dijital dünya sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
dijital dünya sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

10 Şubat 2019 Pazar

Geleceğin İş Modelleri

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Tıpkı gündelik hayatımızda olduğu gibi iş hayatında da dijital çağın etkilerini en “hızlı” şekliyle deneyimlemeye devam ediyoruz. Bir işveren olarak artık yalnızca güçlü bir ekibe, zengin kaynaklara ya da iyi bir teknolojiye sahip olmak ne yazık ki  “başarı” anlamına gelmiyor. Aksine, dijital dünyanın dinamik ve değişken atmosferine ayak uydurabilmek için, işverenlerin geleceğin yeni iş modellerini incelemek ya da kendi işletmeleri için uygun bir model oluşturmaları bekleniyor. Yani yalnızca yöneticilik değil, iş hayatınızın her döneminde yepyeni iş fikirleriyle dolu iyi bir girişimci olmanız bekleniyor… 

Kendi modelinizi oluşturmadan önce, son dönemin en popüler iş modellerine göz atarak size uygun bir model oluşturma yolunda ilk ve büyük adımınızı atabilirsiniz.

Esnek işgücü çalışma modeli, daha genel bir ifadeyle ‘talep üzerine’ (‘on demand’) devrimin iş dünyasına geçişi olarak düşünebilirsiniz. 

On-demand devrimi artık hayatımızın bir çok alanını etkiliyor; çalışma hayatımızı da etkilemesi kaçınılmaz.


İş fikirleri yeni dünya ile genişliyor, iş alanları artıyor. 

Ne iş yapabilirim diyenler geleceğin favori işlerini inceleyebilirsiniz. Geçtiğimiz 10 yılın gözdeleri artık tarih oluyor. İşte size son yıllarda yıldızı parlayacak Yeni iş önerisi. 

Nasıl bir dükkan açarsam kaç lira kazanırım diye merak edenler bu haberi okumadan geçmesin.

Gelecekte popüler olacak meslekler ve iş modelleri

En Popüler 20 Dijital Pazarlama Terimi

Geleceğin Meslekleri: Bu 49 Meslek Sizi Zengin Edebilir!

Günümüz Şartlarında Yapılabilecek 55 İş Fikri













16 Ekim 2024 Çarşamba

Küresel iş dünyasına göre ekonomideki en büyük sorun "nitelikli iş gücü eksikliği" ve "enflasyon

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ



Küresel iş dünyası, işletmeler için en önemli sorunların "iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği" ile "enflasyon" olduğunu belirtiyor. 



 Dünya Odalar Federasyonunun (WCF) "İklim Değişikliği İçin İşbirlikçi Yaklaşım" ana temasıyla İstanbul'da düzenlenen Avrupa ve Asya Zirvesi bugün sona eriyor. 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB) ev sahipliğinde uluslararası iş dünyasının temsilcilerini bir araya getiren ve 62 ülkeden 800'den fazla iş insanının katılımıyla düzenlenen zirve kapsamında, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) ve WCF tarafından hazırlanan "ICC Dünya Odalar Federasyonu Küresel Ekonomik Görünüm Anketi" başlıklı raporun çıktıları katılımcılar ile paylaşıldı. 

Dünya genelinde global gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 90'ını temsil eden 96 ülkeden (47 yüksek gelirli, 49 gelişmekte olan ülke) 210 oda temsilcisi ile yapılan araştırma önemli sonuçlar ortaya koydu. İş hayatı iklimi, enflasyon, finansmana ulaşım, ekonomik görünüm, iklim ve sürdürülebilirlik gibi konulara odaklanan ve iş dünyasına küresel bir bakış açısı ortaya koyan rapora göre, iş dünyasının yüzde 71'i gelecek 12 ayda fiyatların ılımlı bir şekilde artmasını bekliyor. Yüzde 14'ü fiyatların daha hızlı artacağını öngörürken, yüzde 13'ü fiyatların aynı kalacağını, sadece yüzde 3'ü ılımlı bir şekilde gerileyeceğini düşünüyor. 

Bölgelere göre işletmelerin başlıca sorunları Ankete göre, işletmeler için en önemli sorunların başında "iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği" geliyor. İkinci sırada "enflasyon" yer alırken, onu "jeopolitik gerginlikler", "vergilendirme" ve "finansal sorunlar" takip ediyor. Başlıca sorunlar bölgelere göre değerlendirildiğinde; Kuzey Amerika'da "enflasyon, iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği, vergilendirme, finansal sorunlar, belirsizlik ve stabil olmayan iç politika", Latin Amerika ve Karayipler'de "güvensizlik, belirsizlik ve stabil olmayan iç politika, finansal sorunlar, vergilendirme, döviz kuru riski", Sahra Altı Afrika'da "vergilendirme, finansal problemler, rekabetçi ithalat, enflasyon ve döviz kuru riski" öne çıkıyor. 

Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki iş dünyası, "jeopolitik gerginlikler, finansal problemler, belirsiz ve stabil olmayan iç siyaset, enflasyon, iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliğini", Avrupa ve Orta Asya "iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği, jeopolitik gerginlikler, enflasyon, vergilendirme, belirsiz veya istikrarsız iç politikayı", Doğu Asya ve Pasifik, "enflasyon, iş gücü veya nitelikli iş gücü eksikliği, finansal problemler, jeopolitik gerginlikler ve vergilendirmeyi" sorun olarak görüyor. Güney Asya iş dünyası ise "vergilendirme, finansal problemler, teknolojik gelişmelerin eksikliği, güvensizlik ile belirsiz ve stabil olmayan iç siyasetin" başlıca sorun olduğunu belirtiyor. İş dünyası, yapay zekanın dengeli yönetilmesi gerektiğine dikkati çekiyor İş dünyasının yüzde 66'sı yapay zekayı dengeli yönetilmesi gereken hem risk hem de fırsat olarak değerlendirirken, yüzde 23'ü büyüme ve inovasyon için bir fırsat olarak, yüzde 10'u yönetilmesi gereken önemli bir risk olarak görüyor. İşletmelerin yüzde 60'ı yapay zeka uygulamalarının yüksek inovasyon gerektiren sektörlerle sınırlı olduğunu bildiriyor.

Ülkenizde finansal katılımın önündeki en büyük engeller nelerdir?" sorusuna tüm bölgelerin birinci yanıtı "ekonomik belirsizlik" olurken, sadece az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler için değil, gelişmiş ve kişi başı geliri çok yüksek ülkeler için de aynı problem öne çıkıyor. Küresel iş dünyası yüksek enflasyon nedeniyle krediye ulaşmada yaşanan problemlerden şikayetçi olurken, bu sorundan hemen hemen tüm bölgelerin şikayet etmesi enflasyonun yol açtığı sıkıntıları ortaya koyuyor. 

Satış gelirlerinin düşük de olsa artması bekleniyor Ankete katılan oda temsilcileri, görünümün olumlu olduğunu düşünse de bazı bölgeler kasvetli ve karamsar bir ekonomik tablo yaşanacağını belirtiyor. "Bir yıl içinde satış gelirlerinizin nasıl değişmesini bekliyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine, katılımcıların yüzde 50'si düşük seviyede de olsa artacağına, yüzde 30'u değişmeyeceğine dair görüş bildirdi.

Araştırma, enflasyonun maliyetleri hızla artırdığını ve tedarik zincirlerini bozduğunu, böylece tüm bölgelerde operasyon maliyetlerinin yükseldiğini, işçi ücretleri üzerindeki baskının arttığını ve tedarik zincirlerinin bozulmasına neden olduğunu gösteriyor. İklim politikalarına uyum sağlamak için işletmeler enerji kaynaklarını çeşitlendirip yeşil teknolojiyi benimserken, KOBİ'ler büyük oranda başarılı bir iklim geçişi için mali desteğe güveniyor. 

KOBİ'lerin yeşil ekonomiye geçişi için en önemli 3 destek KOBİ'lerin yeşil ekonomiye geçmesi noktasındaki en etkili 3 destek sorulduğunda "mali destekler", "dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi" ile "raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi" öne çıkıyor. Kuzey Amerika ile Latin Amerika ve Karayipler'de "Mali destekler, dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi ile raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi", 

Avrupa ve Orta Asya'da "dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi, mali destekler, raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi", Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da "dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi, ticaret engellerinin kaldırılması ile raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi" KOBİ'lerin yeşil ekonomiye geçişindeki en önemli 3 destek olarak belirtiliyor. Doğu Asya ve Pasifik'te "mali destekler, ticaret engellerinin kaldırılması ve dijital teknolojilerin kullanımının teşvik edilmesi", Güney Asya'da ise "Mali destekler, tedarik zinciri işbirliğinin geliştirilmesi ile raporlamanın standartlaştırılması ve basitleştirilmesi" şeklinde sıralanıyor.

Dünya Odalar Federasyonuİş dünyası

23 Şubat 2018 Cuma

Microsoft, Teknoloji Zirvesi’nde geleceğin teknolojilerine ışık tuttu

Microsoft Teknoloji Zirvesi yeni teknolojileri takip edip, geleceğin trendlerini yakalamak isteyen kurumları bir araya getirdi.

