yönetici sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
yönetici sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

3 Temmuz 2020 Cuma

Yeni bir çalışan profili: Değişken kuşak

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



İş hayatında kuşaklarla ilgili bir değerlendirme her zaman yapılır. X, Y ve Z kuşakları derken, şimdi yeni bir kuşakla karşı karşıyayız. Dijitalleşmeyle birlikte kendini gösteren, herhangi bir kariyer planı olmayan kişilerden oluşan, işe alım süreçlerinde ekstra özen isteyen bu yeni kuşağa dair detaylar sayfamızda;




X, Y, Z kuşağı dedik alfabenin sonuna mı geldik? Özellikle iş dünyasında popüler olan Generation Flux/GenFlux adında kuşaktan hep söz ediliyor. Türkçeye çevirmeye çalıştığımızda Flux; akış, değişip durma anlamına geliyor. Biz de bu kuşağı değişken kuşak, esnek kuşak gibi çeviriler olarak tanımlayabiliriz, ama en uygunu “Değişken kuşak” gibi.

Generation Flux kuşağı için gerçek anlamda bir kariyer planı yok diyebiliriz. Kişide birden çok beceri ve özellik olması da biraz bunu getiriyor. Bu kuşak, diğer kuşaklar gibi belli bir yaş aralığında da değil. 35 yaşında bir mühendis, 18 yaşında bir genç ve 55 yaşında bir doktor çok rahat bu kuşağı temsil ediyor olabilir. Bu kuşakta var olan şey, belirsizlik diyebiliriz.

Flux generation twitter’daki trend topic listesi gibi. Her an her şey olabilir ve çok hızlı değişebilir. İşte bu değişken pazar durumu Flux kuşağını besliyor ve büyütüyor.

Değişken bu kuşak, çok sayıda iş değiştirebiliyor ve çok sayıda sıfırdan başlangıç yapabiliyor. Genç yaşta işe girmeye çalışıyor. Okulu bitirmeyi beklemiyor. 

Okul bir süre sonra diploma zorunluluğundan başka bir şeye dönüşmüyor. Kişi kendi işini geliştirebiliyor. Mesela fizik okuyor, ama grafik tasarım öğreniyor. Sonra çok iyi bir reklam ajansında art direktör oluveriyor. Fizikle aslında hiç ilgilenmiyor.

Y kuşağından ziyade flux kuşağı, sosyal medya ve interneti oldukça fazla kullanıyor. Sosyal medya dünyasında çok sayıda değişken kuşak üyesine rastlayabiliriz. En basitinden bunun için insanların twitter profillerine bakmanız yeterli. Dün ruh hali kötüyken, bugün muhteşem olabiliyorlar. 

Bu kişilerin çoğunluğu multi-task yani çoklu görev, çoklu iş yapabiliyorlar. En iyi yanları kendilerini geliştirme eğiliminde olmaları. Değişen iş dünyasını çok iyi izliyorlar ve değişime göre güçlü yanlarını değiştirebiliyorlar.

İşletme mezunu ve MBA yapmış olabilirsiniz. Bir bankada işe başlayıp, sonrasında işten ayrılıyor olabilirsiniz. Bir gün can sıkıntısından youtube’da makyaj kanalı açarsınız, videolar çekersiniz ve youtube’da bir anda çok izlenmeye başlarsınız, ünlü olursunuz. 

Bir bakmışsınız, youtube’un en önemli influencer’larından biri olmaya aday olmuşsunuz. Hatırı sayılır firmalar, reklam için sizin peşinizde olur.

Aslında bu kuşağın kariyer öyküleri en çok insan kaynaklarını şaşırtacak. Bazı İK’cılar bu kuşağın özgeçmişini tutarsızlık olarak görüp diskalifiye ederken, bazı İK’cılar değişken kuşağın özgeçmişini çok sayıda yetenek ve yetkinlik olarak görecek. Bu fırsatları adayların beceri ve yetkinliklerine göre yerleştirecek ve uygulayacak. 

Bu adaylar, mesleklerin değil becerilerin konuşulduğu geleceğe doğru emin adımlarla ilerleyecekler.
Aslında günümüzde normal olması gereken de bu galiba. Bazı öğrenciler, mesleğini kendi seçemiyor ya da sadece diploma için herhangi bir üniversitede bir bölüm okuyor. 

Gerçekten sevdiği bölümü okuyabilenler ise şanslı kitleyi oluşturuyor. Günümüzde bir sınav sonrası kazanılmış bir bölümden mezun olup, o bölümle alakasız bir meslekte çalışmaktan daha tuhaf bir şey yok herhalde.

Önemli olan ise şu; insanların neyi yaptığına değil, neyi iyi yapacağına bakmalıyız. Bilginin, iletişimin bu kadar hızlı aktığı bir yerde, uzun vadeli bir kariyer planı yapmak bazen mümkün olmayabiliyor.

Bu kuşakla birlikte verilen iş ilanlarının içeriği de değişmek zorunda kalabilir. Bu değişim o kadar güçlü ki komedyenler, tiyatrocular, oyuncular, sanatçılar, felsefeciler, öğretmenler de bunun bir parçası. Unutmayalım ki dijital bir çağ yaşıyoruz ve bu çağda güçlü olan değil, uyum sağlayan hayatta kalacak.


Uzaktan çalışan ekipleri motive etmenin 4 yolu



Uzaktan çalışmaya beklenmedik, hızlı bir geçiş yaptık. Birkaç ay öncesine kadar yan yana çalışan ekipler artık ayrı çalışıyor. Bu sadece çalışanlar için değil, aynı zamanda liderler için de zorlu bir süreç. Ekipleri yönetmenin temel ilkeleri geçerliliğini korusa da birbirinden uzak çalışan ekip üyelerini motive etmek ayrı bir özen istiyor.

Uzaktan çalışan ekibinizi motive etmek için şu 4 yöntemi uygulayabilirsiniz:

Çalışanlarınızla bağ kurun

Öncelikle çalışanlarınızın ellerinden gelenin en iyisini yapabilmeleri için kendilerini şirketinize bağlı hissetmeleri gerekiyor. Bu bağlılık duygusu sadece ekip üyeleri için değil, aynı zamanda yönetici veya müdür seviyesindeki kişiler için de geçerli. 

Yöneticiler, tüm ekibe destek olup onlara rehberlik ederse, örnek bir yol da göstermiş olur. Ekipler uzaktan çalışırken onlarla bağlantı kurmanın en iyi yolu yüz yüze iletişime öncelik vermek. Bu noktada, telefon görüşmeleri yerine video konferanslar yapabilir, ekip üyelerinize özel mesaj göndermek yerine her birinin grup sohbetlerine katılmasını teşvik edebilirsiniz.

Takım performansını ödüllendirin

Ödüller, genel olarak çalışanlar için büyük motivasyon kaynağıdır. Bu nedenle işinize biraz heyecan katmak için ödül sisteminden yararlanın. Ekibin bir bütün olarak ödülü kazanması için teşvikler sunun. 

Bu, tüm ekip üyelerine çalışabilecekleri ortak bir hedef vereceğinden ekip ruhunu da sağlamlaştıracaktır. Elbette bireysel ödüller de sunabilirsiniz; ancak takım ödüllerinin daha iyi motivasyon sunacağını da bilmelisiniz.

Mikro yönetim yapmayın

Çalışanları en fazla rahatsız eden şeylerden biri de mikro yönetimdir. Bu nedenle ekiplerinize, kendilerine verilen görev ve projeleri gerçekleştirmeleri için güvendiğinizi gösterin. 

Elbette takibi bırakın demiyoruz, ancak işin istenildiği gibi yapılıp yapılmadığına odaklanın. İstenen zamanda, beklentiye uygun tamamlanan işleriniz için ekstra denetim yapmanıza gerek yok. Özerkliği teşvik edin ve ekiplerinizi aktif olarak izleyin.

Teknolojiden yararlanın

Birbirinden uzakta çalışan ekiplerin kolayca iş birliği yapmalarına, dosya paylaşmalarına ve sohbet etmelerine olanak tanıyan platformlara ihtiyaçları vardır. 

Bu platformları, iletişim kurmak ve iş birliği içinde çalışmak için nasıl kullanmaları gerektiğine ilişkin net yönergeler belirleyebilirsiniz. Çalışanlar kendi bireysel çalışma tercihlerine sahip olduklarından, nasıl çalıştıkları ve iş birliği yaptıkları ekipler arasında bir tartışma kaynağı olabilir. 

Yönergeler yöneticiler tarafından belirlenirse, bu gibi tartışmalar da olmayacaktır.

Uzaktan çalışma sürecinde hangi mobil uygulamalardan yararlanabileceğinizi merak ediyorsanız 

Çalışanlar için en iyi verimlilik uygulamaları başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Kaynak: Forbes

Pandemi sonrası öne çıkan liderlik özellikleri


Pandemi sonrasında oluşacak yeni iş düzeninde, önceki döneme göre daha farklı liderlik özelliklerinin gerekli olacağına dair bir uzlaşı söz konusu. Çalışan Bağlılığı Uzmanı Bertay Fişekçi, “Yeni normalde” liderlerin hangi özellikleri taşıması gerektiğini yazımızda anlattı.
Oldukça sözü edilen fakat çok da “yerleşmemiş” bazı liderlik özelliklerinin, pandemi sonrası çalışan bağlılığını sağlayabilmek için bir ön koşul olarak ortaya çıkması bekleniyor. Peki bu özellikler neler? Gelin, bu beklenen yeni liderlik özelliklerinden bazılarını maddeler halinde inceleyelim.

