girişimci olmak sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
girişimci olmak sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

18 Ağustos 2020 Salı

Korona krizi yeni iş fırsatları yarattı



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Neredeyse tüm dünyada görülen koronavirüs pandemisine karşı yürütülen mücadele kapsamında insanlar evlerinde kalmaya çağrılırken, ekonomidünyası da salgından nasibini almaya devam ediyor. İspanya, İtalya ve iki günlüğüne de olsa Türkiye gibi ülkelerde uygulanan sokağa çıkma yasağı nedeniyle insanlar işlerine gidemez oldu. Bunun neticesinde birçok sektörde işler durma noktasına gelirken, bazı dallarda ise eleman dar boğazı had safhaya ulaştı. Bugünkü yazımızda, koronavirüs nedeniyle yaşadığımız bu krizi iş bağlamında nasıl fırsata dönüştürebileceğinizi anlatmaya çalışacağız.



ALMANYA’da özellikle gastronomi ve perakende sektörü, krizden en çok etkilenen iş alanları olurken, sistem açısından hayati önem taşıyan sektörler büyük bir telaşla eleman arayışı içinde bulunuyor. Koronavirüs pandemisi yüzünden iş yerleri geçici süreyle veya iflas nedeniyle sürekli kapandığı için kısa çalışmaya geçenler veya işsiz kalanlar için özellikle sağlık sektöründe, süpermarketlerde veya tarım alanında yeni iş fırsatları doğdu.

EK GELİR DİKKATE ALINMIYOR

Almanya’da kısa çalışma ödeneği alanlar, yani son aldıkları net aylığın yüzde 60’ı (çocuklularda ödenek oranı yüzde 67 oranında geliri olanlar, ek işte çalışarak aile bütçelerine katkıda bulunabilirler. Normal şartlar altında, kısa çalışma ödeneği alanların ek işten elde ettikleri gelirleri, ödeneklerinden kesiliyor. Ancak federal hükümet, koronavirüs pandemesi nedeniyle aldığı kararla, kısa çalışma ödeneği ek gelir nedeniyle azalmayacak.

HAYATİ ÖNEMDEKİ SEKTÖRLER NELER

Bu karar 31.10.2020 tarihine kadar toplumsal sistem için hayati önem taşıyan sektörlerde çalışanlar için geçerli olacak. Bu sektörler hangileri biliyor musunuz?

Almanya’da enerji, su ve atık işleme sektörlerin yanı sıra gıda alanındaki toptan ve perakende branşı, sağlık ve bakım sektörü, ilaç tedarik branşı ve nakliye ulaşım sektörleri, basın ve medya branşı, idari birimler, okullar, çocuk ve genclik yardım birimleri ve engelliler için çalışmalar sistem açısından hayati önem taşıyan iş branşları olarak tanımlanıyor.

SÜPERMARKETLER ELEMAN ARIYOR

Örneğin gıda sektörü koronavirüs krizi nedeniyle lojistik, depo ve satış alanlarında acilen eleman arıyor. Almanya’nın önde gelen süpermarket zincirlerinden ALDI Süd ve LIDL son haftalarda çok sayıda yeni eleman işe aldı bile. 

REWE adlı süpermarket zinciri özellikle harçlığını artırmak isteyen üniversite öğrencileri yardımcı eleman statüsünde işe almak için kolları sıvadı. Bu amaçla REWE yöneticileri, özellikle gastronomi, turizm veya tekstil sektörlerinde kısa çalışma dönemine geçen şirketlerle eleman transferi için görüşmeler yürüttüğü bildiriliyor.

SEZONLUK İŞÇİLERE BÜYÜK İHTİYAÇ VAR

Almanya’da her yıl yaz döneminde, başta Polonya, Romanya ve Bulgaristan olmak üzere komşu ülkelerden gelen sezonluk işçilere özel izin ve uçakla gelme şartıyla, ülkeye giriş izni verilse de, tarım alanında sezonluk işçi ihtiyacının tümüyle karşılandığı söylenemez. 

Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Tarım Bakanı Ursula Heinen-Esser, “Tarım sektöründe çalışmak üzere gönüllü işçi ihtiyacımız hâlâ var. Koronovirüs krizine rağmen bölgesel tarım ürünlerinin mutfaklarımıza girmesine destek vermek isteyen herkese kapımız açık” diyerek, kısa çalışmaya geçenlere ve gönüllü çalışmak isteyenlere tarım işlerinde çalışmaya davet etti. 

Tarım alanında sezonluk işçi olarak görev almak isteyenler, internette tarım odalarına, Alman Çiftçiler Birliği’ne (Bauernverband) veya Alman Tarım ve Orman İşleri İşverenler Birliği’ne ait web sitelerinde yer alan eleman ilanlarından kendilerine uygun iş bulabilirler. 

Hastanelerde zaten, pandemi öncesi de kronik bir şekilde eleman açığı herkes tarafından biliniyor. Eskiden doktor veya bakıcı olarak çalışanlar, korono krizi nedeniyle hastanelerde had safhaya çıkan eleman açığını fırsat olarak değerlendirip, bu sektörde tekrar istihdam imkânı bulabilirler.

KRİZ DOLANDIRICILARINA DİKKAT!

Koronovirüsü salgını nedeniyle hepimiz zor günler yaşarken, bunu fırsat bilen dolandırıcılar iş başında olduklarını söyleyebiliriz. Alman Emeklilik Sigortası’ndan (DRV) edinilen bilgiye göre, son günlerde kimliği belirsiz kişiler tarafından telefon yoluyla sigortalılardan kişisel bilgi alma ve para dolandırma olaylarının arttığı uyarısında bulundu. 

Sigorta yetkilileri, insanların zaten kriz döneminde çok tedirgin olduğunu belirterek, dolandırıcılar herkesin hassasiyet ve tedirginliğinin arttığı bu dönemde hareket geçtiklerine işaret ediyorlar. DRV yetkilileri, “Her ne olursa olsun, Alman Emeklilik Sigortası’ndan hiç kimse, sigortalılara telefon yoluyla herhangi bir banka hesabına para havale etmelerini veya doğum tarihi, sigorta sicil numarası gibi kişiye ait şahsi bilgileri verme talebinde bulunmuyor” diye uyarıda bulundular.

TALEPLER YAZILI İLETİLİYOR

Herhangi bir emeklilik işlemi için ek bilgi gerektiği takdirde, bunun yazılı yoldan talep edildiğine işaret eden yetkililer, dolandırıcıların hatta “Bilgi vermezseniz, eksik primleri ödemezseniz emekli aylığınız kesilir veya aylığınıza el konulur” şeklinde tehditte bulunduklarını belirterek, “Bu durumda yapılması gereken, bu kişilerin yüzüne telefonu kapatmaktır” dediler. Dolandırıcıların, emeklilerin banka bilgilerine ulaşmak için, “Size geçen ay eksik ödeme yaptık. 

Aradaki farkı bu ay size havale edeceğiz” bahanesi uydurduklarını vurgulayan yetkililer, böyle bir durumda DRV’nin emeklilerden yazılı bilgi talebinde bulunduklarını hatırlattılar. DRV yetkililerinin, sadece istisnai durumlarda, telefon numarasını bildiren emeklileri aradıkları ve yürüyen bir işlem için temasa geçtikleri kaydedildi. Bazı dolandırıcıların, sadece telefonla değil mektup yoluyla veya ev adresini tespit ettikleri emeklilerin evine bizzat uğrayarak kirli emellerinin peşine düşüyorlar.

Siz siz olun, şüphe duyduğunuz durumlarda, telefonunuz ekranında gördüğünü numarayı lütfen geri aramayın. Çünkü bu numara çoğu kez gerçek gibi görünse de teknik yoldan taklit edilen çakma bir numara olduğunu unutmayınız. Emin olmak için DRV’nın 0800 1000 4800 numaralı ücretsiz danışma telefonunu arayıp, karşılaştığınız durumu izah edip bilgi alabilirsiniz.

‘İyi İşler’ sahibi kadın girişimciler pandemi dönemi deneyimlerini paylaştı

Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, "Eski ya da yeni 'normal' ayırt etmeksizin, biliyoruz ki kadınlar güçlendikçe ekonomi iyileşecek, kadın girişimciliği yaygınlaştıkça ve kadın istihdamı arttıkça ekonomik ve sosyal olarak güçleneceğiz"dedi

Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve KAGİDER Kurucu Üyesi Ümit Boyner, "Değerlerimiz ya da bugüne kadar ki doğrularımız kriz, pandemi ya da ekonomik daralma dönemlerinde 'ilk vazgeçilecek' değil 'ilk sahiplenilecek' kavramlar. Eski ya da yeni 'normal' ayırt etmeksizin, biliyoruz ki kadınlar güçlendikçe ekonomi iyileşecek, kadın girişimciliği yaygınlaştıkça ve kadın istihdamı arttıkça ekonomik ve sosyal olarak güçleneceğiz." ifadelerini kullandı.

Boyner'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ve Boyner Grup iş birliği ile gerçekleştirilen, Bank of America Merrill Lynch'in finansal destek sağladığı "İyi İşler: Tedarik Zincirlerinde Yer Alan Kadın Girişimcileri Güçlendirme Programı"nın katılımcısı kadın girişimciler video konferansta bir araya geldi.

Programın 2018 ve 2019 yılı katılımcısı kadın girişimciler, etkinlik çerçevesinde pandemi dönemindeki deneyimlerini paylaştılar.

Buluşmaya KAGİDER Başkanı Emine Erdem, Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve KAGİDER Kurucu Üyesi Ümit Boyner ile Morhipo ve boyner.com.tr Genel Müdürü Barış Akyürek de katılarak görüşlerini paylaştı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi ve KAGİDER Kurucu Üyesi Ümit Boyner, toplumsal cinsiyet eşitliğini bir eşitlik ve demokratik haklar meselesi olarak gördüklerini belirterek, "Değerlerimiz ya da bugüne kadar ki doğrularımız kriz, pandemi ya da ekonomik daralma dönemlerinde 'ilk vazgeçilecek' değil 'ilk sahiplenilecek' kavramlar. Eski ya da yeni 'normal' ayırt etmeksizin, biliyoruz ki kadınlar güçlendikçe ekonomi iyileşecek, kadın girişimciliği yaygınlaştıkça ve kadın istihdamı arttıkça ekonomik ve sosyal olarak güçleneceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

KAGİDER Başkanı Emine Erdem, teknolojinin fırsat eşitsizliğine karşı dengeleyici katkısına işaret ederek, şunları kaydetti:

"Kadınların yeniden toparlanma sürecine yapacağı katkı ve ortaya çıkacak yeni dünyada oynayacakları rol vazgeçilmez bir öneme sahip olacak. Kadınların ekonomideki varlığını ve gücünü artırabildiğimiz ölçüde, gelecekteki benzer krizlere karşı ekonominin direnci de güçlenecektir. Sadece Türkiye'nin değil bütün ülkelerin Kovid-19 krizini atlatmaları ve yeniden kalkınma yoluna girmeleri, bu sürece herkesi eşit şekilde dahil etmekle mümkün olacak.