Bireylere ve kurumlara daha fazlasını başarmaları için destek olmayı misyon edinen Microsoft Türkiye, yüzlerce işletmeyi 21 Şubat’ta İstanbul’da düzenlenen Microsoft Teknoloji Zirvesi’nde bir araya getirdi. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede Microsoft Yapay Zeka Araştırma Birimi Kıdemli Araştırmacısı Ece Kamar da konuşmacı olarak katıldı.

Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, “Bu sene Türkiye’de 25’inci yılımızı kutlamanın gururunu yaşıyoruz. Microsoft olarak her zaman ülkemizin potansiyeline ve dünyanın önde gelen bilişim ekonomilerinden biri olacağına inanarak, sizleri daha başarılı kılacak en son teknolojilerle buluşturduk” dedi.

Teknolojinin son yıllarda çok hızlı bir dönüşüm içinde olduğunu belirten Kansu, sözlerine şöyle devam etti: “2 yıl önce kurulmuş bir şirket 1 milyar dolarlık bir değere ulaşabiliyor. Bunun arkasındaki güç ise teknoloji. Teknoloji artık daha yaygın, daha erişilebilir ve daha ucuz. Yeni fikirler bu sayede daha hızlı hayata geçiyor, milyonlara ulaşıyor ve büyüyor. Global CEO’muz Satya Nadella’nın da dediği gibi misyonumuz dünyada her bireyin ve kurumun daha fazlasını başarabilmeleri için onlara güç katmak. Bunu yapabilmek için de teknolojinin gideceği yönü ve trendleri doğru öngörebilmeliyiz. Biz gelecekte teknolojinin akıllı bulut ve akıllı erişim noktaları çerçevesinde şekilleneceğini ve yeni bir teknolojik paradigmanın eşiğinde olduğumuzu düşünüyoruz.”


Bu görüşlerinin 3 temel düşünceye dayandığını belirten Murat Kansu, bunları şöyle sıraladı: “Birincisi kullanıcı deneyimi artık tek bir cihaza bağımlı değil. Geliştirilen her uygulama yakın gelecekte cep telefonunuzda, bilgisayarınızda ve arabanızda da aynı deneyimle çalışıyor olacak.

İkincisi ise yapay zekâ... Hepimiz yeni dünyada verinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Veriye yatırım yapan ve onu doğru okuyup, anlayan şirketler ileride karlı çıkacaklar. Bulut bilişim bugün verinin depolanması ve işlenmesi alanında büyük bir imkan tanıyor. Ancak giderek birbiri ile bağlantılı hale gelen dijital dünyada hız çok kritik. Dolayısıyla veriyi çok hızlı bir şekilde aksiyona döndürmek de önem kazanacak. Yapay zekanın hayatın her alanına nüfuz edeceğini ve akıllı erişim noktalarında da önemli hale geleceğini öngörüyoruz.

Son olarak, Microsoft her zaman başkaları teknoloji üretebilsin diye teknoloji üreten bir şirket oldu. Bir yandan kullanıcı deneyiminin çeşitlendiği, bir yandan da veri ve yapay zekanın bulut ve uç noktalarda kullanıldığı bu düzende, yazılım geliştiricilerinin de yeni çözümlere ihtiyacı olacak. Serverless olarak tabir edilen bu konseptte, yazılım geliştiriciler artık sadece yazdıkları koda odaklanıp, daha efektif çalışabilecekler. Bu da inovasyonu tetikleyecek.”

Hedeflerinin 25 yıldır Türkiye’de devam eden hikâyelerini daha iyi yarınlara taşımak olduğunu ifade eden Murat Kansu, Türkiye’yi çok daha iyi yarınlara taşıyacak olan, Microsoft’a ve teknolojinin gücüne inanan değerli paydaşlarını her zaman yanında olacaklarının altını çizdi.

CEO'LAR DENEYİMLERİNİ PAYLAŞTI
Zirve kapsamında gerçekleştirilen CEO’ların Ajandası: Dijital Dönüşüm panelinde ise Boyner Grup CEO’su Cem Boyner, Denizbank Finansal Hizmetler CEO’su Hakan Ateş ve Pegasus Havayolları Genel Müdürü Mehmet Nane, kendi alanlarında dijital dönüşüme bakış açılarını değerlendirip, tecrübelerini paylaştı.

"BİLGİ DEĞİL İLGİ ÇAĞINDAYIZ"
Dijital dönüşümü gerçekleştirememenin perakendenin sonu olacağını düşündüğünü belirten Boyner Grup CEO’su Cem Boyner, Türkiye’nin dünyanın en ileri perakende endüstrilerinden birine sahip olduğunu belirtti. Boyner sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye'de müşteriye yakınlık açısından çok iyi bir noktadayız. Müşteri de mağazanızda ama ona cebinden ulaşan başka biri var. Onun o anını yakalamak gerekiyor. Dokunduğunda bir kıymet çıkması gerekiyor. Çok hızlı bir şekilde müşterinin ilgisini yakalamamız gerekiyor. Geleceğin inovasyon, mobilleşme ve yapay zeka ile şekilleneceğini düşünüyoruz. 5.5 milyon müşterinin ne isteyebileceğini kendisi farkında olmadan ya da haberi olmadan tahmin etmemiz gerekiyor. Bilgi çağındayız deniliyor ama ben ilgi çağında olduğumuzu düşünüyorum. Eskiden bir veriye bakarak karar verirdik. Günümüzde ise müşterinin 360 derecesini takip edip, onu profilleyemezsek var olamayız. Örneğin biz bugün Hopi ile geliştirdiğimiz Yapay Zeka teknolojisi sayesinde Belgrad Ormanı’nda hafta sonları kaç kişi yürüyor, kaç kişi koşuyor biliyoruz. 7.5 km’lik parkuru çok hızlı tamamlıyorsa biz ona koşu ayakkabıları öneriyoruz. Yavaş gidiyorsa onlara daha rahat ürünler öneriyoruz.”


"REKABERLİK ÇOK KRİTİK"
Denizbank Finansal Hizmetler CEO’su Hakan Ateş ise Microsoft ile beraber geliştirdikleri çözümlerin dünya çapında 10 ülkede 52 ülkede ihraç ettiklerini ifade etti. Ateş sözlerine şöyle devam etti: Microsoft ile beraber geliştirdiğimiz bu çözümler rekabet ve işbirliği kavramının ortaya çıkardığı ‘rekaberlik’ ile ortaya çıktı. Günümüzde rekaberlik çok kritik. Ürünler, müşteriler ve çalışanlar dijitalleşiyor. Bir ileri aşamada robotlar ve makine öğrenimi bize eşlik edecek. Rekabet öyle bir hal aldı ki işbirliğini (rekaberliği) zorunlu tutuyor. Biz Microsoft gibi teknoloji şirketleriyle çalışarak yeni ürünler ve çözümler geliştiriyor. Farklı sektörlerle işbirliği yapmamız gerekiyor. Annem bankacı sanıyor ama ben aslında bir çöpçatanım. Ben teknoloji ile insan arasındaki bir çöpçatanım.”

Pegasus Havayolları Genel Müdürü Mehmet Nane ise günümüzde değişime en hızlı ayak uyduranların hayatta kalabildiğine dikkat çekti ve hayatı o kadar kompleks görmediğini ifade etti. Nane sözlerine şöyle devam etti: “Sonuçta biz sucuk satıyoruz. Hakan bey para, Cem bey hizmet ve ürün satıyor. Biz ise koltuk satıyoruz ve koltuk satma şeklimiz seneler içinde değişti. Eskiden turizm sezonu bir kere geliyordu. Bankaya ayda yılda bir uğruyorduk. Fakat ihtiyaçlar arttı. Talepler değişti. Seyahat artık bir lüks değil ihtiyaç haline geldi. İhtiyacın olduğu yerde değişim oluyor. Değişimin olduğu yerde çözümler gerekiyor. Çözümün bugünkü adı da teknoloji. Eğer teknoloji ile gelen değişimi görmüyorsanız dünya devi de olsanız gidersiniz.”

"DENEYİM MERKEZİ'NDE YENİ TEKNOLOJİLER SERGİLENDİ"
Bu yıl beşinci kez düzenlenen zirvede katılımcılar Dijital Dönüşüm, Siber Güvenlik ve Yeni Nesil Teknolojiler (Yapay Zeka, Blockchain, Artırılmış Gerçeklik) ile buluşurken, Microsoft Teknoloji Deneyim Merkezi aracılığıyla bu teknolojileri deneyimleme fırsatı da sunuldu. Deneyim Merkezi'nde HoloLens ile hazırlanan artırılmış gerçeklik örneklerinden, İş Güvenliği ve sağlığı çözümlerine, Chatbot dijital asistanlardan iş sağlığı sanal gerçeklik uygulamalarına kadar birçok yeni teknoloji sergilendi.

Datamarket’in ana sponsorluğunda gerçekleştirilen ve 3000’i aşkın ziyaretçinin ağırlandığı etkinlikte dünyadan ve Türkiye’den müşteri başarı hikayeleri, sürpriz misafir konuşmacılar, Microsoft ve iş ortakları sunumları ve uçtan uca bulut tabanlı akıllı iş çözümleri katılımcılarla buluştu.

