olay, Facebook’u ciddi ölçüde sarstı. Şirketin kurucusu Mark Zuckerberg’i ABD Kongresi önünde ifade vermeye kadar götüren skandal neticesinde, Zuckerberg milyonlarca kullanıcısının kişisel verilerini layığıyla koruyamadığı için özür diledi.
Google da YouTube üzerinden sunmakta olduğu video barındırma hizmetine ilişkin benzer sorunlarla mücadele ediyor. Arama motoru devinin -daha fazla olmasa da- en az Facebook kadar dayanıklı bir veri toplama mekanizması olduğuna inanılıyor. Buna karşılık Google, özellikle veri koruma otoritelerinin bu inancını savuşturmaya çalışıyor.
Bu gelişmeler üzerine Arjantin ve Brezilya gibi ülkeler de hedefli reklamlar için, Facebook gibi ortamların kullanıcı veri tabanlarını kullanan şirketleri dikkate alarak, Avrupa tarzında özel hayatın gizliliğine ilişkin kuralları araştırıyor. Benzer şekilde ABD’deki kanun koyucular da Zuckerberg’in ifadesi üzerine, Silikon Vadisi’ne yönelik hukuki düzenleme yapma konusuna daha ılımlı yaklaşıyor.
Buna karşılık, özel hayatın gizliliğiyle ilgili geçmişteki hukuki düzenlemeler, teknoloji şirketlerinin gücünü azaltmaya yönelik kayda değer ilerleme sağlayamadı. Gerçekten de Facebook, Google ve diğer şirketlerin gücünü test etme girişimleri akabinde Avrupa’da meydana gelen gelişmeler bu tespiti doğruluyor.
AB’nin en yüksek mahkemesi olan Avrupa Birliği Adalet Divanı, insanların internet ortamında “unutulma hakkı”na sahip olduğuna karar verdi. Buna göre, kişilerin Google ve diğer arama motorlarına, arama sonuçlarından ilgili bağlantıların kısmen kaldırılması talebinde bulunmaları mümkün hale geldi. Anılan kararın verildiği günden bu yana Google, Avrupa’da hangi bilginin internet ortamında tutulacağına karar veren mercii pozisyonunu korumaya devam ediyor. Zira her bir talebi değerlendirme ve karara bağlama görevini, “unutulma hakkı”nın yükümlüsü olarak Google yerine getiriyor.