Başarının anahtarı ise artık teknolojinin elinde. Üstelik teknolojinin iş dünyasındaki fırsat eşitsizliğine karşı dengeleyici, koşulları biraz daha eşitleyici bir katkısı da olacak. Bu sebeple önümüzdeki dönemde girişimci kadınların teknolojiden çok daha fazla yararlanmalarının önemi çok büyük."

Pandemi Sürecinde İş Arayanlar için 5 Öneri


Koronavirüs salgını gündemi ile birlikte sadece çalışanlar için değil, iş arayanlar için de süreçlerde çeşitli değişiklikler yaşandı. Bu dönemdeki iş arama sürecinizi daha verimli hale getirmenize yardımcı olacak 5 öneriyi sizler için kaleme aldık.

Ağınızı güçlendirin


Evde kaldığınız sürece networkünüzü geliştirmek için online seminerlere, etkinliklere, eğitimlere katılabilirsiniz. Katıldığınız bu etkinliklerde yeni insanlarla tanışma fırsatı yakalayabilirsiniz. Bu insanlarla güçlü ve etkili bir iletişim kurmaya özen gösterin.

Görüntülü mülakatlar için uygun ortam yaratın


Katıldığınız online değerlendirme süreçlerinin sonucunda bir görüntülü görüşme davetiyesi almaya hazırlıklı olmanız gerekiyor. Bu görüşmeleri planlarken internet bağlantınızın iyi olduğundan, arka planın düzeninden, evin sessizliğine kadar birçok detayı düşünmelisiniz

Kendinizi iyi ve enerjik tutmaya önem verin


Birçoğumuzun daha önce tecrübe etmediği bir dönemden geçiyoruz. Moraliniz yüksek olması amacıyla kendinizi iyi hissettirecek aktiviteler ile gününüzü planlayın. Karamsar olmayın, iş bulma konusundaki motivasyonunuzu kaybetmemeye özen gösterin. 

Kişisel gelişiminizi sürdürün


İş başvurularınıza devam ederken kişisel gelişim basamağını atlamamalısınız. Evde geçirdiğimiz süre zarfında kişisel gelişiminizi sürdürmek için birçok online seminere, etkinliğe, eğitme katılabilirsiniz.

İş başvurusu yapmayı bırakmayın


İş aramaya sürekli olarak devam etmelisiniz. Şirketlerin bir kısmı işe alımı geçici olarak durdurmuş olsa da boş kalan pozisyonlar için normalleşme süreci başladığında başvurular değerlendirilmeye alınacaktır. Dolayısıyla süreç içerisinde başvuru yapmayı bırakmayın. Ayrıca büyük krizlerin büyük fırsatlar yaratacağını da aklınızdan çıkarmayın.