26 Mart 2018 Pazartesi

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek;dövizle borçlanma açıklaması

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, TRT Haber'de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Önümüzdeki günlerde önemli bir tedbiri hayata geçireceklerine dikkati çeken Şimşek, 2008'de vatandaşların dövizle borçlanmasını yasakladıklarını hatırlattı. KOBİ düzeyindeki firmalara "İhracatınız varsa dövizle borçlanın" dediklerini dile getiren Şimşek, "Şimdi büyük şirketlere ilişkin de bir çalışmamız devam ediyor. Bu da aslında ekonomi literatüründe makroihtiyati bir tedbirdir. Biz ihtiyatlı gidiyoruz. Bu da önemli riskleri azaltacak." diye konuştu.
Türkiye'nin hem reform yaptığını hem reel ekonomide güçlü bir performansı bulunduğunu hem de tedbiri elden bırakmadığını ifade eden Şimşek, bu şekilde devam edilirse eskiden olduğu gibi bundan sonra da her türlü şoka karşı yüksek direnç gösterileceğini belirtti.
Şimşek, şirketlerin döviz borçlu olmalarının zaman zaman dışarıdaki en ufak haberi bile Türkiye piyasa fiyatlamalarına çok olumsuz yansıttığını belirterek, "Firmalarımız zamanında döviz borcu biriktirmişler, döviz geliri olmayınca panikliyorlar. Biz bu sistemi köklü bir şekilde çözüme kavuşturuyoruz. Bu düzenlemeye ciddi itirazlar da var. Çünkü herkes kendi ölçeğinde düşünüyor, 'dövizle borçlanmak daha ucuz' diyorlar, doğru değil. Türk lirası ile borçlanmak 2013'ten beri daha avantajlı. Reel sektörün işi üretmek, yatırım yapmak. Onlara söylüyorum, 'Sizin işiniz döviz piyasalarında oynamak, ona ilişkin tahminlerde bulunmak değil ki sizin geliriniz hangi para cinsindense borçlanmanız da aynı para cinsinden olsun' bu kadar basit." ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar büyük şirketler için risklerini yönetebileceklerini düşündüklerini ancak başaramadıklarını gördüklerini dile getiren Şimşek, bunun için devreye girdiklerini söyledi.

"Şu anda 2 bin 118 büyük şirkete ilişkin veriler toplanıyor"

Şimşek, özel sektörün tabii ki borçlanacağını, yatırım yapacağını ancak bunu kendi kaynağıyla ya da sermaye piyasalarına, borsaya açılarak yapabiliyorsa ideal olduğunu dile getirdi.
Borçlanmanın şirketin geliri hangi para cinsindense o para cinsiyle ve mümkünse uzun vadeli ve sabit faizli yapılması gerektiğinin altını çizen Şimşek, "Biz bunları söyleyince, sanki Türkiye büyük bir fırtına ile karşı karşıya gibi anlatılıyor. Dünyada sorunlar var, Türkiye'nin de kırılganlıkları var. Ama biz şimdi bunları nasıl yönetebiliriz, bilmiyoruz gelip gelmeyeceğini ama potansiyel gelebilecek şoklara karşı nasıl hazırlanıyoruz önemli olan odur." değerlendirmelerinde bulundu.
Şimşek, şirketlerin dövizle borçlanmasına sınırlama tedbirine ilişkin "Yasal altyapıyı biz hazırladık. Şu anda Merkez Bankasının yetkisi var. Dolayısıyla Merkez Bankası ve Hazine ekip olarak hazırlanıyoruz. Şu anda 2 bin 118 büyük şirkete ilişkin veriler toplanıyor. Bunlar toplam döviz borcunun yüzde 84'üne tekabül ediyor. Bunlara ilişkin analiz ve değerlendirme devam ediyor. " şeklinde konuştu.

"Enflasyonun yüksek seyrettiği yerde büyüme olmaz"

Şimşek, enflasyonun kontrol altına alınması, fiyat istikrarının sağlanmasının Türkiye'nin olmazsa olmazları arasında yer aldığına dikkati çekerek, enflasyonun yüksek seyrettiği yerde büyümenin olmayacağını vurguladı.
Gerek Gıda Komitesi gerek Merkez Bankası olarak yakın döneme kadar birçok adım attıklarının altını çizen Şimşek, enflasyonun sabit gelirliyi vurduğunu dolayısıyla öncelikle tek haneye arkasından da ideal olarak kalıcı bir şekilde yüzde 5'in altına çekilmesi gerektiğini vurguladı.

"Türkiye 2010-2017 döneminde ortalama yüzde 6,7 büyüdü"

Bütün bunlara rağmen Türkiye'nin şoklara karşı büyük bir dayanaklılık gösterdiğini anlatan Şimşek, Türkiye'nin başına gelen bütün felaketlere rağmen 2010-2017 döneminde ortalama yüzde 6,7 büyüdüğünü, bunun, Çin ve Hindistan'dan sonra dünyada en iyi büyüme oranı olduğunu kaydetti.
Şimşek, sıkıntıların en çok yansıdığı alanın liradaki değer kaybı ve kur olduğunu ifade ederek, gelişmelerin kalıcı, uzun vadeli kaynak akışını olumsuz etkilediğini, bunun kura yansıdığını kaydetti. Jeopolitik gelişmelere değinen Şimşek, şöyle devam etti:
"Türkiye için en kötüsü inşallah geride kaldı, Suriye'de (Afrin) kontrolü elimize aldık. Türkiye'ye karşı, yaşamsal tehditlere karşı çok güçlü bir mücadele ortaya koyduk. Davamız meşru ve haklı, dünya bunu görüyor, görmek zorunda. Suriye'de göreceli bir istikrar Türkiye'yi gerçekten olumlu etkiler. Irak'ta şu anda göreceli bir istikrar var. Irak'tan tehdit, terör anlamında artık oldukça düşük düzeyde. Bütün bunlar, jeopolitik risklerde azalma Türkiye'ye olumlu yansıyacaktır. İkincisi lirada uzun bir süredir devam eden değer kaybı Türkiye'yi rekabetçi kılmıştır. Türkiye daha rekabetçidir. Üçüncüsü biz şimdi reform yapıyoruz. Tehditler azaldıkça, Türkiye hızla normalleşmeyi tamamlayacaktır. Türkiye'de büyüme, istihdam, dinamizm var. Bütün bunlar eninde sonunda, reel ekonomideki bu başarı, tabii ki finansal sektörde de takdir edilecektir."
Kısa vadede iniş çıkışların önemli ölçüde dışarıdaki gelişmelere ilişkin tedirginliği yansıttığına dikkati çeken Şimşek, örneğin Fed'in faiz artıracağı zaman bütün gelişmekte olan ülkelere de olumsuz yansıdığını ifade etti.

Türkiye büyümede ve istihdam oluşturmada başarılı

Arjantin'de düzenlenen G20 toplantısında küresel ekonomiyi değerlendirdiklerini anlatan Şimşek, küresel ekonominin kısa vadede iyi gittiğini, orta uzun vadede dünya ekonomisinin karşı karşıya olduğu bazı sorunlar bulunduğundan bahsettiğini söyledi.
Bu sorunların en önemlilerinden birinin dünyada aşırı borçluluk olduğuna işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:
"Küresel ekonomi kısa vadede şu anda iyi, ekonomi iyi gidiyor, ticaret, büyüme, istihdam artıyor fakat bu ilanihaye devam etmeyebilir. 'Biz her zaman şoklara, strese karşı hazırlıklı olmalıyız' dedim. Benim maksadım Türkiye'ye özgü bir sorun geliyor, ona hazırlanın anlamında değil. Dünya ekonomisini tartıştık, küresel ekonominin karşı karşıya olduğu sorunlar var. Bunları küresel düzeyde yönetmek için G20 çabalıyor. Türkiye olarak biz bünyemizi nasıl daha sağlam tutarız, şoklara karşı nasıl daha dayanıklı oluruz, türünden bir genel çerçeve çizdim. Bu çerçevede de özellikle sermaye piyasalarının gelişmesinin önemli olduğunu, bundan sonraki dönemde borç yerine eğer mümkünse daha çok ortak alınması, halka açılınmasını, sermaye piyasalarına daha yoğun bir şekilde gidilmesini önerdim. Bunu belli kesimler cımbızlayarak, sanki Türkiye'ye büyük bir fırtına geliyor, bir sorun varmış gibi sunmaya çalıştılar. Bu klasik zaten, her zaman karşılaştığımız durumlar."
Türkiye'nin yaşadığı şokların ister istemez fiyatlara, faizlere, risk primine, kura yansıdığını belirten Şimşek, ülkenin bünyesinin sağlam olduğunu vurguladı. Şimşek, "Evet dönem dönem dışarıdan veya içeriden birtakım stresler, şoklar yaşanabiliyor. Bu şoklara en iyi cevap zamanında yapılacak reformlardır, şoklara karşı dayanıklılığı artırmaktır. Bunu önermek, bunu söylemek, Türkiye, büyük bir sorunla karşı karşıya anlamına gelmez." dedi.
Türkiye'nin ekonomide çok iyi giden tarafları kadar sıkıntılı, kırılgan olduğu tarafları da bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin büyümede, istihdam oluşturmada çok başarılı olduğunu söyledi.

