Endüstri sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster
Endüstri sorgusu için yayınlar tarihe göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Alaka düzeyine göre sırala Tüm yayınları göster

10 Şubat 2019 Pazar

Geleceğin İş Modelleri

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Tıpkı gündelik hayatımızda olduğu gibi iş hayatında da dijital çağın etkilerini en “hızlı” şekliyle deneyimlemeye devam ediyoruz. Bir işveren olarak artık yalnızca güçlü bir ekibe, zengin kaynaklara ya da iyi bir teknolojiye sahip olmak ne yazık ki  “başarı” anlamına gelmiyor. Aksine, dijital dünyanın dinamik ve değişken atmosferine ayak uydurabilmek için, işverenlerin geleceğin yeni iş modellerini incelemek ya da kendi işletmeleri için uygun bir model oluşturmaları bekleniyor. Yani yalnızca yöneticilik değil, iş hayatınızın her döneminde yepyeni iş fikirleriyle dolu iyi bir girişimci olmanız bekleniyor… 

Kendi modelinizi oluşturmadan önce, son dönemin en popüler iş modellerine göz atarak size uygun bir model oluşturma yolunda ilk ve büyük adımınızı atabilirsiniz.

Esnek işgücü çalışma modeli, daha genel bir ifadeyle ‘talep üzerine’ (‘on demand’) devrimin iş dünyasına geçişi olarak düşünebilirsiniz. 

On-demand devrimi artık hayatımızın bir çok alanını etkiliyor; çalışma hayatımızı da etkilemesi kaçınılmaz.


İş fikirleri yeni dünya ile genişliyor, iş alanları artıyor. 

Ne iş yapabilirim diyenler geleceğin favori işlerini inceleyebilirsiniz. Geçtiğimiz 10 yılın gözdeleri artık tarih oluyor. İşte size son yıllarda yıldızı parlayacak Yeni iş önerisi. 

Nasıl bir dükkan açarsam kaç lira kazanırım diye merak edenler bu haberi okumadan geçmesin.

Gelecekte popüler olacak meslekler ve iş modelleri

En Popüler 20 Dijital Pazarlama Terimi

Geleceğin Meslekleri: Bu 49 Meslek Sizi Zengin Edebilir!

Günümüz Şartlarında Yapılabilecek 55 İş Fikri













18 Kasım 2018 Pazar

Geleceğin yükselen meslekleri!

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Geleceğin sektörleri ve meslekleri çalışmasını nasıl yaptınız, ne kadar sürdü?


Bu çalışma üç ay sürdü. Amaç, Türkiye’deki geleceğin sektörlerinin ve buna bağlı olarak mesleklerinin belirlenmesiydi. Yaklaşımımız piyasa odaklı oldu. Hangi sektörlerin ekonomi içinde ağırlık kazanacağı, sektörlerin kendi içinde nasıl bir dinamik değişimi göstereceğini irdeledik. İşletmelerin ne tip insan gücüne ihtiyacı olacağına odaklandık. Dünyadaki ve Avrupa Birliği’ndeki eğilimleri tespit ettik. Kendi kurumlarımızın kurumsal bilgi kapasitesinden yararlandık. Bu konuda Türkiye’de yapılmış hiçbir çalışma olmadığı için 15 yıllık tecrübemizden, bilgi birikiminden faydalandık.


İş dünyasının, üniversitelerin fikrini aldınız mı?


Bu raporun hazırlanması aşamasına bu tip temasımız olmadı. Kurum olarak Türkiye’deki hemen hemen tüm iş örgütlerine danışmanlık yapıyoruz. Bütün sektörlerle 15 yıldır ilişki içindeyiz. Bu kurumların önceliklerini biliyoruz. Büyük ölçüde bu bilgiden yararlandık.


Türkiye’nin önümüzdeki 10 yıl içinde en çok ihtiyacı olan sektör ve meslek grubu nedir?


Türkiye hizmetler sektörü ağırlıklı bir ekonomiye dönüşmeye başladı. Ekonomisi küreselleşmenin etkisiyle giderek dış dünyayla entegre oluyor. Önümüzdeki dönemde insan kaynağına sadece Türk şirketleri değil, Türkiye’deki yabancı şirketler de ihtiyaç duyacak, bu yeni ve önemli bir trend. Türkiye’de şirketler giderek yabancılaşıyor. Yabancı ortak alıyor, yabancılar tarafından satın alınıyor. Önümüzdeki 15 yılda her alanda yabancı şirketlerin ağırlıkta olduğunu göreceğiz.


Üretim nasıl değişecek?


Batıda bir firma için üretimin payı yüzde 10-15. Geri kalan yüzde 80-85 değeri yaratan farklı unsurlar; tasarım, yaratıcılık, tüketicinin rahatlık ve güvenliğini artıran teknoloji, marka değeri, imaj değeri gibi. Konsept denilen unsur, ürünün içinde daha fazla pay alıyor. Oysa Türkiye henüz başka ülkelerin fason üreticisi niteliğinde. Bizim üretime değil, ürünün o genel prosesi içinde diğer alanlarda daha çok katma değer yaratacak insan gücüne ihtiyacımız var. Bir de özellikle finans, perakende, iletişim, sağlık gibi sektörlerde çevre ülke ve müşterilerin taleplerini karşılar noktaya gelmemiz lazım. İş gücü ihtiyacı da sadece yurtiçi talebe yönelik değil, yurtdışı talebe yönelik de olmaya başlayacak. Sanayide iş gücü ve mesleklere bakınca katma değer yaratacak insanlara ihtiyaç var, üretimde çalışacak insanlara değil. Ar-ge ve teknolojide çalışacak, yaratıcılık ve konsept tasarımı yapacak, dünyada pazarlama yapacak, markalaşmayı taşıyacak insanlara ihtiyaç var.


Bu eğitimleri insanlar nereden alacak?


Üniversitelerin, meslek liselerinin, fakültelerin isimleri, yapıları ve eğitim verilecek alt başlıklarda önemli değişiklikler olmalı. Geleceğin eğitiminde en önemli unsur, özel sektör ve iş dünyası ile işbirliği. Artık üniversiteler dört sene eğitip, mezun ettikten sonra öğrenci ne yaparsa yapsın, zihniyetinden kurtulmalı. İşyerinde staj anlamında değil yalnızca, eğitim kurumları ve işletmeler arasında ciddi sinerji sağlayacak işbirliklerine ihtiyaç var.


Meslekler mi değişiyor, içerikleri mi? Yani artık, inşaat mühendisine ihtiyaç kalmıyor mu?


Mühendislik kavramı değişiyor. Klasik anlamda mühendisler ürünün sadece üretim bölümüyle ilgileniyorlar. Halbuki bundan sonra işin öbür tarafıyla, ar-ge, teknoloji, yaratıcılık, tasarımla da ilgilenmeli. Endüstri mühendisliği ve onun alt ayrımlarıyla ilgili mühendislikler önemli. Müşteri taleplerini, işin takvimini, pazarlamayı iyi bilen, bütün bunları içinde barındıran mühendisliklere ihtiyaç var. Makina mühendisi yaratıcılık, tasarımcılık, finansman, pazarlama bölümünlerinin kendisi ile nasıl çalışması gerektiğini anlamalı.


İletişimi geleceğin sektörlerinden biri olarak görüyorsunuz. Teknik elemanlar mı önem kazanıyor?


Bilgi işlem bütün sektörlerde yatay olarak tabanı güçlendiriyor. Onsuz olmuyor. İletişim ve lojistik her meslekte önem kazanıyor. Klasik iletişim fakülteleri, gazetecilik, reklamcılık bölümleri değil, bilgi yönetimi çok önemli hale geliyor. Dünya bilgi ekonomisi üzerine kurulmaya başlandı.


Ama artık bilgiye kolaylıkla ulaşılıyor, yaratıcılık daha önemli deniyor.


Doğru. Dünyada böyle trend var. Bilgiye ulaşmalı, onu kullanıp sonra da yaratıcılıkla birlikte yeni bilgiler üretmeli, yeni mal ve hizmetlere katmalısınız. Bunun için iletişim kurmak lazım. İşletme için bilgi üreten, bilginin nerede olduğunu bilen, bilgiyi toparlayan, kullanan ve yeni bilgi yaratan insanlara ihtiyaç var. Bunlar için bilgi mühendisi yetişmesi lazım. Mühendislik böyle farklılaşıyor. İletişim mühendisliği ortaya çıkarıyor. Sosyal bilimler giderek mühendisleşiyor.


Bilişim eğitiminde neler oluyor?


Bilişim eğitiminde sıkıntı var. Bilişim denince bilgi işlemci akla geliyor. Bilgisayar mühendisine artık ülkemizde ihtiyaç yok. Bilgisayarı iyi kullanan ara elemana ihtiyaç var. Sektörlerde hemen her kademedeki insanın bilişim sektöründe faydalanabilir, kullanıyor olması lazım. Bunun için de herkesin bilgisayar mühendisi olmasına gerek yok.


HASTANE VE EĞİTİM YÖNETİCİLİĞİ


Tıp geleceğin mesleklerinde nerede yer alıyor?

Tıp ve sağlık sektöründe Türkiye avantajlı. Kendi içimizden çok dışarıya hizmet vereceğiz. Avrupa nüfusu yaşlanıyor. Sağlık- sosyal güvenlik harcamaları artıyor. Türkiye sınır ötesi bu tip müşteri taleplerine daha ucuza cevap verebilmeli. Önümüzdeki yirmi yılda hem Avrupalı, hem Amerikalı bütün sağlık kurumları burada olacak. Birkaç sene sonra dış müşterilere hizmet vermek üzere hazır olmalıyız. Bizde 10 bin dolara sağlık bakımı, Batı’da 70 bin dolara yapılıyor. Bu fiyat farkından faydalanmalıyız. Sağlık yöneticilerine ihtiyaç var. Bizde iyi cerrah, doktor var. Ama bir özel hastaneyi etkin yönetip, onun rekabet gücünü artıracak, onu finansal anlamda düşünecek yöneticilere ihtiyaç var.