28 Kasım 2019 Perşembe

Yeni İş Kurmak İsteyenlere Tavsiyeler

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Tamer Ashraf
Kendi işini kurmak, sabit bir maaşla yetinmeyip kendi sınırlarını çizmek isteyenler yepyeni bir hayata adım atarlar. Akıllara iş kurma fikri girdiği anda yeni iş kurmak için neler yapılması gerektiği kadar kârlı iş fikirleri arasından seçim yapmaya dek uzanan çetrefilli bir süreç başlar. Girişimciler iş fikirleri konusunda genel olarak heyecana kapılırlar ve azimle çalışarak bir an önce şirket kuruluşunu tamamlamaya odaklanırlar. “İş fikri bul, sermayeye ulaş, şirketini kur, dükkanı aç” sürecine indirgenebilen yeni iş kurma süreci belli riskleri de gün yüzüne çıkarır.
Yeni bir iş kurmak ne kadar kolay gibi görünse de kendisine has önemli zorluklar barındırır. Sermaye erişimi de, finansman kaynaklarının sürekli hale getirilmesi de, iş fikri seçimi de kurumsal kimlik oluşturulması da yeni iş kurma sürecinin aşılması gereken engelleri arasında gösterilebilir. Bir de rekabet girdi mi işin içine, ki en başından detaylı bir swot analizi gerekmektedir, girişimcilerin hızla adım attıkları bu yolda zaman zaman sendelemesi normaldir.
Bu yazımızda “iş kurmak istiyorum” diyenlerin  ve başarılı bir iş yürütmek isteyenlerin dikkat etmesi gerekenlere odaklanacağız. Siz de kendi kanatlarınızla uçmak, dükkan açmak veya kendi işinizin patronu olmak istiyorsanız önerilerimizden yola çıkarak güvenli bir ticari yolculuğu başlatabilirsiniz.
1. Sermaye Olmadan da İş Kurabilirsiniz
Kendi işini kurmak isteyenlerin en büyük yanılgılarından biri sermayeye sahip olamadıkları takdirde işlerini kuramayacakları yönündeki düşünceleridir. Bir iş kurmak için sermaye en önemli gereksinimlerden olsa da sermayesiz iş fikirleri giderek yaygınlaşmaktadır. Ücretsiz bayilik veren firmalar, düşük sermayeli işler ya da az para ile başlanabilecek iş fikirleri kategorilerinde birçok alternatif girişimcilere sunulur. Sermayesiz iş fikirleri girişimcilerin konforunu arttırırken yepyeni ve fark yaratan iş fikirleri bulan girişimciler için durum bambaşka bir hal alır.
Girişimcilik ekosistemine verilen önemin artması sonucu Türkiye’de de melek yatırımcılık konsepti hızla gelişmektedir. Melek yatırımcı ağları Türkiye’nin dört bir yanındaki başarılı yatırımcıları bünyesinde barındırmakta ve fikrine güvenen girişimcilerin hem sermaye hem de süreç desteği almasını kolaylaştırmaktadır. Melek yatırım ağları kendilerine destekleyecekleri iş fikirleri doğrultusunda özel bir alan yaratabilirler. Örneğin bazı melek yatırımcı ağları yalnızca web tabanlı girişimleri desteklemeyi bazıları ise teknolojik iş fikirleri ile ilgilenmeyi tercih edebilirler. Kendi işini kurmak için sermayeye ihtiyaç duyan girişimciler melek yatırımcı ağları sayesinde iş fikirlerini tanıtabilme ve destek sağlayabilme ayrıcalıklarına sahip olabilirler.
Sermaye sorunu yaşayan girişimciler için melek yatırımcı aramak değerlendirilebilecek seçeneklerden yalnızca bir tanesidir. İş fikri melek yatırımcılık konsepti ile uyuşmayanlar sermaye ihtiyaçlarını devlet desteklerinden yararlanarak karşılayabilirler. Daha geleneksel bir davranış modeli benimsenecekse yakın çevreye başvurmak da yeni iş kurma sürecinde ihtiyaç duyulan sermayeye erişmeyi sağlayabilir.
Yeni iş kurmak ve sermaye gereksinimi arasındaki organik bağ girişimcileri tedirginliğe sürüklememelidir. Sermaye olmaması büyük bir sorundur evet, yine de iş kurmayı engelleyecek derecede önemli değildir. İş kurma sürecinde girişimciler mutlaka sermaye arayışına çıkmalı ancak yakın çevrelerinden para isteme ya da devlet desteklerinden yararlanmaya başlamadan önce gerekli analizleri tamamlamalıdır. Büyük yatırımlar yapma ile iş kurma arasındaki fark anlaşıldığı takdirde girişimciler daha pozitif bir düşünce şekli benimseyebilirler. Sadece sermaye azlığı ya da yokluğu nedeniyle iş kurma fikrinden tüm kapılar zorlanmadan vazgeçilmemelidir. Başarılı girişimcilik hikayeleri incelendiğinde çekilen zorlukların kazanılan zaferi büyüttüğü net bir şekilde fark edilebilir.
2. İş Kurmadan Önce İş Fikrinizden Emin Olun
Amaç yalnızca bir iş kurmak ve kendi işinin patronu olmaksa emin olun bu isteğe ulaşmak düşünüldüğü kadar zor değildir. Önemli olan girişimcinin doğru iş fikri ile ticari faaliyetlerine başlamasıdır. Defalarca denenmiş ve deneyenlerin yüzünü güldürmüş iş fikirleri arasından seçim yapmak da bir tercihtir, farklılık sunarak tüm rakipleri geride bırakmak da. İş kurmak isteyen girişimciler iş fikirleri arasında seçim yaparken ciddi bir şekilde analizler gerçekleştirmelidir. Hangi iş fikri ile yola çıkılacağı, o iş fikrinin nasıl hayata geçirileceği ve iş fikrinin nasıl özgünleştirilebileceği belirlenmelidir.
İş fikri bulma ve o iş fikrini hayata geçirme sürecinde girişimciler yaratıcılıklarına başvurmalıdır. Herkesle aynı hizmeti ya da aynı ürünü benzer şekilde sunmak girişimcilerin vizyonunu ortaya koyar; bu eğilim de tüketicilerin dikkatini çekemez. Girişimcilik söz konusu olduğunda iş kurma sürecinde yenilikçi bir bakış açısının benimsenmesi gerektiği unutulmamalıdır. Hedef kitlesinin dikkatini çeken, onlara kendilerini ayrıcalıklı hissettiren, müşterilerinde güven uyandıran ve kaliteden ödün vermeyen girişimciler eninde sonunda hak ettikleri başarılara imza atabilirler. Girişimcilik ekosisteminde farklı olmaktan ve yenilikleri denemekten korkanlar maalesef ki başarısızlık ihtimali ile yüzleşmek zorundadır.
Farklılaşmak neden bu kadar önemlidir hakkında da kısa bir açıklama yapmak istiyoruz. Tüketiciler satın alacakları ürünlerin ve hizmetlerin farklı olmasını isterler; ürün ve hizmet farklılığı söz konusu değilse bir işletmeyi tercih etmeyi sürdürmek için onlara sağlam gerekçeler verilmesi gerekir. Bu nedenle doğru iş fikri bulmak kadar iş fikrinin uygulama sürecinin de ticari başarıları etkileyeceği hiçbir zaman unutulmamalıdır. İnovatif düşünen, iş fikirlerinde ya da hizmet süreçlerinde inovasyon ışığında yürüyen girişimciler para kazanma kaygılarından kurtulabilirler.
3. Kendi İşini Kurmak Dinlenmek Değildir
Yeni bir iş kurmak herkes için farklı anlama gelebilir. Bazı girişimciler yeni bir iş kurarlar ve kendi fırsatlarını kendileri yaratmak isterler, bazı girişimciler iş kurarlar ve ticari dehalarını ispatlama motivasyonu taşırlar, bazı girişimciler daha çok para kazanabilecekleri zamanları iple çekerken bazı girişimciler ise iş kurduktan sonra daha düşük tempolu çalışma düzeninin hayalini kurarlar.
Girişimcilerin iş kurduktan sonra her zamankinden daha çok yorulmayı göze almaları gerekir. Çalışmadan, çabalamadan, yorulmadan ve hatta isyan edecek seviyelere gelmeden bir iş fikrini layıkıyla yerine getirmek mümkün değildir. İş kurduktan sonra yasal sorumluluklar üstlenilmiş olur, harcanan sermaye daha çok para kazanma gereksinimini doğurur, işin yürümesi için personellerle ilgilenilmesi gerekir, müşterilerle uğraşmak ve onları ikna etmek apayrı bir yük anlamına gelir. İş kurulana, oturana ve kendi ayakları üzerinde durana kadar girişimciler yeri geldiğinde gece gündüz çalışmayı göze almalıdır. Bu nedenle iş kurmak istiyor ancak sonrasında çaba harcamadan işler tıkırında gitsin görüşünü benimsiyorsanız, iş kurma zahmetine katlanmanıza hiç gerek olmadığını söyleyebiliriz. Çalışmayı tercih etmeyenlerdenseniz kendi güvenli sularınızda küçük heyecanlar yaşayabilir, küçük miktarda yatırımlar yaparak ek gelir elde edebilirsiniz. Ama iş kurmak?, işte bu seçim çalışmayı tercih etmeyenlere oldukça ağır gelebilir.
4. Zaman Yönetiminde Profesyonelleşmeniz Gerek
Kendi işinizi kurduğunuzda zamanın su gibi akıp gittiğini fark etmeniz olasıdır. Özellikle tek başınıza bir sorumluluk altına girdiyseniz ve danışmanlardan destek almamak gibi bir hata yaptıysanız vay halinize! Sabahlara kadar çalışsanız dahi zaman yönetiminde iyi olmadığınız takdirde tüm düzeninizin tepetaklak olacağı gerçeğini değiştirmekte zorlanırsınız! Zaman yönetiminde bir an önce uzmanlaşmalı ve vaktinizi mümkün olduğunca verimli kullanmayı öğrenmelisiniz.
Zaman yönetiminde başarı kazanmak için gün içerisindeki işlerinizi en az bir gün önceden planlamalı, planınızı unutmamak için gerekirse anımsatıcı fonksiyonları olan mobil uygulamalardan destek almalı, gün içerisinde gereksiz hiçbir işle ilgilenmeden önce en önemli sorumluluklarınızı yerine getirmelisiniz. Yoğun tempo içerisinde kaybolmayıp tempoyu kontrol edebilirseniz gün içerisinde kendinize ve ailenize de zaman ayıracak boşluklar yaratabilirsiniz. Aksi takdirde sürekli iş düşünmek, işle ilgili plan yapmak ya da yetiştirmeniz gerekenlere odaklanmak sizi fazlasıyla yıpratacaktır.