"Dijital ekonominin vergilendirilmesi ve istihdamın geleceği tartışıldı

Şimşek, reel ekonominin çok iyi gittiğini belirterek, kur şokları nedeniyle kısmen enflasyonda, kısmen de cari açıkta sorunların bulunduğunu, bunları çözmek için de yoğun bir çaba içerisinde olduklarını vurguladı.
Küresel ekonominin önündeki orta uzun vadeli "korumacılık, artan borçluluk ve yaşlanan nüfus" gibi riskler bulunduğunu anlatan Şimşek, dünya liderlerinin bir araya gelip, doğru bir şekilde, doğru politikaları iş birliğiyle uygulamaya koyması halinde sorunların atlatılacağını söyledi.
Şimşek, "Ama aksine şu anda ABD yönetiminin yaptığı gibi korumacılıkta birtakım piyasa mekanizmasını, kurala dayalı küresel ticaret sistemini tıkamaya başlarsanız, o zaman sorunlar büyür." dedi.
Dijital ekonomik faaliyetlerde yeni bir vergilendirme sistemine ihtiyaç olduğunu anlatan Şimşek, G20'de bunun ve istihdamın geleceğinin tartışıldığını söyledi.

"Reel sektör için dijital yol haritası hazırladık"

Yapay zeka ve 4. Sanayi Devrimi'ne nasıl hazırlanılacağının önemli olduğunu dile getiren Şimşek, burada eğitimin, becerilerin ön plana çıktığını ifade etti.
Şimşek, "Biz 4. Sanayi Devrimi'nden bırakın olumsuz etkilenmeyi, bunu fırsata dönüştürürüz. Türkiye olarak bunun çalışmasını yapıyoruz. Reel sektör için bir dijital yol haritası hazırladık, yakında açıklayacağız. Eğitim sistemini köklü bir şekilde gözden geçiriyoruz. bunların hepsi 4. Sanayi Devrimi'ne hazırlık anlamında. Ar-Ge'ye yoğunlaşıyoruz. G20'de biz bunu da tartıştık." diye konuştu.

Altın tahvilinde ikinci tur başlıyor

Bankacılık sektörünün sermaye yapısının güçlü, aktif kalitesinin yüksek olduğunu anlatan Şimşek, "Sırtımızı sadece bankacılık sistemine dayayarak gidemeyiz. O nedenle dikkat ederseniz son 2 yıldır sigortacılık sistemini, bireysel emeklilik sistemini nasıl geliştiririz diye çalışmalar yapıyoruz. Altın tahvil ihracına başlıyoruz, arkasında Hazine var. Devletin bankası alıyor, topluyor. Altınlar evde atıl duracağına devlet, 'getir bana emanet et, istediğin zaman sana emanetini geri veririm ama bu arada da nemalansın altın cinsinden bir getiri, bir kar elde et' diyor."

9 Mayıs 2019 Perşembe

Az Sermayeli İşler Arasından Sizin Tercihiniz Hangisi?

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Tam zamanlı iş fikri size uygun değilse, kendi işinizi kurmak gibi sürekli güçlenerek artan bir isteğiniz varsa ancak az sermaye birikiminiz nedeniyle kendinizi dizginliyorsanız; belki de büyük bir yanlış yapıyorsunuzdur!
Çevrenize her baktığınızda problem ya da eksiklik olarak nitelendire bildiğiniz tüm unsurları kendi iş fikrinize dönüştürebilirsiniz. Girişimciliğin ruhunda yaratıcılık yatsa da basit fikirler her zaman en çok tutanlardır, önemli olan eksikliği görmek ve fayda sağlamaktır. Kendi iş fikrinizi bulmakta zorlanıyorsanız, denenmiş ve başarılı sonuçlanmış düşük sermayeli işler listelerine de göz gezdirebilirsiniz.
Az sermayeli iş fırsatları arasından seçim yaparak sizi en çok yansıtan, en başarılı olabileceğiniz ve aynı zamanda para kazanmak için farkınızı konuşturabileceğiniz işler hayatınızı değiştirebilir. İş kurmak için illa ki yüksek bütçeli fikirlere yönelmek zorunda olmadığınızın, küçük sermayeli işler de yapabileceğinizin ve üstelik yüksek kar elde edebileceğinizin kanıtı olan işler sizleri bekliyor!

Halı Yıkamacı Dükkanı Açmak

Elektrik süpürgeleri de bir yere kadar! Ev temizliği söz konusu olduğunda asla taviz vermeyen kadınlar aile sağlığının da en sıkı savunucuları! Dolayısıyla size göre eviniz bal dök yıka kıvamında olsa dahi o halıların içinde biriken ev tozu akarlarının, pisliklerin ve tozların giderilmesi gerekiyor. Dip temel temizlik yapıldığında halılar yıkama dükkanına gönderilince evin kokusu bile değişiyor. Bu şekilde düşünen yalnızca biz olmadığımız için halı yıkamacı dükkanı açmak az sermayeli iş fikirleri arasında en çok tercih edilenlerden biri olarak yorumlanıyor.
Halı yıkamacı dükkanı açarak siz de nüfusu yoğun mahallelerde ya da işlek konumlarda yüksek kazanç elde edebilirsiniz. Bir aracınız varsa bu aracı teslimat için kullanabilir, çok da pahalı olmayan halı yıkama makineleri alarak kendi iş fikrinizden para kazanmaya başlayabilirsiniz. Müşteri ilişkilerinizi sıkı tutarsanız, SMS pazarlama tekniklerinden yararlanırsanız ve hatta Instagram sosyal medya platformunda tanıtımınızı yapıp kampanyalarınızı duyurursanız sevgili kadınların dikkatini çekme yarışını önde tamamlayabilirsiniz. Halı yıkamacı dükkanı açtığınızda bir kitleniz oluşacağı için işlerinizi koltuk yıkama hizmeti ile de çeşitlendirebilirsiniz. Böylece talep dahilinde koltuk yıkama hizmeti verdiğiniz müşterilerinizin halılarını da alıp dükkana geri dönebilirsiniz!

Al Sat Yapmak

Geçtiğimiz günlerde al sat yapmak ile ilgili çok detaylı bir yazıyı sizlerle paylaştık. Ürünleri piyasa değerinin altında satın alıp üzerine kârınızı koyarak müşterilerinize satış yapmanız prensibine dayanan al sat yapmak, küçük sermayeli iş fikirleri arasında yer alır. Al sat yapılabilecek ürünler arasında tercih yaptığınızda, ki bu tercihi yaşadığınız yer, internete olan hakimiyetiniz, belirlediğiniz satış yöntemi ve sermayeniz doğrultusunda yapmalısınız, yüksek kazanç elde etme fırsatına sahip olabilirsiniz. Al sat yaparak para kazanmak için akıllı saatlerden otomobil aksesuarlarına, ev yemeklerinden birbirinden farklı takılara, arsalardan evlere kadar birçok alternatifiniz olacaktır. Konu hakkında detaylı bilgi almak isterseniz Al Sat Yaparak Para Kazanmak İsteyenlere Özel Öneriler makalemize göz gezdirebilirsiniz.

Butik Hamburgerci Açmak

Butik hamburgerciler fastfood kültürünü gurme kalitesine taşımanın yolu olabilir.
Gençlere hitap etmek ve göreceli olarak daha yüksek sermaye birikiminizi değerlendirip yatırım yapmak istiyorsanız son yılların gözdesi olan butik hamburger dükkanı açmayı düşünebilirsiniz. Yaklaşık 25 m2’lik bir dükkan bularak farklı lezzetler ortaya çıkarabilirsiniz. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük illerin en işlek caddelerinde ve en elit konumlarında açılan butik hamburgerciler ciddi bir gelir elde etmektedir. Bayilik veren firmalar incelendiğinde de en çok tercih edilen dünya devlerine, bu küçük sermayeli iş fikri ile kafa tutabilirsiniz. Elbette kar oranınız onlar kadar olmayabilir ancak işletmenizi açtığınız lokasyonda kısa sürede markalaşmayı başarabilirsiniz.
Butik hamburgerci açarak damak zevki gelişmiş veya farklı lezzetleri denemek isteyen kişileri müdaviminiz haline getirebilirsiniz. Eğlenceli ve bir o kadar da karlı bu iş fikri ile çok daha kar etmek isterseniz yalnızca sizin işletmenize özel hamburger çeşitlerinizi çıkarabilirsiniz. Gerçek anlamda başarılı olmak ve para kazanmak isterseniz alanında en iyi ustayı bulmalı ya da ortağınızı ustalar arasından seçmelisiniz. Menünüzü hazırlarken hem Türk damak tadına uygun hem de sıra dışı lezzetleri eş zamanlı olarak düşünmelisiniz. Evlere servis yapar ve işletmenize gelen müşterilerinizi lezzetinizle de hizmet kalitenizle de etkilerseniz hamburger dükkanı açmanın tüm avantajlarını yaşayabilirsiniz. İşletmenizin konumu, alanı ve ürün çeşitliliğinize bağlı olarak almanız gereken mutfak aletlerine yaklaşık 50 bin – 100 bin TL arasında yatırım yapmanız gerekebilir.