Sosyal bilimler geleceğin mesleklerinde nerede?


İnsanla ilgili her alan, sosyoloji, psikoloji hepsi önem kazanacak. Örneğin bizde tarihçi sadece kendi çevresi içinde ihtiyaç duyulan ve iş yapan kişidir. Oysa yeni dönemde ekonomik gelişme olunca bütün kurumların sosyal sorumluluğundan, insanların öğrenme ihtiyacından kaynaklanan ihtiyaçlar olacak. Tarihçiler artık o küçük dünyalarında kalmayacak. Çok daha geniş alan içinde çalışmaya başlayacak.


Şu anda liseye giden öğrencilere, hangi meslekleri önerirsiniz?


Perakende sektörü, finans, turizm yöneticiliği, iletişim, bilgi-işlem, sağlık yöneticilik, lojistik ve ulaştırma, enerji ve gayrimenkul sektöründe çok gelecek var. Gayrimenkul dünyada devasa bir şekilde gelişiyor. Burada çalışanların ancak yüzde 2-5’i inşaat mühendisi. İnşaat mühendisi ve şehir plancısını yetiştiriyoruz. Ancak, örneğin bir alışveriş merkezi yapılacaksa nereye kurulmalı, kentsel yaşama etkisini, ekonomik fizibilitesini araştıracak kişiler yetiştirmiyoruz.


Türkiye’de geleceğin meslekleri


İletişim Elektronik mühendisleri, enformasyon mühendisleri, yazılım mühendisleri, Ar-ge mühendisleri, ürün geliştirme yöneticileri ve uzmanları, uygulama geliştirme yönetici ve uzmanları, pazar ve iş geliştirme yöneticileri, satış ve pazarlama yöneticileri, satış sonrası hizmet yöneticileri

Perakende Perakende yöneticileri, zincir yöneticileri, mağaza yöneticileri, store yöneticileri, dağıtım kanalları yöneticileri, departman, kategori, stok yöneticileri, mağaza satış danışmanları ve uzmanları

Turizm Otel yöneticileri, işletme yöneticileri, yiyecek-içecek işletme yöneticileri, pazar ve ürün geliştirme yöneticileri

Bilişim ve bilgi teknolojileri Bilgi teknolojileri koordinatörü, veri taban ve bilgi yöneticileri, network ve sistem mühendisleri, network ve sistem güvenlik yöneticileri, yazılım mühendisleri, yazılım geliştirme uzmanları, sistem programcıları ve analistleri, web yöneticileri, web tasarım ve içerik uzmanları.

Bankacılık Şube yöneticileri, bireysel kredi yöneticileri, gayrimenkul ve konut finansman ve kredi yöneticileri, risk ağırlıklı aktif yöneticiler, internet bankacılığı yöneticileri, uluslararası bankacılık yöneticileri

Sağlık Sağlık kurumları yöneticiliği, bakım ve yaşam evleri yöneticiliği, medikal-sağlık ve hasta hizmetleri yöneticiliği, tıbbi direktörlük, hemşire direktörlüğü

Enerji Enerji mühendisleri, elektrik mühendisleri, petrol ve doğalgaz mühendisleri, nükleer enerji mühendisliği,

Otomotiv Elektronik mühendisleri, endüstri tasarım mühendisleri, enerji mühendisleri, çevre mühendisleri

İnşaat müteahhitlik İnşaat mühendisleri ve mimarlar, elektrik mühendisleri, malzeme mühendisleri, tasarım mühendisleri, saha ve şantiye mühendisleri, planlama mühendisleri, iş güvenliği mühendisleri,

Gayrimenkul Proje yöneticileri, gayrimenkul değerleme uzmanları, gayrimenkul yatırım uzmanları, gayrimenkul pazarlama ve satış yöneticileri, proje ve iş geliştirme yöneticileri, konut tüketici finansmanı uzmanları

Eğitim Eğitim kurumları yöneticileri, eğitim ve gelişim yöneticileri, eğitim ve kariyer danışmanları, rehberlik ve öğrenci işleri yöneticiliği, eğitim sistemleri ve teknikleri geliştirme yöneticileri, e-eğitim yöneticileri, özel eğitim yöneticileri, yaşam boyu eğitim yöneticileri, erken çocukluk eğitimi yöneticileri, dershane yöneticileri.

Yazar: Nuran Çakmakçı 
Kaynak: http://www.yenibiris.com

5 Eylül 2018 Çarşamba

Üniversite Tercihlerini Yapmadan bir Uzmana Danış

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Üniversite tercihlerinin en önemli adımlarından biri bölüm seçimi. Bir çoğumuz için üniversitede aldığımız eğitim kariyerimizin temellerini oluşturuyor. Dolayısıyla bu kritik kararı vermeden önce kendine bazı sorular sorman ve bunların cevaplarını vermen gerekiyor. Örneğin tercih etmek istediğin bölüm ve dersleri ilgini çekiyor mu? Bölümde okuyacağın derslerde başarılı olmak için gerekli beceri ve yeteneklere sahip misin? Bu bölüme girmek için puanların yeterli mi? Mezuniyet sonrası iş imkanları neler ve bu işler senin değerlerinle örtüşüyor mu? İşte hangi bölüm sorusunun yanıtı bu sorulara vereceğin cevaplarda gizli.
Bölüm Seçiminde İlgi ve Yetenekli Olduğun Konuları Sapta Üniversite adayları genelde hangi bölümü seçeceklerine emin olamıyorlar veya seçtikleri bölüm ile ilgili çok fazla bilgi sahibi olmadan tercih yapıyorlar. Bir bölüm seçmeden önce nelere ilgi duyduğunu ve seçeceğin kariyerin, yeteneklerin ile bütünleşip bütünleşmediğini değerlendirmelisin.
Lise hayatın ve lisede aldığın dersler aslında tercihlerini yapmak için sana iyi bir temel oluşturuyor. Hangi alanların ilgini çektiğini, hangi konulara merak duyduğunu ve neleri öğrenmekten hoşlandığını bulmak için lisede nelerden hoşlandığını listelemek iyi bir başlangıç noktası olabilir. Bu dersleri temel alan ve kendini bu konularda geliştirmene fırsat veren bölümlerde başarı göstermen ve tatmin olma şansın çok daha yüksek. Bölümünün ders programları hakkında detaylı bilgiler edinmek için sana önerdiğimiz ipuçlarını Tercih Edeceğin Bölümü Ne Kadar İyi Tanıyorsun? yazımızda bulabilirsin.
Tercihlerini belirlerken dikkat edeceğin faktörler lise dersleri ile sınırlı değil. Kendi isteğinle bir konuda “inek”liyorsan, boş zamanlarında kendini sürekli bir konu hakkında düşünüyorken buluyorsan ya da kendini çok başarılı hissettiğin bir alan varsa bunlar da bölüm tercihi konusunda sana yardımcı olacak başlangıç noktalarıdır.
Akademik Başarı ve Bölüm Seçimi Bölüm tercihlerinde öğrenci seçme ve yerleştirme sisteminin kurallarına göre 4 senelik lisans bölümlerin her biri 18 farklı puan kategorisinden biri ile eşleştirilmektedir. Her bir puan türü için hem YGS hem de LYS sınavlarındaki performansının katkısı değişiyor. Yerleştirmeler puanlara göre yapıldığı için tercihlerini yapmandaki en önemli faktör olan puanların nasıl hesaplandığı ve bir önceki senelerde istediğin bölümlerin taban puanlarının nasıl oluştuğu hakkında daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsin.
Hedeflediğin bölüm için puan türlerini belirlemen sana sınavda hangi konulara ağırlık vermen gerektiğini ve çalışmalarını en verimli şekilde nasıl oluşturacağını gösteriyor. Hedefini oluşturduktan sonra çalışmalarında motive olabilmek ve zamanını en iyi şekilde yönetebilmek için Etkin Çalışmak için Zaman Yönetimi yazmızda yer alan önerileri gözden geçirmeyi unutma. Ayrıca Akıllı Çalışma Takvimi uygulamamıza üye olarak senin için her hafta, öğrenme hızın ve başarı seviyene göre en iyi çalışma stratejisini alabilirsin.
Tüm hazırlıklarını ve ön seçimlerini yaptın. Tercih günü gelip çattı. Sınav sonuçların da eline geçti ve sıra tercih listeni oluşturmaya geldi. Bu noktada Tercih Kılavuzu senin en büyük referansın olacak. Her sene taban puanlar ve başarı sıraları değişiyor olsa da bu bilgiler sana tercih ettiğin bölümlerin bu sene oluşması muhtemel taban puanları konusunda önemli ipuçları verir. https://agencybalancetr.blogspot.com/ olarak biz de sana tercih stratejini oluşturabilmen için taban puanların hem üniversite hem de bölüm bazında (örneğin hukuk, tıp, bilgisayar mühendisliği gibi birçok bölüm bazında) detaylı analizlerini hazırladık. Bunlara göz geçirerek tercih trendleri ve taban puanlar hakkında önemli bilgiler edinebilirsin.
Mezuniyet Sonrası İş İmkanlarını İncele Bölüm seçiminde önemli faktörlerden birisi de mezuniyet sonrasında bölümün adaylara sunduğu iş fırsatları. Dolayısıyla adayların seçtiği bölümlerin, mezuniyet sonrasında onları gelişen mesleklerden birine yerleştirip yerleştiremediğini, mezuniyet sonrasında kariyerlerini oturtmak istedikleri mesleklerin işsizlik durumu ve iş bulmanın kolaylık derecesi gibi birçok değişkeni irdelemeleri gerekiyor. Sadece şimdiki durum değil, gelişen trendleri de takip ederek ileride hangi mesleklerde daha iyi bir potansiyel olacağı bilgisiyle seçimini yapan adaylar, mezuniyet sonrasında hayal kırıklığı yaşamadan kariyer hedeflerine en etkin yoldan ulaşma yolunda önemli bir avantaja sahip oluyorlar. Bu konuda daha detaylı bilgi edinmek ve bölüm seçiminde istihdam potansiyeli hakkında daha detaylı bilgi almak için Meslekler ve İstihdam yazımızı okuyabilirsin.
Neden ‘O’ Bölümü Tercih Etmeliyim?
Tercih etmeyi düşündüğün bölüm konusunda emin olamıyor musun? Adayların en fazla tercih ettiği popüler bölümleri tercih etmek için 10 sebep yazılarımızı mutlaka okumalısın.
· İşletme Okumak için 10 Neden
· İnşaat Mühendisliğini Okumak için 10 Neden
· Makine Mühendisliği Okumak için 10 Neden
· Psikoloji Okumak için 10 Neden
· Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Okumak için 10 Neden
· Mimarlık Okumak için 10 Neden
· Hukuk Okumak için 10 Neden
· Elektrik Elektronik Mühendisliği Okumak için 10 Neden
· İktisat (Ekonomi) Okumak için 10 Neden
· Eczacılık Okumak için 10 Neden
· Bilgisayar Mühendisliği Okumak için 10 Neden
· Diş Hekimliği Okumak için 10 Neden
· Tıp Okumak için 10 Neden
· Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Okumak için 7 Neden
Popüler Bölümler Arasında Karar Veremiyor musun?
Popüler bölümleri okutulan dersler, kariyer olanakları ve gerektirdiği özellikler gibi çeşitli konularda karşılaştırmalı olarak incelediğimiz yazılarımızı okumadan kararını verme.
· Hukuk mu Psikoloji mi?
· Hukuk mu Diş Hekimliği mi?
· Fizyoterapi ve Rehabilitasyon mu Beslenme ve Diyetetik mi?
· Maliye mi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mi?
· Makine Mühendisliği mi Endüstri Mühendisliği mi?
· Kamu Yönetimi mi Uluslararası İlişkiler mi?
· Kamu Yönetimi mi Hukuk mu?
· Hemşirelik mi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon mu?
· Ekonomi (İktisat) mi İşletme mi?
· Tıp mı Diş Hekimliği mi?
· Mimarlık mı Mühendislik mi?
· Tıp mı Mühendislik mi?
· Hukuk mu İktisat mı?
· Psikoloji mi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mi?
· Hukuk mu Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik mi?
· Hukuk mu Mühendislik mi?
· Hukuk mu Tıp mı?
Ya Yanlış Tercih Yaparsam?
Tercihlerini yaptıktan hemen sonra ya da bölümde okumaya başladıktan sonra her şeyin planladığın gibi olmadığı bir durumla karşılaşabilirsin. Hatta yanlış bölüm ya da yanlış üniversitede olduğun hissine kapılabilirsin. Fakat endişelenme, bu dünyanın sonu değil. Üniversite içinde bölüm değiştirmek, başka bir üniversiteye geçmek, okuduğun bölümün yanında bir yan dal, çift ana dal ya da dikey geçiş yapmak gibi birçok olanağa sahipsin.

