sektör sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
sektör sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

23 Ekim 2024 Çarşamba

Temiz enerjide yeni yol haritası sektör yatırımlarına ivme kazandıracak

Rüzgar, Güneş ve enerji verimliliği sektöründe faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, temiz enerjide yeni yol haritasının sektörde yatırımlara hız kazandıracağı görüşünü paylaştı.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın "Enerji Dönüşümü - Yenilenebilir Enerji 2035" tanıtım toplantısında açıkladığı yeni yol haritası sektörde olumlu yankı buldu.

Şu an yaklaşık 30 bin megavat olan güneş ve rüzgar enerjisi kurulu gücünün, 2035 yılına kadar 4 kat artırılarak 120 bin megavata ulaştırılması hedefleniyor.

Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kalaycı, AA muhabirine, güneş enerjisinde 800 megavat ve karasal rüzgar enerjisinde 1200 megavat olmak üzere toplam 2 gigavatlık yeni Yenilenebilir Kaynak Alanı (YEKA) yarışmalarının duyurulmasının enerji sektörü açısından sevindirici olduğunu söyledi.

Sıradaki YEKA projelerinin duyurulmasının sektör oyuncularının önlerini görmeleri açısından çok değerli olduğunu dile getiren Kalaycı, "Belirtilen takvime uygun gidilmesi, dönem içinde ertelemelerin olmaması gerekiyor. Zaman kaybetmeden bu projeleri devreye almamız, 2035 ve 2053 hedeflerimizin gerçekleşmesine önemli katkı sağlayacak." diye konuştu.

"YEKA'da düzenleme yetkisi artık Bakanlıkta"

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği Genel Sekreteri Hakan Erkan da YEKA'da düzenleme yetkisinin artık Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında olacağını ve geçmişte yaşanan tecrübeler dikkate alınarak yeni bir model ortaya koymaya çalışıldığını aktardı.

Yatırımların hızla devreye girmesinin sağlanacağını belirten Erkan, "İlk 60 ay süresince üretilen elektriğin serbest piyasa fiyatlarından sisteme satılması imkanı tanınacak ve bu dönemde serbest fiyat için kilovatsaat başına 4,95 dolar/sent taban fiyat uygulanacak. Sonraki 20 yıl için ihale fiyatından alım garantisi olacak ve ihalede şartnamede belirtilen taban fiyat altına inilmesine izin verilmeyecek. Yarışmada taban fiyata gelen yatırımcılar varsa, kapasite bedeli üzerinden ayrı bir yarışma yapılacak. Taban fiyat uygulaması sayesinde finansman bulunması kolaylaşacak." ifadelerini kullandı.

Erkan, kalan lisans süresince serbest piyasa fiyatından sisteme satış yapılabileceğini, YEKA'larda asgari yerlilik şartı ve iletim bedeli muafiyeti bulunacağını bildirdi.

Uluslararası yatırımcıları da çekebilmek için uluslararası tahkim ile birlikte döviz bazlı fiyat alım fiyatı uygulanacağını vurgulayan Erkan, "Yeni bağlantı şekli önerileri sektör açısından önemli bir gelişme. Böylelikle, mevcut kapasite kısıtlarına takılmadan aynı bağlantı noktasında ve şebekeye enerji vermeden kurulacak öz tüketim amaçlı çatı GES'lere kapasite tahsis edilmesi sektöre YEKA'lardan sonra ikinci can suyu olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

"Sanayide yüzde 30 enerji tasarrufu sağlamak mümkün"

Enerji Verimliliği Derneği Başkanı Ahmet Erdem de enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve iklim hedeflerine ulaşmak için enerji verimliliği uygulamalarının hızlandırılması gerektiğini söyledi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının ilk eylem planının uygulanması ile 2017-2023 döneminde Türkiye'de 8,5 milyar dolar yatırım yapıldığını, ikinci eylem planında yatırım hedefinin yaklaşık 2,5 kat arttığına işaret eden Erdem, şöyle konuştu:

"İlk küresel durum değerlendirmesine göre, iklim hedeflerine ulaşılması için enerji verimliliğinin iki katına yükseltilmesi gerekiyor. COP28 zirvesinden önce iddialı enerji verimliliği hedeflerinin ortaya konulmasını çok olumlu karşılıyoruz. Enerji verimliliği çalışmaları ile sanayi sektöründe yüzde 30 enerji tasarrufu sağlamak mümkün. Diğer taraftan bina sektöründe ısı kaçaklarının giderilmesi, iklimlendirme sistemini iyileştirilmesi ve elektriği verimli kullanan cihazlar ile bina sektöründe de yüzde 50'ye yakın tasarruf potansiyeli bulunuyor. Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile kamu binalarına getirilen 2030 yılına kadar yüzde 30 enerji tasarrufu sağlama hedefi kamunun bu alanda bize öncü rol üstlendiğini gösteriyor."

"Deniz üstü rüzgar hedefimiz aynı"

Deniz Üstü Rüzgar Enerjisi Derneği Başkanı Murat Durak, yeni hedefler yanında elektrik altyapısının geliştirilmesine yönelik çalışmaların da memnuniyet verici olduğunu ifade etti.

Elektrik şebekelerinde alternatif ve doğru akım konularında çalışmaların önemine işaret eden Durak, "Türkiye'nin RES ve GES kapasitesini kullanması açısından hedefleri oldukça olumlu karşılıyoruz. Bunun yanında, deniz üstü rüzgar enerjisinde hedefimiz aynen devam ediyor. Bununla ilgili ihale detaylarının açıklanmasını da isterdik." değerlendirmesinde bulundu.




15 Ekim 2024 Salı

Türkiye'nin En Çok İhracat Yaptığı Ülke



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Almanya, Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülke olmayı sürdürüyor

Resesyon endişelerinin giderek arttığı Almanya, Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ülke olmaya devam etti.

ürkiye'nin en büyük ticaret ortağı olan Avrupa'da ekonomik aktivitenin yavaşlama sinyalleri vermesine karşın, bölge ile yapılan ticaret güçlü kalmayı sürdürüyor.

Almanya, bu dönemde de Türkiye'nin bölgede en çok ihracat yaptığı ülke konumunu korurken, bu durumun ülkenin ekonomik aktivitesindeki yavaşlamanın öne çıktığı bir dönemde de gerçekleşmesi dikkati çekiyor.

AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin eylül ayında ihracatı 22 milyar 7 milyon dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde en fazla ihracat yapılan bölge Avrupa olurken, toplam ihracatın yüzde 52'si Avrupa ülkelerine yapıldı.

Türkiye'nin Avrupa ülkelerine ihracatı eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,1 artışla 11 milyar 372 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Eylül ayında en fazla ihracat yapılan Avrupa ülkesi, 1 milyar 522 milyon dolar dış satım gerçekleştirilen Almanya olurken, onu 1 milyar 232,9 milyon dolarla Birleşik Krallık, 980,2 milyon dolarla İtalya, 766,4 milyon dolarla Fransa, 747,6 milyon dolarla Rusya Federasyonu izledi.

Bu dönemde Avrupa ülkeleri arasında en fazla ihracat yapılan Almanya'ya 426,4 milyon dolarlık otomotiv endüstrisi dış satımı kaydedildi.