Meyve Suyu Barları Açmak

Hem karlı hem sağlıklı bir iş fikri; Meyve Suyu Barları
Sıcak yaz günlerinde iç ferahlatan kışın ise vücudun ihtiyacı olan mineral ve vitaminleri sunan taze meyveler sizin yeni işiniz olabilir. Meyve suyu barları açmak için yüksek bir sermaye gerekmez. Düşük sermayeli iş fikirleri arasında yer alan meyve suyu barları, personel çalıştırmanıza gerek kalmadan size karlı bir kapı açabilir. Farklı lezzetleri sunarak ve mümkün olduğunca işlek bir konuma yerleşerek siz de bardağı 5-10 TL arasında satılabilen meyve sularının kar marjının avantajlarını yaşayabilirsiniz. Meyve suyu barı açmaya karar verirseniz faaliyet göstereceğiniz il, ilçe özelinde egzotik meyvelerle de ürün çeşitliliğinizi arttırabilirsiniz. Meyvelerinizin arasına mango, ananas ve avokado çeşitler de eklediniz mi değmeyin keyfinize!
Kar marjı yüksek olan tariflerle sağlıklı beslenmek ve ihtiyacı olan enerjiyi taze meyvelerden almak isteyen kitlenizi memnun edebilirsiniz.

Balık Büfesi Açmak

Sahillerin vazgeçilmez işletmesi; Balık Büfesi
Özellikle denize kıyısı olan şehirlerde balık oldukça sık tüketilen bir gıdadır. Ancak balık pişirmek başlı başına bir derttir; kızartması yapılsa tüm ev kokar, buğulaması yapılsa herkes yiyemez, fırına atılacak olsa yok puluydu yok temizlenmesiydi derken bezdirici bir hal alır. Bunun içindir ki balık restoranları her geçen gün yaygınlaşır. Fakat sorun da burada başlar, balık restoranlarına gitmek biraz cesaret ister. Özellikle denize nazır bir konumda bulunuyorsa o restoran gelecek hesabın ne kadar olacağı korkusu balığın lezzetini geride bırakır. Türkiye gibi üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkede balık ekmek kültürünün ‘belli başlı yerler hariç’ yeterince yaygın olmaması küçük sermayeli işler arayışında olanların yüzünü güldürür.
Nitekim Türkiye’deki bu açık büyük firmaların da gözünden kaçmamıştır. Yaklaşık 50 bin TL sermaye ile bayilik veren firmalar giderek artmaktadır. Ancak balık büfesi açmak ve hazırladığınız balık ekmeklerle işletmenizin önünde kuyruklar oluşsun istiyorsanız illa ki büyük firmalardan bayilik almak zorunda da değilsiniz. Neticede büyük firmalar bayilik bedeli ile marka bilinirliğini size satıyor, birçok sektörde bayilik almak en mantıklı yol olsa da, söz konusu balık ekmek olduğunda maharet el lezzetine kalıyor. Dememiz o ki; siz de 20 bin TL dolayında sermayenizi değerlendirmek isterseniz yaz kış satış yapabileceğiniz lokasyonlarda kendi balık büfenizi kurabilirsiniz.

Kadınlara Özel Spor Merkezi Açmak

En yeni iş fikirleri arasında yer almasa da kadınlara özel spor merkezi açanların karlılığı tüm girişimcileri imrendiriyor. Her yaştan kadının akın akın üyelik yaptırdığı kadınlara özel spor salonlarında sınıf dersleri kadar bireysel antrenmanlar da talep görüyor. Gençler her mevsim fit kalmak ya da kilo vermek için; orta ve ileri yaş kadınlar da sosyalleşip sağlıklarını korumak için spor salonlarına gidiyor.
İşletmenizi açmaya karar verdiğiniz lokasyondaki kadın nüfusuna dikkat ederseniz, yanınıza kadın bir ortak bulursanız bu sektörün duayenlerinden olan firmalardan bayilik alabilirsiniz. Ortalama 50 bin TL sermaye ile yapılabilecek işler arasında yer alan bu girişimcilik fikri kısa, orta ve uzun vadede sizin lehinize sonuçlanacaktır. İşletmenizin başarısını arttırmak isterseniz sosyal medyada profil açabilir, dönemsel indirim kampanyaları düzenleyebilir, müşterilerinizin geçirdikleri değişimi onlardan izin alarak sergileyebilir ve kısa sürede hayalinizdeki işin başında olduğunuzu fark edebilirsiniz. 

Çocuklar İçin Aktivite Merkezi Açmak

Çalışan anne ve babalar için harika bir işletme: Çocuklar İçin Aktivite Merkezleri
Yaklaşık 50 bin TL sermaye ile çocuklar için aktivite merkezi açabilirsiniz. Çocukları seviyorsanız, onların güvenliğini önceliklendiriyorsanız bir de işletmenizin hijyen standartlarını yüksek tutmayı başarabilecekseniz ebeveynlerin yeni gözdesi haline gelebilirsiniz. Şehir yaşamının yarattığı olumsuzluktan çocuklarını uzak tutmak isteyen ve arada bir de olsa çocuklarının farklı deneyimler yaşamasını isteyen ebeveynlerin aktivite merkezlerine yoğun ilgi gösterdiğini söyleyebiliriz.
Farklı yaş gruplarına özel eğitici ve öğretici oyunlar kurgulayarak, konusunda uzman profesyonelleri işe alarak çocuklarla neşeli ve bir o kadar da hareketli günler geçirebilirsiniz. İşletmeniz uygunsa ebeveynlere satış yapabileceğiniz bekleme alanları oluşturabilir ya da aktivite merkezinde doğrum günü gibi özel kutlamalar için organizasyonlar düzenleyebilirsiniz.
Çocuklar için aktivite merkezi açmak istiyorsanız lokasyon seçiminize her zamanki gibi özen göstermelisiniz. İşlek lokasyonlar ya da AVM’ler bu aşamada önceliğiniz olmalı, ancak yüksek kira bedelleri sizi yoracaksa rahat ulaşılabilir lokasyonlara da yönelebilirsiniz. Böylece hem hafta içi hem de hafta sonu çocukları ile kaliteli zaman geçirmek ve çocukları sosyalleşsin isteyen ebeveynlerin tercihi haline gelebilirsiniz.

Spor Hocalığı Yapmak

Spor salonu açacak sermayeye sahip olmayanlar için bir fikir; Spor Hocalığı
Spor salonu açacak sermayenizin olmaması spor eğitmenliği yapıp sektöre adım atmanıza engel olmaz. Küçük sermayeli işler arasında sayılan hatta sermayesiz işler kategorisine giren spor eğitmenliği için siz de zaman kaybetmeden girişimlerinize başlayabilirsiniz. Elbette uzmanlık gerektiren bu iş fikrini hayata geçirebilmeniz için arkanızda sağlam referanslarınızın bulunması gerekebilir. Geçmiş dönemde spor eğitmenliği tecrübeniz varsa, bu işin eğitimini aldıysanız, kendi işinizin sahibi olmak istiyor ancak ne yazık ki sermaye yetersizliğine teslim oluyorsanız yola daha küçük adımlarla çıkabilirsiniz. Sizi tercih eden kişilerin hayatını değiştirmek ve onları daha sağlıklı hale getirmek için çalışırsanız eğitmenlik ücretinizin saat başı fiyatını ciddi oranda arttırabilirsiniz, sonrasında neyse asıl girişimcilik hayaliniz onu gerçekleştirecek sermaye birikimine kavuşabilirsiniz.

Dijital Pazarlama Ajansı Kurmak

Son Zamanın Modası; Dijital Pazarlama Ajansı
İnternet dünyayı da dünyalıları da esir aldı. Alışveriş alışkanlıklarımızdan toplumsal görüşümüze, çalışma düzenimizden giyim tarzımıza her şey internetin etkisinde kalmaya başladı. Şirketler için ise internet hem bir fırsat hem de büyük bir dezavantaj yarattı. Gelişemeyen ve internete has kurallara ayak uyduramayan işletmeler maalesef teker teker kepenk indirmeye başladı.
İnternet tüm işletmelere bir bakıma fırsat eşitliği sağladı, internetteki dijital izlerini çoğaltan, web sitesi ile milyonlarca kişiye erişme fırsatı yakalayan ve sosyal medyada marka sadakatini arttıran firmalar tüketicilerin vazgeçilmezleri haline aldı.
İnternet ve çevresinde gelişen dijital pazarlama yöntemleri önem kazanınca reklam ajansları da kabuk değiştirmeye başladı. Artık dijital pazarlama ajansları kaliteli hizmet verdikleri takdirde birçok firmadan iş alabilir hale geldi. Dijital pazarlama ajansı dediğimizde aklınıza dizilerdeki devasa ofisler gelmesin, başlangıçta yalnızca şirket kuruluşu yapmanız ve kendinize sanal ofis gibi uygun alternatiflerin avantajını sunmanız yeterli.
Siz de dijital pazarlamanın en azından bir dalında uzmanlaşmışsanız, müşteri ilişkileriniz iyiyse, pazarlama ve satış benden sorulur diyenlerdenseniz ajansınızı kurmamanız için hiçbir nedeniniz yoktur. Komplike yatırım gerektirmeyen ve küçük sermayeli işler arasında yer alan dijital pazarlama ajansı açmak size hayatınızın fırsatını sunabilir. İlk olarak spesifik bir sektör belirler, o alanda referanslarınızı güçlendirir, sizinki gibi küçük ancak yenilikleri takip eden kardeş ajanslarla iş birliği yaparsanız dijital dünyanın karlılığını yaşayabilirsiniz.