Çalışanına güvenen lider

Çalışanlarla karşılıklı güven ilişkisi kurabilen liderler etkinliklerini de arttırabiliyor. Bu güven ilişkisini kurabilmek içinse, öncelikle çalışanların verilecek görevi en iyi şekilde yapacağı düşüncesini çalışana hissettirmek gerekiyor. Pandemi sonrasında çalışanların belli bir bölümünün evlerinden çalışmaya devam etmesi veya hibrit bir düzene geçilmesi tasarlanıyor. Yani “eskinin” her şeye karışan ve çalışanın ofisteki masasında oturduğu dakikaları takip eden liderlerin dönemi kapanıyor. Bu bağlamda “iş sonuçları” üzerinden çalışanın performansının değerlendirilmesi, çalışanın iş ve özel hayat sınırlarına saygı gösterilmesi ve çalışana belli bir özgürlük alanı tanınması yeni liderin özellikleri arasında olacak.
Bu davranışın hemen devamında çalışanların “bir sorunu” ifade edebilme özgürlüğüne sahip olması geliyor. İş sonuçları üzerinden takip ve diyalog kurulabilir; ancak çalışanlar, sorumluluğundaki konulardan birinde bir sorun olduğunu rahatça ve zamanında ifade edemiyorsa, sıkıntı büyüyerek devam edecek demektir. Bu noktada çalışanlar, yetişkin sorumluluğu göstermeli, üzerine aldıkları sorumluluğun gereğini yerine getirmeli, getiremiyorlarsa da zamanında bunu ifade etmeli ve takımın ya da liderin desteğini isteyebilmelidir. Eğer fikirler, görüşler özgürce tartışılarak şirket ve ekip için en doğru yol bulunursa, başarıya da ulaşılabilir. İşte, bu kültürü yaratacak bir kişi, yeni dönem lideridir.

Çalışanından tavsiye ve fikir alan lider

“Her şeyi ben bilirim” diyen liderlerin dönemi hızla kapanıyor. Uzak noktalarda çalışan, birbiriyle kısıtlı iletişimi olan farklı takımların ve çalışanların her birinin “yönlendirilmesi” artık bir lider için imkansız hale geldi. Bu noktada çalışanları dinleyen, uzmanlıklarına saygı gösteren, otoriter bir yaklaşım yerine ortak karar alınması yaklaşımını benimseyen liderler öne çıkacak.
Bunu destekleyen başka bir davranış da “şeffaf” liderliktir. Lider, bilgi paylaşımını sürekli ve dürüstçe yaparsa, çalışanlar kendilerini daha önemli hissediyorlar ve başarı da böyle geliyor. Lider kendi hayatındaki zorluklardan, kendi müdürüyle ilişkisinden ekibine bahsederse, ekibi onun amaçlarına ulaşması için desteğini arttırıyor. Bilgi ve duygu paylaşımı, liderin ekibine “Aynı gemideyiz” mesajını ve duygusunu yansıtmada en önemli parametrelerden biri. Bilgi saklayan, bilgiyi çalışanları için değil çalışanlarına “karşı” kullanmayı adet edinen liderlerin dönemi kapanıyor.

Çalışanının başarısını öne çıkaran lider

Yeni lider, bireysel olarak başarılı olmuş çalışanını öne çıkarmak için fırsat kollayan, bunu açıkça ve geniş yüreklilikle yapan kişidir. Liderliğin bilinen tanımında “Lider yetiştirmek” önemli bir madde olarak anılır ve üzerinde durulur. Yeni dönemde çalışanları “bireysel” olarak tanıyan, onların kişilik özelliklerini bilen, nasıl motive olduklarını kavramış, “bireyselleştirilmiş” liderlik davranışı gösteren liderler öne çıkacak.
Bir lider, küçük zaferlerin takımları büyük başarılara götüreceğini bilir ve ekip içinde bireylerin yarattıkları başarıları yüksek sesle ve tüm ekibe ilham olacak şekilde paylaşır. Başarılarının fark edildiğini bilen çalışanlarsa hem işlerine hem de şirketlerine daha çok aidiyet duyar.
Bu konuyla ilgili söylenebilecek daha pek çok şey var. Bir sonraki yazımızda kaldığımız yerden devam edeceğiz.


16 Kasım 2019 Cumartesi

Yöneticilere özel mülakat tavsiyeleri

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Kariyerinin henüz başında olanlar için bugüne kadar pek çok kez mülakat önerilerinde bulunduk. Bugün ise yöneticilere özel mülakat tavsiyelerimiz var…



Beklenilen kariyer fırsatını yakalamak için artık her mülakat itinalı bir çalışma istiyor. Yönetici seviyesinde çalışanlar için durum biraz daha kritik, çünkü yönetici pozisyonu mülakatları çift yönlü ilerliyor. Hem kendini çok iyi anlatacaksın hem de karşındaki işvereni çok iyi tanıyacak ve anlayacaksınız. Yönetici Kariyer Koçu Filiz Gündoğdu Demirbağ, yönetici seviyesinde çalışanlara özel mülakat önerileriyle bugün Kariyer Rehberi’nde…

Şirketler yöneticilerden kararlı olmalarını, kararlarına ve becerilerine güvenmelerini beklerler. Yani yönetim pozisyonlarına kendine güveni tam olan adayları getirmeyi düşünürler. Yönetim kademesi arttıkça, paralel olarak kendine güvenin de artması beklenir.

Çoğu zaman iş hayatına ve günlük uğraşlara gömülüp, kendi kariyerimizle ilgili düşünmeyi “Ben nereye gidiyorum, ne istiyorum” diye kendimize sormayı unutuyoruz. Bazı anlarda düşünsek bile bir karara varamadan ya bir telefon çalıyor ya da bir kriz patlıyor…

Nereye gittiğini bilmeyen kişi rüzgar nereye götürürse oraya gider. Rüzgar bizden yanaysa sorun yok, ama rüzgar genelde farklı yönlerden eser.

Yönetici kişinin kariyer beklentisi net değilse genelde şu olur:

İK uzmanı: Kariyer beklentiniz nedir? Ne tür pozisyonlar ilginizi çekiyor?

Yönetici: Deneyimlerime uygun bir fırsat/Şimdiki pozisyonumdan daha iyi bir fırsat…

İnanın bu cevaplar aslında hiçbir şey ifade etmiyor. Özellikle kıdemli yöneticilerin iş deneyimleri fazla olduğu için birçok deneyim iç içedir. Farklı kariyer seçenekleri vardır. Bu cevaplar “Seçimi ben yapmayayım da siz benim için yapın” demekle aynı şey oluyor.

Diyelim ki şapkayı önünüze koyup düşündünüz, bir iş değişikliği yapmaya karar verdiniz ve yeni bir başlangıç için mülakattasınız. Ne yapacaksınız?

Öncelikle diğer adaylar arasından sıyrılacak bir iletişim stratejisi benimsemeliniz. Mülakat görüşmeleri dışında tüm süreci yürütürken de buna dikkat etmeniz önemli. Hangi deneyiminin hangi becerinin bilinmesi kritikse ona odaklanmalısınız, çünkü bu karşı taraftaki etkiyi oldukça arttıracaktır.
Önerilen pozisyon kariyerinize ne getirecek ve en önemlisi ne götürme riski var? Bunları detaylıca hesaplamalı ve ona göre karar almalısınız. İşe başlanılacak şirketin ve sektörün içinde bulunduğu durumu görüşme öncesinde detaylı bir şekilde incelemeniz gerekiyor. Zaten yönetici seviyesinde çalışacak kişilerden de mülakat anında bu konulara hakim olması bekleniyor. Bunu unutmayın.
Diğer pek çok mülakatta olduğu gibi yönetici pozisyonu mülakatlarında da adayın da sorular sorması gerekiyor. Sadece işe alım uzmanının konuştuğu bir mülakat verimli olmadığı gibi adayın da aleyhine bir durum teşkil edecektir. Bu nedenle ilgili konularda gerekli bilgileri edinin ve mülakatta tecrübenizi, bilginizi konuşturun.
Bugüne kadar edindiğiniz pek çok iş ve mülakat deneyimi yeni bir başlangıç yaparken sizin en büyük yol göstericiniz olacaktır. Ancak bu yola çıkmadan yapılabilecek en önemli şey; ne istediğinizden ve istemediğinizden emin olarak yeni bir maceraya atılmanız.

İş görüşmesinde sorman gereken 9 etkileyici soru


Bir iş görüşmesine gittiğinde net olarak kaç rakibin olduğunu bilmesen de birçok rakibin olduğunu ve onlar arasından sıyrılman gerektiğini biliyorsun. Kariyer Rehberi’nde bugün,  bu rakipler arasında seni ön plana çıkaracak 9 etkileyici mülakat sorusu var.

Pozisyonla ilgili sorular

Çalışanlarınızın başarısını nasıl ölçüyorsunuz?
Bu soru, işle ilgili bilmen gerekenlerin temeline iner. Yöneticinin performansından memnun olması için ne yapman gerektiğini anlamanı sağlar. İş tanımlarında çoğu zaman onlarca görev yazar, ama iş yerindeki başarı genel olarak birkaç madde üzerinde yoğunlaşır. Bu nedenle başarının hangi noktalar baz alınarak ölçüldüğünü öğrenmek farklı nüanslar yakalamanı sağlayabilir.

Bu pozisyondaki kişiyi hangi zorluklar bekliyor?

Pozisyonun karşılaşabileceği zorluklara dair böyle bir soru sorman, iş tanımından asla alamayacağın bilgileri sana sunabilir. Aynı zamanda, geçmişte benzer zorluklara nasıl yaklaştığını anlatman için bir fırsat yaratabilir.

İşteki rutin bir gün veya haftayı tanımlayabilir misiniz?

Görüştüğün pozisyonun seni en çok heyecanlandıran kısmı belki de yıl içinde sadece birkaç kez karşına çıkacak. İşte, günlük rutinleri anlamak üzere soracağın bir soruyla bu konuya da bir  açıklık kazandırabilirsin.

İpucu: Bazı işe alım uzmanları bu soruya “Her gün farklı” diyerek cevap verebilir. Böyle bir durumda mevcutta çalışan kişinin günlük iş planı hakkında bir soru sorabilirsin.

Konumdaki başarıyla ilgili sorular

Bu pozisyona alınacak kişiden ilk 6 ay içinde beklentiniz nelerdir?
Bu soruya verilecek cevap, ne tür bir tempoda çalışman gerektiği ve şirketteki organizasyonun hızı hakkında fikir sahibi olmanı sağlayacak. Ayrıca şirketin gelecekteki projeleri konusunda da bu soru sayesinde ipucu alabilirsin.