Söz konusu ülkeye yapılan ihracat sektörel olarak incelendiğinde, 244,7 milyon dolarlık hazır giyim ve konfeksiyon, 120,3 milyon dolarlık demir ve demir dışı metaller, 119,1 milyon dolarlık elektrik ve elektronik, 98,3 milyon dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı yapıldı.

En fazla ihracat yapılan 5 Avrupa ülkesi arasında Rusya hariç diğer ülkelere en çok dış satımı otomotiv endüstrisi gerçekleştirdi.

Eylülde Birleşik Krallık'a 452,9 milyon dolarlık, İtalya'ya 315 milyon dolarlık, Fransa'ya da 347 milyon dolarlık otomotiv ihracatı yapıldı. Rusya'ya en yüksek ihracat yapan sektör, 139,3 milyon dolarla kimyevi maddeler ve mamulleri oldu.

En yüksek artışta Birleşik Krallık zirvede

Değer bazında ihracat artışında Birleşik Krallık zirvede yer aldı. Eylülde bu ülkeye yapılan ihracatta 245,3 milyon dolarlık artış görülürken, onu 108,8 milyon dolarla Slovenya, 76,4 milyon dolarla İspanya, 73,4 milyon dolarla Norveç ve 64,6 milyon dolarla Yunanistan takip etti.

Bu dönemde Slovenya'ya 261,4 milyon dolarlık, İspanya'ya 744,4 milyon dolarlık, Yunanistan'a 295,2 milyon dolarlık ve Norveç'e 102,2 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi.

Söz konusu dönemde İspanya ve Slovenya'ya en yüksek ihracat sırasıyla 192,7 milyon dolar ve 220,1 milyon dolarla otomotiv endüstrisinden yapılırken, Yunanistan'a 55,7 milyon dolarlık kimyevi maddeler ve mamulleri dış satımı gerçekleştirildi.

Norveç'e de en fazla dış satımı 67,1 milyon dolarla gemi yat ve hizmetleri sektörü gerçekleştirdi.


Söz konusu ayda Almanya'ya yapılan ihracat ise bir önceki yılın aynı ayına göre 14,4 milyon dolar azalış görüldü.



1 - 30 Eylül (bin dolar)


ÜLKE

2024


ALMANYA

1.521.983,60


BİRLEŞİK KRALLIK

1.232.868,04


İTALYA

980.163,64


FRANSA

766.403,31


RUSYA FEDERASYONU

747.562,94


İSPANYA

744.361,77


ROMANYA

655.524,35


POLONYA

596.320,10


HOLLANDA

586.327,01


BELÇİKA

384.523,85




30 Eylül 2024 Pazartesi

Yatırımlar Mısır'a kayıyor



SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Türkiye’de artan maliyetlerin yanı sıra baskılanan kur nedeni ile yurtdışında fiyat tutturmakta zorlanan hazır giyim üreticileri, yönünü Mısır’a çevirdi.


Realkom ve FG Group gibi birçok şirket ise sıfırdan yatırım için ülkede incelemelerde bulunuyor.

Türkiye’de artan maliyetlerin yanı sıra baskılanan kur nedeni ile yurtdışında fiyat tutturmakta zorlanan hazır giyim üreticileri, yönünü yurtdışına çevirdi. Hedef pazarlar arasında yer alan ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması (STA) avantajının da etkisiyle Mısır bu alanda öne çıkan ülkeler arasında başı çekti.

Ülkenin en büyük yatırımcıları arasında yer alan Yeşim Tekstil ve Taypa, Mısır’daki yatırımlarını büyütme kararı alırken Realkom ve FG Group gibi birçok şirket ise sıfırdan yatırım için ülkede incelemelerde bulunuyor. Birçok şirket ise bölgede yerel ortak ile fason üretim seçeneklerini araştırıyor.

Mısır Lirası’nın yılbaşından bu yana yüzde 25’e yakın devalüe olmasının da etkisi ile son 4-5 haftada ülkede yatırım ve işbirliği trafiğinin hızlandığını dile getiren sektör temsilcileri, somut adımlar için seçim sonrasını işaret ederken Türkiye’nin yüzde 60’ı seviyesinde kalan çalışan verimliliğinin kafalarda soru işaretlerine yol açtığını dile getirdi.

Önümüzdeki yıllarda 500 milyon dolarlık yeni yatırım 

Hali hazırda Mısır’da 35 Türk şirketi faaliyet gösteriyor ve bu şirketler Mısır’ın tekstil ve konfeksiyon pazarının üçte birini yönetiyor. Bu da yaklaşık olarak 1,5 milyar dolarlık yatırım anlamına geliyor. 2023 ve 2024 yıllarında ise artan ilginin de bir sonucu olarak ülkede 500 milyon dolarlık yeni yatırım öngörülüyor.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Mısır İş Konseyi Başkanı Mustafa Denizer, Türk şirketlerinin Mısır’da tekstil ve konfeksiyon yatırımlarının 2007 senesinde başladığını hatırlattı. Bu noktada ülkede bulunan nitelikli sanayi bölgelerinin (QIZ) önemine dikkat çeken Denizer, “Bu bölgeleri kapsayan anlaşmaya göre bir girdi İsrail’den sağlanır ise, ABD’ye yapılan ihracatta gümrük vergisi ödenmiyor” dedi.

Türkiye, yıllık 120 milyar doları bulan ABD hazır giyim ithalatından yüzde 1’in altında pay alıyor. Bu rakamın düşük olmasının bir nedeni ise ABD’nin Türkiye’den yapılan giyim ithalatında ürüne göre değişmekle birlikte yüzde 30’u aşan oranlarda gümrük vergisi uygulaması. Mustafa Denizer, “Mısır’ın ABD, Afrika, Kuzey Afrika ve Güney Amerika ülkeleriyle STA’sı ve gümrüksüz ticaret anlaşmaları mevcut. Bu avantajın etkisiyle Mısır son dönemde ilgi çekiyor. Ancak 2007’de Mısır’a yapılan Türk yatırımları geride kalan dönemde 3-4-5 kat büyürken çok fazla yeni yatırım gelmedi.

Hali hazırda üretime devam eden 35 civarında Türk şirketi şu an itibarıyla Mısır’da tekstil ve konfeksiyon pazarının üçte birini yönetir hale geldi. Bu şirketlerin toplam yatırımı 1,5 milyar dolar civarında. 2023 ve 2024’te 500 milyon dolar yatırım hedefleniyor. Bu şirketler özellikle tekstil alanında iç piyasada da 1 milyar dolar ciroyu aşmış durumda.Mısır’ın tekstil ve konfeksiyon toplam ihracatının da üçte birini Türk şirketleri gerçekleştiriyor” diye konuştu.

ABD'ye 1 milyar, Mısır'a 1.5 milyar dolar ihracat

Mısır’da hali hazırda Yeşim Tekstil’den Tay Group’a, Eroğlu Giyim’den Çalık’a LcWaikiki’den Diktaş’a kadar birçok Türk üretici faaliyet gösteriyor. Türkiye, geçen yılın tamamında ABD’ye 1 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken, bu rakam Mısır’da 1,2 milyar doları buldu.

Sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre, Türkiye’de 600 doları aşan işçilik maliyeti Mısır’da 150-175 dolar civarında seyrediyor. Enerji maliyeti ise yine Türkiye’nin yarısı kadar. Ancak Mısır’da geçen yılın son çeyreğinden başlayan devalüasyon, ülkeyi ihracat için çok daha cazip hale getirdi. 2022 Ekim’de 19 Mısır Lirası seviyesine olan dolar, hali hazırda 30 seviyelerine kadar yükseldi. Bu da Türkiye ile kıyaslandığında hali hazırda fiyatta yüzde 20 avantaj anlamına geliyor. Öte yandan ülkede tekstil ve konfeksiyon özelinde yaklaşık 50 bin çalışan bulunuyor.