Çiğ Köfte Bayiliği Almak

İlk aklınıza gelen fikir; Çiğ Köfte Bayiliği
Az sermayeli işler hakkında yazılan tüm yazılarda isteseniz de istemeseniz de çiğ köfte bayilik önerisiyle karşılaşırsınız. Bu karşılaşma rastlantı da değildir, çiğ köfte bayilikleri yatırımları oldukça az sermaye gerektirir ve çiğ köfte sevilen bir lezzet olduğu için sürümden kazandırır. İşlek lokasyonlarda açılan, içli köfte, içecek alternatifleri gibi lezzetlerle çapraz satış olasılığı arttırılan çiğ köfte bayilikleri sahiplerine yüksek kazanç elde etme imkanı sunar.
Çiğ köfte bayiliği almak isteyenler ücretsiz bayilik veren firmalar ile de düşük bütçe ile bayilik veren firmalar ile de karşılaşabilir. Marka bilinirliğine önem verenler ortalama olarak 30 bin TL sermaye ile anahtar teslim bir işletmenin sahibi olabilir. Çiğ köfte bayilik açarak para kazanmak isteyenler işletme hijyenine önem vererek, müşteri memnuniyetini önemseyerek, hızlı servis sunarak ve evlere paket servisi vererek beklentilerinin üzerinde bir karlılık yaşayabilirler.

Solucan Gübresi Üretimine Başlamak

Popüler ama kirli bir iş fikri; Solucan Gübresi Üretimi
Az sermaye ile çok kazandıran işler kategorilerinin yıldızlarından biri ile karşınızdayız. Solucan gübresi faydaları organik tarımın ön plana çıkmasıyla birlikte giderek daha cazip hale gelmiştir. Gıda atıklarının solucanların sindirim sistemlerinden geçmesi yoluyla elde edilen solucan gübresi; yüksek besin değerleri ile son yıllarda organik tarım yapanların vazgeçilmezleri arasına girmiştir.
Kırmızı Kaliforniya solucanı tedariki ile başlayan solucan gübresi üretim süreci uygun koşullar sağlandığı takdirde girişimcilere yüksek karlılık sunabilir. Topraktaki PH dengesini düzenleyen, ürünlerin daha lezzetli olmasını sağlayan, bitki köklerini güçlendiren, bitkilerin direncini yükselten ve toprakta bulunan zararlı bakterileri ortadan kaldıran solucan gübresi üretimi, küçük sermayeli iş fikirleri arasında en zahmetsiz olanların başında gelir.
Solucan gübresi üretimi maliyeti, üretim tesisinin büyüklüğü doğrultusunda değişiklik gösterebilir. Devlet teşvikleri de alınabilen bu iş fikri için yatırım yapmak isteyenlerin başlangıç aşamasında 5 bin TL ila 10 bin TL arasında sermayeye sahip olması yeterli gelir. Solucan gübresi üretimi solucan yetiştiriciliği ile de desteklendiği takdirde girişimcilere hatırı sayılır oranda kar bırakır. Tesis büyüdükçe yatırım maliyeti artsa da solucan gübresi yetiştiriciliğinin her halükarda karlı olduğu gerçeği yadsınamaz.

Yarasa Gübresi Satmak

Personeli gece çalışsın isteyen patronlar için; Yarasa Gübresi Üretimi :)
Gübre üretimi ve satışı ile ilgili ilk önerimizi sunmuşken yarasa gübresinden bahsetmemek olmazdı. Yarasa gübresi üretimi yaparak para kazanmak organik tarım yapanlara hitap etmeyi düşünenler için az sermaye ile yüksek kazanç sunan iş fikirleri arasında yer alır. İçerdiği vitaminler ve mineraller nedeniyle organik tarımın olmazsa olmazları arasında yer alan yarasa gübresi aynı zamanda magnezyum, demir, fosfor ve kalsiyum gibi mineraller bakımından da oldukça zengindir. Hem yurt içi hem de yurt dışı pazarına satış yapmayı düşünen girişimciler bütçeleri ile orantılı olarak mağara kapatabilirler ya da yarasa evleri yaptırarak bu ürünü toplama ayrıcalığına erişebilirler. Bu fikir önceden tuttu, yine tutabilir, bizden söylemesi…

Danışmanlık Hizmetleri Vermek

Uzmanlığınız ile gelir elde edin; Danışmanlık Hizmetleri
İsterseniz freelance olarak sermaye harcamadan isterseniz şirketinizi kurarak düşük sermayeli iş fikirleri arasında yer alan danışmanlık hizmetlerini sunmaya başlayabilirsiniz. Bu iş fikrini hayata geçirmek için farklı alanlarda uzmanlıkları bulunan kişilerle ortaklaşa projeler alabilir ya da kendi uzman olduğunuz alanda deneyimlerinizi ve bilgi birikimlerinizi ihtiyaç duyanlara aktarabilirsiniz. Sizin tarafınızdan belirlenen ücret aralıkları ile hedef kitlenizi ayrıştırma ayrıcalığına da danışmanlık hizmetleri ile kavuşabilirsiniz. Danışmanlık hizmetleri verecekseniz sosyal medya platformlarında mutlaka var olmalısınız. Özellikle iş dünyasının ritminin tutulduğu LinkedIn platformunda kendinize geniş bir çevre oluşturabilirsiniz. Bilgi ve deneyimlerinizi aktaran blog yazıları ve farklı içerikler hazırlayabilir, kendinize bir Youtube kanalı kurabilir ya da freelance sitelerine danışmanlık ilanı açarak faaliyetlerinize zaman kaybetmeden başlayabilirsiniz.


30 Haziran 2018 Cumartesi

İşte 2020’li yılların en gözde meslekleri

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Sürücüsüz araçların dolaştığı bir trafikte, şoförler ne yapacak? Hayatımızı kolaylaştıran robotları kimler yönetecek? 100 yaşındaki insanların sağlığı kimden sorulacak? Yakın geleceğe damga vuracak meslekleri, uzmanları anlatıyor...

Günümüz dünyası, klasik mesleklerde köklü dönüşümlere neden oldu. Teknoloji durmaksızın ilerler ve dünya çapında ortalama yaşam süresi yükselirken, pek çok alanda insan gücünün yerini makineler aldı, iş dünyasının ihtiyaçları da farklı yönlere doğru evrilmeye başladı. Yazı dizimizde, Dünya Ekonomik Forumu’ndan prestijli kariyer sitelerine kadar, uluslararası raporlar ve uzman görüşleriyle yakın geleceğe damgasını vuracak 21 mesleğini bulacaksınız. İşte, ilk 7 meslek...

OTOMOBİLLERİ UÇURACAKLAR SÜRÜCÜSÜZ ARAÇ MÜHENDİSLİĞİ: Otomotiv ve ulaşım sektörü çok büyük bir devrime hazırlanıyor. Bu devrim otonom yani sürücüsüz araçlar. Otonom araçlar, üretici şirketlerin yakın gelecekteki ajandalarına çoktan girdi. Bu yeni gelişme, sürücüsüz araç konusunda uzmanlaşmış yeni bir meslek dalını ortaya çıkardı. Türkiye’de de şimdiden bu alanda çalışmaya başlayan birçok genç isim var. Bunlardan biri otonom araç teknolojileri geliştiren Talha Çuhadaroğlu. Connect-ION adında bir şirket kuran Çuhadaroğlu, bildiğimiz otomobilleri sürücüsüz araçlara dönüştürmeyi hedefliyor.


PARADİGMA DEĞİŞECEK

Sürücüsüz araç üretmek için bilgisayar, makine, elektronik ve mekatronik mühendisi ile endüstriyel tasarımcılar gibi birçok farklı disiplini içeren geniş bir ekibe sahip olmak gerektiğini ifade eden Çuhadaroğlu, “Otonom araç sektöründe çalışacak mühendislerin paradigma değişimini gerçekleştirebilecek bir vizyon ve klasik mühendislik projelerinden farklı bir bakış açısına sahip olması bekleniyor” diyor.
Uzmanlara göre yakın gelecekte bu sektörde çalışacak mühendisler, diğer mühendislik maaşlarının üzerinde bir gelir elde edecek.
Robotları kİm yönetecek?
YAPAY ZEKÂ UZMANLARI: Yazılım dünyasının üzerinde durmadan düşündüğü ve yatırım yaptığı konuların başında yapay zekâ (artificial intelligence) geliyor. Yapay zekâ, en kaba haliyle kullandığımız araçların kendi kendini geliştirmesine yönelik bir sistem ve yakın gelecekte sürücüsüz otomobiller, sanal asistanlar, büyük veriler, makine öğretisi (machine learning) gibi kavramlarla hayatımızda daha fazla yer alacak. Bu da tüm şirketlerin yapay zekâ uzmanları ve mühendislerini istihdam etmesi demek.