5. Operasyonel Gereksinimlerinizi Belirleyin
İş kurmak ve girişimci olmak isteyen birçok kişi sadece iş fikrine odaklanır. Ancak iş fikri ile ilgili düşünceler genellikle müşterilere ne satılacağı ya da neyin ne kadara satılacağı ile sınırlı olur. Halbuki satılacak ürün ya da hizmet iş fikrinin başarısında yalnızca bir değişkendir. İş fikrinin uygulanabilirliği ve başarı ihtimali organizasyonel gereksinimler ile birlikte değerlendirilmelidir. İşletmenin nasıl işleyeceği üzerinde kafa yorulmalıdır. Örneğin bir e-ticaret sitesi açmak istiyorsanız ürün seçimi yaptıysanız daha kapsamlı soruların yanıtlarını bulmaya çalışmalısınız. Ürünleri sattınız diyelim o ürünleri nasıl teslim edeceğiniz, ürünlerle ilgili bir sorun çıkması halinde nasıl uygulamalar benimseyeceğiniz, ürünlerin ödemesini hangi şekilde alacağınız, ürünlerin iade edilmesi durumunda nasıl bir hizmet süreci uygulayacağınız gibi operasyonel süreçleri yürütebilmelisiniz. Farklı iş planları yaparak ve karşılaşmanız muhtemel sorunları önceden belirleyerek operasyonel gereksinimlerinizi tespit edebilirsiniz.
6. Ortaklık Fikrine Hemen Karşı Çıkmayın
Kendi işinizi yalnız açmak isteyebilirsiniz, yıllarca patron olmanın hayalini kurduğunuzda ortaklık fikirleri elbette size cazip gelmeyecektir. Ancak bazı ortaklıklar işinize de size de değer katabilir, bu ihtimali de hemen elememelisiniz. Sermayeniz yoksa ya da gerçek manasıyla karlı olduğunu düşündüğünüz bir iş fikri bulmakta zorlanıyorsanız sizi tamamlayan bireylerle ortaklık oluşturabilirsiniz. Ortaklı çalışma modeli için bir kişinin illaki akrabanız ya da arkadaşınız olmasına da gerek yoktur. Ortak seçerken ihtiyaçlarınızdan hareket etmelisiniz. Ticari başarı duygusal yaklaşımları sevmez, ortak çıkarlar  söz konusu olduğunda ve ortak çözümler mümkün göründüğünde ortaklık oluşturmak en mantıklı seçenek haline gelebilir.
7. Analiz, Analiz, Analiz
İş fikri buldunuz ya da birden fazla iş fikri arasından seçim yapacaksınız; bu noktada hobilerinize ya da keyif aldığınız şeylere yönelebilirsiniz. Bu da bir tercihtir, yine de bizim önerimiz analiz yapmanız yönünde olacaktır. Girmek istediğiniz sektörü, sektörün karlılığını, sektörün potansiyelini, sektördeki rakipleri, müşterilerin tercihlerini, satmayı planladığınız ürün ya da hizmete duyulan ihtiyacı, hedef kitlenizin temel özelliklerini ve daha birçok konuda analiz gerçekleştirebilirsiniz. Genel anlamda Pazar araştırması olarak tanımlanan bu araştırmaları bireysel olarak ya da bu işi yapan profesyonellerden hizmet alarak tamamlayabilirsiniz.
8. Ek Harcamalara Hazırlıklı Olun
Sermaye gereksinimi kendi işini kurmak ve bu işi yürütmek isteyenlerin dinmeyen çilesidir. Sermaye azdır; sermaye bulunur iş kurulur, iş kurulur ani harcamalar çıkar ve yeni bir sermaye gereksinimi kapıyı çalar. Sermaye bulunursa ne ala, iş gelişebilir ve işletme kendini döndürmeye başlayabilir. Peki sermaye bulunmadığında ya da nakit akışı sağlanmadığında bir girişim hayatta kalabilir mi? Günümüzde girişimciler genellikle bu hataya düşüyorlar. İş kuranlar hemen para kazanabileceklerini düşünüyorlar ve ek sermaye erişim imkanlarını kısıtlıyorlar.
İş kurmak isteyenlerin tamamının ek sermaye sahibi olması gerekir. Sermaye hazır birikim şeklinde olmak zorunda değildir ama bir girişimci gerektiğinde kredi çekebilmeli ya da nakit akışını sağlayabilecek imkanlarını kullanabilmelidir. Aksi takdirde iş kendi potansiyelini gösteremeden piyasadan silinmek kaçınılmaz hale gelecektir. “E o zaman verilen emekler, harcanan paralar, geçirilen uykusuz geceler ne olacak?” diye düşünebilirsiniz, bu nedenle ek sermaye gereksinimi en başından hesaplamalısınız. Aileniz zengin değilse, zengin tanıdıklarınız yoksa ya da olsa dahi siz onlardan para isteyemeyecekseniz elinizi taşın altına sokma vaktinizin geldiğini düşünebilirsiniz. Kendi işinizi kurduktan sonra bile ek gelir elde edebileceğiniz ek iş fikirlerine yönelebilirsiniz. Yetenekleriniz ve becerileriniz doğrultusunda işinizi ayakta tutabilmek için gerekli parayı yine kendiniz çalışarak temin edebilirsiniz. Zorlu ve yorucu bir döneme girmeye hazır olmadığınız sürece kendi işinizi kurma yolcuğuna çıkmamalısınız.
9. Amacınız Ne?
İş kurmadan önce nasıl ki beklentilerinizi hesaba katıyorsunuz aynı şekilde amaçlarınızı belirlemek için de kendinize zaman tanımalısınız. Bu hayattaki amacınızın ne olmasını istediğiniz, nasıl bir hayat sürmenin hayalini kurduğunuz gibi gerçekler iş fikri seçiminizi de iş modeli tercihinizi de etkileyecektir.
Amacınız bol zamanınızın olacağı, rahat bir hayat yaşamanızı sağlayacak ve sizi sorumlulukları ile sıkmayacak bir iş fikri ise seçimlerinizi bu doğrultuda yapmalısınız. Amacınız çok para kazanmak ya da zorluğu ne olursa olsun hedeflerinize yürümekse iş fikri seçiminizi bu yönde şekillendirmelisiniz. Süreç tamamen sizin kontrolünüzde ise sizin ne istediğiniz gerçekten çok önemlidir. Zorlukları da lüksleri de ikilemleri de yaşayacak olan sizsiniz. İş kurmaktan kastınız ve işinizle ilgili beklentileriniz ihtiyaçlarınıza yanıt vermediğinde en çok siz etkilenecekseniz. Sadece başkaları istiyor ya da sizin yapabileceğinize güveniyor diye iş kurmak mantıklı değildir, sizin istekleriniz ve sizin hayatınızı nasıl yaşamayı istediğiniz yeni bir iş kurmak söz konusu olduğunda en önemli değişkenlere dönüşecektir.
10. İş Kurmadan Önce Reklam Çalışmalarına Başlayın
İşinizi kurmak için somut adımlar attığınız andan itibaren reklam çalışmalarına başlamanızı öneriyoruz. İşinizi dükkan açarak kursanız da internet üzerinden iş yapsanız da reklam çalışmalarına duyacağınız gereksinim ortadan kalkmaz. Fiziki bir işletmeniz olacaksa tadilat süreçlerinde açılışınızı duyuracağınız bir reklam kampanyası düzenlemenizi öneriyoruz. Aynı şekilde e-ticaret ya da web tabanlı bir iş yapacak olsanız da reklam ve tanıtım çalışmalarının önemini yadsımamanız gerektiğine inanıyoruz. Rekabetin yoğun olduğu mecralarda ön plana çıkacağınız, iş fikrinizi başarıyla duyurup diğerlerinden farklılaştığınız konuları vurgulayabileceğiniz tanıtım çalışmaları işletmeniz kurulduktan sonraki erken dönemde kârlılığınızı arttırabilir. İşinizin daha başarılı bir başlangıç yapması adına bu gerçeği görmezden gelmemelisiniz.
11. Profesyonellerden Hizmet Alın
Kendi işinizin sahibi olmak istiyorsanız ve şirket tipini belirleyip şirket kurulumunu gerçekleştirdiyseniz mutlaka profesyonellerle yolunuz kesişir. Mali müşavirler ve avukatlar işinizi kurduğunuz andan itibaren en yakın dostlarınıza dönüşecektir. Devlet kurumları ile ilgili işlerinizi yürütmek ya da karşılaşabileceğiniz ihtilaflı durumlarla baş edebilmek için profesyonellerin sunduğu güvenlikten yararlanmanızı öneriyoruz. Vergilerinizi takip edebilmek, yasal yükümlülüklerinizi yerine getirebilmek ve işletmenizin karşılaşması muhtemel yaptırımlara yol açmamak için güvenebileceğiniz ve işinde iyi olduğuna inandığınız kişilerle çalışmalısınız.
“Kendi işimi kurmak istiyorum” hayali ile çıktığınız iş kurma serüveninde birçok zorlukla karşılaşacaksınız. Sizi vazgeçirmeye çalışacak kişilerle de iş fikrinizin muhteşem olduğunu söyleyenlerle de muhatap olacaksınız. İş kurarken herkesin söylediklerini dikkate almalısınız, ancak en son kararı veren yine siz olmalısınız. Çevrenizden gelen uyarılar da öneriler de sizin için önemlidir, çünkü hiç kimse tek başına her olasılığı öngöremez. Size söylenen şeyleri lehinize çevirirseniz ve kendi hedefleriniz doğrultusunda gereken dersleri çıkarırsanız başarılı bir iş fikrini sorunsuz bir şekilde hayata geçirebilirsiniz. İş kurma sürecinin kendine has zorlukları ile de yüzleşmeye hazırsanız, daha ne olsun! Siz de kendi işi olanlar kervanına katılabilirsiniz.
Peki sonra? Kendi işinizi kurdunuz, bir şekilde sermaye sorununuzu da çözdünüz. İşletmeniz faaliyete geçtikten sonra artık huzurlu bir hayat yaşayacağınızı mı düşünüyorsunuz?
İş kurmak kadar işi doğru bir şekilde yürütmek de önemlidir. Hangi sektörde faaliyet gösterirseniz gösterin hangi ürün ya da hizmeti satıyor olursanız olun işinizin başarısını arttırmak için yapmanız gerekenler olduğu gerçeğini değiştiremezsiniz. Yazımızın ikinci bölümünde kendi işini kuran ve başarılı olmak isteyenlere özel tavsiyelerimizi bulabilirsiniz.