Ülkenin en büyük sektör şirketlerinden biri Yeşim Tekstil. Yeşim Grup'a bağlı Jade Tekstil, Mısır’da en büyük hazır giyim ve konfeksiyon ihracatçısı olma başarısı gösterdi. Yeşim Tekstil CEO’su Selim Şenkaya, Mısır’a her dönem ilgi olduğunu ancak son yıllarda bölgede yaşanan siyasi gerilimin de etkisiyle yatırımcıların çekingen davrandıklarını dile getirdi.



13 Temmuz 2020 Pazartesi

Kişisel SWOT Analizi Neden ve Nasıl Yapılmalıdır?

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Yeteneklerinizi tam anlamıyla kullanmanız, hayatta başarılı olmanız açısından çok önemlidir. Benzer şekilde, zayıf noktalarınızı bilmeniz, hayatınızda yaşadığınız problemleri en aza indirecektir. Zayıf noktalarınızla nasıl başa çıkabileceğinizi bilirseniz, bunların iş hayatınızda problem yaratmamasını sağlayabilirsiniz.

Peki, şirketlerin yaptığı gibi, siz de kişisel olarak güçlü ve zayıf noktalarınızı nasıl tespit edebilirsiniz? Bu noktaların yarattığı fırsatları ve tehlikeleri nasıl analiz edebilirsiniz? İşte bu noktada, SWOT Analizi çok işlevsel ve sıklıkla kullanılan bir tekniktir.

Bu yazımızda SWOT analizi nedir, kişisel olarak nasıl uygulanır vb. konularda detaylı bilgi verip, bir örnek ile konuyu kariyeriniz açısından faydalı olması için canlandırıyor olacağız

SWOT Analizi’ni bu kadar etkili ve faydalı yapan, normalde farkına varamayacağınız fırsatları gözler önüne sererek zayıf noktalarınızı anlamanıza yardımcı olması ve size zarar verebilecek tehlikeleri önceden düşünüp önlem almanızı sağlamasıdır.

Kendinize SWOT Analizi çerçevesinde bakarak, çevrenizdekilerle aranızdaki farkı gösterebilir ve kariyerinizde bir adım öne çıkmanızı sağlayabilecek uzmanlık alanlarınızı ve yeteneklerinizi daha fazla geliştirme fırsatı bulabilirsiniz.

SWOT Analizi Nasıl Uygulanır?

Kişisel bir SWOT Analizi yapmanız için size yön gösterebilecek soruları bir araya getirdik. Sizin yapmanız gereken tek şey aşağıdaki sorulara içtenlikle cevaplar aramanız.

Güçlü Yönleriniz:

  • Sizi diğerlerinden ayıran avantajlarınız nelerdir? (yetenekleriniz, sertifikalarınız, eğitim hayatınız, çevreniz vb.)
  • Diğerlerinden hangi alanda daha iyisinizdir?
  • Ne tür kaynaklara kişisel olarak erişiminiz bulunmaktadır?
  • Çevrenizin (yöneticiniz, iş arkadaşlarınız vb.) güçlü olduğunuzu düşündüğü noktalar nelerdir?
  • Hangi başarılarınızla en çok gurur duyarsınız?
  • Sizi başkalarından ayıran değerleriniz nelerdir?
  • Başka hiç kimsenin içinde bulunmadığı bir gruba dahil misiniz? Dahilseniz, bu gruptaki söz sahibi insanlarla ne seviyede bağlantınız bulunmaktadır?
 
Bu soruları kendi bakış açınız ve çevrenizin bakış açıları çerçevesinde cevap veriniz ve mütevazi ya da utangaç olmayınız; mümkün olduğu kadar objektif olunuz.

Eğer bu noktada bir zorluk yaşarsanız, kişisel özelliklerinizin bir listesini yapmayı deneyiniz. Bunlardan bazıları güçlü yönleriniz olacaktır!

İPUCU:
Güçlü özelliklerinizi, çevrenizdeki insanları düşünerek analiz ediniz. Mesela, iyi bir matematikçiyseniz ve çevrenizdeki insanlar da matematikte iyilerse; bu yeteneğinizi, şu noktada, güçlü özelliklerinizden saymayınız. Çünkü, iyi bir matematikçi olmanız, şu an bulunduğunuz pozisyonda zaten sahip olmanız gereken bir yetenektir.

Zayıf Yönleriniz:

  • Kendinize güvenemediğiniz için yapmaktan çekindiğiniz işler nelerdir?
  • Çevrenizdekiler sizi hangi konularda zayıf bulmaktadır?
  • Eğitim hayatınız ve becerilerinizle ilgili kendinize tamamen güvenebildiğinizi söyleyebilir misiniz? Güvenemiyorsanız, buna neler sebep olmaktadır?
  • Çalışma yönteminizde negatif olduğunu düşündüğünüz noktalar nelerdir? (Örneğin, sıklıkla geç kalır mısınız, çabuk öfkelenir misiniz veya stresle başa çıkamaz mısınız?)
  • Alanınızda sizi geriye çeken kişisel özellikleriniz var mıdır? (Örneğin, bir toplantıyı idare etmek zorundaysanız, topluluk içinde konuşma korkusu bir dezavantaj teşkil edecektir.)
 
Yine aynı şekilde, bu sorulara cevap verirken, kendi bakış açınızı ve çevrenizin bakış açısını düşününüz. Çevreniz, sizin kendinizde görmediğiniz zayıf noktalarınızı görüyor mu? İş arkadaşlarınız sürekli bir şekilde, bazı önemli konularda önünüze geçebiliyor mu? Gerçekçi olunuz – tatsız gerçeklerle en çabuk şekilde yüzleşmeniz en iyi yoldur.

Fırsat Alanlarınız:

  • Hangi teknolojik yenilikler size yardımcı olabilir? Veya diğer insanlardan internet yoluyla faydalanabilme şansınız var mıdır?
  • Sektörünüz gelişme gösteren bir sektör mü? Öyleyse, bu pazar içerisinde nasıl avantaj sağlayabilirsiniz?
  • Size yardım edebilecek ve önerilerde bulunabilecek önemli bağlantılarınız var mı?
  • Şirketinizde hangi eğilimleri (yönetimsel vb.) gözlemlemektesiniz ve bunlardan siz nasıl fayda sağlayabilirsiniz?
  • Müşterilerinizin şirketinizle ilgili bir şikayeti var mı? Varsa, bir çözüm üreterek kendinize fırsat yaratabilme şansınız var mı?
  • Şirketinizde veya sektörünüzde, kimsenin dolduramadığı bir ihtiyaç var mı?
  • İş arkadaşlarınızın gözden kaçırdığı veya başarısız olduğu önemli bir nokta var mı? Varsa, siz bu konulardan kişisel gelişiminiz için artı bir değer sağlayabilir misiniz?
 