28 Temmuz 2018 Cumartesi

2020'li yıllara doğru en geçerli olacak meslekler

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ


Birçok eski bilinen temel mesleklerde bir değişiklik söz konusu olmasa bile; teknolojinin gelişimi, yaşam standartlarının yükselmesi, ortalama insan ömrünün uzaması, zamanla yeni gereksinmelerin ve gereklerin ortaya çıkması, yeni mesleklerin doğmasına, oluşmasına neden olmaktadırlar.

Bu yeni meslekleri şimdiden tahmin edebilmek, belirleyebilmek, buna göre de yeni eğitim programları hazırlayıp devreye sokmak ve yasal prosedürü geciktirmeden oluşturmak gerekir. Yeni meslekler için öncelikle özel eğitim kurumlarında, deneme kursları düzenlenebilir, Sertifika/Diploma verilebilir. Diğer taraftan; üniversitelere bağlı vakıfların içinde kurulabilen ticari işletmelerde, açılan kurslar ile bu yeni meslek eğitimleri uygulanabilir. Bir üniversite bilimsel olarak özerk olabilse, yeni meslekler birer program olarak öncelikle meslek yüksek okullarında okutulur, daha sonra başarı ve ilgi derecesine göre bölümlerde ders olarak verilebilir. Bütün bu işlerin yapılabilmesi için öncelikle, olası yeni meslekleri belirlemek, daha sonra da onların uygulama programlarını ve içeriklerini hazırlamak gerekir. Bu konuda, eğitimde çağdaş model uygulayan ülkeler bile artık klasik yapıdan uzaklaşmaktadırlar.
1) İmaj Mühendisliği: Bu meslek dalı yavaş yavaş yaşamımıza da girmiştir. Bu meslek dalında gerek insanların kendilerinin, gerekse çalıştıkları kurumların imajını değiştirmek, herkesin beğenisini kazanmak, dolayısıyla kârlarını ve etkilerini artırmak ana amaçtır. Bu meslekte birçok bilim dalı da devreye girmektedir. Örneğin; sosyoloji, psikoloji, antropoloji, mühendislik teknikleri, sanatsal etkinlikler vb. Bugün bile birçok kurumun, kişinin imagemaker diye adlandırılan imaj uzmanları vardır.
2) Yaşam Koordinatörlüğü (Yaşam Koç'u): Teknolojinin gelişimi, boş zamanların artışı, çalışma sürelerinin kısalması, ortalama insan ömrünün uzaması, insanların yaşamlarını değerlendirmede önemli etkenler oluşturmaktadır. Bu mesleği uygulayacak kişilerin, insanların çalışma ve aile yaşamı dışındaki zamanlarını, kişinin isteğine ve mali ve fiziksel gücüne göre düzenlemeleri gerekecektir. İlgili isteklinin başvurusu üzerine, istenilen verilerin ışığı altında (hobiler, zevkler vb.) arzulanan süreler için programlar sunulacak, arzu edilirse bu programların gerçekleştirilmesine katkı sağlanacaktır. Bu meslek dalında yetişeceklerin; çok iyi psikoloji, rehberlik, güzel sanatlar, spor etkinlikleri, turistik bilgiler, teknolojik gelişmeler, güncel değişmeler vb. konularında da bilgi sahibi olmaları gerekmektedir.
3) Sağlık Koordinatörlüğü (Sağlık Koç'u): Kişi ister çalışsın, ister çalışmasın, sigortalı olsun olmasın, yaşamını bu tip bir sağlık koordinatörüne bağlayabilecektir. O kişiler, sağlığınızla ilgili her konuda sizin adınıza planlama yapacak, devreye sokacak ve sonucunu size göre alacaktır. Böylece, kişiler sürekli olarak sağlık kontrollerinden geçirilecekler, hastanelerde zaman kaybetmeyecekler, her iş bir programa göre sizin adınıza yapılabilecektir. Sizin adınıza açılacak bir dosya, bir hesap no'su, bir telefon, gerekirse bir faks, bir e-mail adresi tüm sağlık sorunlarınızı çözmede katkı sağlayacaktır. Bu meslek dalında birçok bilim dalı devreye girecektir. Tıp bilgisine, sigorta konularına, insan psikolojisine vb. dallara egemen olmak gerekecektir. Böylece Sağlık Koordinatörlüğü bir uzmanlık dalı olacaktır.
Temeli sağlık sigortacılığı olan bu meslekte daha fazla aktivite, girişimcilik, katılımcılık gerekmektedir.
4) İstek Koordinatörlüğü (İstek Koç'u): Bu meslek dalının çok geçerli olacağı varsayılmaktadır. Bu meslekte yetişecek kişiler, insanların günlük ve genel yaşamlarında karşılaşabilecekleri her türlü yasal sorunu çözebilecek bilgi ve deneyimde olacaklardır. Örneğin, bir kişi evindeki her türlü aksaklığı, evinde gerekli olan veya olması gereken her çeşit malzemeyi ilgiliye bildirecek ve çözümünü isteyebilecektir. Benzer şekilde, her türlü bilet alımı vb. gibi her çeşit iş veya iş izlemeleri, bu koordinatörlükçe yapılacak bir antlaşmanın maddelerine göre yürütülebilecektir.
5) Uluslararası Avukatlık: Dünya ülkelerinin, teknolojik gelişimler ve uluslararası ticaret sonucu, globalleşme sürecinde birbirine yaklaşması, ortak projeler üretmeleri, birlikte çalışmanın gereğinin yasal yollardan gerçekleşmesi bu meslek dalını çok güncel yapmaktadır. Bu tip donanımlı, bilgili, lisan bilen hukukçulara çok büyük gereksinme olacaktır.
6) Teknoloji Mühendisliği: Teknolojinin gelişimi, insanları birçok konuda uzman olmaya yöneltmektedir. 21. yüzyıl bir bilgi çağı olacağı, hemen hemen birçok eve, örneğin; kısa sürede "internet" bağlantılı bilgisayar gireceğine göre, bütün bu tip devrelerin planlanması, kurulması, çalıştırılması, gerektiğinde onarımı, tüm bu konuları bilen mühendisleri, uzmanları gerektirecektir. Bilgisayar dışında da birçok elektronik temelli aygıtlarda artık insan yaşamının ayrılmaz parçaları olmuşlardır. Akıllı ev'ler gibi.
7) Eğlence Uzmanlığı: İnsan yaşamının standartlarının yükselmesi, bazı kişilerin kısa sürede istedikleri maddi olanaklara (ev, araba, vb.) sahip olmaları onları diğer alanlara yöneltmektedir. Bu alanlardan biri de "Eğlence sektörü"dür. Bu sektör ülke ve ülkelerarası alanları kapsayacaktır. Bu sektörü tanıtan ve yaşatan elemanlar çok aranılacaktır.
8) Malzeme Mühendisliği: İnsanlığın, teknolojinin geleceği, yeni yeni malzemelerin bilimsel araştırmalarla ortaya çıkartılmasına bağlıdır. Artık çok hafif, çok dayanıklı, tüm mekaniksel ve elektriksel nitelikleri çok iyi olan üstün malzemeler istenmekte ve her gün daha mükemmelini bulmak için çalışılmaktadır. Bu mühendisler örneğin, yarının mükemmel kağıt elbiselerinin malzemesini de bulacaklardır. İleri seramik ve kompozit malzemelerin gelişimiyle bu alanlarda yeni tip mühendisler ve uzmanlar ortaya çıkacaktır, çok aranılacaklardır.
9) İnternet ve CD Gazeteciliği: 21. yüzyılın ilk çeyreği içinde, çok büyük bir olasılıkla, insanlar görüntüleri TV'lerden, haber ve makaleleri internet bağlantılı bilgisayar monitöründen izleyeceklerdir. Önemli haberler, bilgiler, etkinlikler compact disk (CD)'lere yüklenip belki de isteğe göre satılacaktır, gerekirse saklanabilecektir. Radyo, TV ve internet siteleri program yapımcılığı daha da önem kazanacaktır. Bu işlemleri yapacak, hazırlayacak uzmanlara çok büyük gereksinme duyulacaktır.
10) Yeni Bir Bilgisayar Mühendisliği: 21. yüzyılın Bilgisayar Mühendisleri çağın en büyük buluşlarından biri olan İnternet konusunda uzman olmak zorundadırlar. Bugün yaklaşık 300 milyon insanın kullandığı internet bağlantılarıyla ülkeler, kurumlar, insanlar artık birbirine çok yaklaşmışlardır. Bir bilgisayar mühendisinin, iyi bir sistem analisti, iyi bir database uzmanı, iyi bir yazılımcı da olması gerekmektedir. Böyle bilgisayar mühendisleri, geleceğinde en aranılan kişileri olacaklardır. Bu konularla ilgili olarak; Web sayfası yöneticiliği, internet reklamcılığı, bilgi güvenliği uzmanlığı vb. konularında yetişmiş yeni meslekler edinmiş insanlara da büyük gereksinme duyulacaktır.