Bir başka gelişme, 2011 yılında Avrupa Birliği’nde “çerez” kullanımına ilişkin yürürlüğe giren direktif özelinde yaşandı. Buna göre web sitelerine, ziyaretçilerini çerez aracılığıyla izlemeleri ve böylelikle elde ettikleri tarama geçmişi bilgilerini kullanarak veri toplamaları halinde uyarıda bulunma yükümlülüğü getirildi. Ancak anılan düzenleme, şirketlerin işleyişini değiştirmek yerine, bilgi akışını kesintiye uğratarak kullanıcılar için web sitesi deneyimini rahatsız edici hale getirdi. Dolayısıyla kullanıcılar, genellikle izlemeye ilişkin açıklamaları okumaksızın, bir an önce uyarı pencerelerinden kurtulmak için web sitelerinin çerezleri aracılığıyla izlenilmeye onay veriyorlar.
Kişisel verilerin korunması ve özel hayatın gizliliğine ilişkin devam eden karmaşa, Facebook ve Google’ın ne işlerini ne de kullanımını azaltıyor. Nitekim Zuckerberg’in açıklamalarına göre, Cambridge Analytica skandalının Facebook’un işlerinde önemli bir etkisi olmadı. Hatta geçtiğimiz hafta açıklanan bilançoya göre, Facebook’un yılın ilk çeyreğinde satış gelirlerinin yüzde 50, net karında ise yüzde 63 artış gösterdiği görülüyor. Yine Google, büyümeye devam eden reklam işlerine binaen ilk çeyrekte yüzde 26 gelir artışı açıkladı.
AB’de 25 Mayıs 2018 tarihinde yürürlüğe girecek olan Genel Veri Koruma Tüzüğü teknoloji şirketleri bakımından önem arz ediyor. Zira tüzük, şirketlerin kişisel verileri toplaması, saklaması ve işlemesine ilişkin birtakım kısıtlamalar getiriyor. Buna göre, şirketlerin kişisel verilerin hangi amaçla işleneceğini açık ve anlaşılır bir dille açıklama ve bu verilere kimlerin, hangi amaçlarla erişebileceğini ayrıntılı biçimde anlatma yükümlülükleri bulunuyor. Dolayısıyla artık şirketler, anlaşılması güç ve genellikle göz ardı edilen hizmet koşullarının arkasına saklanamıyor; kullanıcıların kişisel verilerinin işlenmesine ilişkin bilgilendirilmeyi yaparak rızalarını almaları gerekiyor.
Avukatlar ve danışmanlık şirketlerine göre ise Tüzük esasen büyük teknoloji şirketlerini dizginlemeyi amaçlamıyor. Benzer şekilde, bazı özel hayatın gizliliği destekçileri, Tüzük’ün halihazırda güçlü teknoloji şirketlerine avantaj sağlayacağı iddiası karşısında dehşete kapılıyor. Teknoloji devleri de anılan basmakalıp iddiayı gelecekteki hukuki düzenlemelere engel olmak için ileri sürüyor.
AB’deki hukuki düzenlemeler, veri aktarımını sınırlandırarak belirli kitlelerin ilgi alanlarını hedefleyen reklamları engelliyor olabilir. Ancak reklam verenlerin daha geniş kitlelere erişim sağlayan internet ortamındaki hizmetlere eğilimi göz önüne alındığında, Facebook ve Google’ın hâlâ avantajlı konumda olduğu görülüyor. Nitekim Facebook’un 2,2 milyar, Google’a ait olan YouTube’un ise 1,5 milyar aylık kullanıcısı bulunuyor.
Tüzük’ün hazırlık çalışmalarında yer alan Avrupa Veri Koruma Denetçisi Giovanni Buttarelli’ye göre, hukuki düzenlemelerin etkisini, yasayı yürürlüğe koyanlarla, iyi şekilde finanse ve organize edilmiş lobiciler ve avukatlarla mücadele edenler belirleyecek. Avrupa merkezleri İrlanda’da olan Facebook ve Google, İrlanda Veri Koruma Otoritesi tarafından denetime tabi tutuluyor. Buttarelli tüm Avrupa ülkelerinde yaklaşık 2 bin 500 kişinin denetime ilişkin çalıştığını söylüyor. Ancak Avrupa Komisyonu ve Parlamentosu’nun da bulunduğu Brüksel ve Strasburg’daki lobicilerle karşılaştırıldığında, bu rakamın kayda değer olmadığını belirtiyor. Teknoloji devlerinin avantajlı konumunu kabul eden Buttarelli, buna karşılık Tüzük’ün özellikle daha çok veri işleyen şirketleri mercek altına alacağını ekliyor. Bu bağlamda, teknoloji devi olmanın hem avantaj hem de dezavantaj olduğuna değinen Buttarelli, küçük ve orta ölçekli şirketlerin farklı düzenlemelere tabi tutulacağını dile getiriyor.
Kullanıcıların rızasının alınması söz konusu olduğunda, Avrupa’nın Facebook ve Google’ı daha sıkı kurallara tabi tuttuğunu söylemek yanlış olmaz. Anılan teknoloji devlerinin ürün ve hizmet sunumlarını WhatsApp, Instagram gibi diğer uygulamalarla veri paylaşımı koşuluna bağlaması artık mümkün değil, çünkü rızanın bilgilendirilmeye dayalı olmasının yanı sıra, özgür iradeyle de açıklanması gerekiyor. Ancak söz konusu kural, küçük ölçekli şirketler bakımından uygulama alanı bulamıyor. Yine de büyük ölçekli şirketlerin Tüzük’e uyum çalışmaları sürecinde yer aldığını belirtmek gerekir.
Geçtiğimiz haftalarda Facebook, -sadece Avrupa’daki değil- tüm dünyadaki kullanıcılarına yönelik, hedefli reklam kullanımı ve yüz tanıma özelliğine onay vermeleri için bir rıza formu yayınladı. Ayrıca reklam veren şirketlerin Acxiom, Experian gibi veri simsarlarından satın aldıkları verilerle hedefli reklamlar oluşturmasını engelleyeceğini dile getirdi.