İş Dünyasında Başarılı Olmak İsteyen Girişimcilere Tavsiyeler

Kendi işini kuran birçok girişimci başarısızlıkla karşılaşıyor. İşletmelerin başarısız olmasına neden olan birçok faktör olsa da genellikle sermaye erişiminde yaşanan sorunların, iş fikrine ihtiyaç duyulmamasının, yanlış kişilerle ortaklık kurulmasının, rekabete direnememenin ve yanlış fiyat politikasının işletmelerin sonunu getirdiği biliniyor. İş dünyasında az önce saydığımız nedenler haricinde lokasyon seçiminde yapılan yanlışlar, etkisiz pazarlama çalışmaları, iş planında yapılan hatalar ve hedef kitleye hitap edilememesi gibi nedenler de başarısızlığa yol açabiliyor.
Girişimcilerin başarılı bir işi yürütebilmesi için süreci enine boyuna düşünmesi, gerekli önemleri gereken zamanda alması ve kesinlikle işini şansa bırakmaması gerekiyor. Tek düze bir iş stratejisinin değişen ve gelişen dünyada işe yaramayacağı gerçeği göz önünde bulundurularak girişimcilerin dikkatli olması öneriliyor.
1. Müşteri Deneyimine Odaklanın
Son yıllarda sıklıkla duyduğumuz ve duymaya devam edeceğimiz müşteri deneyimi, sektörel rekabet arasından sıyrılmak isteyen girişimcilerin dikkat etmesi gereken kavramların başında yer alıyor. En kısa şekilde müşterilerde bırakılan izlenim olarak ifade edilebilen müşteri deneyimi, markaların müşteriler tarafından nasıl algılandıklarını etkileyebiliyor. Müşteri deneyimini iyileştirmek isteyen firmaların müşteri ile temas ettikleri tüm süreçleri planlamaları gerekiyor. Müşteriler markalarla ilk teması artık web sitelerinden ya da sosyal medya hesaplarından kurdukları için dijital alanda varlıklarını güçlendiremeyen girişimcilerin işleri bir kat daha zorlaşıyor. Yapılan araştırmalar ve analizler müşteri deneyiminin satın alma kararları üzerinde çok etkili olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarında markalarla ilgili olumlu izlenime sahip olan müşterilerin %86’sının müşteri deneyimine çok önem verdiği gerçeği gösteriliyor. Doğal olarak kendi işini kuran ve müşterilerini etkilemek isteyenlerin müşteri deneyimini iyileştirmek için tüm adımları atması gerektiği sonucuna varılıyor.
2. Şirket Sahipleri Dinlemeli!
İşletmenizi kurduğunuz andan itibaren sizden alışveriş yapanlar ya da yapmayı düşünenlerin önerilerine maruz kalmaya başlarsınız. Geri bildirimler geldiği zamanlarda nasıl bir tutum sergilediğiniz gelecek dönemdeki başarılarınızın dinamiğini oluşturur. Müşteriler hem iyi hem de kötü görüşlerini sunabilirler, onların söylediği her şeyi dinlemelisiniz. Birebir uygulamasanız dahi müşterilerinizden gelen bildirimlerin iş geliştirme aşamasında işinize çok yarayacağı gerçeğini görmezden gelemezsiniz. Kendiliğinden gelişen bir Pazar araştırması süreci olarak sınıflandırabileceğiniz müşteri yorumlarını işinizi bir üst seviyeye taşımak için değerlendirebilirsiniz. Müşteri yorumlarını objektif bir şekilde değerlendirdikten sonra organizasyon yapınızı esnek hale getirirseniz müşterilerin ihtiyaçlarını dikkate alan, öngörülü ve vizyoner işletmeler arasındaki yerinizi alabilirsiniz.
3. Güven Verin, Güven Duyulmayı Hak Edin
Müşterilerin güven duymadığı bir işletmenin başarılı olma şansı sizce nedir? Satın alma kararı veren müşterilerin %91’inin güvendikleri markalardan alışveriş yaptığını söylesek, ne dersiniz? İşin özü bir işletme açıyorsanız ve işletmenizin başarılı olmasını istiyorsanız müşterilerde güven uyandırmak zorunda kalırsınız. Aksi bir ihtimal söz konusu değildir, eğer siz markanızı güven duyulan markalar arasına sokmak için yapmanız gerekenleri ihmal ederseniz işletmenizin sonunu kendiniz hazırlamış olursunuz. Müşterilerde güven uyandırmak için kendinizi ve işletmenizin misyonunu net bir şekilde ifade etmeli, sattığınız ürünlerin fiyat politikasını adil bir şekilde belirlemeli, müşterilerinizden gelen şikayetlere çözüm üretmeli, müşteri sadakatini kazanmalı ve ürünlerinizin özellikleri ile ilgili gerçeği yansıtmayan bilgilerden uzak durmalısınız. Bu yöntemle müşterilerinizin firmanız ile ilgili gerçekçi beklentiler oluşturabilir, sizi tercih edenlerin beklentilerini en iyi şekilde karşılayarak puanınızı yükseltebilirsiniz.
4. Firmanızın Tanıtım Çalışmalarına Ara Vermeyin
Kriz dönemlerinde markalar reklam ve tanıtım harcamalarını keserler. Kar ettikleri düşüncesiyle mutlu olan girişimciler kriz döneminin sonunu göremezler. Kriz dönemini fırsata çevirenler yani reklam ve tanıtım harcamalarını kesmeden bilinirliklerini yükseltebilenler gerçek bir karlılıkla buluşabilirler. Firmaların reklam stratejileri faaliyet gösterdikleri sektöre, müşterilerinin demografik yapısına, özelliklerine, beklenti ve isteklerine göre değişiklik göstermelidir. Her firma için geçerli olan bir pazarlama stratejisinden bahsedilemez, her firma sahip olduğu özellikler ve hitap ettiği kitle nedeniyle özel pazarlama stratejilerine ihtiyaç duyar.
Siz de kendi işinizi kurduysanız ve uzun soluklu bir başarıyı hedefliyorsanız iş fikrinize en uygun pazarlama yöntemlerini tercih etmelisiniz. Bu aşamada mutlaka web sitenizi kurmalı, sosyal medya platformları arasından hedef kitlenize en sağlıklı şekilde erişebileceklerinizi belirlemeli, markanızın sesini oluşturmalı ve dijital dünyaya parmak izlerinizi bırakmalısınız. Enine boyuna düşünerek geliştirdiğiniz dijital pazarlama kampanya sonuçlarını ölçümleyerek ve analizleri tamamlayıp kampanyaları geliştirerek satın alma kararı vermeden internet araştırması yapan çok geniş bir kitlenin karşısına çıkabilirsiniz.
5. Personellerinizi Seçerken Dikkat!
Yüz yüze hizmet verdiğiniz bir iş kurduysanız ve artık iş potansiyeliniz gereği personel alımı yapmaya ihtiyaç duyuyorsanız bu süreci de şansa bırakmamalısınız. Siz iş yerinde yokken sizi temsil edecek, müşterilerinizi karşılayacak, sorularınıza yanıt verecek ve müşteriyi satışa ikna edecek personellerin önemini göz ardı edemezsiniz. Yalnızca düşük maaş istiyor diye kriterlerinizi karşılamayan bir personeli işe almak kısa, orta ve uzun vadede sizi zarara sokabilir. Bu nedenle personel seçimi sırasında personelin bireysel özelliklerini, deneyimini, evinin işe olan uzaklığını, geçmiş yıllardaki iş tecrübelerini, eğitimini, insan ilişkilerinde iyi olup olmadığını ve kişisel yargılarının sizinle örtüşüp örtüşmediğini düşünmelisiniz. Deneyimsiz bir personeli yetiştirmek üzere işe alacağınızda ise bir kere daha kartları dağıtmalısınız. Bir personeli yetiştirmek zaman harcamak ve yatırım yapmak demektir. Bu nedenle personel seçimi hiçbir zaman yeterince planlanmadan gerçekleştirilmemelidir.
6. Sağlığınıza Dikkat Edin
İş kurma ve sahip olduğunuz işi geliştirme aşamasında beklemediğiniz ya da öngöremediğiniz bir yoğunluk içerisine girebilirsiniz. Doğrudan işinizle ilgili görünmeyen kişisel sağlığınızı ister istemez ihmal edebilirsiniz. Bu davranıştan bir an önce kaçınmanız gerektiğini hatırlatmak istiyoruz! Fiziksel sağlığınızı iyileştirmek adına beslenme düzeninize dikkat etmeli, egzersiz yapmalı ve mutlaka uyku kalitenizi arttırmalısınız. Yeterince uyumazsanız gün içerisinde konsantrasyon güçlüğü yaşayabilir, dikkatinizi yitirebilir, olaylara objektif bakabilme yetinizi kaybedebilir ve haliyle yanlış kararları art arda verebilirsiniz. Mental ve fiziksel açıdan sağlıklı olmazsanız işinizin yönetimi ve geliştirilmesi sizin için külfet haline dönüşür.
7. Mümkün Olduğunca Eve İş Götürmeyin
Şimdiye kadar sunduğumuz tavsiyelerden belki de en zor olanı budur. Girişimcilik yüksek tempolu ve fedakarlık isteyen bir yönelim olduğu için birçok girişimci henüz iş fikirleri arasından seçim yaparken tüm zamanını işine adar. Eve iş götürmek rutin hale gelir ve dolayısıyla kişinin ne kendisine ne de ailesine ayırabileceği zaman kalır. Bu durum zaman içerisinde aşırı bir strese, yorgunluğa ve hatta bıkkınlığa neden olabilir. Bireysel hedeflere erişmek için sürdürülen bu amansız mücadele kişinin sağlığının karşısına bir tehdit olarak dikilir. Herkes gibi girişimcilerin de zaman zaman derin bir nefes almaya, soluklanıp işten uzaklaşmaya ihtiyacı vardır. Sosyalleşme insan doğasının temel taşıdır ve sosyal hayatından ödün veren girişimciler kendi gerçekliklerinin yükünün altında kalır.
8. Her Şeye Yetemezsiniz!
İş fikrini buldunuz, şirketi kurdunuz, şirketiniz kendi ayakları üzerinde durmaya başladı ve işleriniz açıldı. Buraya kadar her şey normal ancak bir işletmenin ticari faaliyetlerinin devam edebilmesi için büyümesi ve gelişmesi gerekir. Büyüme ise bir girişimcinin tek başına üstlenemeyeceği, üstlenmemesi gereken bir değişimdir. İş hacminin artması yeni müşterilerin bulunması, mali sorumlulukların takip edilmesi, reklam çalışmalarının yapılması, ek işlerin ortaya çıkması halinde o işlere odaklanılması, müşterilerin sorunlarının çözülmesi, yatırım fırsatlarının takip edilmesi ve daha birçok örnekle geliştirebileceğimiz sorumlulukların tamamı tek bir girişimci tarafından üstlenilmemelidir. Girişimciler işlerinin gerektirdiği şekilde personel seçimi yapmalı, sorumluluklarını azaltmalıdır.