11) Yeni Bir Elektronik, Elektrik, Makine, Endüstri Mühendisliği: Bir işletmede bir bütünü tamamlayan bu mühendislik dallarında yetişenler, satış mühendisliği, servis mühendisliği, tanıtım mühendisliği, proje mühendisliği, vardiya mühendisliği yanında artık, Kalite Güvence Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği, Lojistik Uzmanlığı, AR-GE Mühendisliği de yapmak zorundadırlar. Yeni teknolojiler, yeni gelişmeler, yeni standartlar artık bunları da istemektedir. Artık mühendislik de yapı ve imaj değiştirmiştir.
Ayrıca çok yakın bir zaman sürecinde, ülkemizde iletişim (haberleşme) yazılımcılarının, elektrik-elektronik teknisyenlerinin çok daha fazla aranılacağı bilinen bir gerçektir. Ülkemizde bugün bazı Araştırma Merkezlerinde, bazı Üniversitelerimizde özellikle gen mühendisliği, bilişim, bioteknoloji, ileri malzemeler, metroloji (ölçüm bilimi), mekatronik, uzay teknolojileri, elektronik, kimya, çevre, yeni enerji sistemleri ve gıda gibi konu ve alanlarda bilimsel araştırmalar yapılıyor. Mikroelektronik çok büyük önem kazanıyor.
Yeni yüzyıl, yeni düşünceler, yeni teknolojiler ve aynı zamanda yeni çağdaş kafadaki mühendislere gereksinme duymaktadır. Artık yalnızca çok iyi bir bilgi altyapısı olan mühendisler gereksinmelere yanıt vermemektedir. İyi bilgisayar kullanabilmek, iyi yabancı diller bilmek, ekip çalışmasına yatkın olmak yetmemektedir. İyi lider olmak, iyi bir iletişimci olmak, yönetici tekniklerini çok iyi bilmek gerekmektedir. Özetle "girişimci ve yaratıcı mühendisler" aranılacaktır.
12) Tıp Mühendisliği Doktorluk: Gelecekte tıp bilimi, eskiden olduğu gibi önemini koruyacak, şarlatan hekimlerin elinden kurtulup, bilime yöneldiğinde birçok yeniliklere de imza atılacaktır.
Hastalıkların kaynağını araştıran genetikçiler, kansere çözüm peşinde olan onkologlar, gittikçe ağırlaşan yaşam koşulları ve sürekli stres altında yaşayan 21. yüzyılın insanlarına çözüm arayacak psikiyatristler çok aranılan tıp adamları olacaklardır.
İnsanların, ebedi problemi "güzel olmak" isteği, yeni teknolojiler ve yöntemlerle estetikçilere daha geniş uygulama alanları açacaktır. Stresin yorduğu, şişmanlığın körüklediği kalp rahatsızlıklarını giderecek kalp, damar cerrahlarının çalışmalarına yeni ufuklar, yeni teknikler getirecektir. Belki de bir gün, yorulan kalbimizi alıp yerine yenisini takabileceklerdir...
13) Gen Mühendisliği + Mikrobiyologluk: Çevre bilimlerinde, kimyasal teknolojilerde, orman ve tarım ürünlerinin kullanılmasında ve korunmasında "gen teknolojisi" dolayısıyla gen mühendislerine çok büyük gereksinme duyulacaktır.
Bunun yanında mikrobiyologların da önemi artacaktır. Çünkü toprağın yapısına uygun bitki türlerinin üretilmesi, denizlerin temizlenmesi, birçok hastalığı onaracak ilaçların bulunup geliştirilmesi mikrobiyologlar sayesinde olacaktır. Gen mühendisleri, bioteknoloji yardımıyla canlıların niteliklerini değiştirebileceklerdir. Genetik değişiklikler yaparak yeni bakteriler üreteceklerdir. Böylece örneğin, bu bakteriler denizlerdeki petrol atıklarını yok edebileceklerdir. Gen mühendislerinin ürettikleri bu bakteriler ve antikorlar ile örneğin birçok tarımsal hastalık önlenebiliyor. Bu bioteknolojiyle AİDS ve kanser gibi hastalıklar da yok edilebilecektir. Sonuç olarak, Gen Mühendisliği geleceğin en itibarlı mesleklerinden biri olacaktır.
14) Gıda Mühendisliği: Bioteknolojinin önem kazanması, dünya nüfusunun hızla artması daha çok gıda gereksinmesini ortaya çıkarmıştır. Bu ise gıda mühendisliğinin önemini arttırmıştır. Örneğin, hastalıklara karşı dirençli, her tür koşulda yetişebilecek bitkileri geliştirmek, bioteknoloji kullanacak gıda mühendislerinin görevi olacaktır.
Bugün, örneğin hiçbir koşulda, ortamda donmayan patates üretilebilmektedir. Sağlıklı beslenme de gıda mühendisliğinin önemini arttırmıştır. Belki de ileride insanlar çeşitli vitaminleri, mineralleri vb. içeren hapları yemek niyetine alacaklardır. Genetiği değiştirilmiş organizmalı (GDO'lu) ürünler sağlık bakımından çok dikkat edilmesi gereken maddeler olacaklardır.
15) Enerji Mühendisliği: Dünyanın en büyük gereksinme duyduğu madde: enerjidir. Enerjinin olmadığı bir endüstri, bir yaşam düşünülemez.
Dünyanın enerji kaynaklarının bazıları sınırlıdır. Yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının bulunması gerekmektedir. Örneğin; Hidrojen Enerjisi, Bioenerji ve belki de Uzay Enerjisi (Güneş Enerjisinin daha çok, daha verimli kullanılabileceği yeni durumlar). Ayrıca Rüzgar Enerjisi, Kaya Gazı Enerjisi de önem ve diğer kazanmışlardır.
Bu bilim alanlarında yeni tip Mühendislere ve Uzmanlara gereksinme olacaktır.
16) Güvenlik Uzmanlığı: Yaşam standartlarının sürekli yükselişi, yaşamı etkileyen değer yargılarının olumsuz değişmesi, buna paralel sosyal dengesizliklerin artması, toplumlarda kendi güvenliğini kendin sağla düşüncesini yaratmıştır. Bugünkü yaşamda polis ve jandarma gücü yetersiz kalmaktadır. Şirketler, siteler ve bazı kişiler özel güvenlik birimleriyle korunmaktadır. İleride, her bir mahalle veya sokak da ayrı güvenlik birimleriyle korunacaktır.
Bu nedenlerle Güvenlik de bir bilim dalı olarak ortaya çıkıp gelişecektir. Bunu gerçekleştirecekler de Güvenlik Mühendisleri ve Uzmanları olacaklardır.
17) Öğretim Mühendisliği: Bugün Öğretim/Eğitim Kurumlarında da yeni teknolojik gelişmelere paralel yeni teknikler ortaya çıkmaktadır. Öğretimi kolaylaştırıcı, öğretileri benimsetici sistemlerde Bilgisayar en önemli devre elemanıdır. Diz üstü bilgisayarların (Laptop) fiyatlarının ucuzlatılmasıyla, ileride tüm dershanelerde öğrenciler, öğreticinin verdiği bilgileri (gerek sözlü, gerek tahta üzerinde) önlerindeki bilgisayarın ekranında görebilecekler, daha sonra da bu bilgileri tekrarlayabileceklerdir.
Bunun gibi daha birçok yeni teknikler üzerinde çalışılmaktadır. Optimum çözüme, yani en ekonomik ve en teknik çözüme ulaşıldığında, sistem kullanılabilir olacaktır.
Sonuç olarak, bu alanda da yeni bir meslek ortaya çıkacaktır. Bu bir Öğretim Mühendisi/Uzmanı olacaktır.
17 milyon öğrencisi, 700.000 öğreticisi olan Türkiye'mizin geleceği, çok iyi öğretmenler kadar, çok iyi eğitim olanaklarına da bağlıdır.
Bütün bunların yanında daha başka bazı meslekler de önem ve değer kazanacaktır. Örneğin, sermaye piyasaları uzmanlığı, borsa yatırım uzmanlığı, uluslararası sermaye piyasası uzmanlığı, fiyatlandırma uzmanlığı vb.
Bütün bunların yanında, insanlar varoldukça sorunlar da bitmeyeceğine göre Hukuk adamlığı (yargıç, savcı, avukat), genel anlamıyla doktorluk, mühendislik, iktisadi idari bilimler ile ilgili işletmecilik, yöneticilik, uluslararası ilişkiler, pazarlamacılık 21. yüzyılda geçerliliklerini koruyacaklardır ama kendilerini yenilemedikçe çağdışı kalacaktırlar.
Kendimizi bugünden yarınlara hazırlamamız gerekmektedir. 21. yüzyıl ona yürüyenlerin değil, donanımlı olarak koşanların çağı olacaktır.
Üniversiteler, çağdaş ülkelerde, topluma yön ve fikir veren kuruluşlardır. Özgün düşünceler oralarda büyür, gelişir, bazen de filizlenir. Fikri hür, vicdanı hür nesiller oralarda yetişir. Ama bugün üniversitelerimiz öyle midir?
Diğer taraftan üniversitelerin üzerini karabulutlar gibi kapatan YÖK, görevlerini tam anlamıyla yapmamaktadır. Çünkü öyle istenmektedir. Başkaları da hep "o düzenin, o istemediğimiz düzenin" piyonları olarak görev yapmışlardır, yapmaktadırlar. Bugün bir YÖK örneğin, ülkemizin 2000'li yılların ötesindeki "meslek gereksinmelerini" saptamış mıdır? Geleceğin meslekleri üzerinde çalışmalar yapmış veya yaptırtmış mıdır? Ülkenin hangi meslekteki gençlere ne oranda gereksinmeleri vardır diye hiç düşünmüş müdür? Hiçbir çalışma yapmış mıdır?
Artık Türkiye, genç, çağdaş düşünceli yöneticiler ve kurumlar istiyor. Hırsızlığın, hortumculuğun yerini dürüstlüğün, çalışkanlığın, çağdaşlığın almasını istiyor. 21. yüzyılın yeni meslekleri, yeni atılımların da habercisidir. Durmanın bile gerilemek anlamına geldiği bir dünyada yaşıyoruz.
Bizleri yeniçağa taşıyacak; yeni düşünceler, yeni eylemler, yeni projelerdir.