Bu işte iyi olan bir kişiyi diğerlerinden farklı kılan sizce nedir?

Bir mülakatta sorulabilecek en güçlü soru bu olabilir. İşe alım yöneticileri, ortalama bir iş yapacak birisini bulma ümidiyle adaylarla görüşmüyor, işinde üstün olacak birini bulmayı hedefliyor. Bu soruyu sorduğunda ise aynı şeye önem verdiğinizi gösterebilirsin.

Şirketle ilgili sorular

Şirket kültürünüz hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Görüşme yaptığın şirket içinde güçlü bir hiyerarşi ya da daha rahat bir çalışma şekli olabilir. Bunu öğrenmenin doğru yolu, net olarak kültürle ilgili bir soru sormak. Böylece sana uyan ve uymayan noktaları tespit ederek daha bilinçli bir başlangıç yapabilirsin.

Bu şirkette çalışmakla ilgili en çok neyi seviyorsunuz?

İşverenlerin bu soruya vereceği cevapla çok şey öğrenebilirsin. Gerçekten işlerinden zevk alan insanlar, bunu bir şekilde söz veya mimiklerinden belli eder. Bu soruyu sorarken, net bir cevap alamama ihtimaline de hazırlıklı olman gerektiğini söylemeliyiz.

Gerçekten önemsediğin soruyu sor

Bazen insanlar, bir mülakatta soru sorma sırasını yalnızca İk uzmanını etkilemeye çalışmak için kullanır. Sadece işi kapmaya odaklanmak yerine, işin senin için uygun olup olmadığını ölçmene yarayacak sorular sormayı önemsemelisin.

Gelecek planlarıyla ilgili sorular

Gelecek planlarınızda neler var?
Bu oldukça temel ama aynı zamanda etkili sorulardan da biri. Gelecekte yapılması planlanan projeler ve hedefler konusunda hemfikir olup olmadığını anladıktan sonra işe başlamak senin için en iyisi.

Bu pozisyonla neden ilgileniyorsunuz?


İş görüşmelerinde bazı sorular var ki sorulmadan mülakatlar tamamlanmıyor. İK uzmanlarının doğru adaya karar vermek için sorduğu en önemli sorulardan birini daha bugün senin için cevaplıyoruz…

İş görüşmelerinde en sık sorulan sorulara verilecek cevapları senin için açıklamaya devam ediyoruz. Daha önce “Önceki işinizden neden ayrıldınız?” sorusuna verilecek cevabı detaylı olarak açıklamıştık. Bugün ise “Neden bu pozisyonla ilgileniyorsunuz?” sorusuna cevap arayacağız.

Görev tanımını anladığından emin ol

İş görüşmesi yaptığın pozisyonla ilgili olarak öncelikle görev tanımı konusunda net bir fikir sahibi olmalısın. En doğru soruları ancak bu şekilde sorabilirsin. Pozisyona dair kriterlere hakim olduktan sonra sorularını rahatlıkla sorabilirsin.

Heyecanını hissettir

İşle neden ilgilendiğin soruluyorsa, gerçekten işe karşı ilgi duyman önemli. Unutma ki bütün işverenler pozisyona ve şirkete bir şeyler katabilme hevesi taşıyan kişileri işe almayı ister. Bu nedenle görüştüğün iş, seni gerçekten heyecanlandırıyorsa, bunu karşı tarafa da hissettirmelisin.

Şirketle mi işle mi ilgilisin?

Seni işle ilgili heyecanlandıran şey çalışacağın şirketse, cevabına daha çok çalışman gerekiyor. Tabii bundan daha önemlisi de senin için asıl önemli olanın “iş” olması gerektiği; çünkü günlük işlerinin çoğu, şirketin değil bulunduğun rolün sorumluluklarını yerine getirmekle ilgili olacak.

Cevabını kariyer yörüngene bağla

Çalışacağın pozisyona katacaklarından bahsettikten sonra, pozisyonun kariyerine ne gibi artılar kazandırabileceğine değinebilirsin. Bu seni planlı ve kararlı bir aday olarak gösterecektir.

Buraya dikkat!


İşin, kariyer planına nasıl uyduğunu açıklarken, başka bir hedefe ulaşmak için basamak gibi kullanmaya çalıştığın izlenimi yaratabilirsin. Bu noktada seçeceğin cümlelerde dikkatli olman gerek.

 İşle gerçekten ilgilenmiyorsan ne olacak?

Bazen sadece maddi nedenlerden dolayı o görüşmede bulunuyor olabilirsin. Böyle bir durumdayken “Pozisyonla neden ilgileniyorsunuz?” sorusuna cevap vermek zor. Ancak işi kaçırmak istemiyorsan ve işe karşı bir şekilde ilgin ve yeteneğin varsa  bunu göstermek zorundasın. Gerçekten işle ilgili ilgini çeken hiçbir şey bulamıyorsan, başka bir yere başvurmak senin için daha iyi olabilir.

Önceki işinizden neden ayrıldınız?


Bir iş görüşmesinde sorulması garanti olan sorulardan biri de son iş yerinden neden ayrıldığınla ilgili olacaktır. Böyle bir soruyu cevaplarken dürüst mü olmalı yoksa stratejik mi davranmalı? Bu kritik sorunun cevabı bugünkü yazımızda…

“Neden yeni bir iş arıyorsunuz ya da neden son işinizden ayrıldınız?” Bu tarz soruların mülakatlarda sorulma ihtimali oldukça yüksek. Sorulan soru ne olursa olsun, cevabını verirken aklında bulundurman gereken birkaç şey var.

Profesyonel ol

İşini bırakmana neden olan kişisel sebeplerden bahsetmen aleyhine olabilir. İş yerinin uzaklığı, patron  ya da yönetici faktörü, iş arkadaşlarıyla ilgili sorunlardan bahsetmek olmaz. Bunlar elbette ki kişisel olarak geçerli nedenler; ancak işe alım uzmanlarının çok da duymak isteyeceği şeyler değil. Bu nedenle kişisel rahatsızlıklarından bahsetmek yerine işin/projelerin vb. konulardaki aksayan yönlerden bahsedebilirsin.

Genel cevaplardan kaçın

Genel cevaplar, aday hakkında kesin bir şey söylemediği için işe alım yöneticisinin de ilgisini çekmemektedir. “Daha fazla gelişim fırsatı arıyorum” veya “Yeni bir heyecan istiyorum” gibi hazır bir cevap vermek yerine, neden bunları istediğini açıkla.

 Olumsuz konuşma

Önceki işin, işverenin, yöneticin ya da iş arkadaşların hakkında olumsuz konuşma. Bu kişilerden biri işten ayrılmanın nedeni olabilir; ama yine de neden olarak onları göstermemelisin. Cevabın eleştirel değil yapıcı olmalı. Olumsuz bir cevap seni de olumsuz bir kişi olarak gösterir. Şikayet olarak yorumlanabilecek herhangi bir şey söylemekten kaçınmalısın.

Yalan söyleme

Bazen kendi kontrolün dışında işten ayrılabilirsin. Şirketinin küçülmesine veya pozisyonunun kaldırmasına bağlı olarak işini kaybettiysen, bunu söyleyebilirsin. Kovulduysan veya performans sorunları nedeniyle ayrıldıysan, bu deneyimin sana öğrettiklerinden bahset. Özellikle olumsuz bir durumla ilgili dürüst olman, lehine olacaktır.

Kısa ve öz bir cevap ver

Cevabını kısa ve öz tut. Net bir resim çizecek kadar ayrıntılı bilgi ver, ancak fazla açıklama yapma. Çok fazla ayrıntıya girmek, faydadan çok zarar getirebilir.

Negatifleri pozitifleştir
Şu anki mesleğinin bir yönünü beğenmiyor olabilirsin. Neyi sevip sevmediğin hakkında düşün. Bu cevabın sınırlarını çizmek için şöyle bir cevap verebilirsin:

Şu anki görevimde X yapıyorum, ama güçlü yanlarımın/tutkularımın/ilgi alanlarımın Y ve Z ile daha uyumlu olduğunu anladım.

İlgini abartma

Görüştüğün pozisyon hayalindeki iş olabilir. Şartlar da tam istediğin gibi olduğunda bu işi kaçırmamak isteyebilirsin;ancak mevcut işinden ayrılmanın tek sebebi olarak buna odaklanmamalısın. Yeni bir işe başlama konusundaki coşkundan bahsetmen önemli olsa da aşırıya kaçmamalısın.


30 Ocak 2019 Çarşamba

2019 Şirket bütçeleri için en zor yıl

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


2019 yılı bütçelerinin hazırlandığı zaman dilimi içindeyiz. Ancak gerçekçi bütçeleri ortaya çıkartacak sağlıklı verilerden yoksunuz ve ekonomik koşullardaki beklentiler de o kadar net değil.

Bütçeyi yaparken kullanılacak geleceğe dair varsayımlar tablosunda; yabancı para kurları, enflasyon oranları, kategorilere göre yapılacak tahmini zam oranları, alım şartları (vade, opsiyon vb), olası kredi alımında kullanım şartları ve oranları, personel alımı ve personel ücretlerinde zam oranları öncelikle yer almalıdır. 

Ancak aşağıda belirteceğim şekilde, bunlara temel teşkil etmesi gereken MB’nın enflasyon tahminlerindeki sapmalar artarak devam ediyor. 

Gerçi 2011 yılından bu yana öngörülen oranlar hiç tutmamıştı ama bu seneki durum bambaşka!

Peki bu durumda yol haritasını nasıl belirleyeceğiz?

Modern yönetimin büyük ustası Peter F. Drucker; “Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur” diyerek durumu özetlemiş.

O zaman dikkate alacağımız husus sadece son sahne olmamalı, geçmişe de bir göz atmalıyız. Zira son 4-5 yılda da tutmayan şirket bütçeleriyle sık karşılaştık.