Faydalı olabilecek olası “Fırsat Alanları”:
  • Çevrenizi genişletebileceğiniz organizasyonlar, eğitimler, konferanslar,
  • Yeni bir rol ya da proje, topluluk içerisinde konuşma yapmak veya uluslararası ilişkiler.
  • Mevcut projelerin bir kısmını üstlenerek tecrübe kazanabilirsiniz.
  • Şirket büyümeleri ve satınalmalar. Bu süreçte size fayda sağlayabilecek bir özelliğe sahip misiniz?
 
Ayrıca, önemli olarak, güçlü özelliklerinize bakınız ve bu özelliklerinizin size bir fırsat sağlayıp sağlamadığını anlamaya çalışınız. Aynı şekilde, zayıf noktalarınıza bakınız ve bu zayıf noktalarınızın nasıl tehlikelere yol açabileceğini tespit etmeye çalışınız.

Tehditler/Tehlikeler:

  • Şu an meşgul olduğunuz işinizde karşınıza çıkan engeller nelerdir?
  • Sizinle projeler ve sorumluluklar açısından rekabet eden iş arkadaşlarınız var mı?
  • İşiniz veya yaptığınız işlere gösterilen talep, bir değişme halinde mi?
  • Değişen teknoloji, sizin pozisyonunuza/işinize bir tehdit teşkil ediyor mu?
  • Sahip olduğunuz zayıf özellikleriniz bir tehdit oluşturuyor mu?
 
Bu analizi gerçekleştirmek, çoğu zaman, neler yapmanız gerektiği anlamanızı ve problemlere bu açıdan bakmanızı sağlaması açısından önem teşkil etmektedir.

Kişisel SWOT Örneği:

Kişisel bir SWOT Analizi’nin nasıl olduğunu anlayabilmek için; bir Reklam Yöneticisi olan Serpil’in aşağıda yer alan SWOT Analizi’ni inceleyebilirsiniz.

Güçlü Yönler:

  • Yaratıcıyım. Çoğu zaman, markalarına getirdiğim yeni bakış açılarıyla müşterileri etkiliyorum.
  • Müşterilerim ve takımımla iyi iletişim kurabiliyorum.
  • Doğru pazarlama bakışını bulma sürecinde, önemli ve kilit soruları sorabiliyorum.
  • Kendimi tamamen müşterinin markasının başarılı olmasına adıyorum.
 

Zayıf Noktalar:

  • Bir işi hızlı bir şekilde bitirme ve yapılacaklar listemden silme konusunda gelişime ihtiyaç duyuyorum. Bu durum bazen işlerimin kalitesini kötü yönde etkileyebiliyor.
  • Bu ihtiyaç, bitirilmesi gereken çok işim olduğu zaman, bende stres yaratıyor
  • Müşterilere fikirlerimi sunarken endişe yaşıyorum ve topluluk içinde konuşma korkusuna yol açan bu endişe, fikirlerimi güzel bir şekilde ifade etmemi engelliyor.
 

Fırsatlar:

  • En büyük rakiplerimizden bir tanesinin, küçük müşterilerine iyi muamele etmediğiyle ilgili söylentiler gündeme geldi.
  • Önümüzdeki ay, önemli bir pazarlama konferansına katılacağım. Önemli bir çevre edinmek ve sunduğu eğitim seminerlerini dinlemek açısından, bu konferans benim için önemli bir fırsat.
  • Sanat yönetmenimiz yakında doğum iznine ayrılıyor. Onun görevlerinin bir kısmını geçici olarak devralmak, benim kariyer gelişimim açısından önemli bir fırsat.
 

Tehditler:

  • İş arkadaşlarımdan bir tanesi - Erdal, topluluk içinde konuşma konusunda benden daha güçlü özelliklere sahip ve sanat yönetmenliği pozisyonu için benimle rekabet halinde.
  • Personel eksikliğinden dolayı, çok fazla iş yüküm oluştu ve bu benim yaratıcılığımı kötü yönde etkiliyor.
  • Son ekonomik gelişmeler pazarlama sektöründe gelişmelerin yavaşlamasına sebep oldu. Birçok firma, personel sayısını azalttı ve bizim firmamız da böyle bir kısıntı planlamakta.
 
Bu analizi gerçekleştirmenin sonucunda, Serpil, Sanat Yöneticisi’nin doğum iznine ayrılmasıyla ilgili, iş arkadaşı Erdal’a nasıl davranması gerektiği konusunda önemli bir adım attı. Erdal’a, işin sorumluluklarını ikisinin paylaşmasını, birlikte çalışmalarını ve ikisinin kendi güçlü taraflarını kullanmalarını teklif etti ve bu teklif Erdal’ın çok hoşuna gitti. Erdal’ın sunumu kuvvetliydi fakat Serpil’in yaratıcı fikirlerinden de çok etkileniyordu ve bu konuda onu daha iyi buluyordu.

Bir takım halinde çalışarak, daha küçük müşterilerinin aldıkları hizmetten daha memnun kalmalarını sağlama şansları vardı. Bu da rakip firmalar hakkında çıkan söylentileri, kendileri için bir fırsata dönüştürmelerine sebep olabilirdi.

Sonuç olarak...

SWOT Analizi güçlü ve zayıf noktalarınızı, aynı zamanda da karşı karşıya olduğunuz fırsatları ve tehlikeleri anlamak ve analiz etmek için önemli bir araçtır. Çünkü güçlü özelliklerinize odaklanmanıza, zayıf noktalarınızı en aza indirmenize ve çevrenizdeki fırsatlardan mümkün olduğu kadar fazla yararlanmanıza yardımcı olur. Bu açıdan, şirketlerin kararlar alırken kullandığı bu analiz yönetimini, kendi kariyer ve kişisel gelişiminiz için kullanmanızı önemle tavsiye ederiz.

Mutlu ve başarılı çalışmalar!



14 Şubat 2020 Cuma

İş dünyası ve ekonomistler sanayi üretimi verisini değerlendirdi

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


İş dünyası ve ekonomistler, geçen yılın aralık ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını değerlendirdi.


Arındırılmamış sanayi üretim endeksinin, Aralık 2019'da yıllık yüzde 9,5 ile 23 ayın en yüksek artışını sergilemesi, geçen yılın dördüncü çeyreğinde yüzde 4,5-5 büyümeye işaret etti.
  • Sanayi üretimi arttı
AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlediği bilgiye göre, arındırılmamış sanayi üretim endeksi geçen yılın aralık ayında yıllık bazda yüzde 9,5 ile Ocak 2018'den bu yana en yüksek artışını gösterdi. Aynı dönemde takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksindeki artış da yüzde 8,6 ile 22 ayın en yükseği oldu.

Ekonomistler, milli gelir artışının 2019'un son çeyreğinde yüzde 4,5-5 bandında gerçekleşebileceğini tahmin ediyor.


"2020'de ekonomi yüzde 4-5 büyüyebilir"

AA Finans Analisti ve Ekonomist Haluk Bürümcekçi, arındırılmamış sanayi üretiminin aralıkta yıllık bazda yüzde 9,5 artışla piyasa beklentilerinin üzerinde gerçekleştiğini belirtti.

Ekim-Aralık 2019 gerçekleşmesinin 2018'in aynı dönemine göre yıllık yüzde 5,5 artışla yılın son çeyreğinde üretim artışının hızlandığına işaret ettiğini söyleyen Bürümcekçi, ocak için öncü göstergelerin yıllık bazda artış eğiliminin devam ettiğini yansıttığı ifade etti.