İş dünyası inanılmaz bir hızla değişirken, iş gücüne olan talep de giderek yön değiştiriyor.

Dünya Ekonomi Forumu'nun yayınladığı "İşlerin Geleceği" konulu rapora göre demografik değişimler ve teknolojideki ilerleme sonucu 2020 yılında 5 milyon meslek yok olabilir; ve yine aynı rapora göre bu mesleklerin büyük çoğunluğu beyaz yakalı ofis çalışanlarına ve yönetici kadrolarına ait.
Dünyanın en büyük 15 ekonomisindeki 9 endüstri kolunda çalışmakta olan 350'yi aşkın çalışan ve yöneticinin incelendiği rapor, özetleyecek olursak ilerleyen yıllarda mesleklerin ne yönde değişeceğini öngörüyor. Yok olmaya yüz tutacak mesleklerin yanı sıra, talebin de tavan yapacağı başka meslekler olacak elbette. Gelecekte hangi mesleklere olan talep artacak veya aynı kalacak; bakalım.
Veri analistlerine olan talep çok artacak.
Rapora göre veri analistliği 2020 yılında tüm endüstriler için zorunlu hale gelecek. Çünkü yeni ve yıkıcı teknolojiler büyük bir hızla veri üretiyor olacak ve haliyle bunca veriyi anlayıp doğru şekilde analiz etmek de karmaşıklaşacak
2. Genel olarak bilgisayar ve matematik eksenli tüm mesleklere olan talep büyüyecek.
Bilgisayar programcılığı, yazılım mühendisliği, veri güvenliği uzmanlığı vb meslekler artarak talep görmeye devam edecek.
3.Mimar ve mühendislerin yeri sağlam.
Önümüzdeki 4 yıl içerisinde yetenekli mimarlık ve mühendisliğe olan talepte de artış bekleniyor. Özellikle de biyokimya, nanoteknoloji, robot ve malzeme mühendisliğine olan ihtiyaç fazlalaşacak.
2020 yılında neredeyse 2 milyon yeni "iş" icat edilmiş olacak ve bunlar kesinlikle bilgisayar, matematik, mimarlık ve mühendislik ana eksenlerinde yer alacak.
4.Nitelikli pazarlama ve satış uzmanlarına olan ihtiyaç da artacak.
Teknolojik ilerlemeler sektörlerin işleyiş biçimini sarsmaya devam ederken, endüstri kollarının müşteri ağları da genişleyecek ve haliyle daha çok nitelikli satış personeli gerekecek. Örneğin mobilde içerik tüketimi böyle inanılamaz bir hızla artmaktayken, mobil pazarlama hakkında bilgi sahibi bir satışçı hemen hemen her sektörün ihtiyacı haline gelecek.
5.Değişim ve dönüşümü idare etme becerisine sahip üst düzey yöneticilere ihtiyaç olacak.
Rapora göre bu yöneticiler özellikle medya, eğlence ve bilgi teknolojileri alanlarında gerekecek.
6.Ticari ürün ve endüstri ürünleri tasarımcıları halen çok popüler olacak.
Rapora göre 2020 yılında işverenlerin arayacağı en önemli yeteneklerden biri yaratıcılık. Rutin ve monoton işler gitgide daha çok robot tarafından yapılabiliyor olabilir ama yaratıcılık isteyen tüm işlerde (ki "üretim" içeren hemen hemen bütün işler bu sınıfa giriyor) halen insan beynine ihtiyaç var.
7.Çalışanların becerilerinin çağa ayak uyduracak biçimde geliştirilebilmesi için insan kaynakları ve kurumsal gelişim uzmanları da revaçta olacak.
Raporda görüşülen şirketlerin %65'i şimdiden çalışanlarının becerilerini geliştirme konusuna yatırım yaptıklarını söylüyor. Yeni yetenekleri işe almak bir opsiyon olsa da, şirketler mevcut çalışanlarını geliştirme yoluna daha çok gidecek. Bu nedenle, gelişim uzmanları ve insan kaynaklarına daha fazla iş düşecek.
8.İş dünyası her yeni teknolojiyle tanıştığında, yepyeni yasal mevzuat ve düzenlemeler de beraberinde gelecek.
Özellikle devletle ilgili kurumlarda bu yeni mevzuatları düzenleyecek personele daha çok ihtiyaç duyulmaya başlanacak. Şirketlerin hukuk departmanları da buna paralel olarak genişleyecek.



21 Temmuz 2018 Cumartesi

Müşteri memnuniyeti için 3 tutarlılık faktörü

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

Tamer Ashraf

Müşteri memnuniyeti için 3 tutarlılık faktörü
Bir hizmet ya da ürünü satın almak için yaptığımız işlemler, buzdağının sadece görünen kısmını oluşturur. Müşteri deneyimi dediğimiz, satış öncesi ve sonrasında devam eden yolculuk ise uzun ve zorlu bir süreçtir. Ünlü danışmanlık şirketi McKinsey, bu yolculuğu anlamak adına, 14 farklı sektörden 27 bin tüketiciyle bir müşteri deneyimi anketi gerçekleştirdi. Araştırma, etkili bir müşteri yolculuğu adına önemli ipuçları içeriyor…



Müşterileri bireysel etkileşimlerden ziyade, etkili ve tutarlı bir müşteri yolculuğu daha çok mutlu ediyor. 
Müşteri yolculuğunun genelini ölçümlemek, müşteri davranışlarına dair %30 daha doğru tahmin yapmayı sağlıyor. 
Tutarlı bir müşteri deneyimi yolculuğu oluşturmak müşteri memnuniyetini %20 oranında artırıyor. 
Müşteri yolculuğunu tasarlamak, maliyetleri %20 oranında düşürüyor, gelir elde etme oranını ise %15 oranında artırıyor. 
Araştırmada ortaya çıkan tutarlı ve etkili bir müşteri yolculuğunun 3 anahtarı şöyle

Müşteri yolculuğu tutarlılığı

Şirketler müşterilerine en iyi hizmeti ve destek sistemini sağlamak için çalışır. Ama günün sonunda bunu gerçekten başaran, tutarlı bir hizmet verebilen çok az şirket vardır. Araştırmada, bankacılıktaki müşteri yolculuğu tutarlılığı ile etkili müşteri deneyimi arasında bir korelasyon olduğu ortaya çıktı. McKinsey araştırma ekibi, bunun için 50 banka şubesine gitmek ve 50 müşteri temsilcisini aramak amacıyla gizli bir alışveriş grubu kurmuştu. Deneyde, düşük performanslı bankalarda müşteri deneyiminin kişiden kişiye göre çok fazla değişkenlik gösterdiği, tutarlılık olmadığı görüldü.
Etkili bir müşteri deneyimi için müşterilerinizin eşit ve tutarlı bir hizmet aldığından emin olmalısınız. Bunun için düzenli müşteri deneyimi anketleri gerçekleştirebilir, müşteri hizmetlerine gelen geri bildirimleri dikkate alarak yeni stratejiler geliştirebilir, sık yaşanan aksaklıkları temel alan iyileştirmeler yapabilirsiniz.

Duygusal tutarlılık

Araştırmanın en önemli çıktılarından birini de duygusal tutarlılık oluşturuyor. Ankette, sektörlerin çoğunda memnuniyet ve sadakatin en büyük itici gücünün güven duygusu olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya göre, tutarlı bir müşteri deneyimi sunan bankalara olan güvenin diğer bankalara oranla %30 daha fazla gerçekleştiği görüldü.
Tutarlılıktan kaynaklanan duygusal bağ da müşteri sadakati açısından çok önemliydi. Araştırmada, banka müşterilerinin kullandığı, “Kendime yakın hissettiğim bir marka” ve “Güvenebileceğim bir marka” ifadeleri, tutarlı bir müşteri deneyimine sahip bankaları rakiplerinden ayrıştıran ifadeler olarak ortaya çıktı. Araştırmada müşterilerin %70′inden fazlasının büyük finans markalarına güvenmediğini belirtmesi de müşteri güveni inşa etmede tutarlı müşteri yolculuklarının önemini ortaya koydu. 
Müşteri deneyimi yolculuğunda güven sağlamak için hızlı aksiyon almak, birebir iletişim kurmak, maddi ve manevi fedakarlıklarda bulunmak şart. 2005′te İngiltere’de farklı nedenlerle güven kaybeden ve satışları azalan McDonald’s, müşteri geri bildirimlerini referans alarak harekete geçti ve menüden dekorlara kadar bir dizi yenilik gerçekleştirdi. Henüz sosyal medyanın etkili olmadığı bu süreçte bir de web sitesi kuran şirket, site üzerinden müşterileriyle birebir iletişim kurdu ve gelen tüm soruları dürüstçe yanıtladı. Bu doğrudan iletişim şirkete duyulan güveni ve satışları artırdı. 2008′de satışlar %8 oranında artmış, şirket yüzde 11 oranında büyümüştü.