“Bir girişimci haftada 40 saat çalışmak zorunda kalmamak için 80 saat çalışmayı göze alabilen kişidir” sözüne tamamen katılsak da girişimcilerin tek başlarına her şeyi yapmaması gerektiğine inanıyoruz. İş yükü altında ezilen girişimciler işlerine dışardan bakabilecek fırsatı yakalayamazlar. Fikir insanı olarak körelmek istemiyorsanız siz de işinizi kurduktan sonra bu gerçeklerin farkında olmalısınız.

Sıfırdan İş Kurmak İçin Atılması Gereken Adımlar

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Bir iş fikri bulduysanız, gerekli araştırmaları yapıp kariyerinizde bir dönüm noktasına hızla yaklaşıyorsanız yeni bir iş kurmak için atılması gereken adımlar hakkında da bilgi sahibi olmanın faydalarını yaşayabilirsiniz.
Yıllardır edindiğiniz deneyimi artık yalnızca kendiniz için kullanmak, aklınızdaki iş fikrinden para kazanmak, kurumsal hayattan uzaklaşıp esnek çalışma saatlerine kavuşmak ya da yalnızca patron olmak için yeni bir iş kurma yolculuğu size cazip gelebilir. Yaşamanız muhtemel tüm zorlukları göze almış ve riskleri göğüslemiş olabilirsiniz. Yine de şirket kurmadan önce yapmanız gereken, tamamlamak zorunda olduğunuz bazı adımlar olduğu gerçeğini göz ardı etmemelisiniz. Bu adımları dikkatle planladığınız takdirde başarısızlık riskini azaltabilir, işinizin uzun soluklu olması adına olasılıkları yükseltebilirsiniz.
Sıfırdan Bir İş Kurmak İçin Yapmanız Gerekenler
Bir çok girişimci işin hayatın dönüm noktası ilk adımı atmaktır. Bu adımda kaynaklarınızı ne kadar mantıklı kullanırsanız, yeni işinizde başarı şansınız o kadar artacaktır. Sıfırdan bir iş kurarken şansınızı arttıracak tavsiyelere göz atın.
1. İş Fikrini Aceleye Getirmeyin
Spesifik bir alanda özel bir iş fikrine sahipseniz başka; ancak kendi işinizi kurabilmek için iş fikirleri arasından seçim yapma aşamasındaysanız birçok değişkeni aynı anda hesaplamalısınız. İş fikrinin potansiyelini, nasıl hayata geçirileceğini ve en önemlisi rakiplerinizin güçlü veya zayıf yönlerini öğrenmelisiniz. Örneğin e-ticaret sitesi açacaksanız Pazar devleri arasından sıyrılabilmek için ne gibi stratejiler geliştirmeniz gerektiğini belirlemelisiniz. Eğer dükkan açma gibi bir fikriniz varsa lokasyon seçimi yapmadan önce hedef kitle analizinizi tamamlamalısınız. Herhangi bir sektöre adım atacaksanız o sektörün kendi değişkenlerini de göz önünde bulundurarak başarılı bir sürece adım atabilirsiniz. Bu noktada önemli olan kendinizi sektörün rekabet koşullarına hazırlamak ve kendi alanınızda en iyiler arasına girebilmek için farklılaşabilmektir. İş fikrini seçerken o iş fikrinin hayatınızda önemli bir yere sahip olacağını unutmamalı yalnızca karlı diye sevmediğiniz bir alanda faaliyet göstermemelisiniz. Sizi heyecanlandıran, keyiflendiren ve aynı zamanda para kazandırma olasılığı yüksek iş fikri bulabilirseniz işinizin gerektirdiği fedakarlıkları büyük bir hevesle üstlenebilirsiniz. Aksi bir durum hem sizin için hem de aileniz için oldukça sıkıntılı olacaktır.
2. Devlet Teşvikleri Hakkında Bilgi Edinin
İş fikrinizi bulduktan sonra yeni bir iş kurmak size daha da cazip geliyorsa avantajlarınızı katlamanın bir yolu daha olduğunu söylemek isteriz. Türkiye’de girişimcilik ekosistemi giderek değer kazandığı için farklı kamu kurumları girişimcileri çeşitli şekillerde destekliyor. Girişimcilerin en çok ilgi gösterdiği kurum KOSGEB olsa da destek sağlayan tek kurum KOSGEB değildir. Pazara giriş, kurumsallaşma, Pazar geliştirme, eğitim, danışmanlık, istihdam artırımı ve ticarileşme gibi birçok ayrı kalemde destek sunan kurumlar bulunmaktadır. Bu nedenle şirketinizi açmadan önce destekleri, hibeleri ve kredi olanaklarını araştırmanızı öneriyoruz. Bazı destekler için ek şartlar gerekebilir ve şirket açılışını tamamlamadan bu şartları yerine getirmiş olmanız istenebilir. Örneğin KOSGEB girişimciliği geliştirme destek programından yararlanmak istiyorsanız öncelikle girişimcilik eğitimini tamamlamanız, sertifika almanız ve şirket kuruluşunu sonra gerçekleştirmeniz gerekir. Bu süreçte aksaklık çıktığında destek umutlarınızı yitirebilirsiniz.
3. İşletme Planı Öncelikli!
Kendinize bir iş planı hazırlamadan iş kurmak mantıklı bir tercih olmaya çok uzaktır. Gerçekleştirdiğiniz analizlerin maksimum verimlilikte sonuçlara dönüşebilmesi için detaylı hazırlanmış bir iş planına her zaman ihtiyacınız olacaktır. İş planı hazırlarken işletmenizin gelecek hedeflerini ortaya koymalı, gelecekte karşılaşmanız muhtemel tehlikeleri belirlemeli ve işletmenizin başarısını arttıracak pazarlama stratejilerini netleştirmelisiniz. Hazırladığınız iş planının çok uzun olmasına gerek yoktur, kısa ve öz bilgileri içermesi ve işletmenizin gelecek projeksiyonunu belirlemesi yeterlidir. İş planı hazırladıktan sonra işletmenizle ilgili önemli süreçlerde bu planınızı yeniden gözden geçirmelisiniz. Neticede şirket kurmadan önceki amaçlarınızla ve stratejilerinizle işletmenizi kurduktan sonraki amaçlarınız aynı olmayacaktır. Sektöre yeni rakipler girebilir, sizin iş gücünüz değişebilir, yeni bir ürün fikriniz olabilir vb. değişkenler doğrultusunda iş planınızı yenilemelisiniz.
4. Ortaklık Fikrini Gözden Geçirin
İş kurmak istiyorsanız ve iş fikrinizi bulduğunuza inanıyorsanız yaşadığınız rahatlığı tahmin edebiliyoruz! Emin olun çoğu girişimci iş kurma isteğini de iş fikrini de netleştirmekte zorlanıyor. Çoğunlukla sermaye sorun gibi düşünülüyor ancak asıl engel cesaret edememek oluyor. Sermaye ya da iş hayatında bir bilenin önerileri sizin için de önemli olabilir! Bu gibi bir durumda iş fikrinizi ertelemek yerine kendinize bir ortak bulabilirsiniz. İş ortağı bulmanın kolay olmadığını ve toplumumuzda çok yanlış anlaşıldığını hepimiz biliyoruz. Genellikle en yakın arkadaşlar ya da aile bireyleri iş ortağı olarak tercih edildiğinden başarı potansiyeli çok yüksek iş fikirleri dahi başarısızlığa uğrayabiliyor. Siz de benzer bir karar aşamasındaysanız iş ortağının doğru seçildiğinde size birçok avantaj sağlayabileceğini net bir şekilde söyleyebiliriz. Bir işletmeyi yönetmek ve o işletmenin sorumluluğunu tek başına üstlenmek kolay değildir. Bir de sermaye eksiği ya da tecrübe noksanlığı devreye girdiğinde işiniz düşündüğünüzden de zor olabilir. Bu nedenle hem kendi işletmeniz için bir ortak bulmayı hem de işletmeler arasında bir ortaklık kurmayı düşünebileceğinizi hatırlatmak istiyoruz. Elbette seçim doğruluğu yine ve yine çok önemli!
5. Şirket Tipinize Karar Verin
Geldik en sıkıntılı konulardan birine. İş kurmayı istiyorsanız işinizi resmi bir şekilde sürdürebilmek için şirket kurmalısınız. Buraya kadar genelde herkes hemfikirdir, ancak iş şirket tipini belirlemeye geldiğinde sorunlar baş gösterir. Şahıs şirketi mi, limited şirket mi yoksa anonim şirket mi gibi sorular sizin de aklınızı karıştırıyorsa mutlaka bir muhasebeci ya da mali müşavir ile görüşmenizi öneriyoruz. Şahıs şirketinin de limited şirketinin de anonim şirketinin de kendine has birçok artısı ve eksisi bulunur. Örneğin şahıs şirketinin kurulum maliyetleri düşüktür ve kapanma işlemleri de oldukça hızlıdır. Ancak geliriniz giderek artacaksa sürekli değişebilen vergi dilimlerine hazırlıklı olmanız gerekir. Yıl içerisinde kazancınız beklentilerinizin çok üzerine çıkarsa kazandığınızın %35’ini vergiye ayırmak zorunda kalabilirsiniz. Limited şirketin kurulum maliyetleri şahıs şirketine göre daha fazladır, belli kısıtlamaları da vardır. Yine de %20’lik vergi dilimi değişmez. Bu ve bunun gibi birçok noktada şirket tipleri arasında farklılıkların olduğunu ifade edebiliriz. Şirket tipine karar verdikten sonra işlemler için muhasebecileri yetkilendirebilir, sizin adınıza işlem yapmalarını sağlayabilirsiniz.
6. İyi Bir Ekip Her Derde Deva
Yeni bir iş kurmak için sadece siz tüm işler için yetebilirsiniz. İşletmenizin para kazanmasını sağlayabilir, sosyal medya hesaplarını açabilir, müşterilerle görüşebilir, tedarikçileri yönetebilir, şikayetlerle ilgilenebilirsiniz. Ama nereye kadar? Emin olun bir noktadan sonra tüm işlere yetemediğinizi ve yetemediğiniz için kendinizi yıprattığınızı fark edeceksiniz. Yeni bir iş kurmayı düşünüyorsanız bizim önerimiz mutlaka güvendiğiniz ve yetkinliklerine ihtiyaç duyduğunuz kişilerden yardım almanız olacaktır. Kendi işinizi kurduğunuzda tek başınıza bu sorumluluğu üstlenmek zorunda olmadığınızı bilmelisiniz. Evet personel masrafları çok da ucuz değil ancak yine de yararlanabileceğiniz teşviklerin olduğunu da unutmamalısınız. Üstelik doğru seçtiğiniz bir personelin size yeni müşterilerle anlaşmak için zaman tanıyacağını da göz önünde bulundurmalısınız.
7. Networkünüzü Genişletin
Şirketinizi resmi olarak kurmadan önce de şirketinizi kurduktan sonra da bir iş yeri sahibi olarak kişisel networkunuzu genişletmenizi öneriyoruz. Ne kadar çok kişiyi tanır ve ne kadar kişiye kendinizle işinizi tanıtırsanız akılda kalıcılığınızı o kadar çok arttırabilirsiniz. Şirketinizi yeni kurduğunuz zamanlarda sektörünüzdekilerle ya da diğer iş insanları ile tanışma fırsatı yakalayabileceğinizi unutmadan kurumsal kimliğinizi oluşturmalısınız. Girdiğiniz ortamlarda işinizi anlatıp merak uyandıracaksanız profesyonel bir şekilde tasarlanmış kart vizite, iyi çalışan bir web sitesine, sizin hakkınızda bilgi edinmek isteyenlerin inceleyebilecekleri bir sosyal medya hesabına ihtiyacınızın olacağını unutmamalısınız. Hem çok yüksek maliyet gerektirmeyen hem de imajınızı en iyi şekilde yansıtmanızı sağlayacak dijital kimliğinizi özenle oluşturursanız girdiğiniz ortamlarda pozitif bir izlenim yaratabilirsiniz.
8. İşinizi Tanıtın
Az önceki maddede kısa bir giriş yapmıştık, şirketinizin faaliyetlerinin devamlılığı için yapmanız gereken öncelikli işlerden biri de işinizi tanıtmaktır. Bu noktada önünüzde birçok seçenek bulunur. Faaliyet alanınıza, işletmenizin konumuna, iş fikrinize ve beklentilerinize göre hem geleneksel pazarlama yöntemlerinden hem de dijital pazarlama avantajlarından yararlanabilirsiniz. Teknoloji tabanlı bir iş yapıyorsanız dijital pazarlama faaliyetlerine odaklanmak sizin için çok daha mantıklı bir tercih olacaktır. Aynın şekilde satış yapmak temel hedefinizse, marka bilinirliğini arttırmak istiyorsanız, müşterilerinizin sadakatini kazanmanın öneminin farkındaysanız da yolunuz dijital pazarlama stratejileri ile kesişecektir. Günümüzde başarılı olmak isteyen tüm işletmenlerin yaptığı tercihe direnmek yerine dijital dünyada kendi sesinizi oluşturarak beklentilerinizin çok üzerinde başarı elde edebilirsiniz.
İş kurmak ve hayatınızda büyük bir değişim gerçekleştirmek istiyorsanız başarılı olmak için yazımızda bahsettiklerimiz haricinde birçok değişken doğrultusunda gardınızı almalısınız. Bu adımları doğru bir şekilde tamamlamak başarılı olma ihtimalinizi arttıracak olsa da başarıyı garantileyecek diye bir söylemde bulunamayız. İş fikri ne kadar başarılı olursa olsun başarısızlık ihtimali her daim aklın bir köşesinde bulundurulmalıdır. Bu ihtimalin görmezden gelinmemesi ve zor zamanlar için finansal kaynakların bulunması girişimcilerin ticari başarı elde etmeleri ve ticari faaliyetlerini sürdürebilmeleri adına önemli gerekliliklerdendir.

Yeni İş Kurmak İsteyenler İçin Kredi Fırsatları

Kendi işini kurmak isteyen ancak sermaye yetersizliğinden dolayı herhangi bir adım atamayan pek çok girişimci, işyeri açmak için kredi kullanmayı tercih ediyor. Bu kapsamda hem hükümet hem de bankalar tarafından girişimcilere yönelik kredi ve hibe destekleri sağlanabiliyor. Yeni iş kurmak için kredi kullanacak girişimciler için çeşitli seçenekleri değerlendirdiğimiz bu liste size fikir verebilir. Yine de iş kurmak için gerekli sermayenin tamamını kredilendirmek tavsiye edilmez. Elinizde bulunan hali hazır sermayenin üzerine kredi kullanmak size daha rahat bir nakit akışı sağlayabilir. Eğer sermayeniz yoksa sermayesiz iş fikirleri arasından bir seçim yapmanızı tavsiye edebiliriz.