Yıllardır yeni düzenlemelere uyum çalışmaları yürüten Google, hedefli reklam gösteriminde kullanmak üzere kullanıcılarının Gmail iletilerini taramaya son verdi. Yakın zamanda yayıncılar için piyasaya sürdüğü yeni pazarlama ürünü ise, kişisel veriler yerine kullanıcıların ziyaret ettiği herhangi bir web sitesindeki haberler veya içeriğe dayanan reklamlar gösteriyor.
Öte yandan Facebook’un yeni rıza formları, kullanıcıların geniş ölçekte bilgi paylaşımını teşvik etmeye devam edeceği gerekçesiyle kamuoyunda kabul görmedi. Ayrıca Google, Avrupa’da güncellediği bir veri kullanım ilkesinin açık uçlu bir dille kaleme alınmış olmasından ötürü eleştirilerin hedefi oldu. Zira anılan ilke, rızanın genel nitelikli olmayıp belirli bir duruma özgülenmiş olması ve ilgili kişinin isteminin açık ve kesin bir göstergesi olması yönündeki şartlarını bir arada bulundurmuyordu.
Tüzük’e umut bağlayanların sayısı giderek artıyor; ancak vaatlerini yerine getirip getirmeyeceği, Tüzük’ün uygulanma biçimiyle şekillenecek.

14 Ekim 2020 Çarşamba

Koronavirüs Günlerinde Evden Para Kazanabileceğiniz İş Fikirleri



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Günümüzde ek gelir elde etme yolları oldukça kolaylaştı. Özellikle internette yaşanan gelişmeler sonrasında gelir elde yolları çeşitlendi. İşte Koronavirüs günlerinde evde çalışarak para kazanabileceğiniz iş fikirleri..



Evde ek iş yapmak için günümüzde takip edebileceğiniz birçok farklı yöntem bulunmakta. Özellikle son yıllarda; home office, freelance vb. kavramlar iş hayatının yavaş yavaş evlerden yürütülmesini sağlamıştı. Birçok farklı sektörden firma kendi bünyesinde evlere ek iş sunarak yeni bir istihdam alanı yaratmışlardı.

2020 ile birlikte gündemimize giren Covid-19 kodlu Koronavirüs salgınının da etkisiyle günümüzde ek gelir elde etme yolları ve evden çalışma yöntemi oldukça yaygınlaştı. Özellikle internet ile dijital teknolojilerde yaşanan gelişmeler sonrasında gelir elde yolları çeşitlendi. İnternet ve sosyal medyanın yaygın olarak kullanılmaya başlanmasının arından evde yapılabilecek ek işler arttı ve bu işlerin niteliği de değişti.

Bu bağlamda, koronavirüs günlerinde evden çalışmak için birçok iş alanını tercih edebilirsiniz. İnternet üzerinden kendi başınıza para kazanabileceğiniz gibi firmalarla ortaklaşa çalışarak para kazanmanız da mümkün. Günümüzde birçok firma internet üzerinden ilan yayımlayarak freelance (serbest) zamanlı olarak evden çalışma fırsatı sunuyor ve bu fırsatlar daha da yaygınlaşacak gibi..

İşte Evde İnternet Üzerinden Para Kazanma Yöntemleri;

Evde iş ilanları genellikle internet üzerinden sıklıkla yayımlanıyor. İnternetin günümüzde yaygın olarak kullanılmasıyla birlikte yeni iş sahaları gelişmiş ve daha kolay bir şekilde kişilerin evden, oturduğu yerden para kazanması sağlanmış durumda. İnternet üzerinden evde para kazanmak için;

  • Makale yazarlığı
  • Freelance grafik tasarım
  • Online anket doldurmak
  • Çevirmenlik
  • Yazılım

vb..birçok iş alanını tercih edebilirsiniz. İnternet üzerinden kendi başınıza para kazanabileceğiniz gibi firmalarla ortaklaşa çalışarak para kazanmanız da pekala mümkün. Günümüzde birçok firma internet üzerinden ilan yayımlayarak freelance (serbest) zamanlı olarak evden çalışma fırsatı sunuyor.