İşte 2011-2017 arası MB hedef ve gerçekleşen enflasyon oranları:

Yıl         Hedef         Gerçekleşen     Sapma
2011       %5.5                %10.4            %89
2012          %5                 %6.4            %28
2013          %5                 %7.4            %48
2014          %5                 %8.2            %64
2015          %5                 %8.8            %76
2016          %5                 %8.5            %70
2017          %5                %11.9           %138

Bu seneyi başka yapan ise her çeyrek arasındaki tahminlerde izlediğimiz önemli farklardır.

İşte 2018 yıl sonu için MB tarafından yapılan sıralı enflasyon tahminleri:

Tarih              Tahmin   Değişim oranı
28.12.2017           %7
20.01.2018         %7.9           %13
30.04.2018         %8.4             %6
31.07.2018       %13.4           %59
31.10.2018       %23.5           %75

Henüz yıl sonunu görmediğimiz için son tahminin (%23.5) tutup tutmayacağını da bilmiyoruz. 

Bu tahmin tutsa bile ilk tahminle (%7) son tahmin arasındaki değişim oranı %236’dır. 

Benim yıl sonu enflasyon tahminim asgari %27’dir.

Dayandığım iki nokta var. Birincisi, hükümetin ‘Yeni Ekonomi Programı’nda açıklanan %20.8’lik yıl sonu enflasyon tahmini üzerinden henüz 1.5 ay geçmişken, MB’nın yaklaşık 3 puan daha fazlasını tahmin etmesidir.

İkincisi, 9 Ekim 2018 tarihinde açıklanan ‘Enflasyonla Topyekun Mücadele Kampanyası’na rağmen Ekim ayında da enflasyonun yeni rekorlar kırarak aylık %2.67, yıllık %25.24 olmasıdır. ÜFE’de %45 çıktığına göre; Kasım, Aralık Ocak enflasyonları nasıl düşer?

Tam tersine bu fazlalık TÜFE’ye yansır. 

Aynen bütün gayretlere rağmen fiyatların Ekim ayında da yükselişini sürdürdüğü gibi…

MB gıda fiyat enflasyonunu da 2018 yılı için %13’ten %29.5’e yükseltti. Bunun da %33 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyorum.

Şimdi gelelim 2019 yıl sonu için yapılan %15.2’lik tahmine (Temmuz ayında öngörülen %9.3 idi).

Yukarda anlattıklarımdan sonra önümüzdeki sene bütçeleri için bu enflasyon oranını dikkate almanın ne kadar sağlıklı olabileceğini takdirlerinize sunuyorum. 

Sadece ÜFE’deki birikimin TÜFE’yi tetikleyeceğini dikkate alsak bile, bu tahmine en az 8 puan ilave etmek gerekir.

Ekonomik konulardaki beklentilere gelince; enflasyonun ilacı olan sıkı para politikasının nasıl uygulanacağına bakmamız gerekiyor.

Şimdi gözümüzde bir canlandırma yapalım.

Sıkı para politikasına göre; MB büyük ihtimalle bankalara vereceği paranın faizini yükseltir. 

Kurum elindeki tahvilleri iç piyasaya satarak ve diğer araçları kullanarak piyasadaki para miktarını azaltır. Yani böyle olması gerekir.

Faizler yükseldikçe finansman maliyeti artacağından, yatırım harcamaları azalır. 

Elbette bunun devamı da tüketim harcamalarını düşürür. Toplam talep düşünce arz fazlasının oluşması kaçınılmazdır. 

Bu durum ürünlere kolay zam yapılmasını önler, çalışanlar da aşırı ücret zammı istemezler. Böylece enflasyon frenlenmiş olur.

Şimdiye kadar gerçek sahnede böyle bir şey gördük mü? 
Hayır.
Peki seçim nedeniyle en az 5 ay daha görme ihtimalimiz var mı? Bence yok, bu kararlarda gecikme riski güçlü ihtimaldir. Hatta ilk sinyaller gelmeye başlamıştır bile. 

Zira MB sıkı para politikası duruşuna devam edeceğini açıkladığı gün, Bakanlığın da yıl sonuna kadar 6 ayrı sektörde KDV ve ÖTV indirimlerini açıklaması, para politikası ile maliye politikasının uyumsuzluğunu ortaya koymuştur.

Neticede vazgeçilen bu vergiler bütçeye “bütçe açığı” olarak yansıyacak ve bir şekilde yeni vergilerle vatandaştan tahsil edilecektir. 

Üstelik otomobil, mobilya, beyaz eşya, konut alan ve satan daha çok üst gelir grubu iken; elektrik, doğal gaz, akaryakıt gibi üretim girdileri ile temel mallara gelecek zamlar iğneden ipliğe herkesin enflasyon yükünü artıracaktır. 

Elbette “bütçe açığı” kamu harcamalarında da tasarrufu gerektiriyor ama bu ihtimalin zayıf olduğunu geçmiş tecrübelerimiz bize söylüyor.

Dövizin seyrine gelince; Türkiye ekonomisinin dışa bağımlılığı azalmadığı ve net dış borç ödeyicisi konumumuz değişmediği sürece yüksek kur sorunu kolay çözülemez.

Bu tespitler ışığında bile gerçeğe yakın bütçeler hazırlamak kolay değildir.

Bilhassa gıda perakendecileri için önerilerim:
  • Her şirket kendi enflasyonunu bulmalı ve gelecek yıl tahminini de buna göre oluşturmalıdır.
  • Bütçe ya üçer aylık dilimler halinde yapılmalı, ya da her üç ayda bir revize edilmelidir.
  • Enflasyon payı kadar bile ciro artışı zor göründüğü için (tüketim düşeceğinden) bu seneye özel ek büyüme payı düşünülmemelidir.
  • Bu durumda gider bütçelerinde önemli tasarruf planlanmalıdır. Zira 2019 yılına girilirken, bir taraftan ekonomik durgunluk, diğer taraftan fiyat artışları devam edecektir (stagflasyon riski).
  • Peter F. Drucker; “Gideceğiniz yeri bilmiyorsanız, vardığınız yerin önemi yoktur”.
    Kur riski ve alacak tahsilatı perakendeciden çok tedarikçiyi tedirgin ettiği için ilişkileri olumsuz etkilemesi ve rakamlara yansıması ihtimali göz ardı edilmemelidir.
  • Nakit akım bütçesi en öne alınmalıdır. O sene bu senedir.
  • Gıda enflasyonunun bu kadar yüksek olması; orta ve alt gelir grubuna hizmet veren gıda perakendecilerinde ciroları daha fazla etkileyecektir. 
  • Bu bakımdan yönetici kadroların hem bütçeyi oluşturmada hem de bütçeyi gerçekleştirmede yaşayacakları zorluklar anlayışla karşılanmalıdır.




Gösterim: 842

13 Ocak 2019 Pazar

Akıllıca Çalışmanızı Sağlayacak Hayatınızı Kolaylaştıracak Araçlar

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Geride bıraktığımız yüzyılın bizlere öğrettiği en önemli şeylerden birisi, çalışma veriminin ne denli büyük önem taşıdığıdır. 

Çalışma verimliliği, tarımdan tutun da ağır sanayiye kadar artık her alanda kendini çok net bir şekilde göstermiştir. 

Haliyle, teknolojinin ve yazılım dünyasının gelişmesi de, kişisel anlamda çalışma verimini artıracak çok sayıda aracın kazanılmasını sağladı. 

Özellikle bulut sistemler, her an her yerde çalışma sisteminin sürekliliğini sağlayacak araçları ortaya çıkarıyor.

İşte çalışmalarınızdan daha fazla verim almanızı sağlayacak 9 araç;


Boomerang


Boomerang, Gmail kullanıcıları için hazırlanmış bir “plugin” yani eklenti. Bu eklenti, göndereceğiniz e-postaları zamanlamanıza olanak sağlıyor. 

Gece yarısı saat 3’te e-posta yollamak yerine, bu e-postayı sabah gitmek üzere zamanlayabiliyorsunuz.

Box


Artık çalışma saatleri içinde, ofiste olun ya da olmayın, sürekli olarak bir takım dosyaları iş arkadaşlarımızla veya iş ortaklarımızla paylaşmamız gerekebiliyor. 

İşte tam bu noktada, bu dosyaların tamamını kolayca ve güvenli biçimde tek bir havuzda tutmanıza yardım etmek üzere Box yardıma koşuyor. 

Box’un yaptığı işi yapan çok sayıda yazılım bulunmasına rağmen, bu yazılımı öne çıkaran özellik, kapsamlı güvenlik özelliği ve tüm dosyalara yapılan erişimlerin dahi kayıt altında tutuluyor olması. Box sayesinde, hangi dosyaya kim, ne zaman ulaşmış öğrenebilirsiniz.

Calendly


Son yıllarda verimlilik amacıyla üretilen yazılımların en büyük handikabı, karmaşık yapı sebebiyle işleri kolaylaştırmaktan ziyade daha fazla vakit kaybına sebep olmaları. 

Calendly, tam bu noktada devreye girerek, günlük planlarınızı olabilecek en basit şekilde planlamanızı sağlayacak bir altyapı sunuyor.

Attendify


Etkinlik, toplantı veya konferans düzenlemek çoğu zaman bir işkenceye dönüşebiliyor. 

Artık Facebook’tan gelen bir yığın etkinlik davetine bile bakmadığımız düşünülürse, Attendify, tam olarak aradığınız etkinlik aracı. 

Attendify, etkinliğinize özel bir sosyal mecra oluşturarak kapsamlı bir hizmet sağlıyor.

LastPass


LastPass, bildiğimiz bir hizmeti daha güvenli bir biçimde sunuyor. İnternet ortamındaki şifre karmaşasından kurtulmak ve buna rağmen hala güvenli kalmak için kullanılabilecek en doğru araçlardan birisi.

When I Work


Çalışanlarınıza toplantı saati verip, toplantı saati geldiğinde de onları yarım saat bekletiyorsanız, “işler neden yolunda gitmiyor?” sorusunu sormaya çok da hakkınız yok demektir. 