İletişim tutarlılığı

Bir marka çoğunlukla verdiği ve gerçekleştirdiği sözlerin toplamından ibarettir. Verilen sözlerin gerçekleştiğini göstermek için ise tutarlı bir pazarlama iletişimi dili kurgulamak çok önemli. Bu nedenle vaatlerini yerine getiren, tutarlı uygulamalarını sürdüren ve buna ek olarak güçlü bir pazarlama iletişimi yapan şirketler diğer şirketler çok daha başarılı. McKinsey Araştırması da bunu doğruluyor. Bu tür şirketler diğerlerine nazaran zorluklar karşısında %20 daha dirençli.
Buna iki örnek verebiliriz. Southwest Airlines, müşteri memnuniyetini yıllar boyunca uygun fiyatlı ve güvenilir bir hava yolu olduğuna dair mesajlarını düzenli ve tutarlı bir şekilde vererek sağladı. Benzer şekilde Progressive Sigortacılık da müşterilerine 1995 - 2005 yılları arasında tüm rakiplerinden daha uygun oranlar sundu ve bunu tutarlı ve düzenli mesajlarla kamuoyuna bildirdi. Müşterilere verilen bu tutarlı algı operasyonel gerçeklerle örtüşüyor, yani verilen sözler gerçekleşiyordu.
Müşteri deneyimi yolculuğu uzun, çaba ve özen gerektiren bir süreç. Tutarlılık ise en önemli basamağı oluşturuyor. Peki ya sizin şirketinizin müşteri deneyimi ne kadar tutarlı?

Müşteri bağlılığınızı analitik gücünüzle artırın



Günümüzün hızlı, dijital ve yorucu iş dünyası, hem çalışanlarla hem de müşterilerle olan etkileşimi çok daha değerli kıldığı gibi bu etkileşime ulaşmayı giderek zorlaştırıyor. Etkileşimi, dolayısıyla bağlılığı sağlamak, sürdürülebilir kılmak ve sağlamlaştırmak için artık pek çok farklı yeteneğe bir arada ihtiyaç var. İşte bunlardan biri de analitik beceri…
2018’de MIT Sloan Management Review tarafından 1900’den fazla üst düzey yönetici ve analistle gerçekleştirilen “2018 Data & Analytics Global Executive Study and Research” araştırmasının sonuçları açıklandı. Araştırma, şirketlerin analiz gücüyle müşteri etkileşimleri arasında ciddi bir korelasyon olduğunu ortaya koyuyor. Buna göre, günümüz iş ortamında kurumunuzun müşteri bağlılığını artırmak için analitik olarak güçlü olmanız şart.
Araştırmanın çıktıları, şirketlere daha iyi bir müşteri deneyimi yolunda neden data ve analize önem vermeleri gerektiği hakkında önemli ipuçları veriyor:
Rekabet gücünüzü artırın: Analitik yönünüzü kuvvetlendirerek çok daha etkili bir rakip olabilirsiniz. Araştırmaya göre katılımcıların %59′u analitik becerinin organizasyonlar için rekabet avantajı yarattığını düşünüyor. 2017’de %57, 2016’da ise %55 olan bu oran son üç yıldır artış eğilimi gösteriyor.
Temel analiz becerilerine sahip olun: Analitik ve teknolojik olarak donanımlı bir ekip kurun. Ekibinizde iş analistlerine, raporlama uzmanlarına, ölçümleme konusunda uzman çalışanlara, yazılımcılara yer verin, onlara ihtiyaç duydukları analiz araçlarını sunun. Araştırmaya göre, etkili bir müşteri etkileşimi için, toplanan datayı gelişmiş tekniklerle analiz etmek ve analiz sonucu elde edilen öngörüleri rutin iş süreçlerine yansıtmak gerekiyor. Bunun için de temel analiz becerilerine sahip çalışanlar ve etkili sistemler şart.
Yenilikçi ve analitik liderliği benimseyin: Endüstri 4 çağının gereği olarak analitik ve yenilikçi liderlik anlayışını özümseyin ve çalışanlarınızı bu yönde geliştirin. Araştırmaya göre, analitik becerileri yüksek çalışanlara ve yöneticilere sahip şirketlerde müşteri etkileşimi diğerlerine oranla %25 daha fazla. Stratejik karar alma süreçlerinin her aşamasına analizi entegre eden kişiler olarak tanımlanan analitik yenilikçi liderlerin sayısı ise son 6 yılda iki katına çıktı.
Farklı veri kaynaklarınız olsun: Tutarlı bir müşteri bağlılığı oluşturmak için farklı ve çeşitli kaynaklardan veri toplayın. Araştırmaya göre birden çok kaynaktan veri toplayan şirketler Analytics Core Index’te daha üst sıralarda yer alıyor. Bunun yanı sıra analitik yenilikçiler, diğer şirketlere kıyasla müşterilerinden, satışçılarından ve rakiplerinden 4 kat daha fazla veri topluyor.
Verilerinizi paylaşın: Etkileşimi artırmak için elde ettiğiniz verileri mutlaka paylaşın. Araştırmaya göre analitik olarak güçlü ve müşteri katılımı yüksek şirketler, verilerini %86 oranında müşterilerle, %76 oranında rakiplerle ve %72 oranında satışçılarla paylaşıyor.
Sosyal medya ve mobilin gücünü kullanın: Her alanda olduğu gibi müşteri bağlılığı oluşturmada da kurumsal sosyal medya hesaplarının ve mobilin etkisi oldukça büyük. Düzenli olarak sosyal medya ve mobil erişim analizi yapmak ve bu analizlere uygun stratejiler geliştirmek gerekiyor. Araştırmaya göre, müşteri bağlılığı yüksek şirketler, bu kanalların yardımıyla analitik olarak güçlü olmayan şirketlere göre iki kat daha yüksek müşteri etkileşimi elde ediyorlar.

Müşteri odaklılığını nasıl ölçersiniz?

Yetkinlik temelli yapılandırılmış satış temsilcisi mülakatında müşteri odaklılığı ölçmek adına hangi sorular sorulmalı?
Çoğu uluslararası, çok uluslu firma ve kurumsallaşmış firmalar tarafından kullanılan çok önemli bir iş aleti yetkinlikler. Özellikle; genç İnsan Kaynakları çalışanlarına faydası olabileceğini ümit ettiğim, yüz yüze yapılan iş görüşmelerinde kullanılabilecek yetkinlik değerlendirme, soru hazırlama çalışmasını sizlerle paylaşıyorum, dilerim değer katar çalışmalarınıza.
Yetkinlikler üstün performans gösterenden, vasat performans göstereni ayırt eden, kişinin bir görevi başarıyla, başarısızlıkla yerine getirirken sıklıkla tekrarladığı tutumlar, kabiliyet, davranış ve diğer kişisel karakterlerdir. Yetkinlikler, bir kişinin değişik durumlarda, daha sık ve daha iyi sonuçlar almasını sağlayan karakteristik özelliklerdir. Çalışanların şu anki düzeyleri, gelişim ihtiyaçları ve aradaki farkı tanımlar. Kişilerle işleri eşleştirmeye yardımcı olurken, İnsan Kaynakları süreçlerini bütünleştirir. Yetkinlik tanımlaması hakkında yaptığımız bu girizgahtan sonra kısa tarihçesine can sıkmadan ve de uzatmadan bakalım: Yetkinlik modellemesi 30 yıl önce ortaya çıkmış ve İnsan Kaynakları yönetiminin ana uygulamalarından biri haline gelmiştir. Zaman içerisinde yöntem kısmen kuruluşlar ve işyerlerindeki değişimlere yanıt vermek üzere ve kısmen de işletmelerdeki özellikli ihtiyaçlara dikkat çeken yetkinlik modellerinden yararlanan insanların ihtiyaçlarına yanıt vermek üzere geliştirilmiş.
İlk yetkinlik modellerinden 30 yıl sonra günümüzde Fortune500 şirketlerinin yarısından fazlası yetkinlik modellemesinden faydalanılıyor. Yetkinlikler ana kullanım alanları olarak bunlarla sınırlı kalmamak üzere, özellikle ülkemizde görev tanımlarında, eleman tedariki ve performans yönetim süreçlerinde kullanılıyor.


Yetkinlik Bazlı Mülakat Hazırlığı

Yetkinlik temelli yapılandırılmış bir mülakat örneğini paylaşalım. Görevimiz de bir satış temsilcisi olsun. Acaba satış temsilcisi mülakatında ne tür sorular sormamız gerekiyor? Öncelikle, görev tanımının “yetkinlikler” bölümünde nasıl bir yetkinlik ihtiyaçları resmi çizmişiz? Yetkinlik  “Müşteri Odaklılık” olsun. Olsun da müşteri odaklılık tanımı hepimiz için aynı anlamda mıdır? Müşteri odaklılık tanımı en sıklıkla şu şekilde karşımıza çıkıyor:  “Müşterilerine değer verir, müşteri isteklerini tam ve eksiksiz; iş önceliklerini dikkate alarak karşılar.”