Bürümcekçi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Büyüme eğiliminin mevcut gücünü ne süre koruyabileceğini, finansal koşullardaki gevşemenin ve bankacılık kredi hacmindeki yükselişin kalıcılığı ve dış talep koşulları belirleyecektir. 

Geçen yıl, ilk iki çeyrekte yıllık bazda milli gelir düşüşünün devam ettiği görülmüştü. Buna karşılık, baz etkisinin üçüncü çeyrekten itibaren devreye girmesi ile büyümedeki toparlanmanın güçlendiği de izlenmekteydi. 

Son çeyrekte de yakalanan bu ivme ve baz etkisinin katkısı ile yüzde 4,5-5 aralığında bir büyümenin yakalanması olası görünmektedir.

Sonrasındaki görünüm ise, finansal koşullarda gözlenen belirgin gevşemenin ve kamu bankaları öncülüğünde yükselmeye başlayan ve trend büyümesi yüzde 25'e yaklaşan bankacılık kredi hacminin bu görünümü ne süre koruyabileceğine bağlı olacaktır. 

Ayrıca, Euro Bölgesi başta olmak üzere küresel çapta gözlenen yavaşlamanın dış talebi olumsuz etkilemeye başlaması bir aşağı yönlü risk olarak izlenmektedir. 

Bu doğrultuda, 2019 yılı büyümesinin yüzde 0,5 olarak gerçekleşmesini beklerken, 2020 yılında ise bugünkü bilgiler ışığında büyümenin yüzde 4-5 aralığında gerçekleşmesini olası görmekteyiz."

"Son çeyrekte sanayi üretimi yüzde 5,8 büyüdü"

TSKB Ekonomisti Şakir Turan da aralık verilerinin imalat sanayi PMI gibi öncü verilerin işaret ettiğinden güçlü geldiğini, 2019'un son çeyreğinde sanayi üretimi takvim etkisinden arındırılmış verilere göre yıllık bazda yüzde 5,8 büyüdüğünü söyledi.

Yıl genelinde ise sanayi üretiminin yüzde 0,6 küçüldüğünü ifade eden Turan, "Diğer öncü verilerle birlikte, aralık sanayi üretimi verileri 2019 son çeyrekte GSYH'nin iç talep destekli olarak güçlü bir büyüme kaydetmiş olabileceğine işaret ediyor. 

Dördüncü çeyrekteki yüzde 5 civarında yıllık büyüme ile 2019 genelinde GSYH büyümesinin yüzde 0,5 civarında oluştuğunu hesaplıyoruz." dedi.

İSO Başkanı Bahçıvan: Sanayi sektörümüze verilen destekler, üretim olarak geri dönmektedir

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, öncü göstergelerin, sanayi üretimindeki iyileşmenin ve artış ivmesinin ocak ve devam eden aylarda da süreceğini gösterdiğini belirterek, "Bütün bunlar göstermektedir ki sanayiye verilen destek üretime, istihdama ve ekonomik dengelenmenin kalıcılaşmasına verilen destektir, boşa gitmemektedir." ifadelerini kullandı.

İSO açıklamasında görüşlerine yer verilen İSO Başkanı Bahçıvan, TÜİK'in açıkladığı aralık ayına ait sanayi üretimi verisine dair değerlendirmelerde bulundu.

Aralık ayı sanayi üretimi verilerinin, sanayinin çarklarının zor koşullarda bile döndüğünü göstermesi açısından önemli ve geleceğe dair umutları artıran bir gösterge olduğunu belirten Bahçıvan, "Yıllık bazda yüzde 8.6’lık sanayi üretimi artışı ve aynı şekilde yüzde 9.1'lik imalat sanayi üretim artışında bir baz etkisi olsa da bu veriler sanayi sektörü aktivitesinde genele yayılan bir toparlanma eğiliminin olduğuna işaret etmektedir. 

Bu tabloda özellikle ekonomimizde son bir yıl içindeki genel dengelenmeye paralel olarak enflasyonist baskılardaki geri çekilme, faizlerdeki düşüş ve kredilerdeki ivmelenin yarattığı iç talepteki canlılık da belirleyici olmuştur." ifadelerini kullandı.

MÜSİAD Başkanı Kaan: Reel sektör adına oldukça sevindirici bir gelişme 

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Aralık 2019 dönemine ilişkin yıllık bazda yüzde 8,6, aylık bazda ise yüzde 1,9'luk sanayi üretimi artışının, iç talepteki canlanmanın genele yayıldığına işaret etmesi bakımından reel sektör adına oldukça sevindirici bir gelişme olduğunu belirtti.

Kaan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan sanayi üretim endeksi sonuçlarını değerlendirdi.

Aralık 2019 dönemine ilişkin yıllık bazda yüzde 8,6, aylık bazda ise yüzde 1,9'luk sanayi üretimi artışının, iç talepteki canlanmanın genele yayıldığına işaret etmesi bakımından reel sektör adına oldukça sevindirici bir gelişme olduğunu belirten Kaan, şunları kaydetti:

"Böylece çeyreklik bazdaki artışın yüzde 5,8 seviyesine yükselmesiyle birlikte yılın son çeyreğine yönelik güçlü büyüme beklentimiz de teyit edilmiş oldu. 

Nitekim MÜSİAD olarak her ayın son iş günü sonuçlarını paylaştığımız SAMEKS'in Sanayi Endeksi de aralıkta önceki aya göre 7,8 puan birden artarak reel sektördeki toparlanmanın hızlandığına ilişkin öncü bir gösterge olmuştu. 

Parasal gevşemenin gecikmeli etkilerinin piyasalarda daha fazla hissedilmeye başlanması ve kredi artışını destekleyen diğer düzenlemelerin de etkisiyle sanayideki toparlanmanın yeni yılın ilk çeyreğinde de sürmesini bekliyoruz. 

SAMEKS Sanayi Endeksi'nin Ocak 2020 döneminde artışını sürdürerek 57,1 seviyesinde gerçekleşmesi de bu beklentimizi desteklemektedir."


İş dünyası 2020 yılından umutlu: Yüzde 5 büyümeyle yatırımlar hızlanacak

İş dünyası temsilcileri Türkiye ekonomisinin ‘en kötü’yü geride bıraktığını vurgulayarak, 2020 yılı için şu mesajı verdi: Yatırım, istihdam, ihracat ve büyümeye yönelik etkili ve pozitif bir sene bizi bekliyor.


Türk ekonomi ve iş dünyasının temsilcileri zorlu geçen 2019 yılının ardından 2020 yılının daha pozitif geçeceğini ve Türkiye’nin yeniden yüzde 5 seviyelerinde bir büyüme performansına ulabileceğini düşünüyor. 

Türkiye, Ağustos 2018’de yaşadığı kur saldırılarının ardından 2019’da dengelenme sürecine girdi. 2019 yılı hem küresel ekonomi hem de Türkiye ekonomisi açısından oldukça zor bir dönemeç oldu.

TOPARLANDIK

Bu süreçte ticaret savaşları, korumacı politikalar ve jeopolitik risklerden önemli ölçüde etkilenen küresel ekonomi, gerek büyüme oranları gerekse ticaret beklentilerinin gerisinde kaldı. 

İş dünyası temsilcileri, 2019’daki toparlanmanın 2020’de büyümeye dönüşeceğini belirtiyor. İşte görüşler...