When I Work, çalışanlarınızla olan toplantılarınızı ve görüşmelerinizi nitelikli bir şekilde yönetmenizi sağlıyor. Bunun yanında, işe alım görüşmeleri için kullanmanız da son derece mümkün.

LeadPages


‘Landing page’, yani Türkçedeki en yakın anlamıyla karşılama sayfası, son yıllarda sosyal kampanyaların veya etkinliklerin önemli bir parçası haline gelmiş durumda. 

LeadPages, karşılama sayfalarınızı kolayca ve optimum sürede hazırlamanızı sağlıyor.

UberConference


UberConference, biraz daha spesifik bir hizmet sağlıyor. Şirket konferansları gerçek anlamda bir karmaşaya sebep oluyorsa, UberConference ilacınız olmaya gerçekten aday. 

Uzak bağlantılı konferansları olabilecek en basit yapıya kavuşturan UberConference’ın tanıtım videosu, verdikleri hizmetin neleri kolaylaştırdığını çok iyi anlatıyor.

Dijitalleşen dünyada işlerinizi organize etmenize yarayabilecek bir sürü uygulama ve program bulabilirsiniz. 

Aşağıda sizler için derlediğimiz 4’ü iş 4’ü de ev hayatınızda olmak üzere kullanabileceğiniz 8 güzel aracı paylaşacağız.

Bu araçlar tamamen “kolaylık” sağlamak amaçlı araçlar olarak derlendi, birbiriyle çok alakasız araçlar da olsa hepsi ilham verici ve hayatınızı kolaylaştırıcı uygulamalar.

İş hayatında kullanabilecekleriniz:


Podio (Ücretli): Freelancer, küçük işletme sahibi veya büyük bir firmada yönetici olun, Podio sizin için bütün taskları görebileceğiniz bir ortam sunar. 

Masaüstünde, mobil cihazda ve tablette kullanabileceğiniz güzel bir araç. 

Kullanıcılara çalışma alanı oluşturma, taskları işaretleme, proje atama, dosya paylaşma ve yorum ekleme gibi özellikler barındırıyor.

Sürükle-bırak özelliğinden dolayı programcı olmayanlar bile kolaylıkla kullanılabilir.

Asana (Ücretli): Esnek yapılı veya kırmızı çizgileri olamayan firmalar için kullanışlı bir uygulama. Kullanıcılar yönetici iznine gerek duymaksızın yeni proje açabilir, task oluşturabilir veya update çıkabilir.

Planet Soho (Ücretli): Küçük işletme ve freelancer’lar için kullanışlı bir araç. Online fatura hazırlama ve gönderme işlevlerini de barındıran uygulama ayrıca proje yönetimi envanter kontrolü, CRM , e-posta ve takvim işlevlerine de sahiptir. 14 günlük deneme sürümünü inceleyebilirsiniz.

Flow (Ücretli): Çok yönlü task yönetimi programlarından bıktıysanız basit kullanıcı arayüzüyle Flow’u inclemenizi öneririm.

Yazılım, yöneticiye, taskları atama, düzenleme ve öncelik belirleme izni verir. Ayrıca kimin neyi görebileceğini de belirleyebilirsiniz.

Ev işlerinizde kullanabilecekleriniz:


Home Routines (Ücretli): Evde yapacaklarınızı düzenli bir to-do list şeklinde sunan güzel bir mobil uygulama. Uygulama haftalık veya günlük checklist oluşturma özelliği barındırır. Uygulama şimdilik sadece AppStore’da bulunuyor.

Houzz (Ücretsiz): Kullanıcı ve ev ve ofis tasarımcılarını birleştiren güzel bir araç. Sistem üzerinde birbirinden güzel ev ve ofis tasarımlarını bulacaksınız. Bunlardan beğendiğiniz olursa da Houzz sizin için en yakında tasarımcıları bulmanıza yardımcı olacaktır.

Coach.me (Ücretsiz): Eski adıyla Lift yani Coach.me sizlere bireysel koçluk hizmeti sunmaktadır. Websitesi ve mobil uygulaması sayesinde evdeki boş vaktinizi yeni şeyler öğrenerek değerlendirebilirsiniz.

Snapguide (Ücretsiz): Evinizi değiştirme veya güzelleştirme gibi bir amacınız var ama profesyonel bir yardım almadan bunu yapmanızın imkansız olduğunu düşünüyorsanız Snapguide sizin için kullanışlı bir araç. 

Uzmanların uygulamalı çalışmalarını websitesi veya mobil uygulaması üzerinden takip ederek kendinizi geliştirebilirsiniz.

18 Kasım 2018 Pazar

Geleceğin yükselen meslekleri!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Geleceğin sektörleri ve meslekleri çalışmasını nasıl yaptınız, ne kadar sürdü?


Bu çalışma üç ay sürdü. Amaç, Türkiye’deki geleceğin sektörlerinin ve buna bağlı olarak mesleklerinin belirlenmesiydi. Yaklaşımımız piyasa odaklı oldu. Hangi sektörlerin ekonomi içinde ağırlık kazanacağı, sektörlerin kendi içinde nasıl bir dinamik değişimi göstereceğini irdeledik. İşletmelerin ne tip insan gücüne ihtiyacı olacağına odaklandık. Dünyadaki ve Avrupa Birliği’ndeki eğilimleri tespit ettik. Kendi kurumlarımızın kurumsal bilgi kapasitesinden yararlandık. Bu konuda Türkiye’de yapılmış hiçbir çalışma olmadığı için 15 yıllık tecrübemizden, bilgi birikiminden faydalandık.


İş dünyasının, üniversitelerin fikrini aldınız mı?


Bu raporun hazırlanması aşamasına bu tip temasımız olmadı. Kurum olarak Türkiye’deki hemen hemen tüm iş örgütlerine danışmanlık yapıyoruz. Bütün sektörlerle 15 yıldır ilişki içindeyiz. Bu kurumların önceliklerini biliyoruz. Büyük ölçüde bu bilgiden yararlandık.


Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl içinde en çok ihtiyacı olan sektör ve meslek grubu nedir?


Türkiye hizmetler sektörü ağırlıklı bir ekonomiye dönüşmeye başladı. Ekonomisi küreselleşmenin etkisiyle giderek dış dünyayla entegre oluyor. Önümüzdeki dönemde insan kaynağına sadece Türk şirketleri değil, Türkiye’deki yabancı şirketler de ihtiyaç duyacak, bu yeni ve önemli bir trend. Türkiye’de şirketler giderek yabancılaşıyor. Yabancı ortak alıyor, yabancılar tarafından satın alınıyor. Önümüzdeki 15 yılda her alanda yabancı şirketlerin ağırlıkta olduğunu göreceğiz.


Üretim nasıl değişecek?


Batıda bir firma için üretimin payı yüzde 10-15. Geri kalan yüzde 80-85 değeri yaratan farklı unsurlar; tasarım, yaratıcılık, tüketicinin rahatlık ve güvenliğini artıran teknoloji, marka değeri, imaj değeri gibi. Konsept denilen unsur, ürünün içinde daha fazla pay alıyor. Oysa Türkiye henüz başka ülkelerin fason üreticisi niteliğinde. Bizim üretime değil, ürünün o genel prosesi içinde diğer alanlarda daha çok katma değer yaratacak insan gücüne ihtiyacımız var. Bir de özellikle finans, perakende, iletişim, sağlık gibi sektörlerde çevre ülke ve müşterilerin taleplerini karşılar noktaya gelmemiz lazım. İş gücü ihtiyacı da sadece yurtiçi talebe yönelik değil, yurtdışı talebe yönelik de olmaya başlayacak. Sanayide iş gücü ve mesleklere bakınca katma değer yaratacak insanlara ihtiyaç var, üretimde çalışacak insanlara değil. Ar-ge ve teknolojide çalışacak, yaratıcılık ve konsept tasarımı yapacak, dünyada pazarlama yapacak, markalaşmayı taşıyacak insanlara ihtiyaç var.


Bu eğitimleri insanlar nereden alacak?


Üniversitelerin, meslek liselerinin, fakültelerin isimleri, yapıları ve eğitim verilecek alt başlıklarda önemli değişiklikler olmalı. Geleceğin eğitiminde en önemli unsur, özel sektör ve iş dünyası ile işbirliği. Artık üniversiteler dört sene eğitip, mezun ettikten sonra öğrenci ne yaparsa yapsın, zihniyetinden kurtulmalı. İşyerinde staj anlamında değil yalnızca, eğitim kurumları ve işletmeler arasında ciddi sinerji sağlayacak işbirliklerine ihtiyaç var.


Meslekler mi değişiyor, içerikleri mi? Yani artık, inşaat mühendisine ihtiyaç kalmıyor mu?


Mühendislik kavramı değişiyor. Klasik anlamda mühendisler ürünün sadece üretim bölümüyle ilgileniyorlar. Halbuki bundan sonra işin öbür tarafıyla, ar-ge, teknoloji, yaratıcılık, tasarımla da ilgilenmeli. Endüstri mühendisliği ve onun alt ayrımlarıyla ilgili mühendislikler önemli. Müşteri taleplerini, işin takvimini, pazarlamayı iyi bilen, bütün bunları içinde barındıran mühendisliklere ihtiyaç var. Makina mühendisi yaratıcılık, tasarımcılık, finansman, pazarlama bölümünlerinin kendisi ile nasıl çalışması gerektiğini anlamalı.


İletişimi geleceğin sektörlerinden biri olarak görüyorsunuz. Teknik elemanlar mı önem kazanıyor?


Bilgi işlem bütün sektörlerde yatay olarak tabanı güçlendiriyor. Onsuz olmuyor. İletişim ve lojistik her meslekte önem kazanıyor. Klasik iletişim fakülteleri, gazetecilik, reklamcılık bölümleri değil, bilgi yönetimi çok önemli hale geliyor. Dünya bilgi ekonomisi üzerine kurulmaya başlandı.


Ama artık bilgiye kolaylıkla ulaşılıyor, yaratıcılık daha önemli deniyor.