Yetkinlik Temelli Mülakat Soruları

Şimdi soru hazırlama bölümüne ayak basalım. Ne tür sorular sormalıyız ki bu davranışları bize doğru olarak cevaplandırsın?
Birkaç örnek:
1. Müşterinizin ihtiyacını şirket prosedürleri dışında işlem görerek yerine getirdiğiniz / karşıladığınız bir çalışmanızı anlatınız.
Durum                                                Aksiyon                                  Sonuç
2. Büyük bir satışı bağlayacağımız esnada, heyecanlanarak kazaen müşteriye verebileceğimizden biraz daha fazlasını öneririz. Bu tür bir satış olayınızı anlatır  mısınız?
Durum                                                Aksiyon                                  Sonuç
3. Ürün ve hizmetlerimizi karşılaştığımız her müşterimize iç huzuru ve rahatlıkla satmadığımız zamanlar mutlaka olmaktadır. Sizin yaptığınız böyle huzursuz bir satışı anlatır mısınız. Ne yaptınız / Niçin yaptınız?
Durum                                                Aksiyon                                  Sonuç
4. Müşterinizi ikna ederek aslında almak niyetinde olduğu bir ürününüz yerine, daha pahalı bir ürünü nasıl sattığınızı anlatır mısınız?
Durum                                                Aksiyon/Yaklaşım     Sonuç
5. Siz ve ekibiniz müşteri memnuniyetini ( iç ve dış müşteriler ) sağlamak için nasıl bir süreç hazırladınız ? (Bu soru ilk kademe satış yöneticisi seçiminde daha sıklıkla kullanılmaktadır)
Süreç                                                   Memnuniyet Ölçüleri
6. Şirketinizin hedefleri ile müşterinizin ihtiyaçlarının örtüşmediği bir durumunuzu anlatınız. Duruma nasıl yaklaştınız ?
Durum                                                Aksiyon                                  Sonuç
 7. Müşteri planlarınızı geliştirirken, müşterinizi hangi noktada sürecin içerisine dahil ediyorsunuz? Böyle bir örnek olayınızı anlatır mısınız?                                                                                                                                                                                                                           Durum                                                Aksiyon                                  Sonuç
8. Organizasyonda sizin ortaya çıkardığınız / tanımladığınız bir müşteri hizmeti problemini anlatınız.
Problem                                              Aksiyon                                  Sonuç
9. Organizasyonunuzda müşteri hizmetleri programlarını güçlendirmek için ne tür adımlar attınız?  Üst yönetiminize ne tür fikir ve yenilikler sattınız?
Durum                                                Aksiyon                                  Sonuç
10. Müşterinizi memnun etmek için “extra 1 km daha yürürüm” dediğiniz bir örneğinizi anlatır mısınız? Neler yaptınız?
Durum/Müşteri Beklentisi    Aksiyon/Nasıl Yönetti           Geribildirim
11. Hepimizin kimi zaman kabul edilemeyecek müşteri istekleri ile uğraştığımız olmuştur. Böyle kabul edilemeyecek bir müşteri isteği vakanızı hatırlayın, ne yaptınız ve nasıl davrandınız?
Durum/İstek                           Aksiyon                                  Sonuç/Tepkiler
12. Başarılı ve verimli sonuç yaratan bir müşteri şikayetini nasıl yönettiniz, anlatınız. ( Bu örneği siz, başarısızlık soru formuna koyarak kendi sorunuzu oluşturabilirsiniz)
Durum/Şikayet                      Aksiyon/Nasıl Yönetti           Sonuç/Geribildirim
13. Müşterilerinizin memnun olduğunu nasıl anlıyorsunuz (araştırma sonuçları, teşekkür mektupları, başka müşteri önerileri gibi.)? Örnek veriniz.
Durum(lar)                                         Aksiyon                                              Sonuç
Yukarıda örneklediğim sorulardan sadece bazılarının yanıtları bile eminim sizde adayın sahip olduğu müşteri odaklılığı yetkinliğini netleştirecektir.


3 Temmuz 2018 Salı

Liderlik ve Etkin Yöneticilik Hakkında Bilmeniz Gerekenler

SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ & UNUTMAYIN TEK GELİR KAYNAĞIMIZ REKLAMLAR & SİTEMİZİ GEZERKEN REKLAMLARA TIKLAYINIZ

İlham verici bir lider olabilmek 

Zorluklara meydan okuyun, ekibinizi önemseyin, meraklı ve öğrenmeye açık olun, güven ve saygı kazanın. İşte iyi lider olmak için sağlam ipuçları…

İşini iyi yapan herkes günün birinde, uygun koşullarda yöneticilik pozisyonuna gelebilir. Ancak iyi bir lider olmak için daha fazlası gerekir. İyi liderlik, mevcut yeteneklerin sürekli geliştirilmesi ve güçlendirilmesiyle mümkün olur. Bu yazıda iyi ve ekibine ilham verebilen bir lider olmak için size yol gösterebilecek 5 ipucunu derledik.

Zorlukları göğüsleyin

Büyük liderler cesur olur ve zorlu durumlarla yüzleşmekten kaçınmazlar. İlham verici bir lider olmak istiyorsanız, özellikle kriz durumlarında öne çıkarak her şeyin kontrol altında olduğunu göstermelisiniz. Ayrıca kriz iletişiminizi de dikkatle tasarlamalısınız. Ekibinizle sürekli iletişim halinde olmalı ve onları olan bitenle ilgili gerekli şekilde bilgilendirmelisiniz.

Güven kazanın

Çalışanlar, güvendikleri kişiler tarafından yönetilen bir ortamda daha sadık ve coşkulu olur. Bu güveni inşa etmenin birçok farklı yolu var. Öncelikle çalışanları önemsediğinizi göstermeniz gerekir. Çalışanlarınıza işyerinin ötesinde bir ilgi göstermeyi deneyin. Onlara aileleri hakkında sorular sorun. Dahası onların başarılarıyla ve kariyer gelişimleriyle ilgilendiğinizi gösterin. Çalışanlar hata yaptığında, onları öfkeyle reddetmeyin ya da düzeltmeyin. Bunun yerine, durumu sakin bir şekilde açıklayın ve davranışlarının ya da eylemlerinin neden doğru olmadığını ve onlardan aslında gelecekte ne beklediğinizi anlatın. Çalışanlar onların iyiliğini düşündüğünüzü hissettiklerinde size daha çok güvenecek ve bağlanacaktır.

Kendiniz olun

Çalışanlarınıza karşı asla olmadığınız bir insan gibi görünmeye çalışmayın. Kişisel liderlik stilinizi geliştirmek için güçlü yanlarınızı ve kişilik özelliklerinizi kullanın. Eğlenceli bir insansanız sunumlarınızı yaparken ya da ekibinizle konuşurken bu özelliğinizi yansıtın. Spor ayakkabı giymekten mi hoşlanıyorsunuz, tereddüt etmeden giyin. İnsanlar sahte davranışı kolaylıkla sezebilir. Bu da hakkınızda pek çok sorgulamayı ve yanlış yargıyı beraberinde getirir. Bunu önlemenin en iyi yolu da orijinal olmaktan geçiyor.

Saygı kazanın

Saygı duyulan bir lider olmak çalışanların ve diğer paydaşların iş süreçlerine katılımına önemli oranda katkı sağlıyor. Ayrıca, müşteriler de liderliğine saygı duyduğu şirketlerle çalışmaya daha yatkın oluyor. Bir lider olarak saygı kazanmak elbette karmaşık ve uzun bir süreç gerektiriyor. Ancak ilk adım olarak başkalarında görmek istediğiniz özellikleri belirleyip bunlara sahip olmaya çalışabilirsiniz. Bunu doğru yapar ve yansıtırsanız ekibinizin ve müşterilerinin saygısını kolaylıkla kazanmak mümkün.

Meraklı kalın

En iyi liderler daima yeni fikirler, içgörüler ve bilgilere ihtiyaç duyarlar. En iyi liderler yenilikçiler, yeni yaklaşımlara açık olanlar arasından çıkar. Çünkü yeniliklerin onlara avantaj sağlayabileceğini kavramışlardır. İyi bir lider olmak için meraklı olmayı ve öğrenmeyi sakın bırakmayın.
Bir yönetici olarak saygı kazanmanın en etkili yolları
İyi bir yönetici ve lider mi olmak istiyorsunuz? Küçük detaylar bu konuda büyük fark yaratabilir. Saygıdeğer bir yönetici olmak için bazı püf noktalarına dikkat etmekte fayda var.
Bir yönetici sadece yönetici olduğu için takımının saygısını kazanamaz. İşveren tarafından ona verilen yetkiler belirli bir otorite sağlar, ama işlerin gerektiği şekilde işleyebilmesi için ekibinin yöneticiye saygı beslemesi gerekir. Özellikle bir ekibin başına getirilmiş yeni yöneticilerin yetkinlikleri sorgulanmaya açık olur. Bu durumda yöneticinin pozisyonuna layık olduğunu kanıtlaması oldukça önemli.
İşte bir yönetici olarak ekibin saygısını kazanmak için yapılması gerekenler:

İyi olduğunuzu gösterin

İş ortamında en çok saygı duyulan kişiler, her zaman işinde en iyi olanlardır. Ekibin, yöneticinin işinde o kadar da iyi olmadığını görmesi beklenen saygıyı kazanamamak anlamına gelir. Bu nedenle, mesleki yeterlilik kadar bu yeterliliği ortaya koyabilecek iletişim becerilerine sahip olmak şart.

Karşılıklı uyum sağlayın

Ekibin yöneticiye olduğu kadar, yöneticinin de ekibine uyum sağlamak için çalışması çok önemlidir. Sadece kişisel yöntemleri uygulamaya çalışmak bir dirençle karşılaşılmasına neden olabilir. Çalışanlarınızı değişime yöneltmek için görevlendirildiyseniz bile onların eski iş yapış biçimlerini mutlaka öğrenin. Ardından kendi yöntemlerinizi sürece entegre edebilirsiniz.

Şeffaf olmaya çalışın

Yeni bir yönetici doğal olarak ekip üyeleri arasında biraz şüphe ve endişe uyandıracaktır. Çünkü yeni yöneticinin fikirleri ekip için bilinmezdir ve bu da korkuya neden olur. Hedefleriniz ve niyetleriniz konusunda mümkün olduğunca şeffaf davranın. Çalışanların neler olup bittiğini ve seçimlerinizin arkasındaki motivasyonları öğrenmesini sağlayın. Onların kendi çıkarımlarını yapmalarına izin vermeyin. Şirketiniz çalışanlar için tedirgin edici bir geçiş sürecinde olsa bile bunu yapın. Sorunları konusunda danışacakları ilk kişi olmaya çalışın ve sorunları çözme konusunda ciddi ve istekli olduğunuzu belli edin.