- Evden Satış ve Pazarlama İle Para Kazanma

Kurumsal firmalar da dahil olmak üzere birçok firma tarafından ürünlerin satış sahasının genişlemesi ve daha ucuza reklam faaliyetlerinin arttırılması adına evlerden telefonla satış yapılması imkanını sunuyor. Genellikle bu gibi işlerde yapılan satışa göre komisyon ile çalışılmaktadır. Firmalarla çeşitli kariyer siteleri üzerinden iletişime geçerek veya açık iş ilanlarına başvuru yaparak evde satış ve reklam temsilcisi olarak çalışabilir ve ek gelir sağlayabilirsiniz.

Evde reklam ve satış işi yaparak aylık olarak 1200 – 2.500 TL arasında bir ek gelir elde etmeniz mümkün. Elbette bu kazançlar firmalara ve sizin satış performansınıza göre değişiklik gösterecektir.

- Evde Paketleme ve Üretim İle Para Kazanma

İmalat sektöründe hizmet veren birçok firma özellikle İstanbul, Ankara, İzmir gibi şehirlerde yoğun talebi karşılamak adına ürün paketlemesi ve üretimi için iş vermektedir. Evde nikâh şekeri paketleyerek veya basit örgü vb. işler yaparak ek gelir sağlayabilirsiniz. Evde yapılabilecek ek işler arasında paketleme en çok tercih edilenlerden birisi aslında. Aylık olarak bu yöntem sayesinde 600 – 1300 TL arasında bir kazanç sağlamak mümkün.

- Anket Doldurarak Para Kazanma Yöntemi

Oturduğunuz yerden bilgisayar başında anket doldurarak gelir sağlamanız da mümkün. Lakin, bu yöntem şuan için oldukça düşük ücretlerle yapılıyor. Ancak yurtdışında evde yapılan ek işler arasında ilk sırada anket doldurmak gelmektedir. Anket başına yabancı platformlar üzerinden 1 $ – 2 $ kazanmanız mümkün. Türkiye'de henüz bu sistem yaygın olarak kullanılmadığını da belirtelim.

- Sanal Öğretmenlik Yaparak Evden Para Kazanma

Sanal öğretmenlik ile para kazanmak son yıllarda artış gösteren eğitim uygulamaları ile mümkün hale geldi. Skype, zoom, udemy gibi uygulamalar üzerinden birçok farklı öğrenciye uygun ücretler karşılığında ders verebilirsiniz. Özellikle yabancı dil seviyeniz iyi derecedeyse internet üzerinden çeşitli uygulamalarla çalışarak evden oldukça iyi bir para kazanmanız da mümkün. Evde yapılabilecek ek işler arasında özel ders vermekte mümkündür. İster teknolojinin imkanlarından yararlanarak ders verebilir isterseniz de evden özel ders vererek ek gelir sağlayabilirsiniz.

- Youtuber'lık Yaparak Para Kazanma

Son dönemde Türkiye’de de birçok kişi tarafından yapılan ve ciddi kazançlar elde edilen bir iş fikri Youtuber'lık. Sadece evde basit yemek videoları hazırlayarak bile Youtube’den aylık 3-4 bin lira bile gelir elde eden ev hanımları var. Bu işe başlamak için bir kamera ve biraz eğlenceli video hazırlayabilmek yeterli. Tabi popüler bir alan olduğu için rakip sayınızın oldukça fazla olduğunu unutmayın.

- Ev Yemekleri Yaparak Para Kazanma

Ev yemekleri Türkiye’nin her yerinde para kazandırabilecek bir evde ek iş fikri. Ev yemekleri yapıp para kazanmak istiyorsanız ilk etapta leziz yemekler çıkartabilmeniz gerekiyor. İnternette leziz yemek tariflerini bulabileceğiniz harika videolar bulabilirsiniz. Bu yemekleri çıkartarak ilk etapta yakındaki evlere ve işyerlerine satış yaptığınızı duyurmanız yeterli. İnsanları memnun etmeyi başarırsanız eğer iş hacminiz gittikçe büyüyecektir. Ayrıca restoranlara da ev yemekleri yaptığınızı mutlaka bildirin. Bu restoranlar sizinle iş birliğine gitmek için can atmıyor olabilir ancak mutlaka iş alacağınız yerler olacaktır. Zira birçok restoran bu konuda evlere ek iş de vermektedir.