İTO BAŞKANI ŞEKİB AVDAGİÇ: İŞSİZLİK AZALACAK, İSTİHDAM ARTACAK

2020’nin dört çeyreğinde de pozitif büyüme bekliyoruz. Yüzde 5 büyümeye ulaşmak hiç şaşırtıcı olmayacaktır. 2020’de işsizlikte gerileme bekliyoruz. 

İstihdam hedefinde hem 2019, hem de 2020’de OVP hedefleri tutturulacak. 2020’de yüzde 5 büyümeye ulaşmak için itici gücümüz, üretimdir, yatırımdır.

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN: ARTIK FİNANSAL BAHANELER ÜRETİLEMEZ

Bu yıl dengelenme sürecine girildi. 2020’nin yatırımlar için artık finansal sebeplerden veya finansal bahanelerden arınmış bir dönem olduğunu öngörüyoruz. 

Artık kimse finansal istikrarsızlıktan dolayı bu ülkede yatırım yapılamıyor diyemez. 2020’de en önemli konu yatırım sürecinin başlatılması olacak.

TİM BAŞKANI İSMAİL GÜLLE: 12 AYLIK İHRACAT 180 MİLYAR $’A ÇIKTI

Küresel ticaretteki zorluklara rağmen Türkiye, ihracatta olumlu bir grafiğe imza attı. Son 12 aylık ihracatımız 180 milyar dolar seviyesine ulaştı. 

İhracat yapan firmaların sayısı son 13 yıldır ilk defa ithalat yapanları geride bıraktı. Yatırım, istihdam, ihracat ve büyümeye yönelik etkili, pozitif bir yıl bizi bekliyor.

DEİK BAŞKANI NAİL OLPAK: UCUZ KREDİYE HIZLI ULAŞMAK ÖNEMLİ

2020’de yatırımların artmasını, istihdamın yükselmesini ve enflasyonda olumlu gelişmelerin yaşanmasını öngörüyoruz.

 Bankacılık sektörünün de en kısa sürede piyasa faizlerini makul seviyelere çekmesini bekliyoruz. Çünkü, iş dünyasının asıl önünü açacak hamle, ucuz krediye hızla ulaşabilmektir.

MÜSİAD GENEL BAŞKANI ABDURRAHMAN KAAN: HEDEFE ZORLANMADAN ULAŞABİLİRİZ

Faiz indirimleriyle birlikte canlanan ekonomik aktivite, yılın üçüncü çeyreği itibarıyla Türkiye ekonomisini pozitif büyüme sürecine geri döndürdü. 

Bu motivasyonla girdiğimiz 2020 yılı ve sonrasında ekonominin, hedeflenen yıllık ortalama yüzde 5’lik büyüme hızını zorlanmadan yakalayacağını tahmin ediyoruz.

ATO BAŞKANI GÜRSEL BARAN: EN KÖTÜ GÜNLERİ ARTIK GERİDE BIRAKTIK

Türkiye ekonomisi durgunluktan çıktı, yüzünü yeniden büyümeye çevirdi. İç talepte canlanmayla büyüme çizgisinde pozitif tarafa geçildi. En kötü günleri geride bıraktık. 

Türkiye’ye saldıranlar savunma sanayiinde olduğu gibi Türkiye’yi üretimin her alanında, yerli üretebilir bir program çalışmasına soktu.

İşsizlik rakamları açıklandı


Türkiye'de işsizlik oranı eylülde geçen yılın aynı ayına göre 2,4 puan artışla yüzde 13,8 oldu. Bu dönemde işsiz sayısı 817 bin kişi artarak 4 milyon 566 bin olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2019'a ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, eylülde geçen yılın aynı ayına göre 817 bin kişi artarak 4 milyon 566 bine çıktı. İşsizlik oranı 2,4 puan yükselerek yüzde 13,8 oldu.

İşsizlik oranı, eylülde bir önceki aya göre ise 0,2 puan azaldı.
Tarım dışı işsizlik oranı 2,9 puanlık artışla yüzde 16,4 olarak tahmin edildi.

Söz konusu ayda 15-24 yaş grubunu içeren genç işsizlik oranı 4,5 puan yükselerek yüzde 26,1 oldu. İşsizlik oranı 15-64 yaş grubunda ise 2,4 puan artışla yüzde 14,1 olarak gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısında düşüş


İstihdam edilenlerin sayısı eylülde geçen yılın aynı dönemine göre 623 bin kişi azalarak 28 milyon 440 bin kişiye gerilerken, istihdam oranı 1,7 puanlık azalışla yüzde 46,1'e indi. 
Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 108 bin, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 516 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 19,3'ü tarım, yüzde 19,5'i sanayi, yüzde 5,5'i inşaat, yüzde 55,7'si ise hizmet sektöründe yer aldı.

Geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,1 puan, hizmet sektörünün payı 1,4 puan artarken, sanayi sektörünün payı 0,1, inşaat sektörünün payı 1,4 puan azaldı.

İş gücüne katılım oranı düştü


İş gücü, eylülde geçen yılın aynı dönemine göre 193 bin kişi artarak 33 milyon 6 bin kişi olurken, iş gücüne katılma oranı ise 0,5 puan azalarak yüzde 53,5'e geriledi. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre, erkeklerde iş gücüne katılma oranı 0,9 puanlık azalışla yüzde 72,6'ya gerilerken, kadınlarda ise değişim göstermeyerek 34,9 oldu.

Herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı eylülde geçen yılın aynı dönemine göre 2,2 puan artarak yüzde 36'ya yükseldi. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise geçen yılın aynı dönemine göre 1,6 puan artarak yüzde 23,6 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam


Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 36 bin kişi artarak 28 milyon 111 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı değişim göstermeyerek yüzde 45,6 oldu. Mevsim etkisinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 73 bin kişi azalarak 4 milyon 553 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,2 puan düşüşle yüzde 13,9'a geriledi.

Mevsim etkisinden arındırılmış iş gücüne katılma oranı bir önceki döneme göre 0,1 puan azalarak yüzde 53 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyete göre istihdam edilenlerin sayısı, tarım sektöründe 7 bin, inşaat sektöründe 2 bin, hizmet sektöründe 31 bin kişi artarken, sanayi sektöründe 5 bin kişi azaldı.

31 Ocak 2020 Cuma

Daha hızlı iş bulmak için ne yapmak gerekiyor?

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Tamer Ashraf

İş başvurularından geri dönüş alamamak hemen herkes için moral bozucu. Peki, bir an önce iş bulmak isteyenlerin ne yapması gerekiyor? 
CV ve Kariyer Danışmanı Agency Balance, iş arayanların daha hızlı iş bulabilmesi için yapması gerekenleri anlatıyor.

İşsizken iş aramak maddi ya da manevi oldukça zor ve yıpratıcı bir süreç… 
İlanlara başvuruyorsun ama hiçbir şekilde geri dönüş alamıyorsun. Gittikçe moralin bozuluyor, umutların azalıyor… 
Bir de yetmezmiş gibi çevrendeki kişilerin soruları ve “Hayırlısı”, “Olsun” gibi yorumları daha da bunaltıyor. Ancak bu bir süreç, öncelikle kulaklarını olumsuzluklara kapat ve söylenenleri duymazdan gel. Umutsuzluğa kapılma! Kendin dâhil kimsenin seni dibe çekmesine izin verme!
Peki, iş aramaya başlarken ilk önce ne yapmalısın?
  • Güçlü yanlarını, bilgi/becerilerini, yapabileceklerini ve başarılarını keşfet
  • Kısa-orta ve uzun vadeli hedeflerini belirle ve bunları yedekle
  • Özgeçmişini hedeflerine göre yapılandır ve yedekle
  • Gelişimine odaklan, becerilerini güçlendir ve kendine yatırım yap
  • B planını hazırla
  • Mülakatlara hazırlan
  • İş başvurularına odaklan
Peki, yukarıdaki maddelerin dışında iş ararken başka neler yapabilirsin?