Doğru. Dünyada böyle trend var. Bilgiye ulaşmalı, onu kullanıp sonra da yaratıcılıkla birlikte yeni bilgiler üretmeli, yeni mal ve hizmetlere katmalısınız. Bunun için iletişim kurmak lazım. İşletme için bilgi üreten, bilginin nerede olduğunu bilen, bilgiyi toparlayan, kullanan ve yeni bilgi yaratan insanlara ihtiyaç var. Bunlar için bilgi mühendisi yetişmesi lazım. Mühendislik böyle farklılaşıyor. İletişim mühendisliği ortaya çıkarıyor. Sosyal bilimler giderek mühendisleşiyor.


Bilişim eğitiminde neler oluyor?


Bilişim eğitiminde sıkıntı var. Bilişim denince bilgi işlemci akla geliyor. Bilgisayar mühendisine artık ülkemizde ihtiyaç yok. Bilgisayarı iyi kullanan ara elemana ihtiyaç var. Sektörlerde hemen her kademedeki insanın bilişim sektöründe faydalanabilir, kullanıyor olması lazım. Bunun için de herkesin bilgisayar mühendisi olmasına gerek yok.


HASTANE VE EĞİTİM YÖNETİCİLİĞİ


Tıp geleceğin mesleklerinde nerede yer alıyor?

Tıp ve sağlık sektöründe Türkiye avantajlı. Kendi içimizden çok dışarıya hizmet vereceğiz. Avrupa nüfusu yaşlanıyor. Sağlık- sosyal güvenlik harcamaları artıyor. Türkiye sınır ötesi bu tip müşteri taleplerine daha ucuza cevap verebilmeli. Önümüzdeki yirmi yılda hem Avrupalı, hem Amerikalı bütün sağlık kurumları burada olacak. Birkaç sene sonra dış müşterilere hizmet vermek üzere hazır olmalıyız. Bizde 10 bin dolara sağlık bakımı, Batı’da 70 bin dolara yapılıyor. Bu fiyat farkından faydalanmalıyız. Sağlık yöneticilerine ihtiyaç var. Bizde iyi cerrah, doktor var. Ama bir özel hastaneyi etkin yönetip, onun rekabet gücünü artıracak, onu finansal anlamda düşünecek yöneticilere ihtiyaç var.


Sosyal bilimler geleceğin mesleklerinde nerede?


İnsanla ilgili her alan, sosyoloji, psikoloji hepsi önem kazanacak. Örneğin bizde tarihçi sadece kendi çevresi içinde ihtiyaç duyulan ve iş yapan kişidir. Oysa yeni dönemde ekonomik gelişme olunca bütün kurumların sosyal sorumluluğundan, insanların öğrenme ihtiyacından kaynaklanan ihtiyaçlar olacak. Tarihçiler artık o küçük dünyalarında kalmayacak. Çok daha geniş alan içinde çalışmaya başlayacak.


Şu anda liseye giden öğrencilere, hangi meslekleri önerirsiniz?


Perakende sektörü, finans, turizm yöneticiliği, iletişim, bilgi-işlem, sağlık yöneticilik, lojistik ve ulaştırma, enerji ve gayrimenkul sektöründe çok gelecek var. Gayrimenkul dünyada devasa bir şekilde gelişiyor. Burada çalışanların ancak yüzde 2-5’i inşaat mühendisi. İnşaat mühendisi ve şehir plancısını yetiştiriyoruz. Ancak, örneğin bir alışveriş merkezi yapılacaksa nereye kurulmalı, kentsel yaşama etkisini, ekonomik fizibilitesini araştıracak kişiler yetiştirmiyoruz.


Türkiye’de geleceğin meslekleri


İletişim Elektronik mühendisleri, enformasyon mühendisleri, yazılım mühendisleri, Ar-ge mühendisleri, ürün geliştirme yöneticileri ve uzmanları, uygulama geliştirme yönetici ve uzmanları, pazar ve iş geliştirme yöneticileri, satış ve pazarlama yöneticileri, satış sonrası hizmet yöneticileri

Perakende Perakende yöneticileri, zincir yöneticileri, mağaza yöneticileri, store yöneticileri, dağıtım kanalları yöneticileri, departman, kategori, stok yöneticileri, mağaza satış danışmanları ve uzmanları

Turizm Otel yöneticileri, işletme yöneticileri, yiyecek-içecek işletme yöneticileri, pazar ve ürün geliştirme yöneticileri

Bilişim ve bilgi teknolojileri Bilgi teknolojileri koordinatörü, veri taban ve bilgi yöneticileri, network ve sistem mühendisleri, network ve sistem güvenlik yöneticileri, yazılım mühendisleri, yazılım geliştirme uzmanları, sistem programcıları ve analistleri, web yöneticileri, web tasarım ve içerik uzmanları.

Bankacılık Şube yöneticileri, bireysel kredi yöneticileri, gayrimenkul ve konut finansman ve kredi yöneticileri, risk ağırlıklı aktif yöneticiler, internet bankacılığı yöneticileri, uluslararası bankacılık yöneticileri

Sağlık Sağlık kurumları yöneticiliği, bakım ve yaşam evleri yöneticiliği, medikal-sağlık ve hasta hizmetleri yöneticiliği, tıbbi direktörlük, hemşire direktörlüğü

Enerji Enerji mühendisleri, elektrik mühendisleri, petrol ve doğalgaz mühendisleri, nükleer enerji mühendisliği,

Otomotiv Elektronik mühendisleri, endüstri tasarım mühendisleri, enerji mühendisleri, çevre mühendisleri

İnşaat müteahhitlik İnşaat mühendisleri ve mimarlar, elektrik mühendisleri, malzeme mühendisleri, tasarım mühendisleri, saha ve şantiye mühendisleri, planlama mühendisleri, iş güvenliği mühendisleri,

Gayrimenkul Proje yöneticileri, gayrimenkul değerleme uzmanları, gayrimenkul yatırım uzmanları, gayrimenkul pazarlama ve satış yöneticileri, proje ve iş geliştirme yöneticileri, konut tüketici finansmanı uzmanları

Eğitim Eğitim kurumları yöneticileri, eğitim ve gelişim yöneticileri, eğitim ve kariyer danışmanları, rehberlik ve öğrenci işleri yöneticiliği, eğitim sistemleri ve teknikleri geliştirme yöneticileri, e-eğitim yöneticileri, özel eğitim yöneticileri, yaşam boyu eğitim yöneticileri, erken çocukluk eğitimi yöneticileri, dershane yöneticileri.

Yazar: Nuran Çakmakçı 
Kaynak: http://www.yenibiris.com

28 Temmuz 2018 Cumartesi

2020'li yıllara doğru en geçerli olacak meslekler

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Birçok eski bilinen temel mesleklerde bir değişiklik söz konusu olmasa bile; teknolojinin gelişimi, yaşam standartlarının yükselmesi, ortalama insan ömrünün uzaması, zamanla yeni gereksinmelerin ve gereklerin ortaya çıkması, yeni mesleklerin doğmasına, oluşmasına neden olmaktadırlar.