Yeni İş Kurmak İçin Kullanılabilecek Krediler

İş kurmak isteyen girişimcilere devlet bankaları, özel bankalar, kooperatifler, kalkınma ajansları ve KOSGEB farklı koşullarla ve farklı miktarlarda işyeri açma kredileri verebiliyor. Bu kredilerin tutarlarını, vadelerini ve faiz koşullarını kurumların kendileri belirliyor. Biz de bu yazımızda size iş kurarken yararlanabileceğiniz kredi olanakları ile ilgili bilgi aktarmaya çalışacağız.
Devlet Tarafından Verilen İşyeri Açma Kredileri
Devlet verdiği işyeri açma kredileri ile üretimi desteklemeyi amaçlamakta olup bu tür krediler genellikle fabrikalar tarafından kullanılıyor. Her bakanlığın bütçesinde ayrı ayrı olmak üzere işyeri açma kredileri için sermayelendirme yapılıyor. Bu konudaki devlet destekleri işyerinin açılmasından işletmenin işlemesine kadar uzanan süreci kapsıyor. Açılan işletme sorunsuz işlemeye başladığında işletme sahibi işini büyütmeyi düşünürse bu amaca yönelik hibe ve destek kredilerinden de yararlanabiliyor. Devlet tarafından verilen en önemli iş yeri açma desteği KOSGEB aracılığı ile girişimcilere ulaştırılıyor. Devletin vereceği iş yeri açma destekleri her yılın başında belirlenen miktarlar ile girişimcilerin kullanımına sunuluyor. Bu nedenle yılın başlarında yapılacak olan başvuruların olumlu sonuçlanma olasılığının daha yüksek olduğu biliniyor.            
KOSGEB Tarafından Verilen İşyeri Açma Kredisi
KOSGEB’in 2018 yılında yapılan düzenlemelerden sonra henüz proje aşamasında bulunan işler için de kredi ve hibe destekleri vermeye başladığı biliniyor. KOSGEB işyeri açma desteğinden yararlanmak isteyen girişimcilerin öncelikle KOSGEB eğitimlerine katılması gerekiyor. Eğitimi başarı ile tamamlayan kişiler desteklerden ve hibelerden yararlanma şansını elde edebiliyorlar. KOSGEB işyeri açma kredisi, kişilere faiz ödemesinin yanı sıra vade öteleme seçeneği de sunuyor. Böylece girişimciler aldıkları kredilerin vadelerini 3 aydan 1 yıla kadar öteleyebiliyorlar. Bu şekilde alınacak kredinin 18 - 36 ay vadesi bulunuyor. Başvuru yapan kişilerin iş kurmaya başlamak için ön onayı beklemeleri gerekiyor. KOSGEB hali hazırda işini girişimcilik desteklerinden yararlanarak kuran kişilere faizsiz kredi desteğinden yararlanma fırsatı tanıyor.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Tarafından Verilen İşyeri Açma Kredisi
Bu bakanlık yalnızca kadın girişimcilere kredi imkanı sağlıyor. Bakanlığın vereceği krediden yararlanacak olan kişiler aslında Avrupa Birliği Uyum Yasaları Çerçevesi’nde belirlenen yasalar ile bu krediyi alabiliyorlar. Bu yasalar çerçevesinde Bakanlığa ait hibe paketleri de sunuluyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı işyeri açma kredisi destekleri kapsamında 15.000 TL’ye kadar faizsiz kredi imkanı sağlıyor. Bu şekilde kadınların ekonomiye katkılarının artırılması hedefleniyor. Bakanlık işyeri değiştirme, iş büyütme gibi durumlarda da kredi ve hibe desteği veriyor. Boşanmış kadınlar girişimci olarak başvurdukları takdirde ek hibe ve kredi desteklerinden yararlanabiliyorlar.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Tarafından Verilen İşyeri Açma Kredisi
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı vatandaşlarımıza 13 alanda kredi ve hibe desteği sağlıyor. Desteklerden yararlanacak olan kişiler 32 saatlik kısa bir eğitim sürecine tabi tutuluyorlar. Eğitimi tamamlayan kişiler hibe ve kredi desteklerinden yararlanmak için başvuruda bulunabiliyorlar. Bakanlık bu krediyi kullandırarak istihdam sorunlarının kaldırılmasını ve ekonomiye katkı sağlanmasını amaçlıyor. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın desteklerinden yararlanmak için 18 yaşını doldurmuş ve en az lise mezunu olmak gerekiyor. Desteklerden ağırlıklı olarak ARGE çalışmaları ve üretim temelli çalışmalar yapan girişimciler yararlanabiliyor.
Yeni İş Kurmak İçin Kredi Veren Bankalar
Bazı bankalar da yeni iş kuracak girişimcilere kredi imkanları sunuyor. Bu kredilerin şartları, miktarları ve vadeleri bankaların kendi kredi politikalarına ve piyasa koşullarına göre değişiklik gösteriyor. Hem özel bankalar hem de devlet bankaları tarafından yeni iş kuracak girişimcilere sağlanan kredi imkanlarını şöyle sıralayabiliriz;
TEB Küçük İşletme Girişimcileri İçin Kredi Veriyor

TEB; ticaret, hizmet, imalat sektöründe yer almak üzere lokanta, kafe, imalathane, atölye ya da mağaza açmak gibi geleneksel bir iş kuracak ya da kuruluş tarihi 1 yıldan fazla olmayan girişimcileri finansman alanında destekliyor. Bu amaca yönelik farklı kredi olanakları sunan TEB, kredi başvurularının değerlendirilmesini girişimcinin mevcut mali verilerine değil iş planlarına göre yapıyor.
Küçük işletme girişimcilerinin yararlanabileceği TEB kredi fırsatları arasında ilk sıralarda taksitli ticari kredi geliyor. Proje ihtiyaçlarına göre 50.000 TL’ye kadar teminatsız, 100.000 TL’ye kadar teminatlı kullandırılması şeklinde standart bir prosedür bulunmakla birlikte; 50.000 TL’ye kadar olan kredi kullanımlarında işin türüne ve durumuna göre TEB kefil ya da ek teminat talep edebiliyor. Girişimciler bu krediyi her ay eşit taksitler halinde ödeyebiliyorlar. Ya da 3 – 6 – 9 – 12 ay geri ödemesiz olmak üzere sonrasında taksitleri ödemeye başlayabiliyorlar.
Kredi Garanti Fonu Teminatlı Girişimci Kredisi kapsamında küçük bir işletme açacak olan girişimciler TEB & KGF işbirliğinden yararlanabiliyorlar. 100.000 TL’ye kadar teminatsız kredi kullanabiliyorlar. Bu kredi türünde vade 60 aya kadar uzatılabiliyor.
Halkbank Girişimci Kredileri ile Yeni İş Fikirlerini Destekliyor
Yeni iş kurmak için kredi kullanacak girişimcilerin ekonomik hayata katılımını destekleyen Halkbank farklı kredi alternatifleri sunuyor. Farklı deneyimlere ve farklı alanlarda iş fikirlerine sahip olan üniversite mezunundan teknokentlerde faaliyet göstermekte olan teknolojik girişimcilere kadar geniş bir kitleye kredi kullanarak iş kurma imkanı sağlanıyor.
Üniversite mezunu olup herhangi bir iş deneyimi bulunmayan, 30 yaşını aşmamış ve mezun olduğu bölüm ile ilgili kendi işini kurmak isteyen girişimciler Genç Girişimci Kredisi kapsamında 50.000 TL’ye kadar aylık eşit taksitli kredi kullanabiliyorlar.
Üniversite mezunu olup, eğitimini aldığı ve deneyim kazandığı iş kolunda kendi işyerini açmak isteyen girişimciler Cesur Girişimci Kredisi kapsamında 75.000 TL’ye kadar kredi kullanabiliyorlar. Bu girişimcilerin 35 yaşını aşmamış ve eğitimini aldığı iş kolunda en az 2 yıl deneyim sahibi olması gerekiyor.
Mesleki kuruluşlardan eğitim sertifikası ya da belgesi bulunan ve ilgili iş kolunda deneyimi olup kendi iş yerini açmak isteyen girişimciler Usta Girişimci Kredisi’nden yararlanabiliyorlar. Bu girişimcilerin en az ilkokul mezunu olması ve kuracağı iş konusunda faaliyet göstermekte olan işyerlerinde en az 5 yıl çalıştığını belgeleyebilmesi gerekiyor. 30 yaşını aşmamış olması istenilen girişimcilerin sahip olduğu eğitim sertifikalarını belgeleyebilmesi de aranılan koşullar arasında yer alıyor. Usta Girişimci Kredisi’nde üst limit 30.000 TL olarak uygulanıyor.
Teknokentlerde faaliyet gösteren, patent hakkı satın almış / sahibi olan ve KOSGEB, TTGV, KOSGEB gibi kurumlardan hibe almaya hak kazanan girişimcilere Mucit Girişimci Kredisi kullandırılabiliyor. Girişimcilerde 30 yaşını aşmama koşulu aranıyor. Kredinin üst sınırı 75.000 TL olarak uygulanıyor.
İş Bankası Bayilik Almak İsteyen Girişimcilere Kredi Olanakları Sunuyor
İş Bankası yeni iş kurmak için kredi kullanacak girişimcilere dört farklı paket kapsamında destek sunuyor. Yeni iş kurmak isteyen girişimciler için bunların içerisinde en avantajlı olanın Franchising Kredisi olduğunu söyleyebiliyoruz. Franchising yani bayilik almak isteyen girişimciler bu kredi kapsamında 36 aya varan vadeler ile kredi kullanabiliyorlar. Kredi miktarının üst sınırının belirlenmesinde franchising almak için ödenecek olan tutarın % 75’i baz alınıyor. Açılacak olan işletmede ortaya çıkabilecek demirbaş temini ve dekorasyon türü masraflar için de aynı koşullarla fatura bedelinin % 75’ine kadar olmak koşulu ile kredi kullanma imkanı sunuluyor. Kredinin geri ödeme planı girişimcinin talebine göre eşit taksitli ya da esnek vade planlı olarak düzenlenebiliyor.
Yapı Kredi Bankası Kadın Girişimcileri Destekliyor

Yapı Kredi Bankası Kadın Girişimci Kredisi adı altında yalnızca gerçek kişi kadın tacirler ya da % 51 ve üzeri hissesi kadın ortağa ait olan firmalara kredi imkanı sunuyor. Ödeme vadesi 36 aya kadar uzanan bu kredi sayesinde iş hayatında kadın girişimcilerin daha fazla rol oynamasına katkıda bulunulması hedefleniyor.
Yapı Kredi Bankası ayrıca franchising almak isteyen ya da halihazırda bir franchise sistemi içerisinde bulunan girişimcilerin finansal ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik kredi imkanı da sağlıyor. 36 ay vade üst sınırı ile kullandırılan Franchising Kredisi’nde kullanılabilecek kredi üst limiti; isim hakkı bedeli, dekorasyon, demirbaş alımı gibi ihtiyaçlarının toplamının % 65’i olarak uygulanıyor.
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Tarafından Verilen İşyeri Açma Kredisi
Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı yalnızca ARGE projeleri yürüten girişimcilere iş kurma desteği sağlıyor. 5 kamu ve 24 özel sektör kurumundan oluşan Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, mühendislik şirketi açacak olan girişimcilere öncelik tanıyor. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı tarafından verilen destekler şu şekilde sıralanabiliyor:
Ticarileşme Politikaları Destekleri: Girişimcilerin ticari faaliyetlerinin desteklenmesine yönelik olarak işyeri açma desteği verilmesini kapsıyor. İşyerinin açılışını takip eden bir yıl süresince aylık olarak belirli miktarda ödemeler yapılarak bu destek sağlanıyor.
İleri Teknoloji Projeleri Desteği: Teknolojik ürün parçası gibi materyaller üretmeyi hedefleyen girişimciler bu destekten yararlanabiliyor. Bu kapsamda yüksek miktarlı hibe desteği veriliyor ve işyeri açılışından itibaren 3 yıl süre ile aralıklı krediler devam ediyor.
Çevre Projeleri Destekleri: 1.000.000 USD bütçe ile sağlanan bu destek kapsamında girişimcilere işyeri kuruluşu esnasında tek seferlik bir ödeme yapılıyor.
Enerji Verimliliği Proje Destekleri: Girişimciler işyerinin açılışından itibaren en fazla 1,5 yıl süre ile bu destekten yararlanabiliyorlar. Bu kapsamda 1,5 yıl boyunca işyeri açma desteği verilmeye devam ediliyor.