Network’ünü kuvvetlendir

Öncelikle iş bulmak için sana fikir verecek, yol gösterecek, referans olacak tüm iş ve sosyal çevrenin listesini çıkar. Hedefine göre iş bulmanı destek olacak, yön gösterecek kişilerle iletişime geç. Bunu dikkate alarak network’ünü genişlet ve İK uzmanları ya da hedefine uygun kişilerle bağlantı kur. Bağlantı kurarken neden bağlantı kurmak istediğini belirtmeyi unutma.

Kapı kapı dolaşmaktan çekinme

Çalışmak istediğin sektörde ve/veya pozisyonda olan kişilerle iletişime geç. Örneğin, bu kişileri kahve içmeye veya bir öğle yemeğine davet edebilirsin. Cesaretli ve ikna edici olmaya ve niyetini net bir şekilde ifade etmeye gayret et. Bu kişilerle iletişim kurmadan önce ise kendini nasıl daha iyi ifade edeceğini düşün; sorularına hazırlan. Sorularının sektöre, o işin inceliklerine, avantajlarına, sahip olunması gereken bilgi ve becerilere yönelik olmalı. 

Karşındaki kişiye “İş arıyorum” hissini değil, “Çok güçlü özelliklerim ve niteliklerim var, bu işe ve size uygunum” hissini verecek şekilde konuş ve profesyonel olduğunu hissettir.
Bu görüşmeden sonra belki de yeni bir fırsat doğabilir; seni çalıştığı firmanın İK profesyoneliyle tanıştırabilir veya bir açık pozisyon olduğunda sana haber verebilir…
Bunun dışında daha önce birlikte çalıştığın iş arkadaşlarınla ve yöneticilerinle görüşebilirsin. Böylelikle hem kendini hatırlatır hem de iş arayışınla ilgili onlardan fikir ya da öneri alabilirsin.

Girişken ol

Bir iş başvurusu yaptığında, o işte çalışan İK uzmanlarına veya o şirketten birine ulaşmaya çalış. Şirkette çalışan bir tanıdığın veya tanıdığının bir tanıdığı olabilir. 

İK birimine veya ilgili birimin yöneticisine elden CV göndermek işi hızlandırabilir veya görünür olmanı sağlayabilir. (Bu şekilde vereceğin özgeçmişini mutlaka o şirkete özel olarak hazırlamalısın!) Eğer İK biriminden birini tanımıyorsan, İK’daki yetkililere ulaşmak için şirketi telefonla arayabilir ve İK biriminin e-postasını öğrenerek CV’ni maille gönderebilirsin. E-mail gönderirken de mailinde, “Ben bu işi yaparım ve size uygunum” mesajını profesyonel dilde hissettirmen çok önemli.

Özgeçmişini İK uzmanına ulaştır

Özgeçmişinizi İK’ya gönderdin. Özgeçmişinin İK uzmanına ulaşıp ulaşmadığını öğrenmek için de şirketi telefonla arayabilir ve hatta telefonda özgeçmişinin o şirket için uygun olup olmadığını sorabilirsin. Ancak bunu yaparken olumsuz bir cevap duymaya hazırlıklı olmanda fayda var. 

Eğer olumsuz bir cevap duyarsan da bu cevabı asla kişiselleştirme ve kötü hissetme. Aksine ‘Nasıl daha iyi olurum?’ sorusu üzerine odaklan.

Sosyal medyayı etkin kullan

Sosyal medya artık çalışanların işten çıkışına bile sebep oluyorsa neden işe alınmasına vesile olmasın? Hedefinde kurumsal firmalar varsa paylaşımlarına dikkat etmelisin. Unutma ki paylaşımların seni temsil eder, bireysel markan hakkında fikir ver. Bunun dışında ayrıca diğer sosyal medya platformlarından da seni bir işe yönlendirecek, iş bulmanı sağlayacak kişiler çıkabilir. 

Gözün açık olsun. Bu kişilerle iletişime geç ve onların dikkatini çekecek paylaşımlar yapmaya çalış. Bir bakmışsın iş teklifi almışsın, belli mi olur?

Hedefine uygun STK’larda çalış

Çalışmak istediğin alana ve hedeflerine uygun olan sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak çalışabilirsin. STK’lar birden fazla profesyonelle tanışabileceğin, iletişim kurabileceğin ve kendini gösterebileceğin yerler arasında yer alır. Burada kritik nokta, “Ne de olsa gönüllüyüm” diyerek beş toplantıdan sonra toplantılara katılmaktan vazgeçme ve başladığın işin sonunu getirmeye dikkat et. İyi bir izlenim bırakmaya, doğru kişilere ulaşmaya özen göstermen çok önemli.

Bunun dışında, kendine güven ve pozitif düşünce ile iletişim kurmaya özen göster. Kimin nereden karşına çıkacağı belli olmaz… İş arama sürecine odaklan, hatta işin bu olsun. Süreci zamana bırak, işe başlayacağınız zaman için sabırla bekle ve asla yılma. 

Tek bir pozisyonda ısrarcı olmak yerine yedek planların için de iş arama sürecini devam ettir. Hadi ne duruyorsun? Şu an itibariyle kendini yenile ve yenilenmiş düşüncelerle iş aramaya başla!


İşsizlik süreci nasıl verimli geçer?


Çalışmayalı uzun zaman mı oldu? Peki günlerin nasıl geçiyor? Birbiri ardına aynı geçen günleri bir kenara bırakma vakti geldi de çattı bile!




İşsizlik sürecinin finansal etkileri olduğu kadar psikolojik etkileri de var. Bu konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Uğur Hatıloğlu’na göre “İşsizlik hayatta başa gelebilecek en kötü durumlardan biri gibi algılanıyor ve bu algı ruhsal dengeyi bozarak psikolojik bir çöküntüye yol açıyor. Stresle mücadele edebilme eşiği ise kişiden kişiye değişebiliyor. Bu eşik azaldıkça kişinin depresyona girme oranı da artıyor.”

Peki, işsizlik döneminden en az hasarla çıkmak nasıl mümkün olabilir? Bu noktada finansal eksikleri gidermek çoğu zaman elinde olmayabilir; ancak bütçen oranında psikolojine iyi gelecek bazı etkinliklerde bulunabilirsin. Uzmanların tavsiyelerine de kulak vererek ufak ama etkili birkaç maddeyi biz senin için bir araya getirdik. 

Sen de önerilerimizi bulunduğun şartlara adapte ederek işe başlayabilirsin; çünkü artık kendin için bir şeyler yapmanın tam sırası! Unutma ki motivasyonsuz bir şekilde yol alman mümkün değil.

“O hâlde ne yapmalıyım?” dersen;

Sosyal ol

Güne erken uyanmak iyi bir başlangıç olabilir. Bu seni günlük akıştan koparmayacak önemli bir nokta. Sosyalleşebileceğin ortamlardan ise asla uzak durmamalısın. 