- Makale Yazarak Para Kazanma

Türkiye’de makale yazarak para kazanabileceğiniz onlarca platform bulunuyor. Bu platformlarda çeşitli şirketler, kurumlar, gazeteler ve dergiler için sık sık makale siparişleri alınıyor. Bu siparişler editör olarak alınan kişiler tarafından makaleye dökülüyor. Fiyatları genellikle değişmekle birlikte her 200 kelime için 2-3 TL para kazanabiliyorsunuz. Eğer evde bilgisayarınız varsa ve klavye kullanımınızın iyi olduğunu düşünüyorsanız mutlaka bu iş fikrini değerlendirin.

- Çevirmenlik Yaparak Para Kazanma

İngilizce biliyorsanız evde çalışarak para kazanabileceğiniz en iyi iş fikridir. Çevirmen işi almak için internet üzerinden hizmet veren ve alan şirketlere ulaşabilirsiniz. Çevirmenlik, giderek gelişen ve bölgesel ticaret merkezi olan bir ülke haline gelmemiz sebebiyle çok yüksek potansiyel taşımaktadır. Unutmayın, yabancı diliniz iyi ise hiçbir çeviri yazılımı sizin yerinize geçemez.

- Freelance Grafikerlik / Web Tasarım İşi Yaparak Para Kazanma

Her geçen gün büyüyen internet ve bilişim sektöründe en çok aranılan meslekler grafikerlik ve web tasarım işleri olarak öne çıkıyor. Haliyle web tasarım işlerinden anlayan kişiler bilişim siteleri üzerinden yayımlanan ek iş fikirlerini hayata geçirerek büyük oranda para kazanma fırsatına sahipler. Bu konuda mesleki deneyiminiz ve bilginiz yoksa belediyeler tarafından açılan kurslarda ücretsiz grafikerlik kursu ya da online eğitim platrfomlarından ücretli / ücretsiz web tasarım eğitimleri alarak kendinizi geliştirebilirsiniz.

- Sanal Asistanlık Yaparak Para Kazanma

Sanal asistan (VA), uzaktaki bir yerden diğer işletmelere destek hizmetleri sağlayan kişi demektir. 1990'larda ortaya çıkan bu terim, yüksek hızda internet, belge paylaşımı ve diğer ilerlemeler gibi teknolojideki gelişmeler nedeniyle sanal olarak çalışabilme yeteneği olan kişiler için bir çalışma modeli olmayı başardı. Sanal asistanlar, özellikle yardıma ihtiyaç duyan, ancak çalışanlarına yer açmak istemeyen girişimciler ve çevrimiçi işletmeler tarafından talep edilmektedir. Konuşmanızın düzgün, iletişlim becerilerinizi iyi olduğunu düşünüyorsanız sizde sanal asistanlık yaparak evinizden para kazanabilirsiniz. Bu alanda adayların bulunduğu platformlara göz atarak işe başlayabilir, uygun niteliklere sahipseniz siz de bir profil oluşturarak yeni işvereninizi bekleyebilirsiniz.

Peki, tüm bu kazançlarınızı bekleyebilir misiniz?

"Belgelenebilir Ek Gelir" nedir? Ne işe yarar?

Yukarıda saydığımız şekillerle kira, ticaret veya yarı zamanlı bir iş yaparak ek gelir elde edebilmeniz mümkün. Ek geliriniz kredi başvurularında değerlendirmeye alınabilir ve daha fazla aylık kredi ödemesi yapabileceğiniz banka tarafından analiz edilir. Aylık net gelirinizi bankaya bildirirken net maaş + belgelenebilir gelir formülünü uygulamalısınız.

Normal işiniz dışında ek gelirinizi belgelenebilir gelir olarak gösterebilmeniz için önemli bir ölçüt bulunmakta. Bunun için gelirinizin düzenli olması gerekmekte. Tek seferde ayda 500 TL kazanıp diğer ay kazanamıyorsanız veya çok az bir gelir elde ediyorsanız bunun belgelenebilir gelir olarak sunamazsınız. Zira sadece sürekli ve düzenli bir gelir kredi kullanırken size fayda sağlayabilir.

Rehber makalemizi yaşadığımız bu koronavirüs günlerinde evden para kazanmak isteyen okurlarımız başta olmak üzere tüm okurlarımızın ilgi ve bilgisine sunuyoruz.