ŞİMDİLİK EKSİK, TECRÜBE

Bu konuda yatırım yapan şirketlerden Microsoft Türkiye’nin CTO’su Onur Koç, yapay zekâ projelerinin sayısının hızla artığına dikkat çekiyor.
Koç, “Tecrübeli kişi sayısı çok az maalesef. Geleceği çok parlak ve birçok müşterimizin ve iş ortağımızın nitelikli çalışan aradığı bir iş alanı” diyor. Microsoft Türkiye, lise-Üniversite öğrencilerinin yapay zeka, büyük veri teknolojilerini öğrenmeleri için projeler geliştiriyor. Koç, bu alanda çalışacak yazılım mühendislerinin en çok kazananlar arasında olacağını söylüyor.

GELECEĞE YATIRIM YAPIYORLAR

MELEK YATIRIMCILIK VE STARTUP: Ülke ekonomilerinin lokomotifi, gençlerin kurduğu girişim şirketleri (startup) haline geldi. İrili ufaklı birçok girişimle birlikte, onlara finansman sağlayan ‘melek yatırımcılık’ da, yeni bir meslek olarak karşımıza çıktı. Elinde sermayesi bulunan iş insanları, bu parayı geleneksel yatırım araçları yerine bu tür girişim şirketlerine yatırıyor.

RİSK, EPEY YÜKSEK

Ancak melek yatırımcılık sanıldığı kadar kolay değil. İstatiksel bilgilere göre, her 100 yatırımdan sadece 10’undan melek yatırımcılar para kazanabiliyor. Bu yüzden yatırım yapılacak girişimi doğru seçmek ve gelecek öngörülerini iyi planlamak melek yatırımcılığın en önemli kriterlerinden. Türkiye’de de sayıları her geçen gün artan melek yatırımcıların yatırımları, 2016 yılında rekor kırdı.

ARTIK HER ŞİRKET DİJİTAL OLACAK

YAZILIM EVANGELİSTLERİ: Şirketlerin dijital dönüşümüyle, yazılımcıların sayısı her geçen gün artıyor. Yeni dönemdeki mesleklerden biri de yazılım evangelistiği. Yazılımcılarla yöneticiler arasındaki iletişimi, doğru stratejilerin geliştirilmesini sağlamak yazılım evangelistlerinin görevlerinin başında. Böylelikle yazılımcıların talepleri üst düzey yöneticilere doğru şekilde aktarırken, geliştirilen ürün ve hizmetlerdeki teslim süresi de kısalıyor. Türkiye’de yazılım evangelistlerinin sayısı henüz çok değil. Ancak yakın gelecekte her şirketin kadrosunda yazılım evangelistleri için bir yerin açılacağı kesin.

DAHA UZUN BİR HAYAT İÇİN TEKNOLOJİ İLE İNSAN EL ELE

GERİATRİ VE GERONTOLOJİ UZMANLARI: Gerontoloji, kısaca yaşlılık bilimi olarak tanımlanabilir. Peki, bu alan neden geleceğin meslekleri arasında?
Öncelikle tüm dünyada yaşam süresi her geçen gün artıyor. 1950’lerde ortalama yaşam süresi 48 yılken, 2010’da ortalama 67.2’yi yakaladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2015 verilerine göre, Türkiye’de ortalama yaşam beklentisi 75.8 yıl. Bugünlerde doğan çocukların yarısının 100 yaşını geçmesi bekleniyor.

75’E 100 YIL EKLEYİN

Gerontoloji ve geriatri işte tam bu noktada, artan yaşlı nüfusun ihtiyaçlarına cevap olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’de sadece Akdeniz, İstanbul ve Biruni üniversiteleri bu alanda lisans düzeyinde programlara sahip. Gerontologlar, yaşlılarla ilgili akla gelebilecek tüm alanlarda çalışabiliyor. Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, Türkiye’de bu alanı en iyi bilen isimlerden biri. Prof. Tufan, artan yaşam sürelerini hatırlatarak, şu bilgileri veriyor: “Yaşam süremize 2030-2050 yılları arasında 30, uzun vadede 100 yıl daha eklenebilir. Yaşlıların çoğalması sadece sağlık ve bakım sektörü değil, inşaat, giyim, beslenme, spor, serbest zaman, turizm, bankacılık ve sigortacılık gibi pek çok meslek alanı açısından yeni istihdam ve kazanç olanakları yaratacak” diyor. Gerontoloji uzmanlarının başlangıç maaşı 2.500-4.500 TL arasında değişiyor.

NE ALACAĞIMIZI BELİRLEYENLER

TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİCİSİ: Markette tercih ettiğiniz sıvı yağı rafta her zamanki yerinde buluyorsanız, bunun için işini iyi yapan bir tedarik zinciri yöneticisine teşekkür etmelisiniz. Ürünler arasında seçimin imkânsız hale geldiği bir dünyada, tedarik zinciri yöneticileri ürünlerin bize hızlı, kolay ve zamanında ulaşmasını sağlıyor. Bu süreçte para ve bilgi akışını da kontrol ediyorlar. İhtiyaçların gittikçe arttığı düşünüldüğünde, bu meslek gelecekte de çok önemli bir yer tutacak. Türkiye’de tedarik zinciri yönetimi yüksek öğretimde lojistik yönetimi adıyla yer alıyor. Dokuz Eylül, Bahçeşehir, İzmir Ekonomi ve Türk Hava Kurumu üniversitelerinde lisans düzeyinde lojistik yönetimi eğitimi veriliyor. ABD İstihdam Ofisi’nin verilerine göre içinde tedarik zinciri yönetiminin de yer aldığı lojistikle ilgili iş kollarının 2020’ye kadar yüzde 26 büyüyeceği tahmin ediliyor.


YENİ DÜNYANIN ‘AKTÜERYA’CILARI

AKTÜERYA UZMANLARI: Aktüerya, kısaca insanların, doğum, ölüm, hastalık, sakatlık, emeklilik gibi yaşamını; yangın, kaza, deprem, sel, hırsızlık gibi mal varlığını etkileyen öngörülemeyen olaylarla ve bunların finansal etkileriyle ilgileniyor. Bu alanın uzmanları matematik, istatistik ve finan alanlarındaki çalışma ve verilerden faydalanıyor. Aktüerler, bu tür olayların oluşma riskinin analizi, olasılıklarını tahmin ve bu risklerin finansal etkilerini hafifletici güvenlik programlarını oluşturmak üzere sigorta şirketlerinde görev alabiliyor.
EN İYİ 100’DE, İLK MESLEK ABD’nin önde gelen kariyer iş arama sitelerinden ‘Careercast’, aktüeryayı en iyi 100 meslek sıralamasında ilk sırada gösteriyor. Türkiye’de aktüerya henüz ABD ve Avrupa’da olduğu kadar bilinirlik kazanmış değil.
Bu alanla ilgili sadece Hacettepe, Karabük, Marmara ve Kırıkkale üniversitelerinde bulunuyor. ABD’de bir aktüer, yılda yaklaşık 100 bin dolar kazanıyor. Türkiye’de de aylık kazançları 10 bin TL’yi buluyor.

2 Nisan 2018 Pazartesi

2022 yılına kadar en gözde meslekler bunlar

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

İşte ABD Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre 2022 yılına kadar en çok kazandıracak 10 meslek.
Sürücüsüz araçların dolaştığı bir trafikte, şoförler ne yapacak? Hayatımızı kolaylaştıran robotları kimler yönetecek? 100 yaşındaki insanların sağlığı kimden sorulacak? Yakın geleceğe damga vuracak meslekleri, uzmanları anlatıyor...
Günümüz dünyası, klasik mesleklerde köklü dönüşümlere neden oldu. Teknoloji durmaksızın ilerler ve dünya çapında ortalama yaşam süresi yükselirken, pek çok alanda insan gücünün yerini makineler aldı, iş dünyasının ihtiyaçları da farklı yönlere doğru evrilmeye başladı. Yazı dizimizde, Dünya Ekonomik Forumu’ndan prestijli kariyer sitelerine kadar, uluslararası raporlar ve uzman görüşleriyle yakın geleceğe damgasını vuracak 21 mesleğini bulacaksınız. İşte, ilk 7 meslek...