Geri bildirim almak için aktif olun

Yöneticiler çalışanlara kapılarının her zaman açık olduğunu ve her tür sorun, öneri ve geri bildirim için kapıyı çalmadan içeri girebileceklerini söyler. Bu ne kadar iyi niyetli olursa olsun sonuç veren bir yöntem değildir. Bu şekilde beklemek geri bildirim almayı sağlamaz ve dışarıda neler olup bittiğini anlayamazsınız. Bu yüzden oturup beklemek yerine siz ekibinizin arasına karışın ve yüz yüze eri bildirim almak için aktif zaman ayırın.

Gizliliğe dikkat edin

Her iş yerinde övgü ve performans sorunlarıyla ilgili konuşmaların yapılması gerekir. Ancak bunların nerede yapıldığı saygı noktasında kritik önem içeriyor. Övgü ve takdir açık alanda ifade edilebilir. Ancak performans sorunlarıyla ilgili konuşmalar mutlaka baş başa yapılmalıdır. Ani gelişen durumlarda bile bu noktaya dikkat etmekte fayda var.
Üst düzey yönetici olduğunuzda üstesinden gelmeniz gereken 3 davranış
Üst düzey yönetici olma yolunda başarıyı getiren pek çok farklı dinamik var. Çalışan motivasyonu, verimlilik ve huzurlu bir iş ortamı yaratamayan yöneticilerin sıklıkla başarısızlıkla yüzleştiği iş dünyasında, bir diğer önemli başarısızlık nedeni de üstesinden gelinmesi gereken bazı duygusal tuzaklar…

Farz edelim ki o gün geldi ve arzu ettiğiniz pozisyonda üst düzey yönetici oldunuz ya da daha da fazlası gerçekleşti ve şirketin başına CEOolarak geçtiniz. Ancak başarınızın keyfine uzun uzun varabileceğiniz bir zamanınız yok. İş dünyası o kadar hızlı ilerler ve değişir ki, bir an önce işin başına geçerek sorumluluk almamak dengeleri çok hızlı değiştirebilir.

İşletmenizin başarısını tanımlamanıza yardımcı olan faktörleri her zaman kontrol edemeseniz de, liderlik özelliklerinizi kontrol edebilirsiniz. Tüm farkı yaratan aslında budur. Doğru özelliklere sahip olmanız, çalışanlarınızın motivasyonunu ve üretkenliğini artırabilmeniz adına sizi donanımlı kılar.

Tüm bunlara rağmen hedefe ulaşmak, ancak bazı davranışları aşarak, bazı duygusal tuzaklara düşmeyerek mümkün. İşte üst düzey yönetici olma yolunda kaçınılması gereken bazı davranışlar:

Gurur

Üst düzey yönetici olma yolunda gururu mutlaka aşmak gerekiyor. Bu tür bir pozisyona ulaşmak elbette kişiye gurur verir. Ama bu duygunun büyüsüne fazla kapılmamak çok önemlidir. Kontrol edilemeyen gurur, artık öğrenme ve büyüme fırsatları aramanıza gerek olmadığı algısına neden olabilir. Bu durum düşüncelerimize meydan okuyanları reddetmemize, bunun yerine etrafımızı “evetçilerle” çevrelemeyi tercih etmemize neden olabilir. 
BDE Ventures CEO’su Brian D. Evans durumu şöyle özetliyor: “Kendi başarılarınızla gurur duymanın elbette yanlış bir yanı yoktur, ancak bu duygunun kontrolsüzce liderlik anlayışınıza yayılmasına izin veremezsiniz. Sektördeki değişimleri ve başka fikirleri açıkça reddetmek, Kodak veya Blockbuster gibi şirketlere artık sahip olmamamızın en büyük sebebi. CEO olarak alçakgönüllülüğünüzü muhafaza etmelisiniz.” Gururu bir kenara bırakıp ekibin diğer üyelerine kapıyı açmak, hem yeni düşüncelere açık olmayı hem de çalışanların motivasyonunun artmasını sağlar.

Temkinlilik

Temkin ilk bakışta negatif bir tutum gibi görünmeyebilir. Ancak Dean Stamoulis’in Harvard Business Review’deki yazısında da belirttiği gibi bu genelde CEO’dan beklenen bir özellik değildir. “Üst düzey yöneticilerin her zaman bazı riskleri ve zorlu fırsatları harekete geçirme kabiliyeti olmalıdır.”
CEO’nun bilinçli karar vermeyi garantilemek için sahip olduğu kaynakları ve bilgiyi kullanması gerektiği doğrudur. Ancak çok fazla başarısızlık korkusu risk almasını engeller. Bu da onların geçmiş ideallere uymayı tercih etmesine neden olur.
Tüm risklerin yüksek getirisi olmaz. Ancak, bazı risklerin şirketin büyümesine yardımcı yeni bilgiler getireceğini bilmek gerekir. Öte yandan kayıtsızlık, sadece geride kalmaya sebep olur.

Kâr odağı

Elbette şirketin amacı kâr etmek, büyümek ve kalıcı olmaktır. Ama CEO’nun tek odağının kâr olduğu bir sistem uzun vadede işlevselliğini yitirebilir. Sadece kâra odaklanan bir hikaye sıklıkla kötü biter. Müşteri beklentilerinden uzaklaşıp para kazanmaya yönelik daha maliyetsiz araçlar ve sistemler kullanma eğilimi genellikle müşteriler tarafından fark edilir. Ünlü Ford Pinto fiyaskosu, faydadan ziyade kâra odaklanmanın bir sonucu olarak meydana gelmiştir.
Bu nedenle, hedef kitlenizin neye ihtiyacı olduğunu veya endişelerini anlamak için çalışanlarınızın bilgilerine başvurabilirsiniz. Ürün veya hizmetlerinizi müşterilerinizin beklentilerine uygun olacak şekilde sürekli olarak geliştirmeye çalışmalı, kalıcı başarı için markanızın gereksinimlerini takip ederek sadakat yaratmalısınız.

Ekibinizin motivasyonunu yüksek tutmanın yolları

İnsanlar çok çeşitli ve her çalışanın motivasyon kaynakları farklı. Her çalışan tipine uygun motivasyon kaynaklarını bulmak ve bu kaynakları sürdürülebilir kılmak ise yöneticilerin en önemli görevleri arasında yer alıyor. Sizler için farklı çalışan tiplerine göre yüksek motivasyon sağlama püf noktalarını ele aldık.
Motivasyon sağlamak ve bunu sürdürülebilir hale getirmek bir yöneticinin işin kendisine ve ekip üyelerine karşı taşıdığı en önemli sorumluluklar arasında yer alıyor. Enerji ve motivasyon birbiriyle buluştuğunda, çok önemli hedefler kolayca başarılabilir. İşte tam da bu nedenle, başkalarını neyin motive ettiğini anlamak, iş süreçlerinin daha hızlı ve iyi sonuçlanması adına çok kritik.
Her insanın motive olma şekli, gücü ve süreci farklıdır. Bu yüzden yöneticilerin çeşitliliğin farkında olması gerekir. Nasıl ki bir ayakkabı herkesin ayağına olmuyorsa, tek bir motivasyon  yaratma yöntemi de tüm ekibe uygun olmaz. Herkese uymasını beklediğimiz yöntemlerin maalesef başarısızlığa mahkum olmaktan başka şansı yok.
Pek çok yönetici motivasyon kaynağı olarak maaş, övgü ve terfi gibi araçları kullanma eğilimi gösteriyor. Ancak bunlar en önemli motivasyon tetikleyicileri arasında yer almıyor. Üst düzey motivasyon süreçleri ve yöntemleri hakkında birçok teori olsa da, araştırmacıların ve endüstri uzmanlarının çoğu bunların en önemli beş tanesi noktasında hemfikir. Bunlar şöyle:
- İşe dair hedefler
- Değerli bir şey başarmak
- Yeni şeyler öğrenmek
- Özerklik

Gerçekçi hedefler belirleyin

İnsanların çoğu makul hedeflerle çalışmak ister. Çünkü kendilerini bu hedeflere göre ölçerler. Ancak hedef belirlerken titiz ve gerçekçi olmak şart. Hedeflerin ulaşılabilir olması gerekiyor. Gerçekçi olmayan hedefler belirlerseniz, demotivasyon devreye girecek ve hedef belirleme süreci amacın tersine hizmet edecektir.

Yargılamaktan vazgeçin

Yönetici olarak ekip üyelerine karşı kesin yargılarda bulunmanız motivasyonu düşürür. Ekip üyelerinizle her zaman aynı fikirde olmayabilirsiniz. Bunun yanı sıra kendi motivasyon kaynaklarınız meslektaşlarınızınkinden çok farklı olabilir. Ancak bu durum, o kaynakların sorunlu olduğu anlamına gelmez. Onların tercihlerine saygı duymalı ve onların seçtiği araçları kullanarak motive olmalarına yardımcı olmalısınız.

Perspektif sağlayın

İş arkadaşlarınızın olaylara nasıl baktığınızı anlamasına yardımcı olmak ve onların kendi çözüm yöntemlerini öğrenmeye çalışmak iyi bir fikir olabilir. Meslektaşlarınızın çalışma tarzınızı anlaması gerekir. Çalışma tarzınızı bilirlerse iletişimsizlik veya yanlış anlama olasılığı en aza indirgenecektir. Bunu sağlamak için ise her zaman açık olmalı ve ekip üyelerinizi iş süreçlerine mümkün olduğunca daha aktif bir şekilde dahil etmelisiniz.
Bu ipuçlarına ek olarak, iş arkadaşlarınızla onları nelerin motive ettiğini anlamak için zaman geçirin. Böyle olduğunda amaçlarınız ve motivasyon kaynaklarınız da uyumlu hale gelecek ve daha iyi sonuçlar alabileceksiniz.