İnsanlarla bir araya gelmek, sana her anlamda iyi gelecektir. Hem arkadaşlarınla birlikte olmak hem de yeni insanlar tanımak için görüşme tekliflerini değerlendirmelisin. Bi’ de unutmamak gerekiyor ki fırsatın kapını ne zaman çalacağı belli olmaz. O yüzden hayatın içinde olmakta fayda var.

Sektörünle ilgili gelişmeleri takip et

İşsiz olduğun sürede de sektörünle ilgili gelişmeleri takip etmeyi asla bırakma! Bilgilerini sürekli güncel tutman, gerek mülakat sürecinde gerekse işe başladığında seni kendine iyi hissettirecek ve adaptasyon sürecini hızlandıracaktır.

Eğer sektör değiştirmeye karar verdiysen bu süreç biraz daha yoğun geçebilir. Öğrenmen gereken çok fazla şey olacağından motivasyonunu yüksek tutman önemli. Hedefe ulaşmana az kaldığını düşünerek kendi kendine telkinde bulunmak iyi bir fikir olabilir.

Eğitimler almak için güzel bir zaman

Mesleğinle ilgili gerekli eğitimleri aldığını düşünüp kenara çekilmek olmaz, çünkü günümüz iş dünyasında bilgi sürekli güncellenen bir ürün. Bu hıza adapte olabilmek için sektörünle ilgili eğitimleri araştırmanda fayda var.

Mesleğinle ilgili seni öne çıkaracak eğitimlere yönelmek bu noktada çok doğru bir karar olacak. Uzun vadede master ya da doktora programlarına katılabilir, kısa vadede seminer ve panel gibi etkinliklere dahil olabilirsin. Kişisel gelişimin dışında mesleki olarak da sana katkı sağlayacak eğitimlere olabildiğince zaman ayırmalısın. 

İş görüşmelerinde konu mutlaka işsizlik sürecini nasıl geçirdiğine gelecektir. Bu konuyla ilgili bir soruyla karşılaştığında seni diğer adaylardan öne çıkaracak bir cevap vermek için şimdiden hazırlıklara başlamanı öneriyoruz.

Ruhunu beslemeyi asla ihmal etme

İlgi duyduğun bir ya da birkaç alanda ruhunu beslemeyi asla ihmal etme. Ter atarak rahatladığın bi’ koşu grubu ya da özgürce dans ettiğin bi’ dans kulübü… Kendine uygun bulduğun şeyi belirle ve iyi hisset!

Kararsız kaldığında meslek seçimini kolaylaştıracak 6 adım


Binlerce seçeneğin arasından kendine uygun bir kariyeri nasıl seçeceksin? Eğer çok da fazla fikre sahip değilsen, sancılı bir süreç seni bekliyor. Ama elbette bu şekilde olmak zorunda değil. Eğer bazı noktalar üzerinde yeterince düşünürsen, iyi bir karar verme şansını artırabilirsin.




Doğru kariyeri seçmeden önce kendini tanıman ve anlaman şart. Kişisel değerlerin, ilgi alanların ve yeteneklerin, bazı meslekleri sana uygun hale getirirken, diğerlerini seçmemen gerektiğini gösterir.

Bunun için işe kariyer testleri yaparak başlayabilirsin. Bu öz değerlendirme araçları sayesinde kendin hakkında bilgi topladığın gibi, bir uygun meslekler listesi de hazırlaman mümkün olur. Yine bu süreçte kariyer koçu ya da yaşam koçu gibi kişilerden de destek alabilirsin.

Peki başka neler yapabilirsin? İşte işe alım uzmanlarından öneriler:

Keşfedilecek meslekleri belirle

Muhtemelen elinde bir meslekler listesi vardır. Öncelikle kariyer testlerinden edindiğin bilgilerle kendi istediğin meslekleri içeren listeyi birleştir.

Her iki listede de yer alan ortak meslekleri çıkar ve ayrı bir sayfaya kopyala. Bu listeye “keşfedilecekler” listesi diyebilirsin. Hem beceri olarak hem de istek olarak sana hitap eden bu meslekler önemli seçenekler olabilir.

Ardından bu listelerde en çok ilgini çeken, kendine yakın hissettiğin meslekleri bul. Bunun yanı sıra listeye girmiş ama çok da bilgi sahip olmadığın meslekleri çıkar. Bunlar hakkında da bilgi sahibi olmaya çalış. Bu tür bir çalışma ufkunu fazlasıyla açacaktır.

Kısa bir liste oluştur

Bu noktada, listeni daha da daraltmaya başla. Şu ana kadar yaptığın araştırmalardan öğrendiklerinden yola çıkarak, daha fazla ilgilenmek istemediğin mesleklerin üstünü çizmeye başla. “Kısa listende” iki ile beş arası mesleğin kalması idealdir.
Sana hitap etmeyen meslekleri çıkar. Eğitim veya diğer şartları yerine getirmekte zorlandığın ya da bazı temel becerilerden yoksun olduğun meslekleri de çıkarabilirsin. Bu şekilde listen kolaylıkla kısalmış olacak.

Bilgilendirici görüşmeler yap

Listende sadece birkaç meslek kaldığında, daha derinlemesine araştırma yapmaya başla. İlgilendiğin mesleklerde çalışan insanlarla tanış. 

Bu kişiler kısa listendeki meslekler hakkında ilk elden bilgi sağlayabilir. Bu kişileri bulmak için, LinkedIn ağından faydalanabilirsin.

Seçimini yap

Tüm araştırmaları yaptıktan sonra, muhtemelen seçimini yapmaya hazırsın. Topladığın tüm bilgilere dayanarak sana en fazla tatmini sağlayacağını düşündüğün mesleği seç. 

Hayatının herhangi bir noktasında seçiminle ilgili fikrini değiştirmenin normal olduğunu unutma. Birçok insan kariyerini bir kaç kez değiştirir.

Hedeflerini tanımla

Karar verdiğinde uzun ve kısa vade hedeflerini belirlemelisin. Bunu yapmak, sonunda seçtiğin alanda çalışmanı sağlayacaktır. Uzun vadeli hedefleri gerçekleştirmek genellikle üç ila beş yıl sürer, ancak kısa süreli bir hedefi genellikle altı ay üç yıl arası bir süreçte gerçekleştirebilirsin.

Seçmek istediğin meslek hakkındaki eğitim ve öğretim bilgileri rehberin olabilir. Tüm detaylara sahip değilsen, daha fazla araştırma yap. İhtiyacın olan tüm bilgilere sahip olduğunda, hedeflerini belirleyebilirsin. 

Uzun vadeli bir hedef, o işin eğitimini tamamlamak, kısa vadeli hedefin ise stajyerlik, sertifika programları ya da kısa süreli workshop’lar olabilir.

Bir kariyer planı yap

Hedeflerine ulaşmak için atman gereken tüm adımları içeren yazılı bir belge, bir kariyer eylem planı hazırla. Bunu, seni A noktasından B noktasına, sonra da C ve D’ye götürecek bir yol haritası olarak düşün. Tüm kısa ve uzun vadeli hedeflerini ve her birine ulaşmak için atman gereken adımları yaz. Bu plana, hedeflerine ulaşmanı sağlayacak tüm engelleri ve çözüm yollarını da dahil etmeyi unutma.

Bu şekilde meslek seçimi sürecini çok daha kolay hale getirmen mümkün. Hazırsan şimdi listeni yapmaya başla!