OTOMOBİLLERİ UÇURACAKLAR SÜRÜCÜSÜZ ARAÇ MÜHENDİSLİĞİ

Otomotiv ve ulaşım sektörü çok büyük bir devrime hazırlanıyor. Bu devrim otonom yani sürücüsüz araçlar. Otonom araçlar, üretici şirketlerin yakın gelecekteki ajandalarına çoktan girdi. Bu yeni gelişme, sürücüsüz araç konusunda uzmanlaşmış yeni bir meslek dalını ortaya çıkardı. Türkiye’de de şimdiden bu alanda çalışmaya başlayan birçok genç isim var. Bunlardan biri otonom araç teknolojileri geliştiren Talha Çuhadaroğlu. Connect-ION adında bir şirket kuran Çuhadaroğlu, bildiğimiz otomobilleri sürücüsüz araçlara dönüştürmeyi hedefliyor.


PARADİGMA DEĞİŞECEK

Sürücüsüz araç üretmek için bilgisayar, makine, elektronik ve mekatronik mühendisi ile endüstriyel tasarımcılar gibi birçok farklı disiplini içeren geniş bir ekibe sahip olmak gerektiğini ifade eden Çuhadaroğlu, “Otonom araç sektöründe çalışacak mühendislerin paradigma değişimini gerçekleştirebilecek bir vizyon ve klasik mühendislik projelerinden farklı bir bakış açısına sahip olması bekleniyor” diyor.
Uzmanlara göre yakın gelecekte bu sektörde çalışacak mühendisler, diğer mühendislik maaşlarının üzerinde bir gelir elde edecek.

Robotları kİm yönetecek?

YAPAY ZEKÂ UZMANLARI: Yazılım dünyasının üzerinde durmadan düşündüğü ve yatırım yaptığı konuların başında yapay zekâ (artificial intelligence) geliyor. Yapay zekâ, en kaba haliyle kullandığımız araçların kendi kendini geliştirmesine yönelik bir sistem ve yakın gelecekte sürücüsüz otomobiller, sanal asistanlar, büyük veriler, makine öğretisi (machine learning) gibi kavramlarla hayatımızda daha fazla yer alacak. Bu da tüm şirketlerin yapay zekâ uzmanları ve mühendislerini istihdam etmesi demek.

ŞİMDİLİK EKSİK, TECRÜBE

Bu konuda yatırım yapan şirketlerden Microsoft Türkiye’nin CTO’su Onur Koç, yapay zekâ projelerinin sayısının hızla artığına dikkat çekiyor.
Koç, “Tecrübeli kişi sayısı çok az maalesef. Geleceği çok parlak ve birçok müşterimizin ve iş ortağımızın nitelikli çalışan aradığı bir iş alanı” diyor. Microsoft Türkiye, lise-Üniversite öğrencilerinin yapay zeka, büyük veri teknolojilerini öğrenmeleri için projeler geliştiriyor. Koç, bu alanda çalışacak yazılım mühendislerinin en çok kazananlar arasında olacağını söylüyor.

GELECEĞE YATIRIM YAPIYORLAR

MELEK YATIRIMCILIK VE STARTUP: Ülke ekonomilerinin lokomotifi, gençlerin kurduğu girişim şirketleri (startup) haline geldi. İrili ufaklı birçok girişimle birlikte, onlara finansman sağlayan ‘melek yatırımcılık’ da, yeni bir meslek olarak karşımıza çıktı. Elinde sermayesi bulunan iş insanları, bu parayı geleneksel yatırım araçları yerine bu tür girişim şirketlerine yatırıyor.

RİSK, EPEY YÜKSEK

Ancak melek yatırımcılık sanıldığı kadar kolay değil. İstatiksel bilgilere göre, her 100 yatırımdan sadece 10’undan melek yatırımcılar para kazanabiliyor. Bu yüzden yatırım yapılacak girişimi doğru seçmek ve gelecek öngörülerini iyi planlamak melek yatırımcılığın en önemli kriterlerinden. Türkiye’de de sayıları her geçen gün artan melek yatırımcıların yatırımları, 2016 yılında rekor kırdı.


ARTIK HER ŞİRKET DİJİTAL OLACAK

YAZILIM EVANGELİSTLERİ: Şirketlerin dijital dönüşümüyle, yazılımcıların sayısı her geçen gün artıyor. Yeni dönemdeki mesleklerden biri de yazılım evangelistiği. Yazılımcılarla yöneticiler arasındaki iletişimi, doğru stratejilerin geliştirilmesini sağlamak yazılım evangelistlerinin görevlerinin başında. Böylelikle yazılımcıların talepleri üst düzey yöneticilere doğru şekilde aktarırken, geliştirilen ürün ve hizmetlerdeki teslim süresi de kısalıyor. Türkiye’de yazılım evangelistlerinin sayısı henüz çok değil. Ancak yakın gelecekte her şirketin kadrosunda yazılım evangelistleri için bir yerin açılacağı kesin.

DAHA UZUN BİR HAYAT İÇİN TEKNOLOJİ İLE İNSAN EL ELE

GERİATRİ VE GERONTOLOJİ UZMANLARI: Gerontoloji, kısaca yaşlılık bilimi olarak tanımlanabilir. Peki, bu alan neden geleceğin meslekleri arasında?
Öncelikle tüm dünyada yaşam süresi her geçen gün artıyor. 1950’lerde ortalama yaşam süresi 48 yılken, 2010’da ortalama 67.2’yi yakaladı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) 2015 verilerine göre, Türkiye’de ortalama yaşam beklentisi 75.8 yıl. Bugünlerde doğan çocukların yarısının 100 yaşını geçmesi bekleniyor.

75’E 100 YIL EKLEYİN

Gerontoloji ve geriatri işte tam bu noktada, artan yaşlı nüfusun ihtiyaçlarına cevap olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’de sadece Akdeniz, İstanbul ve Biruni üniversiteleri bu alanda lisans düzeyinde programlara sahip. Gerontologlar, yaşlılarla ilgili akla gelebilecek tüm alanlarda çalışabiliyor. Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Tufan, Türkiye’de bu alanı en iyi bilen isimlerden biri. Prof. Tufan, artan yaşam sürelerini hatırlatarak, şu bilgileri veriyor: “Yaşam süremize 2030-2050 yılları arasında 30, uzun vadede 100 yıl daha eklenebilir. Yaşlıların çoğalması sadece sağlık ve bakım sektörü değil, inşaat, giyim, beslenme, spor, serbest zaman, turizm, bankacılık ve sigortacılık gibi pek çok meslek alanı açısından yeni istihdam ve kazanç olanakları yaratacak” diyor. Gerontoloji uzmanlarının başlangıç maaşı 2.500-4.500 TL arasında değişiyor.

NE ALACAĞIMIZI BELİRLEYENLER

TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİCİSİ: Markette tercih ettiğiniz sıvı yağı rafta her zamanki yerinde buluyorsanız, bunun için işini iyi yapan bir tedarik zinciri yöneticisine teşekkür etmelisiniz. Ürünler arasında seçimin imkânsız hale geldiği bir dünyada, tedarik zinciri yöneticileri ürünlerin bize hızlı, kolay ve zamanında ulaşmasını sağlıyor. Bu süreçte para ve bilgi akışını da kontrol ediyorlar. İhtiyaçların gittikçe arttığı düşünüldüğünde, bu meslek gelecekte de çok önemli bir yer tutacak. Türkiye’de tedarik zinciri yönetimi yüksek öğretimde lojistik yönetimi adıyla yer alıyor. Dokuz Eylül, Bahçeşehir, İzmir Ekonomi ve Türk Hava Kurumu üniversitelerinde lisans düzeyinde lojistik yönetimi eğitimi veriliyor. ABD İstihdam Ofisi’nin verilerine göre içinde tedarik zinciri yönetiminin de yer aldığı lojistikle ilgili iş kollarının 2020’ye kadar yüzde 26 büyüyeceği tahmin ediliyor.


YENİ DÜNYANIN ‘AKTÜERYA’CILARI

AKTÜERYA UZMANLARI: Aktüerya, kısaca insanların, doğum, ölüm, hastalık, sakatlık, emeklilik gibi yaşamını; yangın, kaza, deprem, sel, hırsızlık gibi mal varlığını etkileyen öngörülemeyen olaylarla ve bunların finansal etkileriyle ilgileniyor. Bu alanın uzmanları matematik, istatistik ve finan alanlarındaki çalışma ve verilerden faydalanıyor. Aktüerler, bu tür olayların oluşma riskinin analizi, olasılıklarını tahmin ve bu risklerin finansal etkilerini hafifletici güvenlik programlarını oluşturmak üzere sigorta şirketlerinde görev alabiliyor.
EN İYİ 100’DE, İLK MESLEKABD’nin önde gelen kariyer iş arama sitelerinden ‘Careercast’, aktüeryayı en iyi 100 meslek sıralamasında ilk sırada gösteriyor. Türkiye’de aktüerya henüz ABD ve Avrupa’da olduğu kadar bilinirlik kazanmış değil.
Bu alanla ilgili sadece Hacettepe, Karabük, Marmara ve Kırıkkale üniversitelerinde bulunuyor. ABD’de bir aktüer, yılda yaklaşık 100 bin dolar kazanıyor. Türkiye’de de aylık kazançları 10 bin TL’yi buluyor.