Bu yeni meslekleri şimdiden tahmin edebilmek, belirleyebilmek, buna göre de yeni eğitim programları hazırlayıp devreye sokmak ve yasal prosedürü geciktirmeden oluşturmak gerekir. Yeni meslekler için öncelikle özel eğitim kurumlarında, deneme kursları düzenlenebilir, Sertifika/Diploma verilebilir. Diğer taraftan; üniversitelere bağlı vakıfların içinde kurulabilen ticari işletmelerde, açılan kurslar ile bu yeni meslek eğitimleri uygulanabilir. Bir üniversite bilimsel olarak özerk olabilse, yeni meslekler birer program olarak öncelikle meslek yüksek okullarında okutulur, daha sonra başarı ve ilgi derecesine göre bölümlerde ders olarak verilebilir. Bütün bu işlerin yapılabilmesi için öncelikle, olası yeni meslekleri belirlemek, daha sonra da onların uygulama programlarını ve içeriklerini hazırlamak gerekir. Bu konuda, eğitimde çağdaş model uygulayan ülkeler bile artık klasik yapıdan uzaklaşmaktadırlar.
1) İmaj Mühendisliği: Bu meslek dalı yavaş yavaş yaşamımıza da girmiştir. Bu meslek dalında gerek insanların kendilerinin, gerekse çalıştıkları kurumların imajını değiştirmek, herkesin beğenisini kazanmak, dolayısıyla kârlarını ve etkilerini artırmak ana amaçtır. Bu meslekte birçok bilim dalı da devreye girmektedir. Örneğin; sosyoloji, psikoloji, antropoloji, mühendislik teknikleri, sanatsal etkinlikler vb. Bugün bile birçok kurumun, kişinin imagemaker diye adlandırılan imaj uzmanları vardır.
2) Yaşam Koordinatörlüğü (Yaşam Koç'u): Teknolojinin gelişimi, boş zamanların artışı, çalışma sürelerinin kısalması, ortalama insan ömrünün uzaması, insanların yaşamlarını değerlendirmede önemli etkenler oluşturmaktadır. Bu mesleği uygulayacak kişilerin, insanların çalışma ve aile yaşamı dışındaki zamanlarını, kişinin isteğine ve mali ve fiziksel gücüne göre düzenlemeleri gerekecektir. İlgili isteklinin başvurusu üzerine, istenilen verilerin ışığı altında (hobiler, zevkler vb.) arzulanan süreler için programlar sunulacak, arzu edilirse bu programların gerçekleştirilmesine katkı sağlanacaktır. Bu meslek dalında yetişeceklerin; çok iyi psikoloji, rehberlik, güzel sanatlar, spor etkinlikleri, turistik bilgiler, teknolojik gelişmeler, güncel değişmeler vb. konularında da bilgi sahibi olmaları gerekmektedir.
3) Sağlık Koordinatörlüğü (Sağlık Koç'u): Kişi ister çalışsın, ister çalışmasın, sigortalı olsun olmasın, yaşamını bu tip bir sağlık koordinatörüne bağlayabilecektir. O kişiler, sağlığınızla ilgili her konuda sizin adınıza planlama yapacak, devreye sokacak ve sonucunu size göre alacaktır. Böylece, kişiler sürekli olarak sağlık kontrollerinden geçirilecekler, hastanelerde zaman kaybetmeyecekler, her iş bir programa göre sizin adınıza yapılabilecektir. Sizin adınıza açılacak bir dosya, bir hesap no'su, bir telefon, gerekirse bir faks, bir e-mail adresi tüm sağlık sorunlarınızı çözmede katkı sağlayacaktır. Bu meslek dalında birçok bilim dalı devreye girecektir. Tıp bilgisine, sigorta konularına, insan psikolojisine vb. dallara egemen olmak gerekecektir. Böylece Sağlık Koordinatörlüğü bir uzmanlık dalı olacaktır.
Temeli sağlık sigortacılığı olan bu meslekte daha fazla aktivite, girişimcilik, katılımcılık gerekmektedir.
4) İstek Koordinatörlüğü (İstek Koç'u): Bu meslek dalının çok geçerli olacağı varsayılmaktadır. Bu meslekte yetişecek kişiler, insanların günlük ve genel yaşamlarında karşılaşabilecekleri her türlü yasal sorunu çözebilecek bilgi ve deneyimde olacaklardır. Örneğin, bir kişi evindeki her türlü aksaklığı, evinde gerekli olan veya olması gereken her çeşit malzemeyi ilgiliye bildirecek ve çözümünü isteyebilecektir. Benzer şekilde, her türlü bilet alımı vb. gibi her çeşit iş veya iş izlemeleri, bu koordinatörlükçe yapılacak bir antlaşmanın maddelerine göre yürütülebilecektir.
5) Uluslararası Avukatlık: Dünya ülkelerinin, teknolojik gelişimler ve uluslararası ticaret sonucu, globalleşme sürecinde birbirine yaklaşması, ortak projeler üretmeleri, birlikte çalışmanın gereğinin yasal yollardan gerçekleşmesi bu meslek dalını çok güncel yapmaktadır. Bu tip donanımlı, bilgili, lisan bilen hukukçulara çok büyük gereksinme olacaktır.
6) Teknoloji Mühendisliği: Teknolojinin gelişimi, insanları birçok konuda uzman olmaya yöneltmektedir. 21. yüzyıl bir bilgi çağı olacağı, hemen hemen birçok eve, örneğin; kısa sürede "internet" bağlantılı bilgisayar gireceğine göre, bütün bu tip devrelerin planlanması, kurulması, çalıştırılması, gerektiğinde onarımı, tüm bu konuları bilen mühendisleri, uzmanları gerektirecektir. Bilgisayar dışında da birçok elektronik temelli aygıtlarda artık insan yaşamının ayrılmaz parçaları olmuşlardır. Akıllı ev'ler gibi.
7) Eğlence Uzmanlığı: İnsan yaşamının standartlarının yükselmesi, bazı kişilerin kısa sürede istedikleri maddi olanaklara (ev, araba, vb.) sahip olmaları onları diğer alanlara yöneltmektedir. Bu alanlardan biri de "Eğlence sektörü"dür. Bu sektör ülke ve ülkelerarası alanları kapsayacaktır. Bu sektörü tanıtan ve yaşatan elemanlar çok aranılacaktır.
8) Malzeme Mühendisliği: İnsanlığın, teknolojinin geleceği, yeni yeni malzemelerin bilimsel araştırmalarla ortaya çıkartılmasına bağlıdır. Artık çok hafif, çok dayanıklı, tüm mekaniksel ve elektriksel nitelikleri çok iyi olan üstün malzemeler istenmekte ve her gün daha mükemmelini bulmak için çalışılmaktadır. Bu mühendisler örneğin, yarının mükemmel kağıt elbiselerinin malzemesini de bulacaklardır. İleri seramik ve kompozit malzemelerin gelişimiyle bu alanlarda yeni tip mühendisler ve uzmanlar ortaya çıkacaktır, çok aranılacaklardır.
9) İnternet ve CD Gazeteciliği: 21. yüzyılın ilk çeyreği içinde, çok büyük bir olasılıkla, insanlar görüntüleri TV'lerden, haber ve makaleleri internet bağlantılı bilgisayar monitöründen izleyeceklerdir. Önemli haberler, bilgiler, etkinlikler compact disk (CD)'lere yüklenip belki de isteğe göre satılacaktır, gerekirse saklanabilecektir. Radyo, TV ve internet siteleri program yapımcılığı daha da önem kazanacaktır. Bu işlemleri yapacak, hazırlayacak uzmanlara çok büyük gereksinme duyulacaktır.
10) Yeni Bir Bilgisayar Mühendisliği: 21. yüzyılın Bilgisayar Mühendisleri çağın en büyük buluşlarından biri olan İnternet konusunda uzman olmak zorundadırlar. Bugün yaklaşık 300 milyon insanın kullandığı internet bağlantılarıyla ülkeler, kurumlar, insanlar artık birbirine çok yaklaşmışlardır. Bir bilgisayar mühendisinin, iyi bir sistem analisti, iyi bir database uzmanı, iyi bir yazılımcı da olması gerekmektedir. Böyle bilgisayar mühendisleri, geleceğinde en aranılan kişileri olacaklardır. Bu konularla ilgili olarak; Web sayfası yöneticiliği, internet reklamcılığı, bilgi güvenliği uzmanlığı vb. konularında yetişmiş yeni meslekler edinmiş insanlara da büyük gereksinme duyulacaktır.