Yenilenebilir Enerji Projeleri Desteği: Bu destek işyeri açma kredisi kısmı geri ödemesiz hibe şeklinde ve 5 yıl süre ile veriliyor. Destek yeni işyeri açanlara tamamen faizsiz olarak sunuluyor. Yenilenebilir Enerji Projeleri Desteği’nden yararlanabilmek için; rüzgar ve su enerjisi gibi yenilenebilir bir enerji kaynağı kullanılması gerekiyor.



9 Mayıs 2019 Perşembe

Üreten Türkiye İçin Üretim Odaklı İş Fikirleri

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Türkiye’nin ekonomik sorunlarını kalıcı olarak geride bırakması için yapısal reformlar bu günlerde sıklıkla gündeme taşınıyor. 

Tüketen bir toplumdan üreten bir topluma dönüş yapılması için zorlu ancak bir o kadar da aydınlık bir süreç yakında görünüyor. 

Herkesin üreten bir toplum fikrine odaklanabilmesi için üretim odaklı iş fikirlerini içeren bir liste de biz hazırladık. “Ne üretebilirim?” diye düşünen herkese uygun bir ürün bulunan, hali hazırda piyasası bulunan üretilebilir ürünleri geleceğin üreticilerine sunuyoruz.



Üretim yapmak Türkiye dahil tüm dünya ülkelerinin güçlü olmasının ardındaki en önemli unsurlardan biridir. Ekonomik anlamda refah seviyesinin arttırılması ve toplumsal huzurun sağlanması için üretim odaklı iş fikirleri her zamankinden önemli hale geliyor. 

Ülkemizin hem bugünü hem de geleceği için bu günün girişimci ruhlarına geleceği parlak iş fikirleri ekmek

Tarımsal üretim ve sanayi üretimi özelinde yapılan çalışmalarla içerisinde bulunan zorluklar aşılabilir, ülkemizin siyasi arenada gücü artabilir ve belki de en önemlisi halkımızın hayat kalitesi yükseltilebilir.

Ekonomik kalkınma sağlanması ve üretim toplumuna geçilebilmesi için yalnızca hükumet yetkililerin atacakları adımlardan medet ummak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. 

Girişimciler üretim odaklı iş fikirlerine yönelerek hem kendi bütçelerini hem de ülke ekonomisini rahatlatabilirler. Bu yazımızda üretim odaklı iş fikirleri önerilerini bulabilirsiniz.

Binlerce Yıllık Meslek: Tarımsal Üretim Planlayanlar İçin İş Fikirleri


Üretimin atası tarım! Dünya ne kadar teknoloji üretirse, teknolojiden uzak olan ürünler de o kadar değerleniyor. 

Siz son teknolojinin imkanlarını kullanarak domates üretirseniz, geleneksel yöntemler ile üretilen domatesin değeri de artacaktır. “Ben topraktan uzaklaşmam” diyenler için, tarım odaklı iş fikirlerine göz atalım.

Akdeniz Ülkelerinin İmzası: Zeytin Yetiştiriciliği ve Zeytinyağı Üretimi


Etrafında zeytinler bulunan bir kaseye zeytin yağı doluyor. Yakın çekim.
Ülkemizde dört mevsim yaşanıyor ve verimli topraklarımız birçok şifalı bitkiye kucak açıyor. Son yıllarda üretimi azalan ancak faydaları saymakla bitmeyen zeytin en karlı tarımsal üretim iş fikirleri arasında yer alıyor. 

Zeytin yetiştiriciliği girişimciye yüksek karlılık bırakabiliyor ve zeytinin ticari olarak değerli bir ürün olması girişimcilerin avantajlarını arttırıyor. 

Sofralık zeytin üretiminin yanı sıra zeytinyağı üretimi imkanının da bulunması zeytin yetiştiriciliği iş fikrinin tercih edilebilirliğini arttırıyor. 

Zeytin yetiştiriciliğinin tüm faydasını sağlamak isteyen girişimcilerin ise markalaşma sürecine odaklanmaları gerekiyor. Zeytinyağı ihracatı usulüne uygun tanındık bir marka ile gerçekleştirildiği takdirde bölgesel kalkınmaya katkı sunulmuş oluyor.

Uzak Doğudan Gelen Bir Üretim Fikri: Bambu Yetiştiriciliği


Çok iyi nem çekmesinin yanı sıra iç ve dış giyim ürünlerinin, banyo takımlarının, havluların, yazlık giysilerin, mutfak gereçlerinin ve hatta yalıtım malzemelerinin üretiminde kullanılan bambu bitkisinin yetiştiriciliği tarımsal üretim odaklı iş fikirleri arasında yer alır. 

Verim alınabilmesi için sabırlı olmayı gerektiren bu iş fikri yüksek kazanç getirebilir.

Bir Tekstil Ülkesinin Vazgeçilmezi: Pamuk Yetiştiriciliği


Tekstil sektörünün sürekli ihtiyaç duyduğu pamuk hammaddesi yetiştiriciliği ülkemizde son dönemde dramatik bir düşüş yaşıyor. Halbuki ülkemizde yetişen pamuklar kalitesi ile tekstil sektörünün gelişmesini sağlıyor. 

Tarımsal üretim odaklı bu iş fikrini hayata geçirenler tekstil sektörüne ürünlerini satarak aynı anda birçok sektörün hareketlenmesini de tetikliyor.

Son Yıllarda Popüler Olan Bir Üretim: Kinoa Yetiştiriciliği


Besleyici ve bir o kadar da lezzetli olan kinoa bitkisi uygun şartlar sağlandığında ve doğru teknikler uygulandığında ülkemizde de yetişebiliyor. 

Yüksek oranda protein barındıran bu bitkinin beslenme programlarına sokulması uzmanlar tarafından ısrarla tavsiye ediliyor. 

Kinoanın hem yerel ihtiyacı karşılaması hem de ihraç edilebilme potansiyelinin yüksekliği kinoa yetiştiriciliğini karlı iş fikirleri arasına sokuyor.

En Güzel Kokulu Üretim Fikri: Lavanta Yetiştiriciliği


Mor renkli mis kokulu lavantalar tarımsal üretim odaklı iş fikirleri arayışında olanlara göz kırpıyor. Lavantanın yağı, yaprakları ve çiçek olarak kendisi satışa sunulabiliyor. 

Lavantayı işleyen girişimcilerin kazançları artıyor ve lavanta üretimi iş fikri karlılığını sürdürüyor.

Sanayi Üretimi Hayal Eden Girişimciler İçin İş Fikirleri


Sanayi üretimine odaklanmak isteyen yeni nesil girişimciler için de fikirlerimiz var. Hali hazırda yurt içinde ve yurt dışında satılabilir piyasası olan ürünler için bir liste hazırladık. Her fikri gerçeğe çevirmenin şartları farklı. 

Bazı ürünler için nispeten daha mütevazi sermayelere ihtiyacınız olabilecekken, diğerleri sizden büyük miktarlarda yatırım bekleyecektir. Size düşense, şartlarınıza en uygun fikri bulup üretime odaklanmanız.

Otomotiv Üretimi İle Meşhur Bir Ülke İçin: Lastik İmalatı


Bisikletler, motosikletler, binek araçlar, uçaklar, kamyonlar ve tırlar… Araçların olmazsa olmaz parçaları arasında yer alan lastiklerin imalatı sanayi üretimi odaklı karlı iş fikirleri arasında yer alıyor. 

Sanayi üretimi yapılması hedefleniyorsa gerektiğinde teşviklerden de yararlanılabiliyor. Kauçuk sanayindeki gelişmeler diğer birçok ürün kaleminin ithalat edilme gereksinimini de azaltıyor.

İtalyanlara Rakip Olabileceğimiz Bir Sektör; Mobilya Üretimi


Koltuklar, sandalyeler, masalar, mutfak dolapları, banyo takımları, yatak odaları, bahçeler ve işletmeler için özel olarak üretilen mobilyalar girişimcilerin kazançlarını arttırabilir. Kaliteli ham madde kullanılması ve markalaşma ile mobilya sektörünün tüm karlılığı yaşanabilir. 

Ancak mobilya üretimi söz konusu olduğunda tasarımın öneminin de göz ardı edilmemesi gerekir. Mobilya üretimi yapmayı düşünenlerin markalaşmak için tüm fırsatları değerlendirmeleri önerilir.

Gelenekten Geleceğe Bir İş Fikri; Deri Ürünleri İmalatı


Tekstil sektörünün bir alt dalı olarak ifade edilen deri ürün imalatı, dört mevsim turistin ağırlandığı ülkemize döviz girdisini arttırabilir. 

Sahil kesimlerinde özellikle Ege Bölgesi’nde sıklıkla karşımıza çıkan deri ürün satışı dükkanları yeniden canlanabilir ve yaz ayları başta olmak üzere tüm yıl boyunca gelir elde edilebilir. 

Üstelik ihracat olanakları da takip edilirse deri ürünleri imalatı karlılığı arttırılabilir.

Geleceğin Sektörü Kozmetik: Makyaj Ürünleri İmalatı


Kozmetik ürünleri imalatı giderek daha karlı hale geliyor. Makyaj yapma yaşının düşmesi ve kadınların iş hayatına daha fazla entegre olup dış görünüşlerine önem vermek zorunda olmaları kozmetik firmalarının cirolarını arttırıyor. 

Üretim odaklı iş fikirleri arayışında olanlar ve kozmetik sektörüne giriş yapmak isteyenler özel bir marka çalışması yaptıkları takdirde bu iş fikrinin karlılığını yaşayabiliyor.

Geleceğe Odaklanan Üretim Fikri: Teknolojik Cihazlar


Ülke ekonomimizin gelişmesi ve girişimcilerin yüksek karlılık elde etmesi için büyük bir fırsat sunan teknolojik cihazlar, maalesef ki genellikle ithal ediliyor. En basit düzeneklere sahip olan cihazların dahi ithal edilmesi yerli imalatçılar için hem fırsat hem de handikap barındırıyor. 

Teknolojik cihaz üretimi yapılmaya başlandığında, kaliteli ürünler üretildiğinde ve marka bilinirliği arttırıldığında bu sektörde para kazanma hayali gerçekleşebiliyor.

İnşaat Sektörüne Üretici Bakışı; Yalıtım Malzemesi İmalatı


İnşaat sektörünün genişlemesi yalnızca projeyi hayata geçirenlerin değil inşaat malzemeleri üretenlerin de yüzünü güldürüyor. Yalıtım malzemeleri imalatı sanayi üretimi odaklı iş fikirleri arasında yer alıyor. Sürümden kazandıran bu iş fikri markalaştırıldığı takdirde büyük projelere satış yapma imkanını da beraberinde getiriyor.