11) Yeni Bir Elektronik, Elektrik, Makine, Endüstri Mühendisliği: Bir işletmede bir bütünü tamamlayan bu mühendislik dallarında yetişenler, satış mühendisliği, servis mühendisliği, tanıtım mühendisliği, proje mühendisliği, vardiya mühendisliği yanında artık, Kalite Güvence Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Lojistik Uzmanlığı, AR-GE Mühendisliği de yapmak zorundadırlar. Yeni teknolojiler, yeni gelişmeler, yeni standartlar artık bunları da istemektedir. Artık mühendislik de yapı ve imaj değiştirmiştir.
Ayrıca çok yakın bir zaman sürecinde, ülkemizde iletişim (haberleşme) yazılımcılarının, elektrik-elektronik teknisyenlerinin çok daha fazla aranılacağı bilinen bir gerçektir. Ülkemizde bugün bazı Araştırma Merkezlerinde, bazı Üniversitelerimizde özellikle gen mühendisliği, bilişim, bioteknoloji, ileri malzemeler, metroloji (ölçüm bilimi), mekatronik, uzay teknolojileri, elektronik, kimya, çevre, yeni enerji sistemleri ve gıda gibi konu ve alanlarda bilimsel araştırmalar yapılıyor. Mikroelektronik çok büyük önem kazanıyor.
Yeni yüzyıl, yeni düşünceler, yeni teknolojiler ve aynı zamanda yeni çağdaş kafadaki mühendislere gereksinme duymaktadır. Artık yalnızca çok iyi bir bilgi altyapısı olan mühendisler gereksinmelere yanıt vermemektedir. İyi bilgisayar kullanabilmek, iyi yabancı diller bilmek, ekip çalışmasına yatkın olmak yetmemektedir. İyi lider olmak, iyi bir iletişimci olmak, yönetici tekniklerini çok iyi bilmek gerekmektedir. Özetle "girişimci ve yaratıcı mühendisler" aranılacaktır.
12) Tıp Mühendisliği Doktorluk: Gelecekte tıp bilimi, eskiden olduğu gibi önemini koruyacak, şarlatan hekimlerin elinden kurtulup, bilime yöneldiğinde birçok yeniliklere de imza atılacaktır.
Hastalıkların kaynağını araştıran genetikçiler, kansere çözüm peşinde olan onkologlar, gittikçe ağırlaşan yaşam koşulları ve sürekli stres altında yaşayan 21. yüzyılın insanlarına çözüm arayacak psikiyatristler çok aranılan tıp adamları olacaklardır.
İnsanların, ebedi problemi "güzel olmak" isteği, yeni teknolojiler ve yöntemlerle estetikçilere daha geniş uygulama alanları açacaktır. Stresin yorduğu, şişmanlığın körüklediği kalp rahatsızlıklarını giderecek kalp, damar cerrahlarının çalışmalarına yeni ufuklar, yeni teknikler getirecektir. Belki de bir gün, yorulan kalbimizi alıp yerine yenisini takabileceklerdir...
13) Gen Mühendisliği + Mikrobiyologluk: Çevre bilimlerinde, kimyasal teknolojilerde, orman ve tarım ürünlerinin kullanılmasında ve korunmasında "gen teknolojisi" dolayısıyla gen mühendislerine çok büyük gereksinme duyulacaktır.
Bunun yanında mikrobiyologların da önemi artacaktır. Çünkü toprağın yapısına uygun bitki türlerinin üretilmesi, denizlerin temizlenmesi, birçok hastalığı onaracak ilaçların bulunup geliştirilmesi mikrobiyologlar sayesinde olacaktır. Gen mühendisleri, bioteknoloji yardımıyla canlıların niteliklerini değiştirebileceklerdir. Genetik değişiklikler yaparak yeni bakteriler üreteceklerdir. Böylece örneğin, bu bakteriler denizlerdeki petrol atıklarını yok edebileceklerdir. Gen mühendislerinin ürettikleri bu bakteriler ve antikorlar ile örneğin birçok tarımsal hastalık önlenebiliyor. Bu bioteknolojiyle AİDS ve kanser gibi hastalıklar da yok edilebilecektir. Sonuç olarak, Gen Mühendisliği geleceğin en itibarlı mesleklerinden biri olacaktır.
14) Gıda Mühendisliği: Bioteknolojinin önem kazanması, dünya nüfusunun hızla artması daha çok gıda gereksinmesini ortaya çıkarmıştır. Bu ise gıda mühendisliğinin önemini arttırmıştır. Örneğin, hastalıklara karşı dirençli, her tür koşulda yetişebilecek bitkileri geliştirmek, bioteknoloji kullanacak gıda mühendislerinin görevi olacaktır.
Bugün, örneğin hiçbir koşulda, ortamda donmayan patates üretilebilmektedir. Sağlıklı beslenme de gıda mühendisliğinin önemini arttırmıştır. Belki de ileride insanlar çeşitli vitaminleri, mineralleri vb. içeren hapları yemek niyetine alacaklardır. Genetiği değiştirilmiş organizmalı (GDO'lu) ürünler sağlık bakımından çok dikkat edilmesi gereken maddeler olacaklardır.
15) Enerji Mühendisliği: Dünyanın en büyük gereksinme duyduğu madde: enerjidir. Enerjinin olmadığı bir endüstri, bir yaşam düşünülemez.
Dünyanın enerji kaynaklarının bazıları sınırlıdır. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunması gerekmektedir. Örneğin; Hidrojen Enerjisi, Bioenerji ve belki de Uzay Enerjisi (Güneş Enerjisinin daha çok, daha verimli kullanılabileceği yeni durumlar). Ayrıca Rüzgar Enerjisi, Kaya Gazı Enerjisi de önem ve diğer kazanmışlardır.
Bu bilim alanlarında yeni tip Mühendislere ve Uzmanlara gereksinme olacaktır.
16) Güvenlik Uzmanlığı: Yaşam standartlarının sürekli yükselişi, yaşamı etkileyen değer yargılarının olumsuz değişmesi, buna paralel sosyal dengesizliklerin artması, toplumlarda kendi güvenliğini kendin sağla düşüncesini yaratmıştır. Bugünkü yaşamda polis ve jandarma gücü yetersiz kalmaktadır. Şirketler, siteler ve bazı kişiler özel güvenlik birimleriyle korunmaktadır. İleride, her bir mahalle veya sokak da ayrı güvenlik birimleriyle korunacaktır.
Bu nedenlerle Güvenlik de bir bilim dalı olarak ortaya çıkıp gelişecektir. Bunu gerçekleştirecekler de Güvenlik Mühendisleri ve Uzmanları olacaklardır.
17) Öğretim Mühendisliği: Bugün Öğretim/Eğitim Kurumlarında da yeni teknolojik gelişmelere paralel yeni teknikler ortaya çıkmaktadır. Öğretimi kolaylaştırıcı, öğretileri benimsetici sistemlerde Bilgisayar en önemli devre elemanıdır. Diz üstü bilgisayarların (Laptop) fiyatlarının ucuzlatılmasıyla, ileride tüm dershanelerde öğrenciler, öğreticinin verdiği bilgileri (gerek sözlü, gerek tahta üzerinde) önlerindeki bilgisayarın ekranında görebilecekler, daha sonra da bu bilgileri tekrarlayabileceklerdir.
Bunun gibi daha birçok yeni teknikler üzerinde çalışılmaktadır. Optimum çözüme, yani en ekonomik ve en teknik çözüme ulaşıldığında, sistem kullanılabilir olacaktır.
Sonuç olarak, bu alanda da yeni bir meslek ortaya çıkacaktır. Bu bir Öğretim Mühendisi/Uzmanı olacaktır.
17 milyon öğrencisi, 700.000 öğreticisi olan Türkiye'mizin geleceği, çok iyi öğretmenler kadar, çok iyi eğitim olanaklarına da bağlıdır.
Bütün bunların yanında daha başka bazı meslekler de önem ve değer kazanacaktır. Örneğin, sermaye piyasaları uzmanlığı, borsa yatırım uzmanlığı, uluslararası sermaye piyasası uzmanlığı, fiyatlandırma uzmanlığı vb.
Bütün bunların yanında, insanlar varoldukça sorunlar da bitmeyeceğine göre Hukuk adamlığı (yargıç, savcı, avukat), genel anlamıyla doktorluk, mühendislik, iktisadi idari bilimler ile ilgili işletmecilik, yöneticilik, uluslararası ilişkiler, pazarlamacılık 21. yüzyılda geçerliliklerini koruyacaklardır ama kendilerini yenilemedikçe çağdışı kalacaktırlar.
Kendimizi bugünden yarınlara hazırlamamız gerekmektedir. 21. yüzyıl ona yürüyenlerin değil, donanımlı olarak koşanların çağı olacaktır.
Üniversiteler, çağdaş ülkelerde, topluma yön ve fikir veren kuruluşlardır. Özgün düşünceler oralarda büyür, gelişir, bazen de filizlenir. Fikri hür, vicdanı hür nesiller oralarda yetişir. Ama bugün üniversitelerimiz öyle midir?
Diğer taraftan üniversitelerin üzerini karabulutlar gibi kapatan YÖK, görevlerini tam anlamıyla yapmamaktadır. Çünkü öyle istenmektedir. Başkaları da hep "o düzenin, o istemediğimiz düzenin" piyonları olarak görev yapmışlardır, yapmaktadırlar. Bugün bir YÖK örneğin, ülkemizin 2000'li yılların ötesindeki "meslek gereksinmelerini" saptamış mıdır? Geleceğin meslekleri üzerinde çalışmalar yapmış veya yaptırtmış mıdır? Ülkenin hangi meslekteki gençlere ne oranda gereksinmeleri vardır diye hiç düşünmüş müdür? Hiçbir çalışma yapmış mıdır?
Artık Türkiye, genç, çağdaş düşünceli yöneticiler ve kurumlar istiyor. Hırsızlığın, hortumculuğun yerini dürüstlüğün, çalışkanlığın, çağdaşlığın almasını istiyor. 21. yüzyılın yeni meslekleri, yeni atılımların da habercisidir. Durmanın bile gerilemek anlamına geldiği bir dünyada yaşıyoruz.
Bizleri yeniçağa taşıyacak; yeni düşünceler, yeni eylemler, yeni projelerdir.

İş dünyası inanılmaz bir hızla değişirken, iş gücüne olan talep de giderek yön değiştiriyor.

Dünya Ekonomi Forumu'nun yayınladığı "İşlerin Geleceği" konulu rapora göre demografik değişimler ve teknolojideki ilerleme sonucu 2020 yılında 5 milyon meslek yok olabilir; ve yine aynı rapora göre bu mesleklerin büyük çoğunluğu beyaz yakalı ofis çalışanlarına ve yönetici kadrolarına ait.
Dünyanın en büyük 15 ekonomisindeki 9 endüstri kolunda çalışmakta olan 350'yi aşkın çalışan ve yöneticinin incelendiği rapor, özetleyecek olursak ilerleyen yıllarda mesleklerin ne yönde değişeceğini öngörüyor. Yok olmaya yüz tutacak mesleklerin yanı sıra, talebin de tavan yapacağı başka meslekler olacak elbette. Gelecekte hangi mesleklere olan talep artacak veya aynı kalacak; bakalım.
Veri analistlerine olan talep çok artacak.
Rapora göre veri analistliği 2020 yılında tüm endüstriler için zorunlu hale gelecek. Çünkü yeni ve yıkıcı teknolojiler büyük bir hızla veri üretiyor olacak ve haliyle bunca veriyi anlayıp doğru şekilde analiz etmek de karmaşıklaşacak
2. Genel olarak bilgisayar ve matematik eksenli tüm mesleklere olan talep büyüyecek.
Bilgisayar programcılığı, yazılım mühendisliği, veri güvenliği uzmanlığı vb meslekler artarak talep görmeye devam edecek.
3.Mimar ve mühendislerin yeri sağlam.
Önümüzdeki 4 yıl içerisinde yetenekli mimarlık ve mühendisliğe olan talepte de artış bekleniyor. Özellikle de biyokimya, nanoteknoloji, robot ve malzeme mühendisliğine olan ihtiyaç fazlalaşacak.
2020 yılında neredeyse 2 milyon yeni "iş" icat edilmiş olacak ve bunlar kesinlikle bilgisayar, matematik, mimarlık ve mühendislik ana eksenlerinde yer alacak.
4.Nitelikli pazarlama ve satış uzmanlarına olan ihtiyaç da artacak.
Teknolojik ilerlemeler sektörlerin işleyiş biçimini sarsmaya devam ederken, endüstri kollarının müşteri ağları da genişleyecek ve haliyle daha çok nitelikli satış personeli gerekecek. Örneğin mobilde içerik tüketimi böyle inanılamaz bir hızla artmaktayken, mobil pazarlama hakkında bilgi sahibi bir satışçı hemen hemen her sektörün ihtiyacı haline gelecek.
5.Değişim ve dönüşümü idare etme becerisine sahip üst düzey yöneticilere ihtiyaç olacak.
Rapora göre bu yöneticiler özellikle medya, eğlence ve bilgi teknolojileri alanlarında gerekecek.
6.Ticari ürün ve endüstri ürünleri tasarımcıları halen çok popüler olacak.
Rapora göre 2020 yılında işverenlerin arayacağı en önemli yeteneklerden biri yaratıcılık. Rutin ve monoton işler gitgide daha çok robot tarafından yapılabiliyor olabilir ama yaratıcılık isteyen tüm işlerde (ki "üretim" içeren hemen hemen bütün işler bu sınıfa giriyor) halen insan beynine ihtiyaç var.
7.Çalışanların becerilerinin çağa ayak uyduracak biçimde geliştirilebilmesi için insan kaynakları ve kurumsal gelişim uzmanları da revaçta olacak.
Raporda görüşülen şirketlerin %65'i şimdiden çalışanlarının becerilerini geliştirme konusuna yatırım yaptıklarını söylüyor. Yeni yetenekleri işe almak bir opsiyon olsa da, şirketler mevcut çalışanlarını geliştirme yoluna daha çok gidecek. Bu nedenle, gelişim uzmanları ve insan kaynaklarına daha fazla iş düşecek.
8.İş dünyası her yeni teknolojiyle tanıştığında, yepyeni yasal mevzuat ve düzenlemeler de beraberinde gelecek.
Özellikle devletle ilgili kurumlarda bu yeni mevzuatları düzenleyecek personele daha çok ihtiyaç duyulmaya başlanacak. Şirketlerin hukuk departmanları da buna paralel olarak genişleyecek.